<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>alınabiliyor | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/alinabiliyor/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/alinabiliyor</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 20 Oct 2025 14:53:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>alınabiliyor | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/alinabiliyor</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Provokasyonla obsesyon ve bağımlılık kontrol altına alınabiliyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/provokasyonla-obsesyon-ve-bagimlilik-kontrol-altina-alinabiliyor-585402</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Oct 2025 14:53:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Aktive]]></category>
		<category><![CDATA[alınabiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[altına]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlılık]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[bozukluk]]></category>
		<category><![CDATA[davranış]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkili]]></category>
		<category><![CDATA[kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[obsesyon]]></category>
		<category><![CDATA[Obsesyonlar]]></category>
		<category><![CDATA[Provokasyon]]></category>
		<category><![CDATA[provokasyonla]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisinde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=585402</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, provokasyon eşliğinde Derin TMU (derin transkraniyal manyetik uyarım) tedavisinin obsesif kompulsif bozukluk ve bağımlılık gibi rahatsızlıklarda nasıl kullanıldığı hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/provokasyonla-obsesyon-ve-bagimlilik-kontrol-altina-alinabiliyor-585402">Provokasyonla obsesyon ve bağımlılık kontrol altına alınabiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, provokasyon eşliğinde Derin TMU (derin transkraniyal manyetik uyarım) tedavisinin obsesif kompulsif bozukluk ve bağımlılık gibi rahatsızlıklarda nasıl kullanıldığı hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Provokasyon uygulaması, çeşitli bozuklukların tedavisinde kullanılabilir!</strong></p>
<p>Derin TMU, Deep TMS, dTMS gibi isimlerle anılan ‘derin transkraniyal manyetik uyarım tedavisi’nin hastanın semptomlarının sistematik ve kontrollü bir şekilde geçici olarak tetiklenmesi olduğunu aktaran Uzman Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, “Bu işlem, uzman bir klinik psikolog tarafından provokasyon uygulamasıyla gerçekleştirilir. Böylece semptomlarla ilişkili beyin devreleri aktive edilerek Derin TMU cihazının hedeflenen beyin bölgelerini daha etkili biçimde uyarması ve beyin aktivitesini düzenlemesi desteklenir.” dedi.</p>
<p>Etkisinin tek başına izole edilememiş olsa da araştırmaların, provokasyon eşliğinde yapılan uyarımın, provokasyonsuz uygulamalara kıyasla daha etkili olabileceğine işaret ettiğini dile getiren Aytop, “Provokasyon uygulaması, obsesif kompulsif bozukluk ve bağımlılık başta olmak üzere, hekimin uygun gördüğü çeşitli bozuklukların tedavisinde Derin TMU’ya eşlik eden destekleyici bir yöntem olarak uygulanabilir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Provokasyonla tetiklenen obsesyonlar kompulsiyon gerçekleştirilmeden yönetilir!</strong></p>
