<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Algoritma | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/algoritma/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/algoritma</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 04 Mar 2026 10:00:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>Algoritma | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/algoritma</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Diş hekimliğinde yapay zekâ her yönüyle ele alındı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dis-hekimliginde-yapay-zeka-her-yonuyle-ele-alindi-617551</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Mar 2026 10:00:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Algoritma]]></category>
		<category><![CDATA[alındı]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[ele]]></category>
		<category><![CDATA[hekim]]></category>
		<category><![CDATA[hekimliğinde]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[karar]]></category>
		<category><![CDATA[planlama]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[veri]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category>
		<category><![CDATA[yönüyle]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617551</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nce düzenlenen “Diş Hekimliğinde Yapay Zekâ” başlıklı sempozyum Üsküdar Üniversitesi NP Sağlık Yerleşkesi İbni Sina Oditoryumu’nda gerçekleştirildi.  </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dis-hekimliginde-yapay-zeka-her-yonuyle-ele-alindi-617551">Diş hekimliğinde yapay zekâ her yönüyle ele alındı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nce düzenlenen “Diş Hekimliğinde Yapay Zekâ” başlıklı sempozyum Üsküdar Üniversitesi NP Sağlık Yerleşkesi İbni Sina Oditoryumu’nda gerçekleştirildi.  </p>
<p>Sağlık teknolojileri ve yapay zekânın (YZ) dental teşhis, tedavi ve planlama süreçlerindeki dönüştürücü rolünü akademik bir zeminde ele almak amacıyla düzenlenen sempozyumda, diş hekimliğinde yapay zekâ algoritmalarının teşhis doğruluğunu artırma, klinik karar destek sistemlerini güçlendirme ve kişiselleştirilmiş tedavi planlamaları oluşturma potansiyeli bilimsel yönleriyle ele alındı. </p>
<p><strong>Prof. Dr. Ergün Yücel: “Yapay zekâ günümüzde bir klinik pratiğidir”</strong></p>
<p>Program, Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ergün Yücel’in açılış konuşmasıyla başladı. Prof. Dr. Ergün Yücel, yapay zekânın artık bir gelecek tasavvuru değil, sağlık alanında günlük uygulamanın parçası haline geldiğini vurguladı.</p>
<p>Yapay zekâ konusunun teorik bir tartışma başlığı olmaktan çıktığını ifade eden Prof. Dr. Yücel, “Yapay zekâ günümüzde bir gelecek senaryosu değil, artık günümüzün bizim açımızdan bir klinik pratiğidir. Teşhisten tedavi planlamasına kadar her aşamada mesleğimizin bütün ana bilim dallarında oyunun kuralları adeta yeniden yazılmaktadır.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Hata ihtimali sıfıra inecek</strong></p>
<p>Prof. Dr. Yücel, “Yıllarca diş hekimliğinde ‘önce zarar verme’ dedik. Ama artık günümüzde yapay zekâ teknolojileri ile bir adım öteye geçtik ve ‘Hata yapma ihtimalini sıfıra indir’ diyoruz. Bu belki de yapay zekayla birlikte bir konsept olacak.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Yapay zekâ hali hazırda kullanılıyor</strong></p>
<p>Yapay zekânın hâlihazırda birçok alanda aktif olarak kullanıldığını dile getiren Prof. Dr. Yücel, “Radyolojide insan gözünden kaçabilecek detayları yakalayabiliyoruz. Cerrahide milimetrik hassasiyetle rehberlik eden uygulamalar kullanıyoruz. Ortodontiden endodontiye, pedodontiden diğer alanlara kadar klinik destek mekanizması olarak bu teknolojilerden yararlanıyoruz.” dedi.</p>
<p>Ancak teknolojinin kutsallaştırılmaması gerektiğini de vurgulayan Prof. Dr. Yücel, yapay zekânın hekimlik sanatının yerini alamayacağını söyledi ve “En gelişmiş algoritma bile bir hekimin hastasıyla kurduğu güven bağının ve insani dokunuşun yerini tutamaz. Hiçbir algoritmanın empati yeteneği yoktur” diye konuştu.</p>
