<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>alerjisi | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/alerjisi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/alerjisi</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 29 Sep 2025 07:56:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>alerjisi | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/alerjisi</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Göz Alerjisi Görme Kaybına Sebep Olabilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/goz-alerjisi-gorme-kaybina-sebep-olabilir-2-580191</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Sep 2025 07:56:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alerjik]]></category>
		<category><![CDATA[alerjisi]]></category>
		<category><![CDATA[görme]]></category>
		<category><![CDATA[göz]]></category>
		<category><![CDATA[kaybına]]></category>
		<category><![CDATA[Konjonktivit]]></category>
		<category><![CDATA[olabilir]]></category>
		<category><![CDATA[sebep]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=580191</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sonbahar döneminde yaşanan hava değişimleriyle birlikte alerjiler de gün yüzüne çıkıyor. Çevreyle en fazla temas halinde bulunan organlarımızdan biri olan gözlerimiz, bu durumdan ciddi anlamda olumsuz etkilenebiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/goz-alerjisi-gorme-kaybina-sebep-olabilir-2-580191">Göz Alerjisi Görme Kaybına Sebep Olabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sonbahar döneminde yaşanan hava değişimleriyle birlikte alerjiler de gün yüzüne çıkıyor. Çevreyle en fazla temas halinde bulunan organlarımızdan biri olan gözlerimiz, bu durumdan ciddi anlamda olumsuz etkilenebiliyor. Tedavi edilmediği takdirde ciddi rahatsızlıklara yol açabilecek konjonktivit hakkında bilgi veren Dünyagöz Etiler Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Sezer Hacıağaoğlu, “Alerjik konjonktivit, en sık karşılaşılan alerjik göz hastalığıdır. Bu hastalık özellikle çocuklarda, gençlerde ve erkeklerde daha sık görülmektedir. Teşhis konulan hastaların büyük bir kısmında, aynı zamanda astım ve diğer alerjik rahatsızlıklara da rastlanabiliyor. Zamanında tedavi edilmeyen konjonktivit vakalarında, gözün sık ovuşturulması ve korneanın zarar görmesi nedeniyle ilerleyen dönemlerde görme kaybı oluşabilir” dedi.</p>
<p><strong>Kontakt lens kullanımı riski artırıyor</strong></p>
<p>Güneş ışınlarının da alerji oluşumunda önemli bir etken olduğunu belirten Op. Dr. Sezer Hacıağaoğlu, “Gözlerde oluşabilecek birçok hastalıkta güneş ışınları önemli bir rol oynar. Ultraviyole ışınlarının sebep olabileceği konjonktivit gibi rahatsızlıklardan korunmak için UV korumalı güneş gözlüklerinin kullanılması önemlidir. Lens kullanımı da alerjik reaksiyon riskini artıran faktörler arasında yer alır. Lenslerin üzerine yapışan polen ve mikroplar, alerjilerden iltihaplanmalara kadar pek çok ciddi probleme yol açabilir. Bu nedenle, özellikle hava değişimlerinin yoğun olduğu dönemlerde lens yerine gözlük kullanılması, bu riskleri en aza indirmek için alınabilecek önlemlerden biridir” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Belirtilere dikkat</strong></p>
<p>Alerjik konjonktivitin ortaya çıkmasındaki en büyük etkenlerin; alerjenler ve çevresel faktörler olduğunu belirten Op. Dr. Hacıağaoğlu, “Alerjik konjonktivitin en belirgin belirtileri; gözlerde aşırı sulanma, kaşıntı, çapaklanma, kızarıklık ve sabah uyanıldığında kirpiklerde yapışıklık ve kabuklanma oluşmasıdır. Bu belirtileri yaşayan hastaların, doğru tedaviye yönelmek adına mutlaka bir göz muayenesine gitmeleri gerekir. Zamanında tedavi edilmeyen vakalarda, sürekli göz ovuşturulması sonucu korneanın deforme olması, keratokonus adı verilen hastalığa neden olabilir. Bu sebeple alerjik konjonktivit kesinlikle hafife alınmamalıdır. Ancak zamanında teşhis ve tedavi sayesinde, ileride oluşabilecek ciddi sonuçların önüne geçilebilir” şeklinde konuştu</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/goz-alerjisi-gorme-kaybina-sebep-olabilir-2-580191">Göz Alerjisi Görme Kaybına Sebep Olabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Göz Alerjisi Görme Kaybına Sebep Olabilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/goz-alerjisi-gorme-kaybina-sebep-olabilir-580094</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 Sep 2025 11:05:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alerji]]></category>
		<category><![CDATA[alerjisi]]></category>
		<category><![CDATA[dönem]]></category>
		<category><![CDATA[görme]]></category>
		<category><![CDATA[göz]]></category>
		<category><![CDATA[kaybına]]></category>
		<category><![CDATA[Konjonktivit]]></category>
		<category><![CDATA[lens]]></category>
		<category><![CDATA[olabilir]]></category>
		<category><![CDATA[sebep]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=580094</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hava değişimi ve sonbahar mevsimi; hapşırma, burun akıntısı ve alerji gibi birçok hastalığı da beraberinde getiriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/goz-alerjisi-gorme-kaybina-sebep-olabilir-580094">Göz Alerjisi Görme Kaybına Sebep Olabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hava değişimi ve sonbahar mevsimi; hapşırma, burun akıntısı ve alerji gibi birçok hastalığı da beraberinde getiriyor. Gözleri de olumsuz etkileyen alerjiler; kaşıntı, sulanma, yanma, batma, çapaklanma gibi belirtilerle kendini gösteriyor. Dünyagöz Etiler Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Sezer Hacıağaoğlu, “Alerjik göz nezlesi, ilkbaharda olduğu gibi sonbaharda da gözlerde istenmeyen ve olumsuz etkilerin yaşanmasına sebep olabiliyor. Özellikle lens kullananlar alerjilere karşı çok daha dikkatli olmalı. Zamanında tedavi edilmeyen konjonktivit vakalarında, ilerleyen dönemlerde gözün ovuşturulması ve korneanın deforme olması sonucunda görme kaybı yaşanabilir” dedi.</strong></p>
<p>Sonbahar döneminde yaşanan hava değişimleriyle birlikte alerjiler de gün yüzüne çıkıyor. Çevreyle en fazla temas halinde bulunan organlarımızdan biri olan gözlerimiz, bu durumdan ciddi anlamda olumsuz etkilenebiliyor. Tedavi edilmediği takdirde ciddi rahatsızlıklara yol açabilecek konjonktivit hakkında bilgi veren Dünyagöz Etiler Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Sezer Hacıağaoğlu, “Alerjik konjonktivit, en sık karşılaşılan alerjik göz hastalığıdır. Bu hastalık özellikle çocuklarda, gençlerde ve erkeklerde daha sık görülmektedir. Teşhis konulan hastaların büyük bir kısmında, aynı zamanda astım ve diğer alerjik rahatsızlıklara da rastlanabiliyor. Zamanında tedavi edilmeyen konjonktivit vakalarında, gözün sık ovuşturulması ve korneanın zarar görmesi nedeniyle ilerleyen dönemlerde görme kaybı oluşabilir” dedi.</p>
<p><strong>Kontakt lens kullanımı riski artırıyor</strong></p>
<p>Güneş ışınlarının da alerji oluşumunda önemli bir etken olduğunu belirten Op. Dr. Sezer Hacıağaoğlu, “Gözlerde oluşabilecek birçok hastalıkta güneş ışınları önemli bir rol oynar. Ultraviyole ışınlarının sebep olabileceği konjonktivit gibi rahatsızlıklardan korunmak için UV korumalı güneş gözlüklerinin kullanılması önemlidir. Lens kullanımı da alerjik reaksiyon riskini artıran faktörler arasında yer alır. Lenslerin üzerine yapışan polen ve mikroplar, alerjilerden iltihaplanmalara kadar pek çok ciddi probleme yol açabilir. Bu nedenle, özellikle hava değişimlerinin yoğun olduğu dönemlerde lens yerine gözlük kullanılması, bu riskleri en aza indirmek için alınabilecek önlemlerden biridir” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Belirtilere dikkat</strong></p>