<p>Obsesif kompulsif bozukluğun tedavisinde provokasyonlu derin TMU kullanımından bahseden Uzman Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, “Obsesyon, bireyin kontrol edemediği, rahatsız edici ve genellikle kişinin değerleri ya da inançlarıyla çelişen düşüncelerdir. Yoğun kaygıya neden olan bu düşünceler, tekrarlayan, istenmeyen imgeler veya dürtüler şeklinde ortaya çıkar. Kompulsiyon ise obsesyonlardan kaynaklanan kaygıyı azaltmak için yapılan, zihinsel ya da fiziksel olabilen tekrarlayıcı davranışlardır. Bu davranışlar kısa vadede kaygıyı hafifletse de uzun vadede rahatsızlığın sürmesine neden olur.” dedi.</p>
<p>OKB’nin tedavisinde provokasyon uygulamasının, Derin TMU sırasında hastanın obsesyonlarını tetikleyen uyaranlara kontrollü bir şekilde maruz bırakılmasını içerdiğini kaydeden Aytop, şunları söyledi:</p>
<p>“Bu takıntılı düşünceleri tetiklemede faydalı olabilecek çeşitli görsel materyallerden ve imajinasyon yönteminden yararlanılabilir. Örneğin, kir ve mikrop ile ilişkili obsesyonları olan bir hastaya kir ve mikrop temalı görseller gösterilerek obsesyonlarının aktive olması sağlanır. Provokasyonla tetiklenen obsesyonlar, hastada kompulsif davranış isteği uyandırır; ancak bu davranış gerçekleştirilmez. Bu süreç, işlevsel bozukluk gösteren beyin devrelerini aktive ederek Derin TMU’nun OKB ile ilişkili bölgeleri etkili bir şekilde modüle etmesini destekleyebilir.”</p>
<p><strong>Tetikleyicilere tekrarlı biçimde maruz bırakılmak, zamanla duyarsızlaşma gelişmesini sağlayabilir!</strong></p>
<p>Bu etkiye ek olarak, provokasyon uygulamasının bilişsel, duygusal ve davranışsal açıdan da tedavi sürecine katkı sağlayabildiğini ifade eden Uzman Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, “Provokasyon sırasında hasta obsesyonlarıyla ilişkili tetikleyicilere tekrarlı biçimde maruz bırakıldığında, zamanla duyarsızlaşma (habituation) gelişebilir.” dedi.</p>
<p>Bu durumun takıntılı düşüncelerin daha sıradan hale gelmesine ve tetikleyici etkilerinin azalmasına katkıda bulunabildiğine açıklık getiren Aytop, “Böyle bir süreç, kaygı düzeyinde azalmaya, obsesyon–kompulsiyon bağı üzerinde zayıflamaya ve hastanın kompulsiyonlara başvurmadan kaygıyı tolere edebileceğini deneyimlemesine yardımcı olabilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Bağımlılıkla ilişkili beyin devrelerinin aktive olması beynin daha etkili uyarılmasını sağlıyor!</strong></p>
<p>Bağımlılık tedavisinde de provokasyon uygulamasının kullanıldığını vurgulayan Uzman Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, “Derin TMU sırasında kişinin bağımlılığıyla ilişkili uyaranlara sistematik bir şekilde maruz bırakılması yoluyla aşermesi tetiklenir. Bu uyaranlar görseller, videolar veya zihinsel imajinasyon yoluyla sunulabilir.” dedi.</p>
<p>Provokasyonla ortaya çıkan aşermenin, bağımlılıkla ilişkili beyin devrelerinin aktive olmasını sağladığına dikkat çeken Aytop, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Bu aktivasyon, Derin TMU cihazının hedeflenen beyin bölgelerini daha etkili bir şekilde uyarmasını kolaylaştırarak dopamin ve diğer nörotransmitterlerin salınımını düzenleyen kapsamlı bir nöromodülasyonu destekler. Ayrıca, provokasyon sırasında kişinin bağımlılıkla ilişkili tetikleyici uyaranlara sistematik biçimde maruz bırakılması, zamanla koşullanmış tepkilerinin zayıflamasına ve bu çeldirici uyaranlara karşı duyarsızlaşmasına katkı sağlayabilir. Böylece birey, aşermeyi tetikleyen faktörler ile bağımlılık davranışı arasındaki otomatik bağlantının zayıfladığını deneyimleyebilir. Bu süreç, aynı zamanda duygusal regülasyonu destekleyerek kişinin aşermeyi tolere etme ve yönetme kapasitesini güçlendirebilir.