<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>alban | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/alban/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/alban</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 16 Nov 2023 07:41:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>alban | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/alban</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ege&#8217;de &#8220;Azerbaycan&#8217;ın Karabağ Bölgesindeki Tarihi Alban Yapıları&#8221; paneli düzenlendi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/egede-azerbaycanin-karabag-bolgesindeki-tarihi-alban-yapilari-paneli-duzenlendi-422207</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Nov 2023 07:41:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alban]]></category>
		<category><![CDATA[azerbaycanın]]></category>
		<category><![CDATA[bölgesindeki]]></category>
		<category><![CDATA[düzenlendi]]></category>
		<category><![CDATA[egede]]></category>
		<category><![CDATA[karabağ]]></category>
		<category><![CDATA[paneli]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[yapıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=422207</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi uluslararasılaşma misyonu doğrultusunda Türk Dünyasına yönelik farklı konularda bilimsel etkinlikler düzenlemeye devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egede-azerbaycanin-karabag-bolgesindeki-tarihi-alban-yapilari-paneli-duzenlendi-422207">Ege&#8217;de &#8220;Azerbaycan&#8217;ın Karabağ Bölgesindeki Tarihi Alban Yapıları&#8221; paneli düzenlendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege’de “Azerbaycan’ın Karabağ Bölgesindeki Tarihi Alban</p>
<p>Yapıları” paneli düzenlendi</p>
<p>Ege Üniversitesi uluslararasılaşma misyonu</p>
<p>doğrultusunda Türk Dünyasına yönelik farklı konularda bilimsel etkinlikler</p>
<p>düzenlemeye devam ediyor. Bu kapsamda Ege Üniversitesi (EÜ) Türk Dünyası</p>
<p>Araştırmaları Enstitüsü (TDAE) Sosyal, Ekonomik ve Siyasal İlişkiler Anabilim</p>
<p>Dalı tarafından “Azerbaycan’ın Karabağ Bölgesindeki Tarihi Alban Yapıları”</p>
<p>konulu panel düzenlendi. EÜ TDAE Konferans Salonu’nda düzenlenen panele</p>
<p>EÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Banu Yücel, EÜ TDAE Müdürü Prof. Dr.</p>
<p>Nadim Macit, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Moderatörlüğünü EÜ TDAE</p>
<p>Türk Dünyası Sosyal, Ekonomik ve Siyasal İlişkiler Anabilim Dalı Başkanı</p>
<p>Prof. Dr. Vefa Kurban’ın üstlendiği panelde, EÜ Birgivi İlahiyat Fakültesi</p>
<p>Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bekir Zakir Çoban, Tarihçi Prof. Dr. Rizvan Hüseynov</p>
<p>konuşmacı olarak yer aldılar.</p>
<p>“Azerbaycan siyasal ve ekonomik açıdan büyük bir değişim yaşamıştır”</p>
<p>Panelin açılışında konuşan Prof. Dr. Banu Yücel, “Sizleri Sayın</p>
<p>Rektörümüz ve kendi adıma en içten sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.</p>
<p>Bilindiği üzere, Kafkasya, Türkiye’nin yanı başında yer alan, Karadeniz ile</p>
