<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>akran | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/akran/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/akran</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 17 Mar 2026 08:48:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>akran | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/akran</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Türkiye&#8217;de akran zorbalığı dünya ortalamasını aştı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiyede-akran-zorbaligi-dunya-ortalamasini-asti-620966</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Mar 2026 08:48:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[akran]]></category>
		<category><![CDATA[aştı]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[gençler]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[ortalamasını]]></category>
		<category><![CDATA[ortam]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Tarhan]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620966</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile Üsküdar Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen “Okullarda Koruyucu Ruh Sağlığı Hizmetleri, Önleme ve Farkındalık Çalışmaları” başlıklı çevrim içi eğitim programında liselerde görev yapan psikolojik danışmanlarla bir araya geldi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-akran-zorbaligi-dunya-ortalamasini-asti-620966">Türkiye&#8217;de akran zorbalığı dünya ortalamasını aştı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile Üsküdar Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen “Okullarda Koruyucu Ruh Sağlığı Hizmetleri, Önleme ve Farkındalık Çalışmaları” başlıklı çevrim içi eğitim programında liselerde görev yapan psikolojik danışmanlarla bir araya geldi.</p>
<p>İstanbul’daki liselerde görev yapan rehber öğretmenlere yönelik düzenlenen seminere yaklaşık 2 bine yakın psikolojik danışman ve rehber öğretmen katıldı.</p>
<p>Programda okullarda koruyucu ruh sağlığı hizmetlerinin önemi, ergenlik dönemindeki gençlerin psikolojik ihtiyaçları ve okullarda uygulanabilecek önleyici yaklaşımlar ele alındı.</p>
<p><strong>“Rehber öğretmenlerin rolü çok kritik”</strong></p>
<p>Programda konuşan Prof. Dr. Tarhan, dijitalleşen dünyada gençlerin karşılaştığı risklerin arttığını ve bu süreçte rehber öğretmenlerin çok önemli bir rol üstlendiğini belirterek, “Bugün dijitalleşen dünyada ve küresel ölçekte gençlerin birçok riskle karşı karşıya kaldığı bir dönemde rehber öğretmenlerimizin kilit rolü olduğunu görüyorum. Okullarda hem büyük bir sorumlulukları var hem de büyük bir fırsatları var.” dedi.</p>
<p>Psikolojik danışmanların yaşadıkları vakaları kayıt altına almalarının mesleki gelişim açısından önemli olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Rehber öğretmenlerimizin yaşadıkları olayları not almalarını ve bir olgu defteri tutmalarını tavsiye ederim. Karşılaştıkları vakaları yazmaları, daha sonra bunlar üzerine düşünmeleri ve çözüm arayışlarını kaydetmeleri onların mesleki gelişimleri açısından çok önemli bir birikim oluşturur. Bu belki kısa vadede bir külfet gibi görünebilir ama uzun vadede insanı ve gençleri daha iyi anlamayı sağlayacak çok değerli bir tecrübe kazandırır.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Ergenlik dönemi kimlik arayışının yoğun yaşandığı bir süreç</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, ergenlik döneminin gençlerin kimlik arayışı yaşadığı doğal bir süreç olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu:</p>
<p>“Gençlik döneminin doğal bir özelliği kimlik arayışıdır. Gençler bu dönemde ‘Ben kimim, nereye yönelmeliyim, niçin varım?’ gibi sorular sorarlar. Bu süreç özellikle 12–15 yaş aralığında daha yoğun yaşanır. Nörobiyolojik olarak ergenlik ortalama 22 yaşına kadar devam eder. Hatta bazı kişilerde 30’lu yaşlara kadar uzayabilen bir süreçten söz ediyoruz.”</p>
<p>Ergenlik döneminde beynin gelişimi nedeniyle duyguların aklın önüne geçebildiğini ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Ergenlikte beynin duygusal bölgeleri daha hızlı gelişirken, düşünme ve karar verme ile ilgili frontal bölgeler daha geç gelişir. Bu nedenle ergenler çoğu zaman sonunu düşünmeden hareket edebilir. Hisleri akıllarının önüne geçebilir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Ergenlerin üç temel psikolojik ihtiyacı var</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, ergenlik döneminde gençlerin üç temel psikolojik ihtiyaca sahip olduğunu belirterek, “Ergenlerin üç temel psikolojik ihtiyacı vardır: Aidiyet, yeterlilik ve anlam. Aidiyet duygusu, gencin kendisini ailesine, okuluna veya arkadaş grubuna ait hissetmesiyle ilgilidir. Yeterlilik duygusu, bir alanda küçük de olsa başarı yaşayabilmesiyle oluşur. Anlam duygusu ise yaptığı işin değerli olduğunu hissetmesidir.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Bu ihtiyaçların karşılanmasının ergenlik sürecini daha sağlıklı hale getirdiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, “Bu üç ihtiyaç karşılandığında ergenlik dönemi daha az fırtınalı geçer. Ancak bu ihtiyaçlar karşılanmadığında gençler kendilerini değersiz veya dışlanmış hissedebilir.” dedi.</p>
<p><strong>Arkadaş önünde küçük düşürülmek ağır bir deneyim… </strong></p>
<p>Okul ortamında adalet duygusunun gençler için çok önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Ergenler adalet konusunda çok hassastır. Öğretmenin ayrımcılık yaptığını düşündükleri anda bu durum öfke birikimine yol açabilir. Kendini değersiz veya görülmemiş hisseden genç bazen güç gösterisiyle dikkat çekmeye çalışabilir.” diye konuştu.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, öğrencilerin arkadaşlarının önünde küçük düşürülmemesinin önemine de dikkat çekerek, “Bir gencin arkadaşlarının önünde küçük düşürülmesi çok ağır bir deneyimdir. Bazı gençler bu tür durumlarda içine kapanır, bazıları ise biriktirdikleri öfkeyi ani ve dürtüsel davranışlarla dışa vurabilir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Ergenlerin hata yapma hakkı vardır</strong></p>
<p>Gençlerin hatalarının cezalandırılmak yerine eğitsel bir fırsata dönüştürülmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “onarıcı adalet” yaklaşımına dikkat çekti ve “Ergenlerin hata yapma hakkı vardır. Ancak başkasına zarar verme hakları yoktur. Bu nedenle ceza vermek yerine onarıcı adalet yöntemleri uygulanabilir. Örneğin topluma hizmet çalışmaları yaptırmak veya iyilik projeleri hazırlatmak gibi yöntemler gençlerin davranışlarının sonuçlarını anlamasını sağlar.” dedi.</p>
<p><strong>Korkutarak genç yönetilemez</strong></p>
<p>Prof. Dr.<strong> </strong>Tarhan, günümüz dünyasında otoriter ve baskıcı yaklaşımların gençler üzerinde etkili olmadığını belirterek, “Artık dünyada toplumlar açık toplum haline geldi. Dijitalleşme dünyayı adeta elektronik köy haline getirdi. Böyle bir çağda korkutarak bir genci yönetmek mümkün değildir. Gençlerin kendilerini ifade edebileceği, konuşabileceği ve paylaşabileceği ortamların oluşturulması gerekiyor.” diye konuştu.</p>
<p>Ruh sağlığında önleyici çalışmaların önemine de dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “Psikiyatri çoğu zaman sorun ortaya çıktıktan sonra devreye girer. Oysa birincil koruma dediğimiz yaklaşımda sağlıklı bireylerin psikolojik dayanıklılığını artırmaya odaklanırız. Okullarda yapılacak psikolojik sağlamlık çalışmaları bu açıdan çok değerlidir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Dijital ortam şiddetin tek nedeni değil</strong></p>
<p>Dijitalleşmenin gençler üzerindeki etkisinin çoğu zaman yanlış yorumlandığını belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, dijital araçların tek başına şiddet üretmediğini, ancak bazı psikolojik süreçlerle birleştiğinde şiddet eğilimini kolaylaştırabildiğini söyledi.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, “Dijital ortam tek başına şiddetin nedeni değildir. Ama başka psikolojik mekanizmalarla birleştiğinde şiddet eğilimini kolaylaştırıcı bir etkisi vardır. Sosyal medya, video oyunları ve internet içerikleri gençlerin dünyasının bir parçası. Ancak bunların bazıları şiddeti normalleştirebiliyor. Kavga videoları, saldırgan içerikler ve şiddeti çözüm gibi gösteren videolar, özellikle ergenler üzerinde etkili olabiliyor.” dedi.</p>