<p>Alerjik konjonktivitin ortaya çıkmasındaki en büyük etkenlerin; alerjenler ve çevresel faktörler olduğunu belirten Op. Dr. Hacıağaoğlu, “Alerjik konjonktivitin en belirgin belirtileri; gözlerde aşırı sulanma, kaşıntı, çapaklanma, kızarıklık ve sabah uyanıldığında kirpiklerde yapışıklık ve kabuklanma oluşmasıdır. Bu belirtileri yaşayan hastaların, doğru tedaviye yönelmek adına mutlaka bir göz muayenesine gitmeleri gerekir. Zamanında tedavi edilmeyen vakalarda, sürekli göz ovuşturulması sonucu korneanın deforme olması, keratokonus adı verilen hastalığa neden olabilir. Bu sebeple alerjik konjonktivit kesinlikle hafife alınmamalıdır. Ancak zamanında teşhis ve tedavi sayesinde, ileride oluşabilecek ciddi sonuçların önüne geçilebilir” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Dünyagöz Hastaneler Grubu Hakkında:</strong></p>
<p>1996 yılında hizmet vermeye başlayan Dünyagöz, gözün tüm branşlarında sunduğu yüzlerce farklı tedavi yöntemiyle ve en gelişmiş teknolojilerle göz ve göz çevresi sağlığına dair her türlü soruna çözüm sunmaktadır. Branş hastaneciliği anlayışıyla Türkiye’de yeni bir dönem başlatan Dünyagöz, günlük 8.000 poliklinik ve 1.000 ameliyat kapasitesiyle yurt içi ve yurt dışında toplam 31 noktada etik ve ilkeli sağlık hizmeti vermektedir.</p>
<p>Dünyagöz; 350’si öğretim üyesi ve uzman doktor olmak üzere 800 kişilik medikal kadrosu, 3.500’ün üzerinde çalışanı ve çağdaş yönetim anlayışıyla kısa sürede dünyanın sayılı merkezleri arasında yer almıştır. Türkiye genelinde İstanbul, Ankara, Antalya, İzmit, Adana, Samsun, Tekirdağ, Bursa, Konya, Sakarya, Gaziantep ve İzmir olmak üzere 12 ilde 21 şubesi; yurt dışında ise Almanya (Frankfurt, Köln), Gürcistan (Tiflis), Azerbaycan (Bakü), Kosova (Priştine), Kırgızistan (2 noktada Bişkek), Özbekistan (Taşkent) ve Bulgaristan (Haskovo) olmak üzere toplam 10 noktada hizmet vermektedir.</p>
<p>2026–2027 döneminde Almanya, Hollanda ve Avusturya başta olmak üzere Avrupa’da 15 yeni klinik açılması hedeflenmektedir. Dünyagöz, Türkiye’de sağlık turizminin öncülerinden biri olarak, yılda ortalama 120.000 yabancı hastaya 7/24 hizmet vermekte; dünyanın 171 farklı ülkesinden gelen hastalarına ileri düzey göz sağlığı çözümleri sunmaktadır.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/goz-alerjisi-gorme-kaybina-sebep-olabilir-580094">Göz Alerjisi Görme Kaybına Sebep Olabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kedi Alerjisi Belirtileri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kedi-alerjisi-belirtileri-462714</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 May 2024 21:01:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alerjisi]]></category>
		<category><![CDATA[belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[kedi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=462714</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kedi alerjisi belirtileri hakkında bilgi edinin. Yaygın belirtiler, teşhis yöntemleri, başa çıkma yöntemleri ve alınabilecek önlemleri öğrenerek yaşam kalitenizi artırın. Kedi alerjisi ile ilgili tüm detaylar burada.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kedi-alerjisi-belirtileri-462714">Kedi Alerjisi Belirtileri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Kedi Alerjisinin Yaygın Belirtileri</b></p>
<p><b>Kedi alerjisi</b> olan kişiler, kedilerle temas ettiğinde veya kedi tüyü, deri döküntüsü gibi alerjenlere maruz kaldığında çeşitli belirtiler gösterebilir. İşte kedi alerjisinin yaygın belirtileri:</p>
<ul>
<li><strong>Hapşırma:</strong> Kedilere alerjisi olan kişiler sık sık hapşırabilir.</li>
<li><strong>Burun Akıntısı:</strong> Burun akıntısı, kedi alerjisinin en yaygın belirtilerinden biridir.</li>
<li><strong>Gözlerde Kaşıntı ve Kızarıklık:</strong> Gözlerde yanma, kaşıntı ve kızarıklık da sık görülen belirtilerdendir.</li>
<li><strong>Öksürük:</strong> Kedi alerjisi olan kişilerde öksürük de yaygın bir belirtidir.</li>
<li><strong>Nefes Darlığı:</strong> Özellikle astımı olan kişilerde nefes darlığı yaşanabilir.</li>
<li><strong>Deride Kızarıklık ve Kaşıntı:</strong> Kedi tüyü veya tükürüğü ile temas eden bölgelerde kızarıklık ve kaşıntı görülebilir.</li>
<li><strong>Göz Altlarında Şişlik:</strong> Göz altlarında şişlik ve morarma da belirtiler arasında yer alabilir.</li>
</ul>
<p><i>Kedi alerjisi belirtileri</i> kişiden kişiye değişebilir ve belirtilerin şiddeti de farklılık gösterebilir. Eğer kedilere karşı alerjiniz olduğunu düşünüyorsanız, bir uzmana danışmanız önemlidir.</p>
<p><b>Kedi Alerjisi Nasıl Teşhis Edilir?</b></p>
<p>Kedi alerjisi, özellikle kedilere karşı hassasiyeti olan kişilerde yaygın bir sorundur. Alerjinin teşhisi, doğru tedavi ve önlemler için çok önemlidir.</p>
<p>Kedi alerjisinin teşhisinde ilk adım, belirtilerin dikkatli bir şekilde takip edilmesidir. Yaygın belirtiler şunlardır:</p>
<ul>
<li>Gözlerde kaşıntı ve sulanma</li>
<li>Burun akıntısı veya tıkanıklığı</li>
<li>Hapşırma</li>
<li>Öksürük ve hırıltı</li>
<li>Ciltte kaşıntı ve kızarıklık</li>
</ul>
<p>Doktor, hastanın tıbbi geçmişini dinler ve fiziksel muayene yapar. Bu muayene sırasında belirtilerin kediyle temas sonrası artıp artmadığına dikkat edilir.</p>
<p><strong>Deride Prick Testi:</strong> Küçük miktarda kedi alerjeni, cilde uygulanır ve reaksiyon gözlemlenir.</p>
<p><strong>Kandaki IgE Testi:</strong> Kedi alerjenine karşı oluşan antikorların seviyesi ölçülür.</p>
<p>Kediden uzak bir ortamda bir süre yaşamak ve belirtilerin azalıp azalmadığını gözlemlemek, teşhis için faydalı olabilir. Aynı şekilde, kedinin bulunduğu ortama geri dönüldüğünde belirtilerin artması da alerjiye işaret eder.</p>
<p>Bu yöntemler, kedi alerjisinin teşhisinde yaygın olarak kullanılan yöntemlerdir. Doğru teşhis, uygun tedavi ve önlem için önemlidir.</p>
<p><b>Kedi Alerjisi ile Başa Çıkma Yöntemleri</b></p>
<p>Kedi alerjisi, birçok insanı etkileyen yaygın bir durumdur. Alerji belirtilerini hafifletmek ve yaşam kalitesini artırmak için bazı yöntemler mevcuttur.</p>
<ul>
<li><u>Kediyi Evin Belirli Bölgeleriyle Sınırlamak:</u> Kediyi yatak odası gibi sık kullanılan alanlardan uzak tutmak, alerji semptomlarını azaltabilir.</li>
<li><u>Temizlik:</u> Evi düzenli olarak süpürmek ve toz almak, kedi tüylerinin ve alerjenlerin birikmesini önler.</li>
<li><u>Hava Temizleyici Kullanmak:</u> HEPA filtreli hava temizleyiciler, havadaki alerjenleri azaltmada etkili olabilir.</li>
</ul>
<ul>
<li><u>Ellerinizi Yıkamak:</u> Kediyle temas ettikten sonra ellerinizi yıkamak, alerjenlerin yayılmasını önler.</li>
<li><u>Kıyafet Değiştirmek:</u> Kedinizle oynadıktan sonra kıyafetlerinizi değiştirmek, alerjenlerin vücudunuza temasını azaltır.</li>
<li><u>Yüz Maskesi Kullanmak:</u> Temizlik yaparken yüz maskesi takmak, alerjenlere maruz kalmayı azaltabilir.</li>
</ul>
<ul>
<li><u>Antihistaminikler:</u> Bu ilaçlar, alerji semptomlarını hafifletmek için kullanılabilir.</li>
<li><u>Burun Spreyleri:</u> Burun spreyleri, burun tıkanıklığı ve akıntısını azaltmada yardımcı olabilir.</li>
<li><u>Aşı Tedavisi:</u> Alerji aşıları, alerjenlere karşı duyarlılığı azaltabilir.</li>
</ul>