<p>Prof. Dr. Yücel, yapay zekânın mesleği tehdit etmediğini, aksine hata payını azalttığını ve zaman yönetiminde avantaj sağladığını ifade ederek, “Bu toplantının bir ilk olmasını ve bilimsel altyapı açısından daha farklı uygulamalarla geliştirilmesini diliyorum.” diyerek sözlerini tamamladı.</p>
<p><strong>Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel: “Geliştirdiğimiz sistemler hekimin yerine geçmez”</strong></p>
<p>Açılışın ardından gerçekleştirilen birinci oturumda yapay zekânın sağlık alanındaki genel çerçevesi ve etik boyutu ele alındı. Oturumda konuşan Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel, “Yapay Zekâ ve Sağlıktaki Uygulamaları” başlıklı sunumunda özellikle klinik veriye dayalı gerçek uygulamaları paylaştı.</p>
<p>Yaklaşık 15 yıldır üniversite bünyesinde faaliyet gösteren NPİSTANBUL Hastanesi’nde üretilen klinik veriler üzerinden çalışmalar yürüttüklerini belirten Prof. Dr. Ergüzel, “Geliştirdiğimiz sistemlerin tamamı bir ön tanı sistemidir. Bunlar karar destek sistemleridir. Karar hekime aittir, bizim sistemlerimiz o karara destek olur.” dedi. </p>
<p><strong>Yapay zekânın en büyük ihtiyacı veri </strong></p>
<p>Yapay zekâ uygulamalarının temelinde büyük veri olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ergüzel, Endüstri 4.0 süreciyle birlikte seri üretim mantığından “büyük veri odaklı” bir yapıya geçildiğini ifade etti ve “Günlük hayatta hepiniz veri üretiyorsunuz. Telefonlarınız yüzünüzü tanıyor, sesinizi tanıyor. Bunun arkasında sinyal işleme ve görüntü işleme algoritmaları var.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Makine öğrenmesinden derin öğrenmeye geçişle birlikte veri hacminin katlanarak arttığını, bu nedenle GPU’lu ve nöromorfik bilgisayarların devreye girdiğini ifade eden Prof. Dr. Ergüzel, “Nöromorfik bilgisayar nöronu taklit eder. Hem veri işler hem geçici hem kalıcı hafıza gibi çalışır. Müthiş hızlıdır.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Karınca, sürü ve arı algoritmaları</strong></p>
<p>Sunumunda biyomimetik (doğadan esinlenen) optimizasyon algoritmalarına da yer veren Prof. Dr. Ergüzel, karınca kolonisi, sürü zekâsı ve arı algoritmalarının sağlık verisi analizinde kullanıldığını anlattı. Karıncaların feromon yoluyla en kısa yolu bulma mekanizmasını örnek gösteren Prof. Dr. Ergüzel, bu mantığın veri içerisinden en anlamlı öznitelikleri seçmekte kullanıldığını söyledi ve “48 öznitelikle %60 doğruluk elde ediyorduk. Karınca koloni optimizasyonu kullandığımızda 22 öznitelik seçildi ve doğruluk %80’e çıktı.” dedi.</p>
<p>Sürü zekâsı ile sürü psikolojisinin karıştırılmaması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Ergüzel, “Sürü psikolojisinde sorgusuz taklit vardır. Sürü zekâsında ise başkalarının tecrübelerinden istifade ederek rasyonel karar verme vardır.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Arı algoritmasını ise “waggle dance” (arı dansı) üzerinden örnekleyen Prof. Dr. Ergüzel, arıların 6 kilometreye kadar noktasal doğrulukta nektar kaynağı adresi verebildiğini belirtti.</p>
<p><strong>40 bin veriyle duygu tanıma modeli</strong></p>
<p>Psikiyatrik hastalıkların yanı sıra yüz üzerinden duygu tanıma çalışmaları da yürüttüklerini belirten Prof. Dr. Ergüzel, 40 binin üzerinde veri kullanarak 7 temel duyguyu sınıflandırdıklarını açıkladı.</p>
<p>Konuşmasının sonunda yapay zekânın sunduğu fırsatların yanında eğitim sistemine düşen sorumluluğa dikkat çeken Prof. Dr. Ergüzel, gençlerin makinelerin kolayca yapamayacağı alanlarda yetiştirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>