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/provokasyonla-obsesyon-ve-bagimlilik-kontrol-altina-alinabiliyor-585402">Provokasyonla obsesyon ve bağımlılık kontrol altına alınabiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Rosacea, Kişiye Özel Uygulanacak Doğru Tedavilerle Kontrol Altına Alınabiliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/rosacea-kisiye-ozel-uygulanacak-dogru-tedavilerle-kontrol-altina-alinabiliyor-406030</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 Sep 2023 10:40:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alınabiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[altına]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[kişiye]]></category>
		<category><![CDATA[kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[özel]]></category>
		<category><![CDATA[rosacea]]></category>
		<category><![CDATA[tedavilerle]]></category>
		<category><![CDATA[uygulanacak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=406030</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yüzde yoğun kızarıklıkla kendini gösteren ve zaman zaman alerji ya da farklı bir cilt hastalığı ile karıştırılabilen Rosacea (Gül hastalığı) yaygın ve kronik bir sorun</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/rosacea-kisiye-ozel-uygulanacak-dogru-tedavilerle-kontrol-altina-alinabiliyor-406030">Rosacea, Kişiye Özel Uygulanacak Doğru Tedavilerle Kontrol Altına Alınabiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Yüzde yoğun kızarıklıkla kendini gösteren ve zaman zaman alerji ya da farklı bir cilt hastalığı ile karıştırılabilen Rosacea (Gül hastalığı) yaygın ve kronik bir sorun. Semptomları etkili bir şekilde kontrol edebilmenin mümkün olabileceğini söyleyen Deri Hastalıkları Uzmanı Dr. Aliye Sevdem Gülcan, “Özellikle son dönemlerde değişen iklim ve hava sıcaklıklarındaki artış sebebiyle Rosacea hastalarının ataklarında sıklık görmeyi bekliyoruz. Bu yüzden güneşten korunmak çok önemlidir.” dedi.  Dr. Sevdem, kişiye özel uygulanacak doğru tedavilerle hastalığın kontrol altına alınabileceğine vurgu yaparak konuyla ilgili önemli bilgiler verdi. </em></p>
<p> </p>
<p>Rosacea, yaygın bilinen adıyla “Gül hastalığı”, genellikle yüzün orta hattında; burun, yanak ve çenede oluşan kızarıklık, yanma ataklarıyla seyreden ve tam nedeni bilinmeyen inflamatuar bir deri hastalığıdır. Rosaceanın toplumun yüzde 10’unda görüldüğünü belirten Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Deri Hastalıkları Uzmanı Dr. Aliye Sevdem Gülcan, özellikle beyaz tenli, renkli gözlü, 30-60 yaşındaki kadınlarda sık görüldüğünü, çocuklarda ise çok az rastlandığını söyledi. Erkeklerde daha az görülse de hastalığın daha şiddetli seyrettiğini vurgulayan Dr. Gülcan, “Tedavi edilmezse kızarıklık kalıcı hale gelir. Yüzde damarlarda belirginleşme ve artış görülür” dedi.  </p>
<p> </p>
<p><strong>“SICAK BANYO, SAUNA, NEMLİ ORTAMLARDAN DA UZAK DURMALI” </strong> </p>
<p>Hastalığın tetikleyici faktörleri arasında en önemli etkenin güneş ışığı olduğunu belirten Dr. Gülcan, hastalıktan korunmak için yapılması gerekenler konusunda şu bilgileri verdi: “Kesinlikle güneş ışığından kaçınılması gerekir. Kafeinli yiyecekler, çay, kahve, baharatlı, acı yiyecekler, paket gıdalar, çikolata, cips, kola gibi ürünlerden uzak durulmalıdır. Ayrıca son yapılan araştırmalarda süt ve süt ürünlerinin de Rosaceayı tetiklediği görüldü. Bunun yanında sıcak banyo, sauna, nemli ortamlardan da uzak durmak gerekiyor. Bir diğer dikkat edilmesi gereken nokta ise kimyasal içerikli cilt ürünleri. Polikliniğe gelen hastalarda sadece yüzünü tahriş edici bir kimyasal ürün kullanıp Rosacea atağıyla gelen hastalar da oluyor. Bu yüzden yüzü tahriş edici ürünlerden, kimyasal peelinglerden kaçınmalıyız. Ayrıca stresin de bu hastalığı tetiklediği de biliniyor.” </p>