<p><strong>Agresif influencer gençler üzerinde etkili…</strong></p>
<p>Dijital ortamın en önemli etkilerinden birinin şiddeti sıradanlaştırmak olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, gençlerin yalnızca dijital içeriklerden değil, gerçek hayattaki rol modellerden de etkilendiğini vurguladı ve “Dijital ortamın yaptığı en önemli etki şiddeti normalleştirmesidir. Ancak bundan daha güçlü bir etki canlı şiddettir. Ailede, çevrede ya da toplumda öfke dili iletişim dili haline gelmişse çocuk bunu model alır. Gördüğü şiddeti alışılmış bir davranış gibi algılamaya başlar.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Bu noktada sosyal öğrenmenin önemine değinen Prof. Dr. Tarhan, psikolog Albert Bandura’nın sosyal öğrenme kuramına dikkat çekerek, özellikle agresif influencer’ların ve zorbalık içeren içeriklerin gençler üzerinde güçlü model etkisi oluşturduğunu ifade etti.</p>
<p><strong>Şiddete maruz kalmak empatiyi azaltıyor</strong></p>
<p>Şiddet içeriklerine sürekli maruz kalmanın gençlerde duygusal duyarsızlaşmaya yol açabileceğini söyleyen Tarhan, bunun empati duygusunu zayıflatabileceğini belirtti ve “Şiddetin görüntülerine çok maruz kalındığında korku ve empati azalır. Bu durum kötülüğün sıradanlaşmasına yol açar. Şiddet içeriklerine sürekli maruz kalmak gençlerin duyarlılığını azaltabilir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Sosyal medya algoritmaları agresif içerikleri öne çıkarabiliyor</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, sosyal medya algoritmalarının da bu süreçte etkili olduğunu ifade ederek, dijital platformların çoğu zaman dikkat çekici ve tartışmalı içerikleri daha fazla öne çıkardığını söyledi ve “Sosyal medya algoritmaları çoğu zaman şeffaf değil. Şok edici, agresif veya tartışmalı içerikler daha hızlı yayılıyor. Arama motorlarında ve sosyal platformlarda adeta ikna laboratuvarları gibi çalışan sistemler var. Kullanıcının ilgisine göre içerik sunuluyor ve kişi sürekli aynı tür içeriklerle besleniyor.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Dijital ortamın özellikle ergenlik döneminde kontrolsüz kullanıldığında bağımlılık riskini artırdığını belirten Prof. Dr. Tarhan, “Eğer bir genç dijital ortamda saatler geçiriyor, yemek reddi, okul reddi gibi davranışlar gösteriyorsa burada bağımlılıktan söz edebiliriz. Hatta bazı vakalarda çocukların odalarına pet şişe koyup tuvalete gitmek için bile oyunu bırakmak istemediklerini görüyoruz.” dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, eğlence amaçlı ekran kullanımının günlük zamanın yüzde 20’sini geçmemesi gerektiğini vurgulayarak, bu sınırın aşılması durumunda bağımlılık riskinin arttığını ifade etti.</p>
<p><strong>Dijital zorbalık korkakça yapılan bir şiddet türü</strong></p>
<p>Siber zorbalığın da gençler arasında önemli bir risk alanı olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, anonim ortamların saldırgan davranışları kolaylaştırabildiğini söyledi ve “Dijital ortamda siber zorbalık dediğimiz bir durum var. Buna dijital zorbalık da diyoruz. Kişiler anonim şekilde saklanarak saldırgan davranışlar gösterebiliyor. Bu da özellikle ergenler için ciddi bir risk oluşturuyor.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Dijitalleşme tehdit olduğu kadar fırsat da</strong></p>
<p>Dijitalleşmenin yalnızca risk değil aynı zamanda önemli fırsatlar da sunduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, doğru kullanıldığında gençlerin gelişimine katkı sağlayabileceğini ifade etti.</p>
<p>“Dijitalleşme bir sel gibi geliyor. Bu sele lanet okumak yerine onu fırsata dönüştürmemiz gerekiyor. Uçurtmayı uçurtan rüzgar değil, rüzgara karşı aldığımız pozisyondur. Eğer doğru pozisyon alırsak gelecek nesiller bize teşekkür eder.” diye konuşan Prof. Dr. Tarhan, dijital çağda en önemli konunun etik değerler eğitimi olduğunu ve özellikle erken çocukluk dönemine dikkat çekti.</p>
<p>“Ahlak doğuştan gelmez, öğrenilen bir şeydir. Erdem ve değer eğitimi en etkili şekilde 4–6 yaş arasında verilir. Bu dönem altın değerindedir. Daha sonraki yıllarda da öğrenilir ama daha zor olur.” ifadesinde bulunan Prof. Dr. Tarhan, “Okullarda yaşanan olayları cezalandırma yerine fırsat eğitimine dönüştürmek gerekir. Öğrenciyi utandırmadan, incitmeden o olay üzerinden bir öğrenme fırsatı oluşturmak eğitimciliğin en önemli becerilerinden biridir.” dedi.</p>
<p><strong>Şiddet vakalarının öncü işaretleri var</strong></p>
<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, okullarda görülebilecek şiddet vakalarının çoğunda önceden ortaya çıkan bazı işaretler bulunduğunu belirterek, bu belirtilerin erken fark edilmesinin kritik önem taşıdığını söyledi.</p>
<p>Şiddetin yalnızca başkalarına yönelik değil, kişinin kendisine yönelttiği davranışlar şeklinde de ortaya çıkabileceğini ifade eden Prof. Dr. Tarhan, özellikle intihar vakalarının çoğunda öncü belirtilerin görüldüğünü vurguladı ve “İntihar da aslında kendine yönelik bir şiddettir. Başkasına yönelik şiddet gibi intihar vakalarının da öncülleri vardır. Bu belirtileri erken fark edebilmek çok önemli. Bu öncülleri çoğu zaman sınıf öğretmenleri, öğrencinin yakın arkadaşları ya da sınıf temsilcileri daha kolay yakalayabilir.” dedi.</p>
<p><strong>Ani kişilik değişimleri önemli bir uyarı işareti</strong></p>
<p>Bir öğrencinin davranışlarında aniden ortaya çıkan değişimlerin dikkatle izlenmesi gerektiğini belirten Tarhan, özellikle ergenlik döneminde görülen ani duygu durum değişimlerinin risk işareti olabileceğini söyledi ve “Daha önce neşeli ve sakin olan bir öğrenci birden durgunlaşmışsa ya da tam tersi sürekli durgun olan bir öğrenci birden aşırı hareketli hale gelmişse burada bir kişilik değişimi olabilir. Bu tür durumlarda şüphelenmek gerekir. Çünkü bu değişimler bazen duygu durum bozukluklarının habercisi olabilir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Şiddetin küçük belirtileri büyük olayların habercisi olabilir</strong></p>
<p>Başkasına yönelik şiddetin de çoğu zaman küçük davranışlarla başladığını ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Küçük şiddet davranışları büyük şiddetin habercisi olabilir. Eğer bir kişi şiddeti bir sorun çözme yöntemi haline getirmişse o kişi risk grubunda kabul edilmelidir. Okullarda risk grubu oluşturulmalı ve bu öğrenciler birebir takip edilmelidir. Bu öğrencilerin içine attığı duygular, biriktirdiği öfke ya da yaşadığı sorunlar anlaşılmaya çalışılmalıdır.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Akran zorbalığı Türkiye’de yüksek seviyede</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, akran zorbalığının da gençler arasında önemli bir sorun olduğuna dikkat çekerek, uluslararası verilerle Türkiye’deki durumu karşılaştırdı ve “Dünyada akran zorbalığı ortalama yüzde 33 civarında. OECD ortalaması bu seviyede. Türkiye’de ise bu oran yüzde 40’lara kadar çıkıyor.” dedi.</p>
<p>Ergenlik dönemindeki bazı çatışmaların doğal olduğunu ancak sistematik zorbalığın mutlaka ele alınması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, okullarda sosyal ve duygusal becerilerin geliştirilmesinin önemini vurguladı.</p>
<p><strong>Sosyal ve duygusal beceriler şiddeti azaltır</strong></p>
<p>Gelişmiş eğitim sistemlerinde “Sosyal ve Duygusal Öğrenme” modelinin yaygın olarak uygulandığını belirten Tarhan, “Şiddeti azaltmanın önemli yollarından biri sosyal ve duygusal öğrenme modelidir. Bu model öğrencilerin empati kurmasını, duygularını yönetmesini ve sorunlarını şiddet dışı yollarla çözmesini öğretir.” diye konuştu.</p>