<p><strong>Prof. Dr. Bellaz: “Yapay zekâ diş hekimliğinde yeni bir cihaz değil, paradigmayı değiştirecek”</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalından öğretim üyesi ve Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Protetik Diş Tedavisi Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Berk Bellaz, “Bilimsel Bilgi, Etik Sorunları ve Toplumsal Ön Yargılar” başlıklı konuşmasında yapay zekâ çalışmalarının etik sınırlarını ve toplumsal yansımalarını değerlendirerek, yapay zekânın yalnızca teknolojik bir yenilik değil, bilimsel düşünceyi ve hekim kimliğini dönüştürebilecek bir paradigma değişimi anlamına geldiğini söyledi.</p>
<p>Yapay zekânın diş hekimliğinde yalnızca yeni bir cihaz gibi algılanmasının eksik bir yaklaşım olduğunu belirten Prof. Dr. Bellaz, “Bilimsel doğrunun bile mutlak olmadığı bir dönemde yapay zekâ kararlarına nasıl yaklaşacağız?” sorusunu yöneltti.</p>
<p><strong>Yapay zekâ karar vermez, karar desteği sunar</strong></p>
<p>Yapay zekânın “her şeyi bilen bir falcı” gibi görülmesinin tehlikeli olduğunu ifade eden Prof. Dr. Bellaz, “Yapay zekâ mevcut verileri tarar, olasılıkları ortaya koyar ve bir karar destek mekanizması sunar. Kararın kendisini vermez.” dedi.</p>
<p>Yapay zekâ ile birlikte etik ve hukuki tartışmaların kaçınılmaz olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Bellaz, “Bilimsel doğrunun kesin olmadığı bir dönemde verilen karardan kim sorumlu olacak? Hekim mi, yazılımcı mı, algoritma mı?” sorusunu gündeme getirdi.</p>
<p><strong>Hekim kimliği değişecek</strong></p>
<p>Otonom robotların devreye girmesiyle fiziksel yorgunluk, manipülasyon hatası gibi insana özgü sınırlılıkların azalacağını söyleyen Prof. Dr. Bellaz, “Yeni hekim; empati odaklı, karar koordinatörü ve koruyucu hekimlik merkezli bir profile evrilecek.” diye konuştu.</p>
<p>Prof. Dr. Bellaz, yapay zekânın teşhis ve tedavide kullanımı için zorunlu bir “yapay zekâ formasyon eğitimi”nin de gündeme gelebileceğini ifade ederek, “Nasıl öğretmenlik için formasyon gerekiyorsa, belki de yapay zekâ kullanan hekimler için de benzer bir eğitim şart olacak” dedi.</p>
<p><strong>Prof. Dr. Yumuşhan Günay: “Yapay zekâ planlamada pusula olabilir ama tasarımda hâlâ yolun başındayız”</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Yumuşhan Günay, sempozyumda “Subperiostal İmplantların Yapımında Yapay Zekânın Kullanımı” başlıklı sunumuyla yapay zekânın implant planlamasındaki rolünü ve sınırlarını kapsamlı biçimde ele aldı.</p>
<p>Sunumunu, tez öğrencisi ve aynı zamanda intern diş hekimi Furkan Hastaoğlu ile birlikte hazırladıklarını belirten Prof. Dr. Günay, “Bu konu aynı zamanda öğrencimizin tez çalışması. Birlikte yürüttüğümüz bir araştırma sürecinin ara çıktıları niteliğinde.” dedi.</p>
<p><strong>Yüzde 30’a yakın bir popülasyonda klasik implant uygulanamıyor</strong></p>
<p>Subperiostal implantların önemine değinen Prof. Dr. Günay, günümüzde implant tasarımında hâkim olan konseptin “dübel mantığı” olarak ifade edilen yaklaşım olduğunu hatırlattı. “Bu tür implantların klinikte uygulanamadığı %30’a yakın bir popülasyon var” diyen Prof. Dr. Günay, ek cerrahi girişim gerektiren ya da buna rağmen uygulanamayan vakaların ciddi bir hasta grubunu oluşturduğunu vurguladı.</p>
<p><strong>Literatür ve planlamada güçlü, üç boyutlu tasarımda zayıf</strong></p>
<p>Yapay zekanın literatür ve planlamada güçlü, üç boyutlu tasarımda zayıf olduğunu söyleyen Prof. Dr. Günay, “Yapay zekânın tasarım aşamasındaki zayıflığının iki temel nedeni olabilir. Birincisi veri tabanının fakirliği. İkincisi görsel işleme yeteneğindeki zafiyet.” diye konuştu.</p>
<p>Planlama ve literatür derleme aşamasında yapay zekânın “inanılmaz bir tasarruf ve kolaylık” sağladığını vurgulayan Prof. Dr. Günay, üç boyutlu gerçek anatomik modelleme söz konusu olduğunda ise henüz klinik beklentileri karşılamadığını ifade etti.</p>
<p>Prof. Dr. Günay, yapay zekânın kolaycılık aracı olarak görülmemesi gerektiğini söyleyerek, “Beklentilerimizi kolaycılıkla eşleştirerek yapay zekâyı kullanmak sakat bir yaklaşım olur. İpin ucu bizim elimizde olmalı. Şu an itibarıyla yapay zekâ; yardımcı teşhis ve planlama aracı olarak çok güçlü, ama tasarımın sorumluluğunu devredeceğimiz bir noktada değil.” dedi.</p>