<p><b>Sonuç olarak,</b> kedi alerjisi ile başa çıkmak, doğru yöntemler ve alışkanlıklarla mümkündür. Evde alınacak önlemler, kişisel hijyen ve medikal tedaviler, alerji semptomlarını yönetmenize yardımcı olabilir.</p>
<p><b>Kedi Alerjisine Karşı Alınabilecek Önlemler</b></p>
<p>Kedi alerjisi olan kişiler için yaşam kalitesini arttırmak ve alerji belirtilerini en aza indirmek mümkündür. İşte alerjiye karşı alınabilecek bazı önlemler:</p>
<ul>
<li><b>Kediyi Evden Uzak Tutmak:</b> Eğer mümkünse, kediyi evden uzak tutmak en etkili çözümdür. Kedinin evin içinde dolaşmasına izin vermemek, alerjenlerin yayılmasını önler.</li>
<li><b>Evde Temizlik:</b> Evi düzenli olarak temizlemek ve toz almak önemlidir. <i>HEPA filtreli</i> elektrik süpürgeleri alerjenleri daha etkili bir şekilde toplar.</li>
<li><b>Kediyi Düzenli Yıkamak:</b> Kediyi düzenli olarak yıkamak, tüylerde ve deride biriken alerjenleri azaltabilir. Ancak kediyi sık sık yıkamak cildine zarar verebilir, bu nedenle dikkatli olunmalıdır.</li>
<li><b>Hava Temizleyiciler:</b> <u>HEPA filtreli</u> hava temizleyiciler kullanarak evdeki hava kalitesini arttırabilir ve alerjen miktarını azaltabilirsiniz.</li>
<li><b>Kediye Özel Alan Oluşturmak:</b> Kedinin belirli odalarda kalmasını sağlamak ve yatak odası gibi kişisel alanlara girmesini engellemek alerjen yayılımını sınırlar.</li>
<li><b>El ve Yüz Temizliği:</b> Kediyle temas ettikten sonra ellerinizi ve yüzünüzü yıkamak, alerjenlerin cildinizde birikmesini önler.</li>
<li><b>Antihistaminikler:</b> Doktor tavsiyesi ile kullanılan antihistaminik ilaçlar, alerji belirtilerini hafifletebilir.</li>
</ul>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kedi-alerjisi-belirtileri-462714">Kedi Alerjisi Belirtileri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dikkat! Bahar alerjisi astıma dönüşebilir!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dikkat-bahar-alerjisi-astima-donusebilir-459681</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 May 2024 08:24:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alerjisi]]></category>
		<category><![CDATA[astıma]]></category>
		<category><![CDATA[bahar]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşebilir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=459681</guid>

					<description><![CDATA[<p>Toplumda saman nezlesi veya polen alerjisi olarak da adlandırılan bahar alerjisinin görülme sıklığı dünyada ve ülkemizde hızla artış gösteriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dikkat-bahar-alerjisi-astima-donusebilir-459681">Dikkat! Bahar alerjisi astıma dönüşebilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye&#8217;de bahar alerjisinin son 10 yılda yüzde 20 oranında arttığı ve her 10 kişiden 2’sinde tespit edildiği belirtiliyor. Bahar alerjisinin görülme sıklığında yaşanan artışta kentsel yaşam, küresel ısınma ve hava kirliliğinin etkili olduğu belirtiliyor.  </p>
<p>Bahar alerjisi selim bir hastalık olmakla birlikte önemsenmediği ve tedavi uygulanmadığı durumlarda kronik burun tıkanıklığı nedeniyle uyku kalitesini bozuyor ve buna bağlı olarak yetişkinlerde yorgunluk, iş başarısında azalma, sinirlilik ile anksiyete gibi sorunlar oluşturarak yaşam kalitesini olumsuz yönde etkiliyor. Dahası alerjik şikayetler kontrol altına alınamadığında en önemli sebebi alerji olduğu için astıma çevirebiliyor! </p>
<p><strong>Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Kulak Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Çiğdem Kalaycık Ertugay,</strong> bu nedenle bahar alerjisinin asla ihmal edilmemesi gerektiğine dikkat çekerek, “Burun tıkanıklığı, burun kaşıntısı, damak kaşıntısı, geniz akıntısı ve göz yaşarması gibi belirtilerden biri bile varsa hekim başvurmak çok önemlidir. Hekim muayenesinin ardından yapılan alerji testleri ile bahar alerjisine kesin tanı konulmaktadır” diyor.</p>
<p><strong>Küresel ısınma polen mevsimini uzatıyor!</strong></p>
<p>Alerjik nezlenin bir çeşidi olan bahar alerjisi, ağaç ve çimenlerden yayılan polenler nedeniyle oluşuyor. Bahar dönemlerinde ortaya çıkan, havada bulunan ve temelde zararsız olan polenleri vücut tehlikeli madde olarak algılıyor ve bunlara karşı tepki gösteriyor. ‘Alerjen’ olarak adlandırılan bu polenler burun iç yüzeyine yapışıp iltihabı olmayan bir reaksiyon başlatıyor. Ailede alerji hikayesinin olması bahar alerjisi için önemli bir faktör olsa da özellikle iklim değişikliği gibi çevresel faktörler bahar alerjisinin günümüzde daha yaygın görülmesine neden oluyor. Prof. Dr. Çiğdem Kalaycık Ertugay, bahar alerjisinin kentsel yaşam, küresel ısınma ve hava kirliliği nedeniyle artış gösterdiğine işaret ederek, “Kentsel yaşamda betonlaşmayla birlikte yeşil alanların az olması nedeniyle polenler havada daha fazla kalmakta ve alerjik reaksiyonlar artmaktadır. Küresel sıcaklıklar da birçok bölgede bitkinin büyümesini artırmakta ve bu durum polen üretimine yansımaktadır. Ayrıca küresel ısınmayla birlikte polen dönemi uzamakta, dolayısıyla daha fazla kişi alerjik reaksiyon yaşamaktadır. Araçlar ve enerji santrallerinden yayılan karbondioksit emisyonları da fotosentezi artırarak daha fazla polen üretimine yol açmaktadır” diye konuşuyor. </p>
<p><strong>Bu mevsiminde özellikle 4 sinyale dikkat!  </strong></p>
<p>Prof. Dr. Çiğdem Kalaycık Ertugay, burun kaşıntısı, sulu burun akıntısı, hapşırık ve burun tıkanıklığının bahar alerjisinin en temel şikayetlerini oluşturduğuna işaret ediyor. Prof. Dr. Çiğdem Kalaycık Ertugay, diğer belirtileri şöyle sıralıyor: “Ayrıca bu yakınmalara boğaz ve damakta kaşıntı, kulaklarda kaşıntı, ağız solunumu yapma ve sık uyanma, göz kaşıntısı ile kızarıklığı, göz altındaki ciltte şişme gibi şikayetler de eşlik edebilmektedir. Son zamanlarda temelde gördüğümüz bu şikayetlere boğaz ağrısı da eklenmiş durumdadır.”</p>
<p><strong>‘Şikayetim geçti’ diyerek ilacınızı bırakmayın!</strong></p>
<p>Kronik bir hastalık olduğu için bahar alerjisinin kesin bir tedavisi yok. Ancak tamamen tedavi edilemese bile hastada şikayet oluşturmayacak şekilde kontrol altında tutulabiliyor. Polen gibi alerjiye sebep olan maddelerden mümkün olduğunca kaçınmak tedavinin ilk basamağını oluşturuyor. Ayrıca, bol su içmek mukusu incelterek geniz akıntısı gibi yakınmaları hafifletmeye yardımcı oluyor. Kulak Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Çiğdem Kalaycık Ertugay, bahar alerjisinde ilaç tedavisinin son derece önemli olduğunu belirterek, “Tedavide amaç hastalığı yok etmek değil, hastanın şikayetlerini azaltmaktır. Hekimin önerdiği antihistaminikler ve burun spreyleri gibi ilaçları polen mevsimi boyunca düzenli kullanmak yakınmaları önemli ölçüde baskılayacaktır. İlaç tedavisinden yeterince fayda görmeyen hastalarda immünoterapi olarak adlandırdığımız alerji aşıları ise bir diğer tedavi seçeneğidir” diyor. Prof. Dr. Çiğdem Kalaycık Ertugay, tedaviden başarılı bir sonuç elde edilebilmesi için ilaçların alerji mevsimi boyunca mutlaka kullanılması gerektiği uyarısında bulunarak, “Şikayetler geçse bile ilaçlar asla bırakılmamalıdır, aksi halde astıma çevirebilir” diyor. </p>
<p><strong>Bahar alerjisine karşı 10 etkili öneri! </strong></p>
<p>Prof. Dr. Çiğdem Kalaycık Ertugay, bahar alerjisine karşı almanız gereken önlemleri şöyle sıralıyor: </p>
<ul>
<li>Özellikle sabahları ev veya iş yerlerinizin kapı ve pencerelerini açık tutmayın. </li>
<li>Polen miktarının en fazla olduğu sabah saatlerinde açık havada yapılacak olan aktivitelerden kaçının. </li>
<li>Eğer açık havada olacaksanız teması en aza indirmek için güneş gözlüğü ve maske kullanın. </li>