<p> </p>
<p><strong>ALERJİ İLE KARIŞTIRILABİLİYOR </strong></p>
<p>Hastalığın ilerlediği durumlarda göz tutulumuna da sebebiyet verebileceğini ifade eden Dr. Gülcan bu sorunun farklı hastalıklarla da karışabildiğini belirterek sözlerine şöyle devam etti:  </p>
<p>“Gül hastalığı, alerji ve yetişkin çağı akne hastalığı ile karıştırılabiliyor. Aslında bu ayrım çok zor olduğu için bu karıştırılma da normal denilebilir. Alerji veya normal yetişkin çağının akne hastalığı olan kişiler de kızarıklıktan çok şikâyet eder. Bu sorunlar arasındaki farklara bakıldığında ise: geçmeyen kızarıklık şikâyeti, alerjide sonuçta geçici olur ve tekrarlamaz. Rosaceada ise sürekli tekrarlayan ataklar halinde bir yanma kızarıklık söz konusudur. Eğer kronik bir durumsa hastaların mutlaka tekrar doktora gitmeleri gerekir.” </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>HASTALIĞIN 4 FARKLI KLİNİK EVRESİ VAR </strong></p>
<p> </p>
<p>Rosaceanın 4 farklı klinik evresi olduğunu belirten Dr. Gülcan, “İlk yanma, batma ve kızarıklık atakları şeklinde olur. İkinci evrede ise bunların üzerine kılcal damarların genişlemesi eklenir. Üçüncü evrede, iltihaplı sivilceler oluşur. Dördüncü evredeyse artık o kronik inflamasyona bağlı deride kalınlaşma, burunda büyüme görüyoruz. Tabii bu her hastada olacak diye bir durum değildir. Her hasta 4 evreyi yaşayacak diye bir durum yok. Rinofima dediğimiz durum, deride kalınlaşma, burunda büyümedir. Daha çok 50 yaş üstü erkek hastalarda görülür. Eğer tedavi edilmezse cilt, kronik iltihaplı bir hal alıyor. O yüzden mutlaka bir dermatoloğa başvurmak gerekiyor” şeklinde konuştu.  </p>
<p> </p>
<p><strong>TANI MUAYENE İLE KOYULUYOR </strong> </p>
<p>Dr. Gülcan, “Biyopsi almıyoruz, muayene ediyoruz. Bazen demodikoz akarlarını göstermek için dermoskoptan yararlanabiliyoruz. Ama tanısı muayeneyle konuyor. Tedavisi için ise medikal tedavilerden faydalanabiliyoruz. Topikal antibiyotik, hassas ciltler için uygun olan yüz yıkama jelleri ve yine sistemik antibiyotik tedavisinden fayda görebiliyoruz. Ama bu topikal ve ağızdan alınan antibiyotikler daha çok sivilce, yani püstüler lezyonları gidermede fayda sağlıyor. Eğer yüzde kalıcı kızarıklık, damarlanmada artış var ise mutlaka lazer tedavilerini öneriyoruz. Bunun yanında mezoterapiden de destek alıyoruz. Mezoterapinin içine niacinamide glutatyon içeren ürünlerden antienflamatuar ve kızarıklık karşıtı ürünler koyarak cilt altına enjeksiyon yapıyoruz. Lazerle kombine edebiliyoruz. Aslında lazerlerle etkili bir sonuç elde ediyoruz denilebilir. Eğer hasta beslenmesine dikkat ederse tetikleyici faktörlerden uzak durursa lazer tedavisi ve mezoterapiyle etkili sonuçlar elde edilebiliyor. Ama Rosacea kronik bir hastalık. Tamamen net tedavisi olan bir hastalık değildir. Ancak kontrol altına alabiliyoruz” açıklaması yaptı.  </p>
<p> </p>
<p><strong>“ASİT İÇERİKLİ ÜRÜNLERDEN UZAK DURUN, GÜNEŞTEN KORUNUN </strong></p>
<p>Gül hastalığı için ataklar ortaya çıkmadan korunmak gerektiğinin altını çizen Deri Hastalıkları uzmanı Dr. Gülcan yapılması ve yapılmaması gerekenler konusunda şu önerilerde bulundu: </p>