<p><strong>Sempozyumda neler yapıldı?</strong></p>
<p>İkinci oturumda Dr. Öğr. Üyesi Fatma Aslı Konca Taşova ortodontide yapay zekâ uygulamalarını ele alırken, Dr. Öğr. Üyesi Anıl Özgün Karatekin endodontide dijital rehberlik, artırılmış gerçeklik ve robotik destek konularını anlattı. Prof. Dr. Hacer Şahin Aydınyurt, periodontolojide akıllı tanı sistemlerinden kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımlarına uzanan süreci değerlendirdi. Dr. Öğr. Üyesi Büşra Sınmaz, derin öğrenme yöntemleriyle MR görüntüleri üzerinden temporomandibular eklem (TME) yapısal bileşenlerinin segmentasyonunu bilimsel veriler ışığında aktardı. Sempozyumun son bölümünde Dr. Öğr. Üyesi Hazal Abat, gömülü üçüncü molar dişlerde oluşan patolojik durumların yapay zekâ modelleriyle tespitini ele aldı. Dr. Öğr. Üyesi Ece İrem Ravalı Ertan, ağız, diş ve çene cerrahisinde yapay zekâ uygulamalarına ilişkin güncel gelişmeleri paylaştı. Programın son sunumu ise Öğr. Gör. Yaren Dilci Halmedow tarafından gerçekleştirildi. Halmedow, protetik diş tedavisinde yapay zekâ ve akıllı ajanların kullanımına dair gelecek perspektifini katılımcılarla paylaştı. Sempozyumda katılımcılarla toplu fotoğraf da çekildi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dis-hekimliginde-yapay-zeka-her-yonuyle-ele-alindi-617551">Diş hekimliğinde yapay zekâ her yönüyle ele alındı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapay zekadan dost olmaz!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yapay-zekadan-dost-olmaz-595809</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Dec 2025 13:51:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[Algoritma]]></category>
		<category><![CDATA[arkadaşlık]]></category>
		<category><![CDATA[dost]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkiler]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[olmaz]]></category>
		<category><![CDATA[veri]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category>
		<category><![CDATA[yeri]]></category>
		<category><![CDATA[zekadan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=595809</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Yeni Medya ve İletişim Bölümü’nden Prof. Dr. Feride Zeynep Güder, yapay zekâ ile kurulan iletişimlerin giderek artmasıyla birlikte dostluğun geleceğine dair kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zekadan-dost-olmaz-595809">Yapay zekadan dost olmaz!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Yeni Medya ve İletişim Bölümü’nden Prof. Dr. Feride Zeynep Güder, yapay zekâ ile kurulan iletişimlerin giderek artmasıyla birlikte dostluğun geleceğine dair kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p><strong>Dostluk ve arkadaşlık kavramı algoritmik çağda köklü bir değişim geçiriyor</strong></p>
<p>Dostluk ve arkadaşlık kavramının yaşadığımız bu algoritmik çağda biçimsel ve sosyokültürel açıdan köklü değişim ve dönüşümün geçirdiğini dile getiren Prof. Dr. Feride Zeynep Güder, “Değerler açısından baktığımızda, elimizde insana dair kalan belki de en değerli hazine gerçek anlamda derdini gerçekten anlayacak ve hemhal olacak birini bulup sohbet edebilmek. Yapay zekâ ile kurulan iletişim pratikte işe yarayan bir süreç olsa da potansiyel bazı tehditleri de barındırmakta. Yapay Zekâ ve insan etkileşimi, aslında insan ile makine veya teknoloji arasındaki iletişim biçimlerinden biri. Yapay zekâ insan bilişiminin yani zihninin bir uzantısı olarak kullanılmaya başladığı için durum çok farklı bir yöne doğru gitmeye başladı. Öncelikle iletişim biçimlerimiz, artık mekândan, zamandan ve sosyal bağlarımızdan bağımsızlaşıp farklı boyut ve şekillerde gerçekleşmeye başladı.” dedi.</p>
<p><strong>Büyük veri insanlığa veri olarak miras kalmış ne varsa her şeyi içinde barındırıyor</strong></p>