<li>Spor için kapalı mekanları tercih edin.  </li>
<li>Dışarıdan geldiğinizde üzerinde polenler olacağı için kıyafetlerinizi mutlaka çıkarın ve oturduğunuz odada tutmayın. </li>
<li>Elinizi ve yüzünüzü mutlaka yıkayın ve polenler saça da yapışacağı için mümkünse duş alın. </li>
<li>Çimlerin biçildiği alanlara ve çiçekli ortamlara yaklaşmamaya çalışın.</li>
<li>Arabadayken camları kapalı tutun. </li>
<li>Klima filtrelerini her ay değiştirin. Alerjenleri tutan özel filtreler de kullanabilirsiniz. </li>
<li>Dışarıdaki havayı kullanmayan ve hava değişimini içeride bulunan havayı kullanarak temizleyen özel klimaları tercih edin.</li>
</ul>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dikkat-bahar-alerjisi-astima-donusebilir-459681">Dikkat! Bahar alerjisi astıma dönüşebilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kalıcı oje ve protez tırnaklardaki gizli tehlike: Akrilat Alerjisi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kalici-oje-ve-protez-tirnaklardaki-gizli-tehlike-akrilat-alerjisi-429536</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 23 Dec 2023 07:24:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[akrilat]]></category>
		<category><![CDATA[alerjisi]]></category>
		<category><![CDATA[gizli]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı]]></category>
		<category><![CDATA[oje]]></category>
		<category><![CDATA[protez]]></category>
		<category><![CDATA[tehlike]]></category>
		<category><![CDATA[tırnaklardaki]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=429536</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son dönemin popüler uygulamalarından olan kalıcı oje ve protez tırnak sandığınız kadar masum olmayabilir. Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği Üyesi Prof. Dr. Emek Kocatürk Göncü, uygulamanın sürekli yaptırılması sonucu ellerin sıklıkla UV ışınlarına maruz kalması sonucu cilt kanseri riskinin artacağını ifade ederek, gelişebilecek akrilat alerjisine de dikkat çekti. Peki akrilat alerjisi nedir? Uygulamalar sırasında önlem almak mümkün mü? Prof. Dr. Emek Kocatürk Göncü yanıtladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kalici-oje-ve-protez-tirnaklardaki-gizli-tehlike-akrilat-alerjisi-429536">Kalıcı oje ve protez tırnaklardaki gizli tehlike: Akrilat Alerjisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Son dönemin popüler uygulamalarından olan kalıcı oje ve protez tırnak sandığınız kadar masum olmayabilir. Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği Üyesi Prof. Dr. Emek Kocatürk Göncü, uygulamanın sürekli yaptırılması sonucu ellerin sıklıkla UV ışınlarına maruz kalması sonucu cilt kanseri riskinin artacağını ifade ederek, gelişebilecek akrilat alerjisine de dikkat çekti. Peki akrilat alerjisi nedir? Uygulamalar sırasında önlem almak mümkün mü? Prof. Dr. Emek Kocatürk Göncü yanıtladı.</strong></p>
<p>Son dönemde tırnak estetiğine yönelik artan uygulamalar birtakım sağlık sorunlarına yönelik tartışmaları da beraberinde getirdi. Nail Art olarak bilinen kalıcı tırnak tasarımlarının UV ışınlarıyla tırnağa sabitlenmesi nedeniyle birçok riskin bulunduğunu ifade eden<strong> Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği Üyesi Prof. Dr. Emek Kocatürk Göncü</strong>, kalıcı oje, akrilik protez tırnak ve jel protez tırnak işlemlerini, risklerini ve akrilat alerjisini anlattı:</p>
<p><strong> </strong>“Kalıcı ojede tırnaklara cila sürülmesinin ardından cilayı katılaştırmak için ultraviyole (UV) ışığı uygulanır. Burada uygulamanın sürekli yaptırılması sonucu sık UV’ye maruz kalmak cilt kanseri riskini artırma potansiyeline sahiptir.  Uygulamalara ara vermek, uygulama öncesi güneşten koruyucu krem sürmek veya ucu açık eldiven giymek deri kanseri riskine karşı koruyucu önlemler olabilir. Ayrıca uygulama öncesi tırnağın aşırı törpülenmesi de tırnak hasarına yol açabilir. Akrilik ve jel protez tırnak uygulamalarındaki temel fark, jel protez tırnakta özel protez tırnak jellerinin tırnağa uygulandıktan sonra UV lambalar ile kurutulması söz konusu iken, akrilik protez tırnak uygulaması özel akrilik tozlarının akrilik monomer ile karıştırılıp tırnağa uygulanması yoluyla yapılmaktadır. Burada yine uzun dönemde sağlık tehdidi olarak <strong>UV temasına bağlı kanser riskinden ve erken yaşlanmadan bahsedebiliriz. </strong>Ancak tüm bu uygulamalarda ortaya çıkabilecek ortak problem, kullanılan ürünlerin içerisinde bulunan <strong>akrilatlara bağlı alerji gelişimidir.</strong>”</p>
<p><strong>Akrilat alerjisi nedir ve ne gibi belirtilere ve sonuçlara yol açabilir?</strong></p>
<p><strong> </strong>Akrilat alerjisi daha önceleri genellikle diş hekimleri ve diş teknisyenleri gibi dental personeller; matbaacılar, boyacılar ve yapıştırıcılarla temas eden işçilerde görülen bir durum iken son yıllarda özellikle akrilik tırnaklar, jel tırnaklar, kalıcı oje gibi tırnak işlemlerine bağlı olarak ortaya çıkıyor. Bu reaksiyonlar hem işlem uygulanan kişilerde hem de işlemi uygulayan estetisyenlerde görülebiliyor. Ayrıca evde uygulama ile bu risk daha da artıyor.</p>
<p><strong>Kızarıklık, kaşıntı, şişlik, soyulma, kabuklanma, kepeklenme…</strong></p>
<p>Met, akrilat kimyasallarının en bilinenleri 2-hidroksietil metakrilat (HEMA), 2-hidroksipropil metakrilat ve etil akrilat olmakla birlikte yama testlerinde en çok saptananı HEMA’dır. HEMA, 2019 yılından itibaren Avrupa Kontakt Dermatit Derneği Yama Testi Bazal Serisine girmiştir.</p>
<p>Akrilat alerjisi tırnak ürünlerine bağlı olduğunda özellikle ellerde, parmakların uçlarında, tırnak etrafında, el bileklerinde kızarıklık, <strong>kaşıntı, şişlik, soyulma, kabuklanma, kepeklenme</strong> gibi ekzematöz belirtilerle ortaya çıkabiliyor. Ancak bu belirtilerin göz kapağı, yüz, boyun, karın derisi, kasık derisi gibi ilk etapta akla gelmeyecek bölgelerde de ortaya çıkabileceğine dikkat çeken <strong>Prof. Dr. Emek Kocatürk Göncü,</strong> tırnaklarda da tırnak plağının tırnak yatağından ayrılması ya da diğer çeşit tırnak bozukluklarının görülebileceğine ve ayrıca nadiren <strong>ürtiker</strong> ya da <strong>nefes darlığına</strong> da yol açabileceğine dikkat çekiyor. Tırnak teknisyenlerinin sürekli bu kimyasallara temas ettiklerinden dolayı semptomların onlarda daha belirgin olabileceğini ifade ediyor.</p>
<p><strong>Akrilat alerjisinin geri dönüşü yok!</strong></p>
<p><strong>Prof. Dr. Göncü,</strong> akrilatların tırnak ürünleri dışında başka sektörlerde de kullanıldığını ve alerji bir kez kazanıldığında ömür boyu kalıcı olduğunu ifade ederek, “Keyfi bir nedene bağlı olarak bu alerjiyi edinmek, kişilerin ileride mecburi olarak kullanmaları gerekecek tıbbi malzemeleri kullanmalarına engel teşkil edebilir. Örneğin dental protez uygulamaları, ortopedik cerrahi uygulamaları, medikal cihaz uygulamaları veya saç, kirpik protez uygulamaları akrilat alerjisi geliştiğinde artık alerjisi olan kişi için riskli uygulamalar arasına girecektir” dedi.</p>
<p>Sonuçları ve neye sebebiyet vereceği önemsemeden yaptırılan bu uygulamaların ileride kronik bir problem olarak geri dönebileceğini vurgulayan Göncü, “tırnak işlemlerinde kullanılan akrilatların ciddi alerji potansiyeli taşıdığını unutmadan hareket etmek gerekir “diyerek sözlerini tamamladı.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kalici-oje-ve-protez-tirnaklardaki-gizli-tehlike-akrilat-alerjisi-429536">Kalıcı oje ve protez tırnaklardaki gizli tehlike: Akrilat Alerjisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Çocuklarda ilk sırada antibiyotik alerjisi görülüyor&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-ilk-sirada-antibiyotik-alerjisi-goruluyor-424501</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Nov 2023 07:10:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alerjisi]]></category>