<p>“En önemli noktalardan biri güneşten korunmak. Bunun için her mevsim dışarı çıkmadan önce güneş koruyucu kullanılmalı. Beslenmeye dikkat ederek de ataklara karşı önlem alınabilir. Özellikle omega 3 içeren balık, protein, yeşil sebzeler tüketilebilir. Bir hekim tavsiyesi olmadan; yüzey kimyasal, yoğun asit içerikli ürünler kullanılmamalıdır. Sadece bunları kullanarak bile başlayan atak yaşayan hastalarımız oluyor. Bir noktanın daha altını çizmek istiyorum. Özellikle son dönemlerde değişen iklim ve hava sıcaklıklarındaki artış sebebiyle Rosacea hastalarının da ataklarında sıklık görmeyi bekliyoruz. O yüzden güneşten korumanın önemini bir kez daha altını çizmek istiyorum.” </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/rosacea-kisiye-ozel-uygulanacak-dogru-tedavilerle-kontrol-altina-alinabiliyor-406030">Rosacea, Kişiye Özel Uygulanacak Doğru Tedavilerle Kontrol Altına Alınabiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ciddi Bir Kas Hastalığı Olan Myastenia Gravis&#8217;te Tedavide Etkin Sonuçlar Alınabiliyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ciddi-bir-kas-hastaligi-olan-myastenia-graviste-tedavide-etkin-sonuclar-alinabiliyor-387349</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Jun 2023 10:40:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alınabiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[ciddi]]></category>
		<category><![CDATA[etkin]]></category>
		<category><![CDATA[graviste]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[kaş]]></category>
		<category><![CDATA[myastenia]]></category>
		<category><![CDATA[olan]]></category>
		<category><![CDATA[sonuçlar]]></category>
		<category><![CDATA[tedavide]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=387349</guid>

					<description><![CDATA[<p>Toplumda çok bilinmeyen bir sorun olan Myastenia gravis aslında ciddi bir kas güçsüzlüğü hastalığı. Toplumda görülme sıklığı nispeten nadir olmakla birlikte yıllık insidansı milyonda 7 ila 23 yeni vaka arasında gerçekleşiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ciddi-bir-kas-hastaligi-olan-myastenia-graviste-tedavide-etkin-sonuclar-alinabiliyor-387349">Ciddi Bir Kas Hastalığı Olan Myastenia Gravis&#8217;te Tedavide Etkin Sonuçlar Alınabiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Toplumda çok bilinmeyen bir sorun olan Myastenia gravis aslında ciddi bir kas güçsüzlüğü hastalığı. Toplumda görülme sıklığı nispeten nadir olmakla birlikte yıllık insidansı milyonda 7 ila 23 yeni vaka arasında gerçekleşiyor. Bu durum daha çok genç kadınlar ve ileri yaştaki erkekleri etkiliyor. Hastalığın en yaygın belirtisinin kas güçsüzlüğü ve yorgunluk olduğunu söyleyen Nöroloji uzmanı Dr. Yüksel Dede, özellikle kasların yoğun kullanımı sonrasında şikayetlerin arttığına işaret etti.</em></p>
<p>Otoimmün bir hastalık olan Myasthenia gravis (MG), sinir hücreleri ile kaslar arasındaki iletişimi sağlayan sinyalleri algılayan bölgelere vücudun kendi bağışıklık sisteminin savaş açması sonucu ortaya çıkıyor. Sinir uyarılarının kaslara doğru iletilmemesi kas güçsüzlüğü ile sonuçlanıyor. Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Nöroloji uzmanı Dr. Yüksel Dede’nin verdiği bilgiye göre, hastanın yaşam kalitesi üzerinde önemli etkileri olan bu sorun günümüzde yeni tanı ve tedavi yöntemleriyle kontrol altına alınıp yönetilebiliyor. </p>
<p>MG&#8217;nin nöromiyelitis optika, otoimmün tiroid hastalığı, sistemik lupus eritematozus (SLE) ve romatoid artrit gibi bazı diğer otoimmün hastalıklarla ilişkili olabileceğinin bilindiğini söyleyen Dr. Yüksel Dede, “Ayrıca yeni anne olmuş kadınlarda doğum sonrası dönemin hastalık açısından riskli dönem olduğu yapılan bazı çalışmalarda gösterilmiştir” diye konuştu. </p>
<p><strong>KAS ZAYIFLIĞI VE YORGUNLUĞA DİKKAT!</strong></p>