<p>Okullarda yaşanan disiplin sorunlarının yalnızca ceza ile çözülmemesi gerektiğini belirten Tarhan, “Disiplin uygulamalarında cezalandırıcı adalet yerine onarıcı adalet yaklaşımı benimsenmelidir. Öğrencinin yaptığı hatayı telafi etmesine imkân tanıyan yöntemler daha kalıcı sonuç verir. Bazı eğitim sistemlerinde öğrenciler rastgele iyilik projelerine gönderiliyor. Yaşlı bakım evlerinde, çocuk koruma kurumlarında gönüllü çalışmalar yapıyorlar. Böylece empati geliştiriyor ve hayatın farklı yönlerini deneyimleyerek öğreniyorlar.” dedi.</p>
<p><strong>Kriz yönetimi için hazırlıklı olmak gerekir</strong></p>
<p>Okullarda yaşanabilecek şiddet veya intihar vakalarına karşı kriz yönetim planlarının hazırlanmasının önemine dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “Krizi yönetmenin birinci şartı krize hazırlıklı olmaktır. Krize hazırlıklı olmayan kişi krizin bir parçası haline gelir. Stres altında soğukkanlı kalmak çok önemli. Kriz anında liderlik ortaya çıkar. Panik yapanı sakinleştirmek, ortamı kontrol etmek ve doğru müdahale planını uygulamak gerekir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Şiddet olayları sosyal bir yangın gibi görülmeli</strong></p>
<p>Okullarda kriz müdahale ve risk yönetimi planlarının oluşturulması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, bu konunun yangın güvenliği kadar ciddiye alınması gerektiğini söyledi ve “Yangın eğitimi nasıl ciddiye alınıyorsa bu konu da aynı şekilde ele alınmalıdır. Çünkü bu da bir sosyal yangındır. Okullarda kriz önleme ve kriz müdahale planları mutlaka hazırlanmalıdır.” şeklinde sözlerini tamamladı. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-akran-zorbaligi-dunya-ortalamasini-asti-620966">Türkiye&#8217;de akran zorbalığı dünya ortalamasını aştı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Maltepe&#8217;de &#8220;Üniversiteye Hazırlanırken Akran İletişimi ve Zorbalık&#8221; semineri düzenlendi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/maltepede-universiteye-hazirlanirken-akran-iletisimi-ve-zorbalik-semineri-duzenlendi-619276</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Mar 2026 11:42:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[akran]]></category>
		<category><![CDATA[hazırlanırken]]></category>
		<category><![CDATA[letişimi]]></category>
		<category><![CDATA[maltepe]]></category>
		<category><![CDATA[semineri]]></category>
		<category><![CDATA[Şengül]]></category>
		<category><![CDATA[üniversiteye]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=619276</guid>

					<description><![CDATA[<p>Maltepe Belediyesi’nce üniversiteye hazırlanan Maltepeli öğrencilere yönelik “Üniversiteye Hazırlanırken Akran İletişimi ve Zorbalık” semineri düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/maltepede-universiteye-hazirlanirken-akran-iletisimi-ve-zorbalik-semineri-duzenlendi-619276">Maltepe&#8217;de &#8220;Üniversiteye Hazırlanırken Akran İletişimi ve Zorbalık&#8221; semineri düzenlendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Maltepe Belediyesi’nce üniversiteye hazırlanan Maltepeli öğrencilere yönelik “Üniversiteye Hazırlanırken Akran İletişimi ve Zorbalık” semineri düzenlendi. Cumhuriyet Eğitim Merkezi Rehber Öğretmeni Eda Şengül’ün konuşmacı olarak katıldığı seminer, Yılmaz Mızrak Kültür Merkezi’nde gerçekleşti. Akran zorbalığının günümüzde oldukça yaygın ve önemli problemler arasında yer aldığına değinen Şengül, zorbalığın; bir kişinin veya grubun diğer bir kişi ya da bir gruba birden fazla olumsuz eylemde bulanması olarak gerçekleştiğini ifade etti. </p>
<p><b>ZORBALIK, DERS BAŞARISINDA DÜŞMEYE YOL AÇIYOR</b></p>
<p>Eda Şengül sağlıklı iletişimin temelinde empati ve aktif dinlemenin bulunduğuna değindi. Akran zorbalığının fiziksel, sözel, sosyal ve siber zorbalık gibi farklı boyutları olduğuna değinen Şengül, zorbalığa maruz kalan öğrencilerin kaygı seviyelerinde artış, yoğun korku, çaresiz ve değersiz hissetmenin sık görüldüğünü, ders başarısında düşme, konsantrasyon sorunu, okul reddi gibi akademik problemler de yaşanabildiğini belirtti. Şengül, öğrencilerin zorbalığı tanımaları, zorbalığa maruz kaldıklarında ya da tanıklık ettiklerinde nasıl davranmaları gerektiği ve yardım mekanizmalarına nasıl başvurabilecekleri konusunda bilgilendirme  de yaptı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/maltepede-universiteye-hazirlanirken-akran-iletisimi-ve-zorbalik-semineri-duzenlendi-619276">Maltepe&#8217;de &#8220;Üniversiteye Hazırlanırken Akran İletişimi ve Zorbalık&#8221; semineri düzenlendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Akran zorbalığı yaygınlaşıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/akran-zorbaligi-yayginlasiyor-615243</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Feb 2026 09:48:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[akran]]></category>
		<category><![CDATA[Akran Zorbalığı]]></category>
		<category><![CDATA[arkadaş]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğa]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[davranış]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[yaygınlaşıyor]]></category>
		<category><![CDATA[zorba]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalığı]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=615243</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son yıllarda akran zorbalığının yaygınlaşması endişeleri artırıyor. Yapılan araştırmalar; ülkemizde her 3 çocuktan 1’inin akran zorbalığına uğradığını gösteriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akran-zorbaligi-yayginlasiyor-615243">Akran zorbalığı yaygınlaşıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda akran zorbalığının yaygınlaşması endişeleri artırıyor. Yapılan araştırmalar; ülkemizde her 3 çocuktan 1’inin akran zorbalığına uğradığını gösteriyor. Zorbalık; fiziksel şiddet, dışlama, alay etme, küçük düşürme, tehdit, sosyal medyada ifşa ve dijital taciz gibi farklı şekillerde ortaya çıkabiliyor. <strong>Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak</strong> “Son yıllarda dijital ortamın da yaygınlaşmasıyla akran zorbalığı çok daha sık görülmektedir. Akran zorbalığını “çocuklar arasında olur böyle şeyler” diyerek görmezden gelmek sorunu küçültmez, büyütür; çocuğun ruh sağlığını ve akademik geleceğini son derece olumsuz etkiler. Erken fark edilip doğru şekilde müdahale edildiğinde, çocuğa bazı önlemler öğretildiğinde önlenebilir” diyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Sancak, akran zorbalığına uğrayan çocuklarda 7 önemli belirtiyi sıraladı, akran zorbalığına karşı alınabilecek 9 etkili önlemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.  </p>
<ul>
<li><strong>Yalnız kalmamak</strong></li>
</ul>
<p>Zorbalığın genellikle içe kapanık, sosyal olarak izole edilmiş ve yalnız görülen çocukları hedef aldığını belirten Dr. Barış Sancak “Grup içindeki bir çocuğa yönelme ihtimali belirgin şekilde azalır. Özellikle teneffüslerde, okul çıkışlarında ve servis beklerken çocuğun tek başına olmaması koruyucu bir önlemdir. Bir arkadaşla olmak hem caydırıcıdır hem de güç verir. Bu nedenle güvenli bir arkadaş edinmek etkili bir savunma mekanizmasıdır” diyor. </p>
<ul>
<li><strong>Kararlı şekilde, kısa ve net cümleyle sınır koymak </strong></li>
</ul>
<p>Zorbalık karşısında uzun açıklama yapmak ya da tartışmaya girmek çoğu kez işe yaramaz. Aksine zorbanın ilgisini artırır. Kararlı bir beden dili ve göz temasıyla “Bunu istemiyorum”, “Dur” ya da “Bana böyle seslenmeni istemiyorum” gibi kısa ve net cümleyle sınır koymak, oradan uzaklaşıp bir yetişkine (öğretmen, okul idaresi) başvurmak ve aileye anlatmak en etkili yöntemdir. Yardım istemenin ‘şikayet’ değil, güvenlik talebi olduğu çocuğa öğretilmelidir.  </p>
<ul>
<li><strong>Zorbalığı mutlaka aileye anlatmak </strong></li>
</ul>
<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. Sancak “Ne yazık ki birçok çocuk; utandığı, daha fazla hedef alınmaktan korktuğu, ailesini üzmek istemediği ya da kendisinin başa çıkacağını düşündüğü için yaşadığı zorbalığı kimseye anlatmıyor. Birçoğu da ‘abartıyorum sanırlar’ düşüncesine kapılabiliyor. Oysa bir zorbalığa maruz kaldığınızda bunu ailenizle ve okul yöneticilerinizle mutlaka paylaşın. Yaşadıklarınızı içinize atmayın. Böylece sorun daha fazla büyümeden çözülebilir” diyor.  </p>
<ul>