		<category><![CDATA[antibiyotik]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda]]></category>
		<category><![CDATA[görülüyor]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[sırada]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=424501</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antibiyotikler, bakterilerin sebep olduğu enfeksiyonların tedavisinde kullanılan ilaçlardır. Ancak her ilaç gibi yararlı etkilerin yansıra istenmeyen ilaç reaksiyonlarına yol açarak zararlı etkiler de gösterebilirler.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-ilk-sirada-antibiyotik-alerjisi-goruluyor-424501">&#8220;Çocuklarda ilk sırada antibiyotik alerjisi görülüyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>18-24 Kasım “Dünya Antibiyotik Farkındalık Haftası”</strong></p>
<p> </p>
<p><strong>“Çocuklarda ilk sırada antibiyotik alerjisi görülüyor”</strong></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><strong>18-24 Kasım “Dünya Antibiyotik Farkındalık Haftası” kapsamında gereksiz antibiyotik kullanımının yarattığı alerjilere ve antibiyotik direncine dikkat çeken Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği İlaç Alerjileri Çalışma Grubu Üyesi Doç. Dr. Hakan Güvenir, ilaç alerjilerinin nedenlerine bakıldığında çocuklarda antibiyotik alerjisinin ilk sırada geldiğini söyleyerek, gereksiz antibiyotik kullanımının alerjinin yanı sıra son yıllarda dünya çapında önemli bir sağlık sorunu haline gelen ‘antibiyotik direncini’ de artırdığını vurguladı.</strong></p>
<p> </p>
<p>Antibiyotikler, bakterilerin sebep olduğu enfeksiyonların tedavisinde kullanılan ilaçlardır. Ancak her ilaç gibi yararlı etkilerin yansıra istenmeyen ilaç reaksiyonlarına yol açarak zararlı etkiler de gösterebilirler. Bu reaksiyonlarının büyük kısmı, yan etki olarak adlandırılan ilacın dozu ve kimyasal yapısıyla ilişkili öngörülebilir reaksiyonlardır. Ayrıca duyarlı kişilerde, öngörülemeyen ve ilacın dozundan ya da kimyasal yapısından bağımsız olarak ortaya çıkan alerjik reaksiyonlar da görülebilmektedir. <strong>Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği İlaç Alerjileri Çalışma Grubu Üyesi Doç. Dr. Hakan Güvenir</strong> ilaç alerjilerinin nedenlerine bakıldığında özellikle de çocuklarda antibiyotik alerjisinin ilk sırada geldiğini, antibiyotik alerjilerinin son yıllarda artan gereksiz kullanım sıklığı nedeniyle önemli bir sağlık sorunu haline geldiğini ifade etti.</p>
<p>Herhangi bir antibiyotiğin kullanımı sırasında döküntü, kaşıntı, tansiyon düşmesi, bayılma gibi semptomları olan hastaların mutlaka alerji uzmanları tarafından değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizen <strong>Doç. Dr. Hakan Güvenir,</strong> ilaç alerji testleri yapılarak antibiyotik alerjilerinin doğrulanmasının önemli olduğunu, doğrulanmamış, gereksiz antibiyotik alerjisi etiketinin, hastaların yetersiz veya daha geniş spektrumlu antibiyotik kullanmasına, bunun da vücutta antibiyotik direncinin gelişmesine katkıda bulunduğuna işaret etti.</p>
<p><strong>BU YILIN TEMASI: ANTİBİYOTİK DİRENCİNİ BİRLİKTE ÖNLEMEK</strong></p>
<p>Bu konulara dikkat çekmek, antibiyotik direnci ve akılcı antibiyotik kullanımı konusunda hem toplumda hem de sağlık çalışanlarında farkındalığı artırmak amacıyla, her yıl 18-24 Kasım tarihleri arası “Dünya Antibiyotik Farkındalık Haftası” olarak anıldığını ifade eden Güvenir, “Bu yıl Dünya Sağlık Örgütü bu haftanın ana temasını <strong>“antibiyotik direncini birlikte önlemek”</strong> olarak belirledi. Bakterilerin kendilerini öldürmek için tasarlanan bu ilaçlara direnme yeteneği geliştirmesi olarak tanımlanan <strong>“antibiyotik direnci”</strong> <strong>son yıllarda dünya çapında önemli bir sağlık sorunu haline gelmiştir. </strong>Antibiyotiklerin gereksiz kullanılması, yetersiz ya da fazla süre kullanılması veya gereğinden daha geniş etki spektrumuna sahip antibiyotiklerin kullanılması bakterilerin direnç geliştirmesine yol açmaktadır” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Doç. Dr. Hakan Güvenir,</strong> a<strong>ntibiyotik direnç sorununun önüne geçmek ve alerji başta olmak üzere istenmeyen ilaç reaksiyonlarını en aza indirmek için yapılabilecekleri şöyle sıraladı:</strong></p>
<p> </p>
<p>Antibiyotikler yalnızca bakteriler için etkilidir, virüslere bağlı grip ve soğuk algınlığı gibi enfeksiyonları tedavi etmezler.</p>
<p>Antibiyotikler ateşi düşürmezler. Sadece uygun dozda ve sürede kullanıldığında, hastalığın kaynağı olan enfeksiyonu ortadan kaldırdıkları için ateş düşer.</p>
<p>Hekiminiz antibiyotiğe ihtiyacınız olmadığını söylerse, antibiyotik talep etmeyin.</p>
<p>Daha önce antibiyotik kullandığınız hastalığa benzer bir hastalığa yakalansanız bile, bu kez antibiyotik kullanmanız gerekmeyebilir. Mutlaka hekiminize danışın.</p>
<p>Antibiyotik kullanmanız gerektiğinde, mutlaka önerilen dozda ve önerilen süre kullanın.</p>
<p>Antibiyotik kullanımı sırasında herhangi bir reaksiyon gelişmesi durumunda mutlaka hekiminize başvurun.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-ilk-sirada-antibiyotik-alerjisi-goruluyor-424501">&#8220;Çocuklarda ilk sırada antibiyotik alerjisi görülüyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Alerjisi olan her 10 çocuktan 7&#8217;si fırında pişmiş süt ve yumurta ürünleri tüketebiliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/alerjisi-olan-her-10-cocuktan-7si-firinda-pismis-sut-ve-yumurta-urunleri-tuketebiliyor-419806</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Nov 2023 07:24:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alerjisi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuktan]]></category>
		<category><![CDATA[fırında]]></category>
		<category><![CDATA[her]]></category>
		<category><![CDATA[olan]]></category>
		<category><![CDATA[pişmiş]]></category>
		<category><![CDATA[süt]]></category>
		<category><![CDATA[tüketebiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[ürünleri]]></category>
		<category><![CDATA[yumurta]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=419806</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği Üyesi Doç. Dr. Ebru Arık Yılmaz, son zamanlarda sıklığı giderek artan inek sütü ve yumurta alerjilerinin özellikle çocuklarda önemli bir sorun olarak görülmeye başladığını söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/alerjisi-olan-her-10-cocuktan-7si-firinda-pismis-sut-ve-yumurta-urunleri-tuketebiliyor-419806">Alerjisi olan her 10 çocuktan 7&#8217;si fırında pişmiş süt ve yumurta ürünleri tüketebiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>“ALERJİSİ OLAN HER 10 ÇOCUKTAN 7’Sİ</strong></p>
<p><strong> FIRINDA PİŞMİŞ SÜT VE YUMURTA ÜRÜNLERİNİ TÜKETEBİLİYOR”</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği Üyesi Doç. Dr. Ebru Arık Yılmaz, son zamanlarda sıklığı giderek artan inek sütü ve yumurta alerjilerinin özellikle çocuklarda önemli bir sorun olarak görülmeye başladığını söyledi. Arık buna karşın süt ve yumurta alerjisi olan 10 çocuktan 7’sinin bu ürünler, fırında piştiği takdirde tüketebildiğini açıkladı.</strong></p>