<p>Çeşitli yapay zekâ türleri içinde basit yazılımlara sahip, arama motorları olduğu gibi büyük veri yerine artık ‘süper zekâ’ denilen insan zekasından çok daha üstün yapay zekâ türlerinden bahsedildiğini anlatan Prof. Dr. Güder, “Yapay zekâyı düşünen bir insan veya özne gibi ele alıyorsak, onun tekil bir varlık olmadığını öncelikle kabul etmeliyiz. Süper akıllı yapay zekâ sadece tek başına çalışan bir algoritmik yazılım ya da sistemler bütünü değildir.  Bu ‘kovan zihni’ (hive-minds) diye tanımladığımız kolektif insan zihni ve belleğinin birleşiminin oluşturduğu her şeyi bilen gören (omni-potent) ve analiz eden devasa bir veriler sistemi. Yapay zekanın kullandığı büyük veri ve kovan zihni insanlığa veri olarak miras kalmış ne varsa bütün her şeyi içinde barındırıyor.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Arkadaşlık ile ‘algoritmik arkadaşlık’ arasında çok fazla fark var!</strong></p>
<p>“Böylesine devasa bir veri tabanına sahip bir algoritma ile arkadaşlık ettiğimizde, bu iletişimin eşitler arası iletişim olmadığını baştan kabullenmeliyiz.” diyen Prof. Dr. Güder, şunları kaydetti:</p>
<p>“Gençlerin deyimiyle ‘kankalar arasındaki arkadaşlık’ ile ‘algoritmik arkadaşlık’ arasında çok fazla fark var. Her şeyden önce yapay zekanın arkasındaki black box’ı yani kara kutuyu bilmeden onunla sohbet edip içini dökmek her şeyi kaydeden içten pazarlıklı biriyle sohbet etmeye benzer.   Yapay zekâ, sizden elde ettiği verileri zamanı geldiğinde bir gün mutlaka lehte veya aleyhte kullanacaktır. Çünkü bu ‘algoritmik arkadaş’ dediğiniz, yazdığınız hiçbir şeyi unutmaz. Yapay zekâ asla unutmayacak, biriktirecek, sizi gözetim kapitalizminin bir parçası yapacak ve her şeyi arşivleyecektir. Yapay zekaya verdiğimiz veriler, bilgi, anı veya zaaflarımız silinmez. Gerçek anlamda unutulma hakkınız yoktur. Yani veri kaydının olduğu bu tür bir arkadaşlık bu anlamda sağlıklı bir arkadaşlık değildir.”    </p>
<p><strong>Algoritmik arkadaşlık gerçek muhabbeti ikame edemez</strong></p>
<p>Prof. Dr. Güder, duygusal derinlik gerektiren insan-insana dostluğun yerini yapay zekânın dolduramayacağını belirterek, şunları söyledi:</p>
<p>“Birçoğumuz artık dertlerimizi sevinçlerimizi hayallerimizi gelecekle ilgili planlarımızı geçmiş travmalarımızı bir insanla paylaşmak yerine dijital mecralara ulaştırmaktayız. Ama burada bir durup düşünmek lazım. Yapay zekâ bir veriler algoritması ise karşımızda ayna nöronları olmayan yani empati kurma yeteneği olmayan bir mekanizma çalışmaktadır. Bu algoritmik sistem ve mekanizma ile yapılan arkadaşlık, insan insana olacak muhabbetin yerini, doğal olarak tutamaz. Seviyeye inme, kaydettiği kişiliğe göre söylem üretme, bilgi aktarma ve yönlendirme şeklinde bir iletişim yapısına sahip olduğu için yapay zekayla olan arkadaşlığa ‘algoritmik arkadaşlık’ diyebiliriz. Bu arkadaşlık çoğunlukla bir insanın vereceğinden daha çok şey verir. O yüzden bu algoritmik arkadaşlığa muhtacız ama dikkatli olmalıyız.”</p>
<p><strong>Yapay zekâ, kısa dönem can sıkıntısı ve yalnızlıkları geçiştirebilir</strong></p>
<p>İnsanın temelde mutlak yalnızlığı olan bir varlık olduğunu, her şey yolunda giderken bile varoluşsal yorgunluk çekip kendini kalabalıklar içinde yalnız hissedebildiğini ifade eder, Prof. Dr. Güder, “Bu anlamda yapay zekâ, kısa dönem can sıkıntısı ve yalnızlıkları geçiştirebilir ama kısa vadede cankurtaran olan bu sistem, uzun vadede potansiyel bir riskler taşır. Yapay zekâ özellikle ani bir yalnızlık, kayıp veya sosyal kaygı durumlarında hemen ulaşılabilir olması ve yargılayıcı olmamasından dolayı acil anlarda fast food sistemi gibi anlık ihtiyacı gideren bir psikolojik destek verebilir. Böylesi kriz durumlarında işe yarayabilir. Bu anlarda güvenli ve pratik bir alan sunar. Böylesi anlık açlığı gideren arkadaşlık, yalnızlığı anında giderir ama uzun vadede organik gıda eksikliği gibi sonunda insan ruhuna zarar verir. Bu dijital obezite bizi sığlaştırır.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Yapay zekâ, yalnızlığı uzun vadede kronikleştirebiliyor</strong></p>