<p>Dr. Yüksel Dede’nin verdiği bilgiye göre, myastenia gravise bağlı kas zayıflığı aktiviteye bağlı olarak kötüleşirken dinlendikten sonra düzeliyor. Bununla birlikte hem kas zayıflığının şiddeti hem de etkilendiği kaslar kişiden kişiye değişebiliyor. </p>
<p>Hastalığın semptomlarının yaygın farklı hastalıklarla benzerlik göstermesinden dolayı teşhisinde zaman kaybedilebileceğine işaret eden Dr. Yüksel Dede, hastalığın belirtileriyle ilgili şu bilgileri verdi: “Myasthenia gravisin belirtileri, kas güçsüzlüğü ve yorgunluktur.  Göz kasları, yüz ve çiğneme kasları, boyun, kol ve bacak kasları hatta solunum kasları dahi etkilenebilir. Genellikle göz kapağı düşüklüğü, çift görme, konuşma zorluğu, yutma güçlüğü, solunum zorluğu ve genel kas güçsüzlüğü gibi belirtilerle kendini gösterir. Özellikle de gün içinde değişen bir yorgunluk söz konusudur; hastalar sabahları kendilerini daha iyi hissederken, akşama doğru gittikçe artan kas güçsüzlüğünden yakınırlar. Kaslar kullanıldıkça bulgular daha da belirginleşir, dinlendikçe de kas gücü yerine gelir.”</p>
<p><strong>ÇOĞU VAKADA TEDAVİDE ETKİN SONUÇLAR ALINABİLİYOR!</strong></p>
<p>Dr. Yüksel Dede’nin verdiği bilgiye göre, MG’nin teşhisi alanında uzman hekimlerin hastayı değerlendirmesi ile konuyor. Öncelikle uygun belirtileri olan hastadan ayrıntılı bir tıbbi öykü almak gerekiyor, sonrasında ayrıntılı bir nörolojik muayene yapılıyor ve kan tahlilleri ve elektromiyografi (EMG) gibi tanıyı destekleyecek testlerle teşhiş konuyor. </p>
<p>Bugün gelinen noktada, miyasteninin tedavisinin bulunduğunu ve çoğu vakada etkin sonuçlar sağlanabildiğini söyleyen Dr. Yüksel Dede, tedavi ile genellikle belirtilerin kontrol altına alınmasını, kas gücünün artmasını ve yaşam kalitesinin iyileştirilmesinin hedeflediğini belirtti. Dr. Yüksel Dede, uygulanan tedaviyle ilgili şu bilgileri verdi: “MG tedavisinde öncelikle daha önce sözü edilen sinir ve kas arasındaki sinyal aksamasını gidermeye yönelik tedaviler uygulanmaktadır. Bunun yanı sıra vücudun kendi kas sinir kavşağına karşı ortaya çıkan immün yanıtı baskılamak için bağışıklık sistemini yatıştırmaya yönelik bağışıklık sistemini baskılayıcı tedaviler uygulanmaktadır. Tedavi yaklaşımları hastanın belirtileri, hastalığın şiddeti, yaygınlığı gibi faktörler göz önünde bulundurularak hastaya özgü seçilir ve bazen ağızdan, bazen damar yoluyla bazen de timektomi gibi cerrahi prosedürlerin uygulanması gerekebilir.”</p>
<p><strong>HASTALIĞIN KONTROLÜNDE DÜZENLİ TAKİPLER ÇOK ÖNEMLİ!</strong></p>
<p>Myastenia gravisin kronik bir durum olduğunu ve tedavi sürecinin genellikle yaşam boyu devam ettiğini hatırlatan Dr. Yüksel Dede,   “Bununla birlikte, modern tedavi yöntemleri ve ilaçlar sayesinde çoğu kişinin semptomları kontrol altına alınabilir ve kişi aktif bir yaşam sürdürebilir. Bu aşamada düzenli tıbbi takip, belirtilerin yönetimi ve kişiye özgü tedavi planının iyileştirilmesi için önem arz etmektedir.” diye konuştu. </p>
<p><strong>HASTALAR BUNLARA DİKKAT ETMELİ!</strong></p>
<p>Bazı önlemler alarak semptomların şiddetini azaltarak ve kontrol altına alarak yaşam kalitesini artırmanın mümkün olabileceğini hatırlatan Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Nöroloji uzmanı Dr. Yüksel Dede, hastaların dikkat edilmesi gerekenleri şöyle sıraladı: </p>
<ul>
<li>Miyasteni teşhisi almışsanız, düzenli tıbbi takip önemlidir. Hekiminiz semptomların seyrini izleyebilir, ilaçlarınızı ayarlayabilir ve gerektiğinde tedavi planını yeniden düzenleyebilir. Myastenia tedavisinde ilaçların düzenli kullanımı önem arz etmektedir. </li>