<p> </p>
<p>Son zamanlarda sıklığı giderek artan inek sütü ve yumurta alerjileri özellikle çocuklarda önemli bir sorun haline gelmeye başladı. Günümüzde neredeyse ortalama her 20 çocuktan birinde inek sütü veya yumurta alerjisi görülüyor. Alerjisi olan çocuklar, büyümeleri için önemli bir protein, mineral ve enerji kaynağı olan süt ve yumurta gibi iki önemli besinden uzaklaşmak durumunda kalsalar da son zamanlarda yapılan çalışmalar gösteriyor ki inek sütü veya yumurta alerjili çocukların 10’da 7’si gibi önemli bir kısmı, direkt olarak bu besinleri tüketemeseler bile fırınlanmış veya fermente edilmiş formlarını alerjik belirti göstermeden tüketebiliyorlar. <strong>Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği Üyesi Doç. Dr. Ebru Arık Yılmaz </strong>inek sütü veya yumurtayı özellikle un ve şeker gibi malzemelerle birlikte, belirli bir süre ve sıcaklıkta fırınlamanın bu besinlerin alerjik özelliklerini belirgin olarak azalttığını söyleyen Arık, “Üstelik araştırmalarda bu ürünleri alerjik belirti göstermeden düzenli olarak tüketebilen çocukların besin alerjilerinin, bu ürünleri tüketemeyen çocuklara göre daha çabuk geçtiği görüldü. Ancak bu durumun besin alerjisi olan her çocuk için geçerli olmadığını; bazı çocukların alerjisi azaltılmış ürünlerle bile çok ciddi alerjik belirti gösterebileceğini unutmamak lazım. Bu nedenle, bir çocuğun alerjik özellikleri nispeten azaltılmış fırınlanmış ürünleri alerjik belirti yaşamadan sorunsuz bir şekilde tüketip tüketemeyeceği mutlaka doktor kontrolünde belirlenmelidir” dedi. </p>
<p>Arık sözlerine şöyle devam etti: “Biz çocuk alerji hekimleri olarak, alerjik çocuklara bu ürünleri önermeden önce hangi çocukların bu fırınlanmış ürünleri tüketebileceğini, hangilerinde ise alerjik belirtilere yol açabileceğini belirleyebilmek için birtakım testler yaparız. Bu testler, hem deriden hem de kandan yapılan alerji testleridir. Bu testler sonucunda uygun olan çocuklara fırınlanmış ürünleri hastane şartlarında yakın gözetim altında, çok düşük miktarlardan başlayarak belirli aralıklarla ve giderek artan miktarlarda yediririz. Yedirme işlemi sırasında hemen alerjik belirti olmasa bile en az 2 saat daha ortaya çıkabilecek alerjik belirtiler açısından gözleriz. Bu süre içerisinde alerjik belirti olmadan bu besini tüketebildiğini belirlersek o zaman evde nasıl devam edebileceğini anlatan bir plan veririz. Gelişebilecek alerjik belirtilere hızlı ve etkin müdahale edilebilmesi için bu ürünlerle ilk karşılaşmanın mutlaka besin alerjileri konusunda deneyimli bir çocuk alerji uzmanı gözetiminde yapılması gerekir.”</p>
<p> </p>
<p> <strong>Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği (AİD) Hakkında:</strong></p>
<p>Ülkemizde alerji ve immünoloji alanında kurulan ilk dernek olan Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği (AİD), erişkin- çocuk alerji ve klinik immünoloji uzmanlarını bir çatı altında toplamaktadır. Alerji ve Klinik İmmünoloji biliminin ve hizmetinin ülkemizde gelişimine katkı sağlamayı ve alerjik – immünolojik hastalıklar konusunda toplumda farkındalık oluşturulmasını hedefleyen AİD, uluslararası katılımlı kongre ve bilimsel toplantılar gerçekleştirerek branş hekimlerinin ve ilişkili sağlık personelinin en yeni bilgiler ile güncellenmesi sağlanmaktadır. Uluslararası bilimsel kurumlarla (AAAAI, EAACI, SIAF, WAO) iş birliği yapan dernek bu iş birliklerinin ışığında uluslararası kurumların düzenlediği kongre ve kursları ülkemizde başarıyla gerçekleştirmiş, ülkemizi başarıyla temsil ederek biliminin ilerlemesine önemli bir katkı sunmuştur. Yine farkındalık yaratma misyonuyla öne çıkan dernek, üyeleri için bilimsel toplantılara katılımı için maddi destek sağlamakta dernek üyeleri dışında da bedelsiz bir şekilde kurs ve okul şeklinde çeşitli eğitim toplantıları düzenlenmektedir.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/alerjisi-olan-her-10-cocuktan-7si-firinda-pismis-sut-ve-yumurta-urunleri-tuketebiliyor-419806">Alerjisi olan her 10 çocuktan 7&#8217;si fırında pişmiş süt ve yumurta ürünleri tüketebiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Polen alerjisi artık daha agresif hale geldi!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/polen-alerjisi-artik-daha-agresif-hale-geldi-417311</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Oct 2023 07:08:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[agresif]]></category>
		<category><![CDATA[alerjisi]]></category>
		<category><![CDATA[artık]]></category>
		<category><![CDATA[daha]]></category>
		<category><![CDATA[geldi]]></category>
		<category><![CDATA[hale]]></category>
		<category><![CDATA[polen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=417311</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günümüzde küresel ısınmanın etkisiyle artık havalar daha erken ısınıyor ve daha geç soğuyor. Bu da polen mevsimlerinin daha erken başlamasına ve daha uzun sürmesine yol açıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/polen-alerjisi-artik-daha-agresif-hale-geldi-417311">Polen alerjisi artık daha agresif hale geldi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>YENİ ARAŞTIRMA: POLEN ALERJİSİ ARTIK DAHA AGRESİF HALE GELDİ!</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Günümüzde küresel ısınmanın etkisiyle artık havalar daha erken ısınıyor ve daha geç soğuyor. Bu da polen mevsimlerinin daha erken başlamasına ve daha uzun sürmesine yol açıyor. Isı artışı ile dünyada pek çok ülkede, baharda çiçek açan türlerde erken çiçeklenme görüldüğü ve mevsimsel total polen yükünde artış olduğu söyleyen Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği Üyesi Doç. Dr. Zeynep Çelebi Sözener “Çok uluslu bir meta-analizde ölçüm yapılan bölgelerin %71‘inde artmış alerjenik polen düzeyleri; %65’inde ise uzamış polen mevsimi süresi saptandı. Ayrıca artmış CO2 konsantrasyonunun, hava kirliliğini ve bitkilerle polenlerin fizyolojisini etkilediği, polen alerjenitesini değiştirdiği ve daha agresif hale getirdiği ortaya konuldu” dedi.</strong></p>
<p> </p>
<p>Küresel ısınma canlı yaşamı için her gün büyüyen bir tehdit olarak karşımıza çıkıyor. İnsan kaynaklı faaliyetler sonucu atmosferde biriken sera gazlarının etkisiyle, dünyamız bugün sanayi öncesi döneme göre 1,1 derece daha sıcak. Gerekli önlemler alınmaz, fosil yakıt tüketiminin önüne geçilemezse, ısının hızla artarak 2030 yılında 1,5 dereceyi aşması bekleniyor. Atmosferik ısıda görülen bu artış okyanusların ısınmasına, buzulların erimesine, deniz seviyelerinin yükselmesine neden oluyor. Tüm ekosistemleri dengesizleştiren ve canlı çeşitliliğinde azalmaya yol açan küresel ısınma, aşırı hava olaylarının çok daha sık, yoğun ve uzun süreli olarak karşımıza çıkmasına yol açıyor. Yükselen ısı, atmosferde nem tutulmasını da beraberinde getirirken bu durum ev tozu akarı, küf mantarı, polenler gibi solunum yolu ile alınan alerjenlerin atmosferde daha yoğun bulunması ile sonuçlanıyor. <strong>Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği Üyesi Doç. Dr. Zeynep Çelebi Sözener</strong>; artan ısı, nem ve CO2 düzeylerinin iklimlerin değişmesi ile sonuçlandığını, polen sezonlarının uzamasına neden olduğunu, polen yoğunluğunu etkilediğini ve alerjenik bitkilerin dağılımını değiştirdiğini belirtti.</p>
<p> </p>
<p><strong>“Erken çiçeklenme polen yükünü artırıyor”</strong></p>
<p> </p>