<p>Hazar Denizi’nin arasında bir silsile halindeki Kafkas Dağları boyunca uzanan</p>
<p>stratejik bir coğrafya olarak bilinmektedir. Sahip olduğu cazip konum sebebiyle</p>
<p>tarih boyunca üzerinde farklı hesaplar yapılan Kafkasya, üzerinde büyük</p>
<p>mücadelelerin de gerçekleştiği bir toprak parçası olmuştur. Tarihi, dili, dini ve</p>
<p>etnik gruplar bakımından dünyanın en zengin bölgelerinden biri olan soğuk</p>
<p>savaşı SSCB hâkimiyetinde geçirmiş Kafkasya’da, SSCB’nin çöküşüyle birlikte</p>
<p>1991 yılında Güney Kafkasya kanadından Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan</p>
<p>bağımsızlıklarını deklare etmiştir. Soğuk savaşın bitimi ile Kafkasya’nın siyasal</p>
<p>ve etnik yapısındaki gelişmeler açısından bir dönüm noktası olmuştur. Özellikle</p>
<p>Rus hegemonyasından kurtulmuş bağımsızlığına yeniden kavuşmuş ve Güney</p>
<p>Kafkasya’nın parlayan yıldızı olan Azerbaycan, uluslararası siyasette egemen</p>
<p>aktör olarak var olmaya başlamıştır” dedi.</p>
<p>Azerbaycan’ın enerji nakil güzergahlarının kesiştiği bir noktada olması</p>
<p>nedeniyle bölge ülkelerin ve küresel güçlerin ekonomik ve politik bir mücadele</p>
<p>alanı konumuna geldiğini ifade eden Prof. Dr. Yücel, “Soğuk savaş sonrası</p>
<p>Azerbaycan siyasal, ekonomik ve askeri açılardan büyük bir değişim yaşamıştır.</p>
<p>Bugün topraklarını işgalden temizlemiş ve toprak bütünlüğünü sağlamıştır. Bu</p>
<p>panelde de kardeş ülke Azerbaycan tarihi, farklı bir bakış açısı ile ele alınacaktır.</p>
<p>Panel konuşmacılarımız yapacakları sunumlarda Azerbaycan’da bulunan Alban </p>
<p>yapılarının bölgedeki etkilerini irdeleyecektir. Panelin verimli olmasını ve</p>
<p>katılımcılarımıza farklı bir akademik bakış açısı kazandırmasında katkı</p>
<p>sağlamasını umut ediyorum” diye konuştu.</p>
<p>“Enstitü olarak Türk Dünyası’nın her meselesini önemsiyoruz”</p>
<p>Enstitü Müdürü Prof. Dr. Nadi Macit, “Türk Dünyası Araştırmaları</p>
<p>Enstitüsü olarak Türk Dünyası’nın her meselesini önemsiyoruz. İlmi esaslara</p>
<p>dayalı olarak tartışmak, paylaşmak istiyoruz. ‘Tarihi Alban Yapıları’ ifadesini</p>
<p>açmak lazım. Çünkü bu konu hassas, bir o kadar da önemli bir konudur.</p>
<p>Albanlar ilk Hristiyan topluluklardan biridir. 26 boydan oluşan bu toplum</p>
<p>yapısında İskitlerin de yer aldığı bilinmektedir. Farklı dönemlerde merkezi</p>
<p>güçlerle işbirliği yaparak Albanlar üzerinde baskı oluşturma, ardından bunları</p>
<p>Ermeni toplumu olarak gösterme, tarihi eserlerini dönüştürme girişimleri</p>
<p>üzerinde durulması gereken bir konudur Çünkü dini temaların iç ve dış</p>
<p>bağlamından kopartılarak politik-stratejik amaçlar için kullanılmasını eleştirmek</p>
<p>din eleştirisi olarak algılanmakta ve istismar edilmektedir. Bazı dini temaları</p>
<p>stratejik hamlelerin eşiği yapma girişimleri tarihin her döneminde yapılmıştır.</p>
<p>Bugün de yapılmaktadır. Hatta bir toplumun dini inançları o toplumun aleyhine</p>