<li>MG hastalarının başka hastalıklar için kullanmaları gereken bazı ilaçlar hastalıklarının alevlenmesine sebep olabilir. Bu nedenle herhangi bir ilacı kullanmadan önce mutlaka hekimlerine konu hakkında bilgi vermeleri ve bu konuyu danışmaları gerekmektedir.</li>
<li>Fizyoterapi, konuşma terapisi ve solunum egzersizleri gibi destek tedaviler, kasların güçlenmesine, hareketliliğin artmasına ve iletişim becerilerinin iyileşmesine katkıda bulunur. </li>
<li>Miyastenili kişiler, enerjilerini daha iyi yönetmek için düzenli olarak dinlenme ve uyku alışkanlıklarına dikkat etmelidirler. Fiziksel aktiviteleri planlamak, aşırı yorucu aktivitelerden kaçınmak ve ihtiyaç duyulduğunda dinlenmek semptomların yönetimine yardımcı olacaktır. Aşırı stres, semptomların şiddetlenmesine neden olabilir, bu yüzden stresi azaltmaya yönelik çalışmalar faydalı olacaktır. (meditasyon, nefes egzersizleri gibi) </li>
<li>MG durumunda enfeksiyonlara karşı daha duyarlı hale gelinebileceği için ikincil enfeksiyonlardan korunmak önem arz eder. El hijyenine dikkat etmek, aşı takvimini takip edip, güncel aşıları olmak ve hasta insanlarla teması sınırlamak enfeksiyon riskini azaltacaktır. </li>
<li>Sıcak hava koşulları miyasteni hastalarını etkileyebilir, aşırı sıcaklar semptomların şiddetlenmesine neden olabilir. Bu nedenle, ortam sıcaklığını uygun bir seviyede tutmak, aşırı sıcak ortamlarda bulunmaktan kaçınmak önemlidir.</li>
<li>Sağlıklı ve dengeli bir beslenme planı izlemek, yeterli miktarda su içmek genel sağlığı destekleyeceği için faydalı olacaktır. </li>
</ul>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ciddi-bir-kas-hastaligi-olan-myastenia-graviste-tedavide-etkin-sonuclar-alinabiliyor-387349">Ciddi Bir Kas Hastalığı Olan Myastenia Gravis&#8217;te Tedavide Etkin Sonuçlar Alınabiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Parkinson Nöromodülasyon Teknikleri İle Kontrol Altına Alınabiliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/parkinson-noromodulasyon-teknikleri-ile-kontrol-altina-alinabiliyor-367202</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Apr 2023 10:14:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alınabiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[altına]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[nöromodülasyon]]></category>
		<category><![CDATA[parkinson]]></category>
		<category><![CDATA[teknikleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=367202</guid>

					<description><![CDATA[<p>Parkinson, orta yaş üzerinde görülen ve ciddi sorunlara neden olan Alzeihmer’dan sonra ikinci sıklıkla izlenen hastalık olarak tanımlanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/parkinson-noromodulasyon-teknikleri-ile-kontrol-altina-alinabiliyor-367202">Parkinson Nöromodülasyon Teknikleri İle Kontrol Altına Alınabiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Parkinson, orta yaş üzerinde görülen ve ciddi sorunlara neden olan Alzeihmer’dan sonra ikinci sıklıkla izlenen hastalık olarak tanımlanıyor. Hastalarda motor fonksiyon kayıpları, uyku bozuklukları, depresyon, denge problemleri ve kaygı bozuklukları ortaya çıkabiliyor. Parkinson hastalığında sinir sistemi düzenleyici TMS tedavisi ile başarılı sonuçlar alınabiliyor. Memorial Hizmet Hastanesi Nöromodülasyon Merkezi’nden Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Talip Asil, Parkinson hastalığı ve tedavi yöntemleri ile ilgili bilgi verdi.</p>