<p>“Günümüzde artık havalar daha erken ısınıyor ve daha geç soğuyor. Bu da polen mevsimlerinin daha erken başlamasına ve daha uzun sürmesine yol açıyor” diyen Sözener, sözlerine şöyle devam etti: “Isı artışı ile dünyada pek çok ülkede, baharda çiçek açan türlerde erken çiçeklenme görüldüğü ve mevsimsel total polen yükünde artış olduğu bildirildi. Çok uluslu bir meta-analizde ölçüm yapılan bölgelerin %71‘inde artmış alerjenik polen düzeyleri; %65’inde ise uzamış polen mevsimi süresi saptandı. 1995-2019 yılları arasında yapılan 25 yıllı kapsayan bir çalışmada; yıllık ortalama sıcaklıkta, her yıl için 0.041 santigrat derece artış olduğu, <strong>pik polen döneminin her yıl 1,7 gün öne geldiği</strong>, pik polen dönemi süresinin yılda 1,3 gün uzadığı gösterildi. Ayrıca artmış CO2 konsantrasyonu ve hava kirliliği ile bitkilerin ve polenleri fizyolojisi etkilenirken, polen alerjenitesi değiştiği ve daha agresif hale geldiğini söylemek mümkün.”</p>
<p> </p>
<p><strong>Şehirleşme, bitki türlerinin yaşam alanlarını da değiştirdi</strong></p>
<p> </p>
<p>Bir diğer önemli noktanın da artan şehirleşme ile birlikte kara kullanımında ve tarım pratiklerinde görülen değişiklikler nedeniyle farklı bitki türlerin daha önce görülmedikleri bölgelerde görülmeye başlaması olduğunu ifade eden Sözener, şehirleşmenin etkisi ile hasarlanan doğal bitki örtüsüne ait ağaçların yerine çok daha kolay büyüyebilen ve o bölgenin doğal habitatına ait olmayan farklı türde bitkilerin dikilmesi ile o bölge için alışılagelmedik polenlerin atmosferde görülmeye başladığını söyledi. Yine insanlar tarafından hasarlanan toprakta, ormansızlaştırılan bölgelerde kuraklık direnci yüksek olan türlerin kolaylıkla çoğalabildiğini söyleyen Sözener, küresel ısınmanın etkisiyle zaylan (ragweed) gibi istilacı türlerin daha önce görülmedikleri coğrafyalarda görülmeye başladığının da altını çizdi. Sözener,</p>
<p>“Sonuç olarak, polen alerjisi olan hastalarda burun akıntısı, kaşıntı, hapşırık, burun tıkanıklığı gibi alerjik rinit semptomlarının önceki yıllara göre daha erken başladığını, daha şiddetli seyrettiğini ve daha uzun sürdüğünü görüyoruz” diyerek sözlerini tamamladı. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><strong>Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği (AİD) Hakkında:</strong></p>
<p>Ülkemizde alerji ve immünoloji alanında kurulan ilk dernek olan Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği (AİD), erişkin- çocuk alerji ve klinik immünoloji uzmanlarını bir çatı altında toplamaktadır. Alerji ve Klinik İmmünoloji biliminin ve hizmetinin ülkemizde gelişimine katkı sağlamayı ve alerjik – immünolojik hastalıklar konusunda toplumda farkındalık oluşturulmasını hedefleyen AİD, uluslararası katılımlı kongre ve bilimsel toplantılar gerçekleştirerek branş hekimlerinin ve ilişkili sağlık personelinin en yeni bilgiler ile güncellenmesi sağlanmaktadır. Uluslararası bilimsel kurumlarla (AAAAI, EAACI, SIAF, WAO) iş birliği yapan dernek bu iş birliklerinin ışığında uluslararası kurumların düzenlediği kongre ve kursları ülkemizde başarıyla gerçekleştirmiş, ülkemizi başarıyla temsil ederek biliminin ilerlemesine önemli bir katkı sunmuştur. Yine farkındalık yaratma misyonuyla öne çıkan dernek, üyeleri için bilimsel toplantılara katılımı için maddi destek sağlamakta dernek üyeleri dışında da bedelsiz bir şekilde kurs ve okul şeklinde çeşitli eğitim toplantıları düzenlenmektedir.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/polen-alerjisi-artik-daha-agresif-hale-geldi-417311">Polen alerjisi artık daha agresif hale geldi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çeşitli ve dengeli beslenme besin alerjisi gelişimini önlüyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cesitli-ve-dengeli-beslenme-besin-alerjisi-gelisimini-onluyor-400594</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Aug 2023 07:54:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alerjisi]]></category>
		<category><![CDATA[besin]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[çeşitli]]></category>
		<category><![CDATA[dengeli]]></category>
		<category><![CDATA[gelişimini]]></category>
		<category><![CDATA[önlüyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=400594</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği Üyesi Doç. Dr. Serkan Filiz besin çeşitliliğine, hayatın ilk 4-6 ay içinde başlanmasının besin alerjisi gelişimini önleyebileceğine dikkat çekerek, tek tip beslenme yerine çeşitli ve dengeli beslenmenin, ileri yaşlarda astım, alerjik rinit ve besin alerjisi sıklığında azalmaya katkı sunacağını söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cesitli-ve-dengeli-beslenme-besin-alerjisi-gelisimini-onluyor-400594">Çeşitli ve dengeli beslenme besin alerjisi gelişimini önlüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği Üyesi Doç. Dr. Serkan Filiz besin çeşitliliğine, hayatın ilk 4-6 ay içinde başlanmasının besin alerjisi gelişimini önleyebileceğine dikkat çekerek, tek tip beslenme yerine çeşitli ve dengeli beslenmenin, ileri yaşlarda astım, alerjik rinit ve besin alerjisi sıklığında azalmaya katkı sunacağını söyledi.</strong></p>
<p>Yaklaşık 2500 yıl önce tıp biliminin öncü ismi Hipokrat; “<em><strong>Besinler ilacınız</strong></em>, <em><strong>ilacınız besininiz olsun</strong></em>” sözü ile tüketilen besinlerin ve yemek yeme davranışının sağlığın sürdürülebilmesindeki önemini vurgulamıştı. Son yıllarda besin alerjisinden korunmada ve tedavide beslenme tarzındaki değişimler güncellik kazandı. Bu konuda “diyet çeşitliliğin artırılması, yoğurt, turşu gibi fermente gıdaların tüketimi ve akdeniz diyeti&#8221; gibi beslenme rejimleri, üzerinde en çok çalışma yapılan yaklaşımlar olarak öne çıkıyor. </p>
<p><strong>Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği Üyesi Doç. Dr. Serkan Filiz</strong> “hayatın ilk yıllarında itibaren yenen yiyeceğin çeşitliliğinin arttırılması bağırsak çeşitliliğini zenginleştirerek sağlıklı bağırsak florası gelişimini uyararak alerjik hastalık gelişimini önleyebiliyor. Besin çeşitliliğine, hayatın ilk 4-6 ay içinde başlanması besin alerjisi gelişimini önlemek açısından önemli. Buna fırsat penceresi adı verilmektedir. Avrupa Alerji ve Klinik İmmünoloji Akademisi (European Academy of Allergy and Clinical Immunology) , hayatın ilk yıllarında tek tip beslenme yerine çeşitli ve dengeli beslenmenin, ileri yaşlarda astım, alerjik rinit, besin alerjisi sıklığında azalmaya yol açabileceğini belirtmektedir” diye konuştu.</p>
<p>Pişirmeden sonraki en eski gıda işleme yöntemi olan <strong>f</strong><strong>ermentasyon </strong>ile<strong> tat, yapı, besin değerlerinin iyileştirilmesi ve raf ömrü uzatılması </strong>sağlanır. Peynir, yoğurt, tereyağı, kefir, turşu ve tarhana gibi ev yapımı fermente gıdaların diyet çeşitliliğinin arttırılmasına ve bağırsak florasının zenginleştirilmesine yol açarak besin alerjisi gelişimini önlediğini ve tolerans gelişimine katkı sağladığını ifade eden Filiz, Akdeniz tipi beslenmenin de önemine dikkat çekti. </p>
<p><strong>Akdeniz tipi beslenme astımdan koruyor!</strong></p>