<p>dahi kullanılmaktadır. Bu hususa bağlı olarak Albanları ve Alban yapılarını</p>
<p>tarihi durumu çarpıtarak Ermeni dünya tasavvurunun ve politikasının aracı</p>
<p>yapma girişimini eleştirmek, tarihi gerçeği ortaya koymak Hıristiyanlığı veya</p>
<p>Ermenileri aşağılamak değildir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti laik, demokratik</p>
<p>devlettir. Her inanç ve ibadete saygılıdır. Entelektüel ve etik laikliğin gereği de</p>
<p>budur. Eğer bir inanç ve ibadet politik ve stratejik hamlelerin eşiği ve kaldıracı</p>
<p>yapılarak insanların canını, malını tahrip etmenin parçası yapılırsa buna hayır</p>
<p>demek dini ahlakın gereğidir. Böyle bir oluşuma karşı bir eleştiri getirmek, ilmi</p>
<p>bir değerlendirme yapmak zaruridir” dedi.</p>
<p>Moderatör Prof. Dr. Vefa Kurban ise, “Şuşa Ermeni İşgalinden Önce ve</p>
<p>Sonra” başlıklı bir proje ile yola çıktıklarını ve bu projenin bir başka projeye</p>
<p>çığır açtığını söyledi. Prof. Dr. Kurban, proje ile Şuşa şehrinin tarihi yapılarının</p>
<p>incelenmesi, bölgenin kültürü, sosyo-ekonomik ve siyasi yapılanmasına ilişkin</p>
<p>araştırmanın yapılması ve bölgede yapılacak olan restorasyon çalışmaları</p>
<p>öncesindeki son durumun tespit edilmesine yönelik olduğunu belirttikten sonra</p>
<p>hem Azerbaycan Cumhuriyeti sınırları içerisinde hem de bugünkü Ermenistan</p>
<p>Cumhuriyeti’nin olduğu topraklarda, yani Batı Azerbaycan topraklarında çok</p>
<p>fazla Alban yapılarının olduğunun altını çizdi.</p>
<p>“Alban devleti tarih boyunca müstakil ve farklı bir devlet olmuştur”</p>
<p>Panelde sunum gerçekleştiren Prof. Dr. Bekir Zakir Çoban, “Güney</p>
<p>Kafkasya tarih boyunca çeşitli siyasi mücadelelere sahne olmuş bir alandır.</p>
<p>Hıristiyanlık ve İslam öncesinde bölgede Yahudilik, paganizm ve Zerdüştilik</p>
<p>inançlarının mevcut olduğunu biliyoruz. Bu bölgede Hıristiyanlık ise ilk</p>
<p>yüzyıldan itibaren yayılmaya başlayan bir din olmuştur. Ermeniler, Albanlar ve</p>
<p>Gürcüler arasında havariler döneminden itibaren Hıristiyanlığın yayıldığı bu</p>
<p>milletlerce kabul edilmektedir. Bölgedeki Yahudiliğin de burada Hıristiyanlığın </p>
<p>gelişmesinde önemli bir etkisi bulunmaktadır. Özellikle Ermeniler ve Gürcüler</p>
<p>kendilerini Nuh peygamberin soyuna dayandırmaktadırlar. 4’üncü yüzyılın</p>
<p>başlarında Milan fermanıyla Hıristiyanlığın Roma İmparatorluğunda serbest</p>
<p>bırakılması bu bölgeyi de etkilemiş ve kısa süre sonra Ermeniler ve Albanlar</p>
<p>resmi dinleri olarak Hıristiyanlığı belirlemişlerdir. Fakat Kadıköy Konsili</p>
<p>sonrasındaki monofizit-diyofizit ayrılığında Albanların çoğunluğu diyofizit</p>
<p>inanca, Ermeniler ise monofizit inanca bağlı kalmıştır. Tarihi çoklarınca</p>
<p>bilinmese de Alban devleti milattan önce 4’üncü yüzyıldan, bölgenin Arap</p>
<p>hâkimiyetine girdiği 8’nci yüzyıl başlarına kadar Güney Kafkasya’da, şimdiki</p>
<p>Azerbaycan topraklarında hüküm sürmüş bir devlettir. Alban Kilisesi veya</p>
<p>Kafkas Alban Kilisesi de miladi 4’üncü yüzyıldan itibaren bu bölgede varlık</p>