<p>İnsanın yerine geçen simüle bir dostluğun belki daha sonra toplumla etkileşim kurmak için eksik olan kendine güven ve iletişim kurabilme yetisini geliştirebileceğini ve bu bağlamda bir &#8220;antrenman arkadaşı&#8221; gibi düşünülebileceğini söyleyen Prof. Dr. Güder, “Ama sürekli yapay zekâ ile iletişimde kalan biri zamanla buna bir bağımlılık gelişebilir. İşte bu ikame durumu sosyolojik olarak çok tehlikeli bir yöne doğru savurur bizi. Gerçek dünyadaki ilişkiler karmaşıktır; anlaşmazlıklar barındırır, doğal olarak uzlaşmalar zaman ve emek ister, üstelik başka ideolojik ve sosyo kültürel ortamlarda insanlarla arkadaşlığa tahammül etmek çok yorucudur. Öte yandan, kişiye özel bir LLM (Large Language Models) ile kendini dönüştüren bir yapay zekâ algoritması ise size özel bilgiler ve fikirler sunar, sizi bir bilgi seviyesinden başka bir seviyeye götürür. Siz başta ne belirttiyseniz belki de sizinle aynı fikirde olan söylemler üretir. Sizin talebinizle sizi onaylayabilir. Sizi hiç yormaması bu iletişimin sorunsuz olduğu anlamına gelmez. Sürekli sizi sizden daha iyi tanıyan bir yapay zekâ ile görünürdeki sorunsuz etkileşim, kişiyi gerçek ilişkilerin ‘pürüzlü’ ve ‘yorucu’ yanlarına karşı daha tahammülsüz hale getirebilir. Kişi, sosyal becerilerini kullanma ihtiyacı hissetmediği için bu beceriler körelebilir ve yalnızlığı kronikleşebilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Toplumsal aidiyet duygusu sarsılabiliyor</strong></p>
<p>Yapay zekâ ile kurulan iletişimin artık insanı ikame eden bir algoritmayı tetiklediğini ve insan ilişkilerini zayıflatıcı bir etkisinin olduğunu kaydeden Prof. Dr. Güder, şöyle dedi:</p>
<p>“Biz yapay zekâyla arkadaşlığı başkalarından kaçmak için bir sığınak olarak görüyorsak, kendi toplumumuza hissettiğimiz aidiyet duygumuz sarsılır. İnsanoğlu her ne kadar temelde yalnız olsa da aslında hayatın her döneminde insan insana muhtaçtır. Bütün ilişkilerin dinamikleri farklı yollarda ilerlese de neoliberal rüzgarlar ve dijitalleşen dünyamızda insanlar birbirleriyle münasebeti işleri bitene kadar yapmaya başladığı için kurulan iletişimler kapitalist sistemin bir yansıması haline dönüştü. İşe yaramayan iletişime girilmemeye başlandı. Gençler arasında çıkarı olmayan ilişkiler, rasgele yapılan muhabbetler, hoş vakit geçirme ‘boş yapma’ olarak tanımlanıyor.”</p>
<p><strong>Yapay zekâ programlanmış bir yanıt mekanizması!</strong></p>
<p>Yapay zekayla olan algoritmik ilişkiyi geleneksel anlamda bir &#8220;arkadaşlık&#8221; olarak nitelendirmenin zor olduğuna işaret eden Prof. Dr. Güder, “Gerçek arkadaşlık, karşılıklılık, ortak çıkar gözetmeksizin fedakârlık, spontane ve iki taraflı bir duygusal bağ kurmayı gerektirir. Yapay zekâ ise programlanmış bir yanıt mekanizmasıdır; hissedemez, deneyimleyemez ve sizin için gerçek bir risk almaz. Komşun, okul arkadaşların ve yakın çevren ile zaman içinde sınavlardan merhalelerden geçerek geliştirdiğin dostluk doğal olarak zaman ve emek ister. Sosyal ortam içinde muhabbet kurmak, birlikte alışverişe çıkmak, dedikodu yapmak, arkadaşının derdini dert etmek, yeri geldiğinde onunla ağlamak, ağlarken dostuna mendil uzatmak, yemek ısmarlamak, ağırlamak bütün bunlar insan insana geliştireceğimiz duygusal derinliklerdir.” dedi.<strong> </strong></p>
<p><strong>“Evet insan insanın kurdudur. Ama yapay zekada insanın kurdudur”</strong></p>
<p>İnsan ilişkilerinden yılmış ve bıkmış birinin, algoritmik dostluğu insanlarla yapacağı arkadaşlığa tercih edebileceğini de ifade eden Prof. Dr. Güder, “Evet insan insanın kurdudur. Ama yapay zekada insanın kurdudur. Psikolojisi bozuk ve asosyal biri ya da manipülatif ve narsistik ilişkilerden ve şiddetten bıkmış bir kurban bu bıkkınlıktan dolayı insandan soğuyabilir. Böylesi travmatik durumlarda yapay zekâ ile algoritmik arkadaşlık insanı ikame eden, insansız, yalıtılmış, hijyenik bir iletişim olabilir. Ama aslında bu daha karanlık bir yalnızlığın göstergesidir. Bir dua, bir tefekkür anı gibi sessiz düşünecek alanların