<li><strong>Çocuğu yargılamamak, yanında olduğunuzu hissettirmek</strong></li>
</ul>
<p>Ailelere, çocuklarıyla mutlaka düzenli iletişim kurmalarını ve sorunlarını küçümsememelerini öneren Dr. Barış Sancak şöyle konuşuyor: “Çocuğunuza ‘ne olursa olsun bana anlatabilirsin, seni suçlamam, yanında olurum’ diyerek yaklaşın. ‘Arkadaşın şaka yapmıştır’, ‘çocukça atışma, halledersiniz’ gibi normalleştirici sözlerle yaklaşmayın. Baskı yapmadan, yargılamadan dinleyin. Size her şeyi anlatabileceğini hissetmesi son derece önemlidir.”</p>
<ul>
<li><strong>Güvenli iletişim alanı oluşturmak</strong></li>
</ul>
<p>Çocuğunuza  ‘Bugün okul nasıldı’ yerine, ‘bugün seni en çok mutlu eden şey neydi’, ‘seni zorlayan bir an oldu mu’ gibi açık uçlu sorular sorun. “Bir şey yok” diyorsa hemen vazgeçmeyin. Akşam yatmadan önce sakin bir ortamda, göz teması kurarak konuşmayı deneyin. Soruna hemen çözüm üretmek yerine önce duygusunu anlamaya çalışın. Konuşmak, dinlemek ve işbirliği yapmak en güçlü çözümdür. </p>
<ul>
<li><strong>Zorbalığın tanımını öğretmek</strong></li>
</ul>
<p>Birçok çocuk maruz kaldığı davranışın zorbalık olduğunu fark etmeyebilir. Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak “Çocuğa şunu öğretmek önemlidir: “Bir davranış seni incitiyorsa, tekrar ediyorsa ve dur demene rağmen devam ediyorsa bu zorbalıktır.” Örneğin; sürekli lakap takılması “şaka” değildir. Birçok kez gruba alınmamak “arkadaş seçimi” değil, sistematik dışlama olabilir. </p>
<ul>
<li><strong>Okulla işbirliği kurmak</strong></li>
</ul>
<p>Zorbalık bireysel değil, sistemsel bir mesele olduğundan öğretmen, rehberlik servisi ve okul yönetimiyle mutlaka iletişime geçin. Sorunu dramatize etmeden ama net şekilde ifade edin. Olayların tarihini ve içeriğini not almak süreci kolaylaştırır. Örnek: “Çocuğum arkadaşları tarafından dışlanıyor” demek yerine, “Son üç haftadır teneffüslerde aynı üç öğrenci tarafından oyuna alınmadığını ve alay edildiğini söylüyor” gibi somut bilgi verin. </p>
<ul>
<li><strong>Empati ve tanıklık kültürü geliştirmek</strong></li>
</ul>
<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. Sancak “Zorbalık sadece mağdur ve zorba arasında değildir; izleyiciler de sürecin parçasıdır” derken, sözlerine şöyle devam ediyor: “Çocuğunuza şunu öğretin: “Birine yapılan haksızlığa sessiz kalmak, o davranışı güçlendirebilir. Oysa, zorbalığa maruz kalan arkadaşının yanına oturmak, öğretmene haber vermek, “Bence sana yapılan bu davranış doğru değil” demek bile zorbalığı azaltabilir.”</p>
<ul>
<li><strong>Dijital zorbalığa karşı kayıt almak</strong></li>
</ul>
<p>Günümüzde whatsapp grupları, sosyal medya paylaşımları ve çevrim içi oyunlar üzerinden zorbalığın 7/24 devam edebildiğini, bu durumun çocukta çaresizlik hissini artırdığını belirten Dr. Sancak “Özellikle dijital zorbalıkta kanıt saklamak (ekran görüntüsü almak) önemlidir. Zorbalık durumunda çocuğa karşılık vermek yerine kanıt saklamayı, kişiyi engellemeyi ve bir yetişkine bildirmeyi öğretmek gerekir. En önemlisi, çocuk yaşadığının kendi suçu olmadığını ve ailesinin yanında olduğunu net biçimde hissetmelidir” diyor.</p>
<p><strong>xxxxxxxx Kutu Bilgisi xxxxxxxx</strong></p>
<p>Çocuğunuzda bu 7 belirti varsa!</p>
<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak, çocuklarda akran zorbalığına maruz kalındığına işaret eden, ailelerin dikkat etmesi gereken 7 önemli belirtiyi şöyle sıralıyor; </p>
<ul>
<li>Okula gitmek istememe, karın ağrısı veya baş ağrısı şikayetlerinde artış</li>
<li>Ani içe kapanma, odasına çekilme, depresif duygudurum, özgüven kaybı, kaygı bozukluğu</li>
<li>Eşyalarının kaybolması ya da zarar görmesi</li>
<li>Telefonunu saklama, sosyal medya kullanımında ani değişim</li>
<li>Uyku düzeninde bozulma</li>
<li>Beslenmesinde normal olmayan davranışlar, aşırı yeme ya da hiç yememe</li>
<li>Ders başarısında düşüş</li>
</ul>
<p> </p>
<p><strong>xxxxxxx Kutu Bilgisi xxxxxxxxx</strong></p>
<p><strong>Zorbalık yapan çocuğa ailesi nasıl yaklaşmalı?</strong></p>
<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak şöyle diyor: “En önemli nokta, davranışının yanlış olduğunu çok net ifade etmek ama çocuğu ‘kötü’ olarak etiketlememektir. “Sen kötüsün” değil, “Bu yaptığın kabul edilemez” denilmelidir. Bu çocukların bir kısmı empati becerisi zayıf, dürtü kontrolünde zorlanan ya da kendisi de farklı şekillerde zorlanmış çocuklardır. Bu nedenle sebebini anlamak önemlidir. Sadece nasihatle değil, tutarlı sınırlar konularak ve empati eğitimiyle çocuğa davranışının karşı tarafta nasıl bir etki yarattığı gösterilmeli, alternatif davranış yolları öğretilmeli ve tekrar etmemesi için somut bir plan uygulanmalıdır. Okulla işbirliği yapılmalı, gerekirse profesyonel destek alınmalıdır.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akran-zorbaligi-yayginlasiyor-615243">Akran zorbalığı yaygınlaşıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SAGEM&#8217;den Akran Zorbalığıyla Mücadele Semineri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sagemden-akran-zorbaligiyla-mucadele-semineri-609725</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Feb 2026 11:19:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[akran]]></category>
		<category><![CDATA[Akran Zorbalığı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[sagem]]></category>
		<category><![CDATA[seminer]]></category>
		<category><![CDATA[semineri]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalığıyla]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=609725</guid>

					<description><![CDATA[<p>Selçuklu Aile Gelişim Merkezi (SAGEM) tarafından ailelerin günlük hayatta sıklıkla karşılaştığı sorunlardan biri olan “Akran Zorbalığı ile Mücadele” konusu ele alındı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sagemden-akran-zorbaligiyla-mucadele-semineri-609725">SAGEM&#8217;den Akran Zorbalığıyla Mücadele Semineri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Selçuklu Aile Gelişim Merkezi (SAGEM) tarafından ailelerin günlük hayatta sıklıkla karşılaştığı sorunlardan biri olan “Akran Zorbalığı ile Mücadele” konusu ele alındı.</b></p>
<p>Selçuklu Belediyesi tarafından ilçeye kazandırılan ve aile kurumunun yapısını güçlendirmeyi hedefleyen SAGEM, ailelerin gelişimini desteklemeye yönelik eğitim programları ve seminerlerine devam ediyor. Bu kapsamda çocuk ve ergenlerin sosyal, duygusal ve psikolojik gelişimini olumsuz etkileyen “Akran Zorbalığı ile Mücadele” konulu bir bilgilendirme semineri düzenlendi.</p>
<p>SAGEM Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen seminerde, alanında uzman konuşmacı tarafından ailelere; akran zorbalığının çocukların psikolojik gelişimi üzerindeki etkileri, zorbalığın erken belirtileri, ailelerin ve öğretmenlerin alabileceği önlemler ile çocuklara sağlıklı baş etme becerileri kazandırmanın yolları anlatıldı. Uzman konuşmacı, zorbalığın yalnızca mağdur çocukları değil, zorbalık yapan çocukları ve tanık olan akranları da olumsuz etkilediğini vurgulayarak, toplumsal farkındalığın önemine dikkat çekti. Ayrıca çocukların güvenli sosyal ilişkiler kurabilmeleri, sağlıklı iletişim becerileri geliştirebilmeleri ve zorbalıkla karşılaştıklarında etkili baş etme yöntemleri üzerinde duruldu. Seminerde, akran zorbalığıyla karşılaşılan durumlarda ebeveynlerin ve eğitimcilerin üstlenebileceği roller hakkında katılımcılara kapsamlı bilgiler verildi.</p>
<p><b>Başkan Pekyatırmacı,“</b> <b>SAGEM bünyesinde ailelerimizi bilinçlendirmeye yönelik eğitim çalışmalarına devam edeceğiz”</b></p>
<p>SAGEM bünyesinde aileleri bilinçlendirmeye yönelik eğitim çalışmalarının artarak devam edeceğini belirten Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, “Çocuklarımızın ve gençlerimizin sağlıklı bireyler olarak yetişmesi, güçlü bir aile yapısıyla mümkündür. Akran zorbalığı gibi günümüzde sıkça karşılaşılan konulara karşı ailelerimizi bilinçlendirmek bizim önceliklerimiz arasında yer alıyor. SAGEM aracılığıyla ailelerimizin her alanda yanında olmaya ve bu tür seminerlerle toplumsal farkındalığı artırmaya devam edeceğiz” dedi.</p>