<p>göstermiştir. Ne var ki Hıristiyan Albanlar özellikle İslam hilafetinin desteğini</p>
<p>alan Ermenilerce 8’inci yüzyıldan itibaren Gregoryenleştirilmeye çalışılmış,</p>
<p>daha sonra Rus Çarlığı döneminde ise yine Ermeni Kilisesinin tahakküm</p>
<p>çabalarına maruz kalmışlardır. Her dönem Karabağ bölgesini de içine alan</p>
<p>Albanya, Ermenilerin gözünde her daim büyük Ermenistan hayalinin bir parçası</p>
<p>olduğundan, Ermeni Kilisesi ve devleti öncesinde de işgal döneminde de</p>
<p>özellikle Karabağ’daki Alban yapılarını, hatta bölgedeki tüm kültürel mirası</p>
<p>kendine maletmek yönünde bir propaganda gütmektedir. Oysa Alban devleti</p>
<p>tarih boyunca müstakil ve farklı bir devlet olduğu gibi Alban Kilisesi de Ermeni</p>
<p>Kilisesinden önce kurulmuş ve kendine has inanç ve uygulamaları olan bir</p>
<p>kilisedir” dedi.</p>
<p>“Gandzasar Manastırı, yüzyıllarca Alban patriklerinin merkezi olmuştur”</p>
<p>Azerbaycan’dan gelen Kafkasya Tarihi Merkezi Başkanı Prof. Dr. Rizvan</p>
<p>Hüseynov ise Azerbaycan&#8217;ın Doğu Zengezur bölgesinde bulunan Alban</p>
<p>Gandzasar (Ganjasar) Manastırı’nın bazı epigrafik yazıtlarına ilişkin bilimsel bir</p>
<p>çalışmanın başlangıç sonuçları ile ilgili bir sunum gerçekleştirdi. Prof. Dr.</p>
<p>Rizvan Hüseynov, Gandzasar Manastırı’nın, yüzyıllarca Alban patriklerinin</p>
<p>merkezi olduğunu vurgulayarak 19’uncu yüzyılın başında Çarlık Rusya&#8217;nın</p>
<p>Kafkasya&#8217;ya gelmesinden sonra Alban Bağımsız Kilisesinin kapatıldığını ve mal</p>
<p>varlığı, el yazmaları ve cemaatinin ise Etchmiadzin Ermeni Kilisesi&#8217;ne</p>
<p>devredildiğinin altını çizdi. Prof. Dr. Hüseynov, “Gandzasar Manastırı birçok</p>
<p>onarımdan geçmiş ve değişikliklere uğramış ve bu nedenle epigrafik yazıtların</p>
<p>büyük bir kısmı yok edilmiş veya değiştirilmiştir. Kafkasya Tarihi Merkezi,</p>
<p>Gandzasar&#8217;ın bazı epigrafik yazıtlarının önceki ve şu anki durumunun</p>
<p>karşılaştırmalı bir analizini gerçekleştirmiş ve araştırma sonuçlarını tebliğ</p>
<p>etmiştir. Orta Çağ&#8217;da monofizitizmi kabul eden Türkler tarafından oluşturulan</p>
<p>büyük bir Türk mirası ve epigrafi katmanı keşfedilmiştir. Bu Türkler,</p>
<p>Karabağ&#8217;daki Alban Haçen Prensliği’nin temellerini atmış ve Gandzasar&#8217;da</p>
<p>ruhani bir merkeze sahip olmuşlardır. Gandzasar, uzun yıllar boyunca Alban</p>
<p>patriklerinin makamının bulunduğu yerdir. Analiz, bir dizi arşiv malzemesi ve</p>
<p>yabancı yazar çalışmasının incelenmesine dayanarak gerçekleştirilmiştir. Alban</p>
<p>Gandzasar Patrikhanesi tarihine kısa bir giriş niteliğindedir” dedi. </p>
<p>Panel sonunda Prof. Dr. Banu Yücel katılımcılara günün anısına istinaden</p>
<p>“Teşekkür Plaketi” ve hediye verdi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egede-azerbaycanin-karabag-bolgesindeki-tarihi-alban-yapilari-paneli-duzenlendi-422207">Ege&#8217;de &#8220;Azerbaycan&#8217;ın Karabağ Bölgesindeki Tarihi Alban Yapıları&#8221; paneli düzenlendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