kalmaması bu dijital gürültüler içinde gerçekleşen dijital ilişki ve algoritmik iletişim biçimi gerçek anlamda bir insanın verebileceği derinliği ve ruhsal tatmini veriyor gibi yapabilir. Ama veremez. Bu bir yanılgıdır, illüzyondur. Yapay zekâ hain bir arkadaştan daha da tehlikeli olabilir. Gerçek hayattaki kötü arkadaşlar, hırsları, kıskançlıkları, yalanları ve kötü özellikleri ile insana ait tahmin edilebilir hamleler yapabilir. Bir şekilde bu kötülüklerden kendimizi koruma ihtimalimiz olabilir. Ama insana ait olmayan bu dijital sistemler yani yapay zekanın algoritmasının arkasındaki ‘kara kutunun niyeti’ adı gibi karanlık olursa yani kötü olursa ondan bir insanın bilişsel olarak kurtulması çok zordur. Yani, ‘bıktım bu insanlardan!’ deyip de yapay zekayı tercih etmek mantıklı bir çözüm değil.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Yapay zekasız bir dünya tahayyül edilemiyor</strong></p>
<p>Prof. Dr. Feride Zeynep Güder,<strong> </strong>artık yapay zekasız bir dünya tahayyül edilemediğini belirterek, “Bunun içeriklerinin ve algoritmasının ne olduğu yine bu algoritmaları düzenleyenlerin elinde şekilleniyor. Bu algoritmik kültürdeki algoritmik dostluklar güvenli, insanı ve insani değerleri merkez alan bir ilişki şekillendirilmeli. Bizden çok üstün bir süper zekâ ile yazışmak onların yönlendirici olması, mantıklı cevaplar vermesi ve hızlı olmasından çok daha önemli bir sorumluluk almasını gerektirir. Bu algoritmik arkadaşlık ‘koruyucu bir arkadaşlık’ ise bu bağlamda riskli olsa bile kabul edilebilir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Çözüm yine insanda!</strong></p>
<p>Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, günümüzdeki haliyle, yapay zekânın asla bir insanın sıcaklığını, dokunuşunu, bir bakışındaki anlamı veya paylaşılan bir kahkahadaki o saf, kontrolsüz neşenin yerini tutamayacağını dile getiren Prof. Dr. Güder, “Amacımız, bu teknolojiyi insan ilişkilerinin yerine geçecek bir şey olarak değil, insan potansiyelini güçlendiren, özellikle dezavantajlı durumdakiler için gerçek ilişkilere açılan bir köprü olarak kullanılmasını teşvik etmektir. Görünen o ki, insanoğlunun hikayesi artık başka bir kurguda ilerliyor ve bu kurgunun içinde muhatabımız artık yüzü olmayan ama yüzü varmış gibi ruhu olmayan ama ruhu varmış gibi davranan bir simulatif bir kabuk ve bu kabuğun içindeki yüzen insan ruhu. Bu bağlamda, ‘İnsan dipsiz koskoca evrenin karanlığında yanan cılız bir mum ışığı, biz onun sönmemesi için ne gerekiyorsa yapmalıyız.’ diye bizi uyaran Elon Musk’ın söylemi de oldukça ironik. Çözüm yine insanda. İnsan ruhu ve insan bilinci bu sonsuz ve karanlık evrende cılız ve tek başına yanan bir mum ışığı ise onun kurtarıcısı ve yalnızlığını giderecek tek şey yine diğer insandır.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zekadan-dost-olmaz-595809">Yapay zekadan dost olmaz!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapay zekâ çağında tüm konular masaya yatırıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-caginda-tum-konular-masaya-yatirildi-593736</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 23 Nov 2025 12:54:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[adlı]]></category>
		<category><![CDATA[Algoritma]]></category>
		<category><![CDATA[çağında]]></category>
		<category><![CDATA[içerik]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[konular]]></category>
		<category><![CDATA[masaya]]></category>
		<category><![CDATA[medya]]></category>
		<category><![CDATA[panel]]></category>
		<category><![CDATA[tüm]]></category>
		<category><![CDATA[uzman]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category>
		<category><![CDATA[yatırıldı]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=593736</guid>