<p>Günümüzde Akdeniz diyeti en sağlıklı beslenme modellerinden biri olarak kabul ediliyor. Akdeniz diyeti, tahıllar, baklagiller, meyveler, sebzeler, zeytinyağı ve fındık gibi çeşitli ürünlerin yüksek tüketimi, ılımlı ölçüde kümes hayvanları ve balık tüketimi, düşük miktarda kırmızı et tüketimi ile karakterize sağlıklı bir beslenme tarzı olarak öne çıkıyor. Akdeniz diyetinin; sağlıklı yağ alımı, düşük karbonhidrat, düşük glisemik indeks, yüksek posa, antioksidan bileşenler ve antiinflamatuar etkileriyle kanser ve kardiyovasküler hastalık gibi kronik hastalık risklerini azalttığını ifade eden Serkan Filiz, gebelik, emzirme ve çocukluk döneminde akdeniz diyetine yüksek düzeyde uyumun, <strong>astım semptomları </strong>üzerine koruyucu etki gösterdiğinin altını çizdi. Filiz, hamilelik, emzirme döneminde ve erken yaşlarda diyet çeşitliliğinin artırılması ve ev yapımı fermente gıdaların tüketilmesinin alerjik hastalıkların önlenmesinde etkili olacağını bu gıdaların tüketilmesinin sağlık açısından çok önemli olduğunu ifade etti. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cesitli-ve-dengeli-beslenme-besin-alerjisi-gelisimini-onluyor-400594">Çeşitli ve dengeli beslenme besin alerjisi gelişimini önlüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Alerji Seminerleri Başlıyor ! 15-21 Mayıs Dünya Besin Alerjisi Farkındalık Haftası</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/alerji-seminerleri-basliyor-15-21-mayis-dunya-besin-alerjisi-farkindalik-haftasi-374699</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 May 2023 08:28:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alerji]]></category>
		<category><![CDATA[alerjisi]]></category>
		<category><![CDATA[başlıyor]]></category>
		<category><![CDATA[besin]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[haftası]]></category>
		<category><![CDATA[mayıs]]></category>
		<category><![CDATA[seminerleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=374699</guid>

					<description><![CDATA[<p>Besin alerjileri, günümüzde giderek artan bir sağlık sorunu haline gelmeye başladı ve özellikle çocukların hayatını önemli ölçüde etkileyen bir tehdide dönüştü.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/alerji-seminerleri-basliyor-15-21-mayis-dunya-besin-alerjisi-farkindalik-haftasi-374699">Alerji Seminerleri Başlıyor ! 15-21 Mayıs Dünya Besin Alerjisi Farkındalık Haftası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Besin alerjileri, günümüzde giderek artan bir sağlık sorunu haline gelmeye başladı ve özellikle çocukların hayatını önemli ölçüde etkileyen bir tehdide dönüştü. Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği, Alerji ile Yaşam Derneği ortaklığıyla 15-21 Mayıs Besin Alerjisi Farkındalık Haftası kapsamında alerji uzmanlarıyla birlikte 3 gün sürecek Youtube canlı yayınları yaparak alerjiye dair en güncel araştırmalardan besin alerjisi hakkında bilinmesi gerekenlere kadar merak edilenleri yanıtlayacak. </strong></p>
<p>Her yıl dünya genelinde<strong> </strong>farklı tarihlerde kutlanan, bu yıl ülkemizde<strong> 15-21 Mayıs </strong>tarihlerinde kutlayacağımız<strong> Dünya Besin Alerjisi Farkındalık Haftası</strong>, besin alerjilerine ve bu konuda farkındalık yaratmaya fırsat tanıyor.  Bu farkındalığı oluşturmak amacıyla her yıl bir dizi etkinliği hayata geçiren <em><strong>Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği (AİD)</strong></em>, bu yıl da <strong>“Az Çok Fark Etmez Besin Alerjisi Affetmez” </strong>sloganı ile bu özel haftaya dikkat çekmek için bestesi ve yorumu Dr. İskender Türsen’e ait olan bir şarkı hazırladı. Ayrıca, <strong>16-17-16 Mayıs 2023 tarihlerinde 3 gün sürecek Youtube canlı yayın seminerlerini </strong>Alerji ile Yaşam Derneği ortaklığıyla düzenleyen AİD, gerçekleştireceği online programla besin alerjisi konusunu psikolog, alerji uzmanları ve aileler ile derinlemesine konuşacak, bu konudaki yeni araştırmaları katılımcılarla paylaşacak.</p>
<p><em><strong>“Her besin ödül değildir, en iyi ödül farkındalıktır!..”</strong></em></p>
<p><strong>Konuyla ilgili konuşan AİD Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Dilşad Mungan: “Az çok fark etmez, besin alerjisi affetmez”</strong> sloganı, aslında besin alerjisi olan çocuklar ve ebeveynlerin topluma bir haykırışı…Bu haykırış daha çok farkındalık sağlamak, daha çok anlaşılabilmek için. Kimi zaman paylaşımın, kimi zamansa ödüllendirmenin bir ifadesi olan besin ikramının, bu çocuklar için doğru olmadığını anlatabilmek için… Hazırladığımız bu şarkıyla ve seminer serisiyle onların sesi olmak istedik. Çünkü biliyoruz ki <em>“her besin ödül değildir, en iyi ödül farkındalıktır!..”<strong> </strong></em>dedi.</p>
<p><em><strong>Montero’nun koşulsuz katkıları ile gerçekleştirilecek programın detayları şöyle:</strong></em></p>
<p> </p>
<p><strong>ONLINE PROGRAM TAKVİMİ:</strong></p>
<p><strong><u>1.GÜN</u></strong></p>
<p><strong><u>16 MAYIS 2023</u></strong></p>
<p><strong>14:00-14:10                  </strong>Açılış</p>
<p>Moderatör sunuş<strong>       </strong>Prof. Dr. Emine Dibek Mısırlıoğlu</p>
<p>Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği Başkanı<strong> Prof. Dr. Dilşad Mungan’</strong>nın açılış konuşması </p>
<p>Moderatörün konuşmacıları sunması </p>
<p><strong>14:10 – 14:40 </strong>              «Besin ilişkili anafilaksi yaşamış çocuklarla başa çıkmada ebeveynlerin karşılaştığı sorunlar araştırması» ve ebeveynlerin sorunlarla baş etme yöntemleri &#8211; AİD – Prof. Dr. Emine Dibek Mısırlıoğlu, <strong>Alerji ve Yaşam Derneği Başkanı</strong> Özlem Ceylan </p>
<p><strong>14.40 – 14:50</strong>                            Soru – cevap</p>
<p><strong>14:50 – 15:20</strong>              Çocukla oyunun bir parçası olarak alerji (Çocuğa ve ebeveyne alerjiyi anlatırken kolaylaştırıcı bilgiler) Oyun Terapisti, <strong>Klinik Psikolog Çağla Tuğba Selveroğlu</strong></p>
<p><strong>15:20 – 15:30</strong>              Soru – cevap</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong><u>2.GÜN</u></strong></p>
<p><strong><u>17 Mayıs 2023</u></strong></p>
<p><strong> </strong>Moderatör: Prof. Dr. Demet Can</p>
<p><strong>14:00-14:35    </strong>              Besin Alerjisi Tedavisinde Yeni Yaklaşımlar &#8211; AİD Prof. Dr. Ayşen Bingöl </p>
<p><strong>14:35 – 14:45</strong>                            Soru – cevap</p>
<p><strong>14:45 – 15:15</strong>                            Besin alerjili çocuklarda akademik başarı ve sosyalleşme  &#8211; <strong>Prof. Dr. Demet Can, </strong><strong>Psikoterapist Yasemin Meriç Kazdal</strong></p>
<p><strong>15:15 – 15:25</strong>                            Soru – cevap</p>
<p><u> </u></p>
<p><strong><u>3. GÜN</u></strong></p>
<p><strong><u> 18 MAYIS 2023</u>                        </strong></p>
<p>Moderatör: Prof. Dr. Özge Soyer</p>
<p><strong>14:00 – 14:35</strong>                            Alerji sözcüsü olmak (Alerjiyi okula ve çevrenize anlatmak) </p>
<p><strong>Prof. Dr. Özge Soyer, Nazlı Gözdem Çınga Bektaş (Anne)</strong></p>
<p><strong>14:35 – 14:45</strong>                            Soru – cevap</p>
<p><strong>14:45 – 15:15</strong>                            Beslenme (Alerjik çocuğu beslemek, çevreyi bilgi ile beslemek) </p>
<p><strong>Prof. Dr. Derya Ufuk Altıntaş</strong></p>
<p><strong>15:15 – 15:25</strong>                            Soru – cevap</p>
<p> </p>
<p><strong>PROGRAMA KATILIM BİLGİLERİ:</strong></p>
<p>Program, Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği’nin Youtube hesapları üzerinden canlı yayınla gerçekleştirilecektir.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/alerji-seminerleri-basliyor-15-21-mayis-dunya-besin-alerjisi-farkindalik-haftasi-374699">Alerji Seminerleri Başlıyor ! 15-21 Mayıs Dünya Besin Alerjisi Farkındalık Haftası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