<p>Seminere yoğun ilgi gösteren vatandaşlar, akran zorbalığını günümüzün en büyük sorunlarından biri olarak gördüklerini ifade ederek Selçuklu Belediyesi ve SAGEM ekibine böylesi etkili ve bilgilendirici bir seminer için teşekkürlerini ilettiler.    </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sagemden-akran-zorbaligiyla-mucadele-semineri-609725">SAGEM&#8217;den Akran Zorbalığıyla Mücadele Semineri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükakın: &#8220;Akran zorbalığına sessiz, kayıtsız kalamayız&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyukakin-akran-zorbaligina-sessiz-kayitsiz-kalamayiz-607372</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Jan 2026 13:39:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[akran]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[büyükakın]]></category>
		<category><![CDATA[daire]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[kalamayız]]></category>
		<category><![CDATA[kayıtsız]]></category>
		<category><![CDATA[kocaeli]]></category>
		<category><![CDATA[sessiz]]></category>
		<category><![CDATA[Teber]]></category>
		<category><![CDATA[vurgu]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalığı]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalığına]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=607372</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Kocaeli Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Ailem Kocaeli Buluşmaları’nda ailelere seslendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyukakin-akran-zorbaligina-sessiz-kayitsiz-kalamayiz-607372">Büyükakın: &#8220;Akran zorbalığına sessiz, kayıtsız kalamayız&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Kocaeli Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Ailem Kocaeli Buluşmaları’nda ailelere seslendi. Zorbalığın çok boyutlu bir süreç olduğunu vurgulayan Başkan Büyükakın, “Akran zorbalığına karşı sessiz kalmamalıyız. Bunu önlemenin birincil yolu, çocuklarınızı sevgi ile yetiştirmeniz” dedi.</p>
<p><b>FARKINDALIK OLUŞTURULDU</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde yürütülen “Ailem Kocaeli Buluşmaları” kapsamında, son dönemin en önemli gündem maddelerinden biri olan “Akran Zorbalığı” konulu bir söyleşi gerçekleştirildi. Kocaeli Kongre Merkezi’nde ailelerin ilgiyle takip ettiği programa Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Genel Sekreter Yardımcısı Ali Yeşildal, Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanı Nagehan Malkoç ve Klinik Psikolog Dr. Mehmet Teber katıldı.</p>
<p><b>BÜYÜKAKIN’DAN BİRLİK VURGUSU</b></p>
<p>Program öncesinde katılımcılara Türk bayrağı dağıtıldı. Salonda hep birlikte dalgalandırılan bayraklarla birlik, beraberlik ve toplumsal dayanışmanın önemine dikkat çekildi. Türk bayrağının ortak değerleri, toplumsal bütünlüğü ve aile yapısını temsil eden en güçlü sembollerden biri olduğuna vurgu yapıldı. Programın açılışında konuşan Başkan Büyükakın da salondaki bu coşkuya dikkat çekti, birlik ve beraberliğin önemine vurgu yaptı.</p>
<p><b>KOCAELİ BÜYÜKŞEHİR, TÜRKİYE&#8217;DE ÖNCÜ</b></p>
<p>Konuşmasında Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi’nin Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki yerine de değinen Büyükakın, bu alanda öncü bir yapıya sahip olduklarını belirtti. Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi’nin Türkiye’de ilklerden biri olduğunu vurgulayan Büyükakın, “Kadın ve aile hizmetleri, ilk kez Kocaeli’de bir daire başkanlığı olarak hayata geçirildi. Bu konuda da öncüyüz” dedi.</p>
<p><b>AKRAN ZORBALIĞINA DİKKAT ÇEKTİ</b></p>
<p>Akran zorbalığı konusuna da değinen Büyükakın şu ifadeleri kullandı: “Akran zorbalığı dediğimiz şey aslında çocuğun ailede aldığı eğitim, sonra ilk sosyalleştiği mahalle ya da site, sonra kreş, sonra okul, sonra daha üst düzeylerdeki okullar, iş dünyası ve oradan insanın içinde bulunduğu son derece kompleks, hiyerarşik bir yapının içinde şekilleniyor. Fiziksel boyutu var, sözel boyutu var, sosyal boyutu var, dijital mecralarda olan boyutu var. Ama her boyutta, her vakada üç tane aktör var. Bunlardan bir tanesi mağdur, bir tanesi zorba, üçüncüsü sessiz kalanlar. Aslında çoğu zaman sessiz kalanlardan dolayı bütün her şey olup bitiyor. Kötülüğün zaferi için gerekli olan tek şey, iyi insanların hiçbir şey yapmamasıdır.”</p>
<p><b>ÇOCUKLARINIZI SEVGİ İLE YETİŞTİRİN</b></p>
<p>Sözlerini sonunda ailelere çağrıda bulunan Başkan Büyükakın, farkındalık, takip ve sınır koymanın önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Özetle bu topyekun bir mücadeledir. Öncelikli olarak bunu fark etmenizi istiyorum. Sessiz kalmamanızı, çocuklarınızın hayatını çok daha yakından takip etmenizi, onları sevgi ile yetiştirmenizi istiyorum. Çünkü bütün değişimler küçücük adımlarla başlar. Her seferinde bir iyilik yapın, iyiliği artırmak istiyorsanız iyiliği çoğaltın.”</p>
<p><b>ZORBALIĞIN DOĞRU TANIMI ANLATILDI</b></p>
<p>Söyleşide konuşan Klinik Psikolog Mehmet Teber ise akran zorbalığı kavramının toplumda sıklıkla yanlış kullanıldığına dikkat çekti. Akran zorbalığının, kasıt içeren, sistematik olarak tekrar eden ve karşı tarafı küçük düşürmeyi hedefleyen davranışlardan oluştuğunu vurgulayan Teber, oyun sırasında yaşanan tekil çarpışmalar, anlık tartışmalar ya da karşılıklı kavgalı durumların zorbalık kapsamına girmediğini ifade etti.</p>
<p><b>TEBER, AİLELERİ UYARDI</b></p>
<p>Ailelere de önemli uyarılarda bulunan Teber, zorbalığın ev içinde de başlayabileceğini ifade etti. Kardeşler arasında sürekli tekrar eden sözel ya da fiziksel baskının da zorbalık kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirten Teber, ebeveynlerin bu davranışlara zamanında sınır koymasının önemine dikkat çekti. Teber, “Sorunu doğru isimlendirmezsek çözüm üretmek de mümkün olmaz” ifadelerini kullandı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyukakin-akran-zorbaligina-sessiz-kayitsiz-kalamayiz-607372">Büyükakın: &#8220;Akran zorbalığına sessiz, kayıtsız kalamayız&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dr. Yüzbaşıoğlu: &#8220;Akran Zorbalığının Görünmeyen Yüzü Evde Öğrenilen Davranışlardır&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dr-yuzbasioglu-akran-zorbaliginin-gorunmeyen-yuzu-evde-ogrenilen-davranislardir-606778</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Jan 2026 11:32:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[akran]]></category>
		<category><![CDATA[bazı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların]]></category>
		<category><![CDATA[davranışları]]></category>
		<category><![CDATA[Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[duygu]]></category>
		<category><![CDATA[evde]]></category>
		<category><![CDATA[görünmeyen]]></category>
		<category><![CDATA[güç]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[Yüzbaşıoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[yüzü]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalığı]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalığının]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=606778</guid>