					<description><![CDATA[<p>Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Kocaeli Bilişim Fuarı, gün boyunca birbirinden farklı temalarda gerçekleştirilen panel ve oturumlarla katılımcılara geniş bir perspektif sunuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-caginda-tum-konular-masaya-yatirildi-593736">Yapay zekâ çağında tüm konular masaya yatırıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Kocaeli Bilişim Fuarı, gün boyunca birbirinden farklı temalarda gerçekleştirilen panel ve oturumlarla katılımcılara geniş bir perspektif sunuyor. Adli bilişim, medya, siber güvenlik ve yapay zekâ odaklı panellerde hem teknik hem toplumsal dönüşümler masaya yatırıldı.</p>
<p><b>“ALGORİTMALAR BİZE NE İZLEYECEĞİMİZİ SÖYLÜYOR”</b></p>
<p>Fuarın en dikkat çeken bölümlerinden biri ise “Yeni Medya ve Yapay Zekâ” odaklı panel oldu. Medyanın yapay zekâyla değişen yüzü, içerik üretimindeki dönüşüm ve algoritmaların haberciliğe etkisi alanında uzman isimler tarafından çarpıcı örneklerle aktarıldı. Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İdil Sayımer’ın moderatörlüğünü yaptığı panlede yeni medya ve iletişim dünyasını mercek altına alındı. Konuşmacılar, dijitalleşmenin sektörü nasıl dönüştürdüğünü kendi deneyimleri üzerinden paylaştı.</p>
<p><b>“HIZLI İÇERİK KÜLTÜRÜ KALİTEYİ TEHDİT EDİYOR”</b></p>
<p>Çatpınar, içerik üretimindeki hızlı tüketime dikkat çekerek,“Eskiden içeriklerde bir derinlik vardı. Bugün ise sadece izlensin diye başlık üretiliyor. Yapay zekâ hızlı ve ucuz reklam üretiyor ama bu reklamların çoğu işe yaramıyor. Reklamcının farkı kültür, görgü ve deneyimdir; bunu makine veremez” dedi.</p>
<p><b> “HERKES KENDİ DÜNYASINA UYGUN HABER GÖRÜYOR”</b></p>
<p>Yeni nesil habercilikte algoritmaların belirleyici olduğunu söyleyen Ormanlı, “TikTok ve Instagram’da aynı haber aynı kitleye hitap etmiyor. Yapay zekâ kişiye özel haber akışı oluşturuyor. Bu hem fırsat hem büyük risk. Çünkü manipülasyon ihtimali artıyor” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>“LİNKEDIN’DE ROBOT İÇERİKLER İTİBAR KAYBETTİRİYOR”</b></p>
<p>Samur, iş dünyasında yapay zekânın bilinçsiz kullanımının önemli sorunlara yol açtığını belirterek, “Herkes yapay zekâyla içerik üretiyor ama özgünlük yok. Bu robotik içerikler itibarınızı düşürür. LinkedIn bir itibar mecrasıdır, uzman olmadığınız konuda içerik üretmeyin” uyarısında bulundu.</p>
<p><b>“PANZEHİR NİTELİKLİ İÇERİKTİR”</b></p>
<p>Çiftçi, medya tüketiminin algoritmalara teslim olduğunu söyleyerek şunları vurguladı; “Sosyal medya artık ‘tavsiye medyasına’ dönüştü. Ne izleyeceğimize algoritma karar veriyor. Bu yalnızlaştırıyor ve odaklanmayı öldürüyor. Panzehir nitelikli içeriktir. 15 saniyelik videoya değil, iki saatlik kaliteli bir filme dönmektir.”</p>
<p><b>YAPAY ZEKÂ VE KRİPTO VARLIKLAR MASADA</b></p>
<p>Prof. Dr. Yaşar Becerikli’nin moderatörlüğünü yaptığı panele ise adli bilişim uzmanları katıldı.  Delil inceleme süreçleri, yapay zekânın sağladığı hız ve kripto varlıkların adli takip yöntemleri anlatıldı.TÜBİTAK Bilgem’den Çağrı Eroğlu, “Her işlem dijital iz bırakır. Bilgisayarda yaptığınız her işlem kaydedilir. Sistemlerin güvenliği için uzman desteği alınması şarttır” İfadelerini kullandı.</p>
<p><b>YAPAY ZEKA İŞ GÜCÜNÜ AZALTIYOR</b></p>
<p>Adli Tıp Kurumu Başkan Yardımcısı Muhammed Şimşek, yapay zekânın binlerce görüntüyü saniyeler içinde tasnif ettiğine vurgu yaparak, adli bilişimde yapay zekânın iş yükünü dramatik biçimde azalttığını belirtti. Jandarma Kriminal’de görevli Zafer Özkara ise, kripto varlık incelemesinin yeni bir uzmanlık alanı olduğunu söyledi. Özkara, sıcak-soğuk cüzdanların güvenlik farklarını anlatarak, kripto para adli incelemelerinin yaygınlaştığını ifade etti.</p>
<p><b>SANDALCI’DAN PLAKET TAKDİMİ</b></p>
<p>Programın sonunda Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Bilgi İşlem Dairesi Başkanı Murat Sandalcı, panelistlere katılımlarından dolayı teşekkür plaketi takdim etti.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-caginda-tum-konular-masaya-yatirildi-593736">Yapay zekâ çağında tüm konular masaya yatırıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