<p>Parkinson hastalığı motor koordinasyonun bozulması ile birlikte hareketlerde yavaşlama veya ekstremitelerde titreme ile seyreden nöronların hasarlandığı bir hastalıktır. Parkinson hastalığı orta yaş üzerinde görülen ve ciddi sorunlara neden olan bir hastalık olarak bilinmektedir. Motor fonksiyon kayıplarının yanı sıra uyku bozuklukları, depresyon, denge bozuklukları ve kaygı bozuklukları gibi hareket sistemi dışında pek çok soruna da sebep olmaktadır. Parkinson hastalığının küratif yani tam bir tedavisi bulunmamaktadır. Kullanılan ilaçlar hastaların semptomlarını düzeltmekte ve günlük yaşamlarının kalitesini artırabilmektedir. Hastalığın ilerlediği veya kullanılan ilaç tedavilerinin yan etkilerinin ortaya çıktığı dönemlerde ilaçla yapılan tedavilerin yanı sıra Nöromodülasyon teknikleri ile Parkinson hastalarında oldukça başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir.</p>
<p><strong>TMS Parkinson hastalarının hayatını kolaylaştırıyor</strong></p>
<p>Transkranyal Magnetik Stimulasyon yani TMS uygulamaları, Parkinson hastalarında ilaç tedavilerine ilave olarak kullanılan bir Nöromodülasyon yöntemidir. TMS özellikle nonmotor yani motor olmayan fonksiyonların düzelmesine katkıda bulunabilmektedir. İlaç gereksinimini azaltarak uzun dönemde hastalığın yönetilmesini kolaylaştırmaktadır. TMS, Parkinson hastalarında ilaç tedavisi, rehabilitasyon, diyet ve egzersiz programları ile birlikte bütüncül olarak planlandığında etkin olabilecek bir tedavi yöntemidir. İlaç tedavilerinin veya diğer tedavi yöntemlerinin yerine kullanılmamaktadır.</p>
<p><strong>Beyin DBS yöntemi ile uyarılıyor</strong></p>
<p>Derin Beyin Stimülasyon sistemi (DBS) ile bozulan devrelerin dengesini yeniden sağlamak ve o bölgedeki anormal aktivitenin üstesinden gelmek için belirli beyin bölgelerine elektriksel uyarılar gönderilmektedir. DBS, tıbbi tedavi ile yeterince kontrol altına alınamayan nörolojik bozuklukları olan hastalar için cerrahi bir seçenek olabilmektedir. Bu tedavide, elektrotlar aracılığıyla beyindeki belirli yerlere küçük elektrik akımı darbeleri uygulanmaktadır. Bu elektrotlar, derinin altından geçen tellerle, genellikle köprücük kemiğinin hemen altına implante edilen programlanabilen &#8220;dahili puls üretecine&#8221; bağlanmaktadır. Kalp piline benzer şekilde darbeleri üretmek için bir pil ve bazı elektronik aksamlar içermektedir. Cihaz, hareket kontrolünde yer alan belirli beyin bölgelerine elektriksel stimülasyon sağlamaktadır. Beynin belirli yerlerindeki elektrik uyarımı, Parkinson hastalığında bozulan devrelerin dengesini yeniden elde etmektedir.</p>
<p>DBS tedavisi öncesi hastanın kullandığı ilaç tedavisi ve cerrahi riskleri dikkatlice değerlendirilmelidir.  Beyne elektrot yerleştirmek riskli bir işlem olabildiği için, ameliyata girmeden önce uzman hekimler tarafından kontrol edilmesi gerekmektedir. Değerlendirme sürecinde beyin cerrahı, bir nörolog ve genellikle psikolog olmalıdır.</p>
<p><strong>Parkinson’da multidisipliner yaklaşım önemli</strong></p>
<p>Parkinson hastalığı tedavisi sadece ilaç reçete edilerek yapılabilecek bir tedavi değildir. Uygun egzersiz, diyet programlarının planlanması noninvaziv ve invaziv Nöromodülasyon tekniklerinin kullanılması hastaların hayat kalitesini artırmaktadır. Hastaya multidisipliner olarak yaklaşmak ve hastayı bir bütün olarak değerlendirmek tedavi sürecinin başarısını ve hasta memnuniyetini yükseltmektedir.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/parkinson-noromodulasyon-teknikleri-ile-kontrol-altina-alinabiliyor-367202">Parkinson Nöromodülasyon Teknikleri İle Kontrol Altına Alınabiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