					<description><![CDATA[<p>Akran zorbalığı, eğitim ortamlarında en sık karşılaşılan sorunların başında geliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dr-yuzbasioglu-akran-zorbaliginin-gorunmeyen-yuzu-evde-ogrenilen-davranislardir-606778">Dr. Yüzbaşıoğlu: &#8220;Akran Zorbalığının Görünmeyen Yüzü Evde Öğrenilen Davranışlardır&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span>Akran zorbalığı, eğitim ortamlarında en sık karşılaşılan sorunların başında geliyor. Yapılan bilimsel çalışmalar, zorbalık davranışlarının önemli bir bölümünün çocukların ev ortamında maruz kaldığı iletişim dili ve ebeveyn tutumlarıyla doğrudan ilişkili olduğunu ortaya koyuyor. Konya Ticaret Odası (KTO) Karatay Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü akademisyeni ve Karatay Çocuk Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Yasemin Yüzbaşıoğlu, bazı çocukların evde bastırılan öfkesini okulda dışa vurduğunu, bazılarının ise evde öğrendiği “üstünlük” algısını, kendisinden daha güçsüz gördüğü akranları üzerinde denediğini belirterek önemli bilgiler paylaştı.</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Akran zorbalığı, eğitim ortamlarında en sık karşılaşılan sorunlardan biri olarak görülüyor. Çocukların, kendilerine söylenenlerden çok, günlük yaşamda gözlemledikleri davranışları model aldığını belirten KTO Karatay Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü akademisyenlerinden Dr. Öğr. Üyesi Yasemin Yüzbaşıoğlu şunları kaydetti; “Evde sorunların bağırarak çözüldüğü, öfkenin bastırıldığı ya da bireylerin etiketlendiği bir iletişim dili, fark edilmeden çocukların akran ilişkilerine taşınıyor. Bu durum, okul bahçelerinde görülen itme, alay etme, dışlama ve lakap takma gibi davranışların temelini oluşturabiliyor. Araştırmalar, sert, tutarsız ya da aşırı kontrolcü ebeveynlik tutumlarıyla büyüyen çocukların, akran ilişkilerinde daha fazla saldırganlık ve zorbalık davranışı sergileyebildiğini gösteriyor. Ev ortamında sınırların tehdit, korku ya da utandırma yoluyla çizilmesi, çocuğun sınır kavramından ziyade güç ilişkisini öğrenmesine neden oluyor.”</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>“Akran Zorbalığı Her Zaman Fiziksel Değildir”</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Yüzbaşıoğlu, bazı çocukların evde bastırılan öfkesini okulda dışa vurduğunu, bazılarının ise evde öğrendiği üstünlük algısını, kendisinden daha güçsüz gördüğü akranları üzerinde denediğini belirterek; “Özellikle fiziksel cezaya ya da sert otoriteye maruz kalan çocuklarda empati becerileri daha zayıf gelişiyor ve başkalarının duygularını fark etmede güçlük yaşıyorlar.  Zorbalık, fiziksel şiddetle sınırlı değildir. Dışlama, alay etme, bilinçli yok sayma ve lakap takma gibi davranışlar da zorbalık kapsamında değerlendirilmelidir. Zorbalık dendiğinde çoğu ebeveyn kendini otomatik olarak geri çeker. ‘Benim çocuğum öyle bir çocuk değil.’ Oysa zorbalık her zaman yumruk atmak değildir. Bazı ebeveyn tutumları, istemeden de olsa bu davranışları besleyebilir. Çocuğu sürekli başkalarıyla kıyaslamak, sen daha iyisin vurgusunu abartmak, başarıyı insan değerinin önüne koymak, çocuğun hatalarını başkalarının önünde küçümsemek gibi davranışlar, çocuğun kulağına yüksek sesle değil, fısıltıyla yerleşir. Zamanla çocuk, kendi değerini başkalarıyla karşılaştırarak tanımlamaya başlar. Bu durum, ilişkilerde sağlıksız güç arayışlarını ve zorbalık davranışlarını tetikleyebilir” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>“Duyguların İlk Öğretildiği Yer: Ev”</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Duygu düzenleme becerilerinin gelişiminde aile ortamının belirleyici rol oynadığını ifade eden Yüzbaşıoğlu; “Ağlamanın abartı, öfkenin ayıp, korkunun ise saçma olarak görüldüğü evlerde çocuk, duygularını tanımayı ve ifade etmeyi öğrenemiyor. Bastırılan duygular ise okul ortamında saldırgan davranışlar olarak ortaya çıkıyor. Konuşulamayan öfke fiziksel davranışlara, ifade edilemeyen hayal kırıklığı alaya, görülmeyen korku ise güç gösterisine dönüşebilir” şeklinde konuştu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>“Davranışla Verilen Eğitim, Sözcüklerden Daha Etkilidir”</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Akran zorbalığıyla mücadelede en etkili yöntemin, çocuklara uzun öğütler vermekten çok, yetişkinlerin davranışlarında gizli olduğunu vurgulayan Yüzbaşıoğlu; “Hata yaptığında özür dileyebilen, öfkesini yönetebilen, gücünü baskı kurmaktan çok adil ve tutarlı davranarak gösteren ebeveynler, çocuklara kalıcı mesajlar verir. Başkalarının sınırlarına saygı duyan, haklı olmak yerine adil olmayı seçen bir yetişkinle büyüyen çocuk, ilişkilerde gücün nereden geldiğini öğrenir. Bu derste ceza yoktur, nutuk yoktur ama etkisi uzun yıllar süren bir öğrenme vardır” ifadelerine yer verdi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Yüzbaşıoğlu; “Akran zorbalığı yalnızca okulun, öğretmenin ya da öteki çocukların sorunu değildir. Bu mesele çoğu zaman akşam sofralarında kurulan cümlelerde, evde yükselen ses tonlarında, çocuğun duygularına verilen tepkilerde sessizce filizlenir. Zorbalığı konuşurken gözlerimizi çocukların davranışlarına çevirmek kolaydır. Asıl zor olan, ebeveynlerin günlük hayatta verdikleri küçük ama sürekli mesajları fark edebilmektir. Çünkü bazı davranışlar okul bahçesinde görünür hâle gelir ancak onların dili, sınırları ve tonu çok daha önce evin içinde öğrenilmiştir. Okul, çoğu zaman sadece bu öğrenmenin sahnesidir. Senaryo ise çoktan evde yazılmıştır” diyerek önemli tavsiyelerde bulundu.</span></span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dr-yuzbasioglu-akran-zorbaliginin-gorunmeyen-yuzu-evde-ogrenilen-davranislardir-606778">Dr. Yüzbaşıoğlu: &#8220;Akran Zorbalığının Görünmeyen Yüzü Evde Öğrenilen Davranışlardır&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükşehir&#8217;den akran zorbalığına karşı önemli adım</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-akran-zorbaligina-karsi-onemli-adim-606465</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Jan 2026 12:51:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Adım]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[akran]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[kocaeli]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalığına]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=606465</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, aile yapısını güçlendirmeye yönelik çalışmalarını 2026 yılında da sürdürüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-akran-zorbaligina-karsi-onemli-adim-606465">Büyükşehir&#8217;den akran zorbalığına karşı önemli adım</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, aile yapısını güçlendirmeye yönelik çalışmalarını 2026 yılında da sürdürüyor. Bu kapsamda akran zorbalığı gibi aileleri yakından ilgilendiren önemli konular, uzman isimlerin katılımıyla ele alınacak.</p>
<p><b>AKRAN ZORBALIĞI MASAYA YATIRILACAK</b></p>
<p>Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde yürütülen “Ailem Kocaeli Buluşmaları” kapsamında “Akran Zorbalığı” konulu söyleşi programı düzenlenecek. Programda Klinik Psikolog Dr. Mehmet Teber, 21 Ocak Çarşamba günü saat 18.30’da Kocaeli Kongre Merkezi’nde vatandaşlarla bir araya gelecek.</p>
<p><b>AİLELERE REHBERLİK EDECEK BİLGİLER PAYLAŞILACAK</b></p>
<p>Kadın ve Aile Hizmetleri Şube Müdürlüğü tarafından organize edilen söyleşide; ebeveynlerin çocuklarını akran zorbalığına karşı nasıl koruyabilecekleri, zorbalık yapan çocuklara karşı nasıl bir tutum sergilenmesi gerektiği ve bu sürecin sağlıklı bir şekilde nasıl yönetileceği konularında bilgilendirme yapılacak.</p>
<p><b>AİLEM KOCAELİ AİLE ODAKLI ÇALIŞMALARIYLA SÜRÜYOR</b></p>
<p>Toplumsal gelişimi desteklemek amacıyla hayata geçirilen Ailem Kocaeli projesi; aile olma ve aile kalabilme süreçlerini güçlendirmeye yönelik kadın, aile ve çocuk temelli çalışmalarla dikkat çekiyor. Proje kapsamında düzenlenen eğitim, seminer ve söyleşi programlarıyla toplumsal farkındalığın artırılması hedefleniyor.</p>
<p><b>GÜVENLİ ÇOCUK ALANI</b></p>
<p>Düzenlenecek söyleşi programı süresince, ailelerin çocukları için güvenli bir çocuk alanı oluşturularak, ebeveynlerin programa rahatlıkla katılım sağlaması amaçlanıyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-akran-zorbaligina-karsi-onemli-adim-606465">Büyükşehir&#8217;den akran zorbalığına karşı önemli adım</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Akran zorbalığı çocuklar için ciddi bir risk faktörü&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/akran-zorbaligi-cocuklar-icin-ciddi-bir-risk-faktoru-605394</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 Jan 2026 12:51:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[akran]]></category>
		<category><![CDATA[Akran Zorbalığı]]></category>
		<category><![CDATA[ciddi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[faktörü]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[zor]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=605394</guid>

					<description><![CDATA[<p>Okullarda yaşanan akran zorbalığı vakaları, öğrencilerin psikolojik ve akademik gelişimini olumsuz etkiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akran-zorbaligi-cocuklar-icin-ciddi-bir-risk-faktoru-605394">&#8220;Akran zorbalığı çocuklar için ciddi bir risk faktörü&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Okullarda yaşanan akran zorbalığı vakaları, öğrencilerin psikolojik ve akademik gelişimini olumsuz etkiliyor. </strong>Zorbalığa maruz kalan öğrencilerde içe kapanma, okuldan uzaklaşma ve akademik başarısızlık gibi belirtilerin sıkça görüldüğünü belirten Büyükşehir Belediyesi Psikologları, uygun destekle çocukların yaşadığı deneyimi sağlıklı şekilde anlamlandırarak, özgüvenini yeniden kazanabileceğini belirtti.</p>
<p><b>ÇOCUKLARIN GÖRÜNMEYEN MÜCADELESİ</b></p>
<p>Sosyal medya başta olmak üzere ekranlara yansıyan görüntüler akran zorbalığının geldiği boyutu gözler önüne seriyor. Öğrenciler arasında fiziksel, sözel ve psikolojik şiddet olarak kendini gösteren durum çocukların geleceği için önemli bir risk barındırıyor. Psikologlar, zorbalığın yalnızca mağdur olan öğrencileri değil, zorbalığı uygulayan ve tanık olan çocukları da olumsuz etkilediğine dikkat çekti. Bu kapsalda Büyükşehir Belediyesi Lokomotif Çocuk Köyü Psikoloğu Bedriye Gizem Top, “Akran zorbalığı çocukların görünmeyen mücadelesidir” dedi.</p>
<p><b>“ALAY EDİLMEK ÇOCUĞUN BENLİK ALGISINI ZEDELİYOR”</b><br />Akran zorbalığının çocukların gelişimini kötü yönde etkilediğine dikkat çeken Psikolog Gizem Top, “Akran zorbalığı çocukların psikolojik sağlamlığını doğrudan etkileyen ve uzun vadeli sonuçlar doğurabilen ciddi bir risk faktörüdür. Alay edilmek, dışlanmak, tehdit edilmek ya da sosyal ortamlarda küçük düşürülmek çocuğun benlik algısını zedelerken, kendine dair olumsuz inançlar geliştirmesine ve akademik motivasyonunun düşmesine yol açabilir. Örneğin sınıf içinde sürekli lakap takılan bir çocuk, zamanla ‘Ben zaten yetersizim’ düşüncesini içselleştirebilir ve derse katılmaktan kaçınabilir. Aynı zamanda çocuğun kendini güvende hissetme ihtiyacını sarsarak, sosyal ilişkilerden geri çekilmesine neden olabilir. Teneffüsler de yalnız kalmayı tercih eden ya da grup çalışmalarında geri planda duran çocuklar bu geri çekilmenin sık görülen örneklerindendir” dedi.</p>
<p><b>“DAVRANIŞSAL SİNYALLER AİLELER İÇİN BİRER İPUCUDUR”</b></p>
<p>Açıklamalarına devam eden Bedriye Gizem Top, “Saha gözlemlerimde, zorbalığa maruz kalan birçok çocuğun yaşadıklarını sözel olarak ifade etmekte zorlandığını, ancak davranışlarıyla güçlü sinyaller verdiğini görüyorum. Okula gitmek istememe, ani ders başarısı düşüşleri, içe kapanma, kaygı belirtileri, öfke patlamaları, uyku ve iştah değişiklikleri ile özgüvende belirgin azalma bu sinyaller arasında yer almaktadır. Çocuğun verdiği bu sinyaller aileler için önemli bir ipucudur. Örneğin daha önce okula severek giden bir çocuğun sabahları karın ağrısı bahanesiyle okula gitmek istememesi ya da akşamları yoğun huzursuzluk yaşaması, altta yatan bir zorbalık deneyiminin işaretleri olabilir. Çoğu zaman çocuklar, yaşadıklarını anlatmanın bir çözüm getirmeyeceğine ya da daha fazla sorun yaratacağına inanarak sessiz kalmayı tercih edebilirler. Bazı çocuklar ‘Şikâyet edersem daha çok dalga geçerler’ düşüncesiyle yaşadıklarını saklar. Bu noktada ebeveynlere ve bakım verenlere önemli sorumluluklar düşmektedir” dedi.</p>
<p><b>“ÇOCUĞUN YAŞADIKLARINI KÜÇÜMSEMEYELİM”</b></p>
<p>Çocuğun anlattıklarını küçümsemek, ‘takma kafana’ ya da ‘herkesin başına gelir’ gibi ifadelerle durumu geçiştirmenin çocuğun yalnızlık ve çaresizlik duygusunu arttırabildiğini ifade eden Top, “Örneğin yaşadığı zorbalığı paylaştığında ciddiye alınmadığını hisseden bir çocuk, bir sonraki adımda tamamen içine kapanabilir. Bunun yerine, yargılamadan dinlemek, duygularını geçerli kılmak ve çocuğa yalnız olmadığını hissettirmek koruyucu bir etki sağlar. ‘Bunu yaşaman çok zor olmalı, birlikte ne yapabileceğimize bakalım’ gibi ifadeler çocuğun güven duygusunu güçlendirir. Gerekli durumlarda okul ile iş birliği yapmak ve profesyonel destek almak, sürecin sağlıklı yönetilmesi açısından oldukça önemlidir. Erken fark edilen akran zorbalığı, doğru psikososyal destekle ele alındığında çocuğun psikolojik sağlamlığını güçlendirebilir ve kalıcı olumsuz etkiler bırakmadan yönetilebilir. Uygun destek alan birçok çocuk, yaşadığı deneyimi sağlıklı şekilde anlamlandırarak özgüvenini yeniden kazanabilmektedir” ifadesini kullandı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akran-zorbaligi-cocuklar-icin-ciddi-bir-risk-faktoru-605394">&#8220;Akran zorbalığı çocuklar için ciddi bir risk faktörü&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ege Üniversitesinde engeller &#8220;Akran Mentörlüğü&#8221; ile aşılıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ege-universitesinde-engeller-akran-mentorlugu-ile-asiliyor-601373</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Dec 2025 09:35:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[akran]]></category>
		<category><![CDATA[aşılıyor]]></category>
		<category><![CDATA[ege]]></category>
		<category><![CDATA[engel]]></category>
		<category><![CDATA[engeller]]></category>
		<category><![CDATA[engelli]]></category>
		<category><![CDATA[Mentör]]></category>
		<category><![CDATA[mentörlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenciler]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesinde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=601373</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ) Engelsiz Ege Koordinatörlüğü, engelli öğrencilerin üniversite yaşamına uyum süreçlerini desteklemek amacıyla “Engelli Bireyler için Akran Mentörlüğü” başlıklı bir söyleşi düzenledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-universitesinde-engeller-akran-mentorlugu-ile-asiliyor-601373">Ege Üniversitesinde engeller &#8220;Akran Mentörlüğü&#8221; ile aşılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ) Engelsiz Ege Koordinatörlüğü, engelli öğrencilerin üniversite yaşamına uyum süreçlerini desteklemek amacıyla “Engelli Bireyler için Akran Mentörlüğü” başlıklı bir söyleşi düzenledi. Engelsiz Ege Koordinatörü Prof. Dr. Pelin Piştav Akmeşe’nin katılımıyla gerçekleşen etkinliğin moderatörlüğünü, Mühendislik Fakültesi öğretim üyesi ve Engelsiz Ege Koordinatör Yardımcısı Prof. Dr. Tuğba Eskişar Tefçi üstlendi.</p>
<p>EÜ Mühendislik Fakültesi  İnşaat Mühendisliği Bölümü dersliklerinde düzenlenen etkinlikte İnşaat Mühendisliği Bölümü 3. sınıf öğrencisi Serhan Sarp Bolsoy, akran mentörlüğü sürecinde edindiği deneyimleri ve bu modelin engelli bireylerin sosyal ve akademik gelişimine katkılarını katılımcılarla paylaştı.</p>
<p>Ege Üniversitesi bünyesinde engellilere yönelik yürütülen  çalışmaların öneminden bahseden Prof. Dr. Pelin Piştav Akmeşe, “Ege Üniversitesi, sürdürdüğü öncü çalışmalarla engelli öğrencilerin eğitimde ve sosyal hayatta tam erişilebilirliğini sağlıyor. ‘Akran Mentörlüğü’ projesiyle mühendislikten fiziğe, kadar pek çok bölümde öğrenciler, engelli arkadaşlarına rehberlik ederek, akranlarının üniversite yaşamına eşit erişiminde destek sağlıyor. Birimin temel vizyonu, üniversitemize adım atan her öğrencimizin, engel grubuna bakılmaksızın akranlarıyla eşit imkânlara sahip olmasını sağlamaktır. Şunu unutmamalıyız ki; engel her zaman dışarıdan bakıldığında fark edilemeyebilir. Bizler sadece tekerlekli sandalye kullanımı veya görme engeli gibi belirgin durumları değil; işitme kaybı, disleksi, otizm spektrum bozukluğu, diyabet, lösemi ve çeşitli kronik sağlık sorunları yaşayan tüm öğrencilerimizi birimimizin kapsamına alıyoruz. Amacımız, üniversitemizi fiziksel olarak binaların erişiminin yanı sıra eğitime ve sosyal faaliyetlere eşit erişim. Gönüllü öğrencilerimizin desteği ve toplumsal farkındalık projelerimizle de tamamen &#8216;engelsiz&#8217; bir kampüs haline getirmektir” dedi.</p>
<p><b>“Mentörlük görev değil, bir gönül bağıdır”</b></p>
<p>Bir yıldır yürüttüğü akran mentörlüğü sürecini katılımcılarla paylaşan Serhan Sarp Bolsoy, “Benim için mentörlük sadece bir görev değil, aslında bir gönül bağı kurmaktır. Mentim ile bir yılı geride bıraktık. Kendisi Asperger sendromlu ve dört basamaklı sayıları zihninden saniyeler içinde çarpabilecek kadar üstün bir zekâya sahip; ancak sosyal hayatta yalnızlık çekiyordu. Bu süreçte ben sadece ona rehberlik etmedim, aynı zamanda hayatın farklı renklerini ondan öğrendim. Bir yılın sonunda kaydettiğimiz gelişmeler beni çok mutlu ediyor; artık sosyalleşmeye çok daha istekli. Bu süreçte empati kurmak, sabırlı olmak, hazırlıklı gelmek ve asla yargılamamak işin temelini oluşturuyor. Ancak en önemli husus, kuşkusuz empati kurabilmektir. Mentilerimizi anlamak için onların dünyasına kapı aralamalıyız” diye konuştu.</p>
<p>Etkinliğin sonunda mentör olmaya gönüllü öğrenciler mentileriyle eşleştiler ve birlikte yeni etkinlikler planlamaya başladılar.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-universitesinde-engeller-akran-mentorlugu-ile-asiliyor-601373">Ege Üniversitesinde engeller &#8220;Akran Mentörlüğü&#8221; ile aşılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Akran Nezaketi Zirvesi Üsküdar Üniversitesi ev sahipliğinde yapıldı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/akran-nezaketi-zirvesi-uskudar-universitesi-ev-sahipliginde-yapildi-595980</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Dec 2025 11:54:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[akran]]></category>
		<category><![CDATA[avcı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[ev]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[nezaket]]></category>
		<category><![CDATA[nezaketi]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmen]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[sahipliğinde]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[üsküdar]]></category>
		<category><![CDATA[Üsküdar Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[zirvesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=595980</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul İl Millî Eğitim Müdürlüğü, Üsküdar Üniversitesi ve Üsküdar İlçe Millî Eğitim Müdürlüğünün ortak düzenlediği “Akran Nezâketi Zirvesi” Üsküdar Üniversitesi Çarşı Yerleşkesinde gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akran-nezaketi-zirvesi-uskudar-universitesi-ev-sahipliginde-yapildi-595980">Akran Nezaketi Zirvesi Üsküdar Üniversitesi ev sahipliğinde yapıldı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul İl Millî Eğitim Müdürlüğü, Üsküdar Üniversitesi ve Üsküdar İlçe Millî Eğitim Müdürlüğünün ortak düzenlediği “Akran Nezâketi Zirvesi” Üsküdar Üniversitesi Çarşı Yerleşkesinde gerçekleştirildi.</p>
<p>Üsküdar Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen Akran Nezaketi Zirvesi, öğretmenler, akademisyenler ve Milli Eğitim temsilcilerini bir araya getirdi. Zirvede, pozitif psikoloji ve iletişim yaklaşımlarıyla gençler arasındaki zorbalığın önlenmesi ve nezaket kültürünün güçlendirilmesi hedeflendi.</p>
<p><strong>Prof. Dr. Güngör: “Hayata dönüşmeyen bilimsel bilginin kıymeti yoktur.”</strong></p>
<p>Zirvenin açılışında konuşan Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazife Güngör, zirvenin önemine vurgu yaptı. Üniversitenin bilimsel üretimin toplumsal katkıya dönüşmesi hedefiyle çalışmalar yürüttüğünü belirten Prof. Dr. Güngör, “Hayata dönüşmeyen bilimsel bilginin kıymeti yoktur. Üniversite olarak eğitimin yanında toplumsal sorumluluk projelerine de öncelik veriyoruz” dedi. </p>
<p>Konuşmasında, öğretmenlerin ve Milli Eğitim’in zirvede en önemli çözüm ortakları olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Güngör, “Bugünkü konumuz ‘Akran Nezaketi’. Bugüne kadar bu konu genellikle ‘Akran Zorbalığı’ olarak adlandırılıyordu. Ancak burada, sizlerin de fark ettiği gibi, bir yandan pozitif psikolojinin, öte yandan pozitif iletişimin söylemini kullanarak, ciddi bir sorunu daha nazik, daha gurur verici ve gönülleri ferahlatıcı bir şekilde ele almayı amaçlıyoruz. Akran zorbalığı her zaman vardı; ancak dijital iletişim teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla bu sorun çok daha görünür hâle geldi ve zaman zaman şova dönüşmeye başladı. Görünürlük, sorunun fark edilmesi açısından olumlu bir fırsat sunuyor. Bu sayede, özellikle ergenlik döneminde daha yaygın olan sorunlara karşı, birlikte duyarlılık noktaları oluşturabilir, toplumda farkındalık yaratabilir ve çözüm yollarını birlikte geliştirebiliriz.” dedi.</p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Rektör Danışmanı Halide İncekara, açılışta yaptığı konuşmada, zirveye katılanlara teşekkür ederek, etkinliğin iş birliği ve birlikte çalışmanın önemine işaret etti. </p>
<p><strong>İl Milli Eğitim Müdürü Yentür: “Nezaket ve tevazu kalıcı davranışlarla örneklenmelidir”</strong></p>
<p>İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür ise öğretmenlerin önemine dikkat çekti ve nezaketin en güzel örneklerinin sınıf ve okul ortamında sergilendiğini belirtti. Yentür, “Öğretmenlerimiz sadece sınıfta değil, evde de öğrencilerimizin yol göstericisidir. Nezaket ve tevazu insana yakışır, insanla anlamlanır. O yüzden bu tevazuda da öğretmenlerin, eğitimin rolü çok büyük. Nezaket ve tevazu kalıcı davranışlarla örneklenmelidir” diyerek kendi deneyimlerinden örnekler verdi.</p>
<p>Zirvede daha sonra Akran Nezaketi Paneli gerçekleştirildi. Panelde Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Yönetim Üst Kurulu Başkanı Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Eski Millî Eğitim Bakanı Prof. Dr. Nabi Avcı ve Prof. Dr. Nilüfer Pembecioğlu yer aldı.</p>
<p><strong>“Önce selam, sonra kelam”</strong></p>
<p>Panelde konuşan Eski Millî Eğitim Bakanı Prof. Dr. Nabi Avcı, sözlerine Fethi Gemuhluoğlu’nun “Önce selam, sonra kelam” sözünü hatırlatarak başladı ve nezaketin yalnızca bir davranış biçimi değil, kökeni ve anlamı olan kültürel bir değer olduğunu, kelimelerin etimolojisine bakmanın “zihni zinde tutan bir egzersiz” olduğunu belirtti.</p>
<p>“Nezaket” kelimesinin Farsçada “nazuk”, yani ince anlamından geldiğini hatırlatan Prof. Dr. Avcı, nezaketin özünde incelik ve insanın insana duyduğu saygı olduğunu söyledi.</p>
<p><strong>“İnsan insanın kurdu mudur, yoksa kutsalı mı?”</strong></p>
<p>Konuşmasında Hobbes’un ünlü “İnsan insanın kurdudur” sözüne de değinen Prof. Dr. Avcı, bu ifadenin çoğu zaman bağlamından koparıldığını ifade etti. Hobbes’un aynı yerde “İnsan insanın tanrısıdır” sözünü de söylediğini dile getiren Prof. Dr. Avcı, “Bu, insanın insan için bir tehdit olduğu kadar bir değer ve kutsiyet taşıdığı anlamına gelir” dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Avcı, Martin Buber’in “Ben-Sen” ilişki modeline de değinerek insan ilişkilerinin ya “özne-nesne” ya da “özne-özne” formunda yaşandığını, nezaketin ise ancak özne-özne ilişkilerinde gelişebileceğini vurguladı.</p>
<p><strong>“Dinleme süresi 3 dakikaya düştü”</strong></p>
<p>Prof. Dr. Nabi Avcı, özellikle genç kuşaklarda dinleme süresinin dramatik biçimde kısaldığına dikkat çekerek, eskiden öğrencilerin 15 dakikaya kadar dikkatle dinleyebildiğini, bugün ise bu sürenin 3 dakikaya kadar düştüğünü belirtti. Prof. Dr. Avcı, şöyle konuştu:</p>
<p>“Bugün geldiğimiz noktada gençlerin kaliteli dinleme süreleri yaklaşık 3 dakika. Üç dakika! Sonrasında konuşanın saçına, gözüne, sakalına, bıyığına, elindeki kaleme, saate bakıyorlar; yani dinlemiyor, seyrediyorlar. Bu durum sadece gençlere özgü değil, bize de sirayet etmiş durumda. Seyretmek daha kolay ve daha zevkli geliyor; ‘Ne biçim giyinmiş, nasıl oturuyor&#8230;’ diye dedikoduya yöneliyoruz. Mesele şu: Beyinde öğrenme alışkanlıklarımız patikalar oluşturuyor ve bu patikaların dışındaki süreçleri artık alamıyoruz. Günde 3–5 saat Twitter, Instagram, Facebook kullanınca, zihniniz 200 karakterlik bir alan içinde düşünmeye, mesajlaşmaya, iletişim kurmaya alışıyor. Kendinizi ancak 200 karakterle ifade edebilir hâle geliyorsunuz.”</p>
<p><strong>Prof. Dr. Tarhan: “Öğretmen çocuğun beyninde sosyal ve duygusal mimariyi inşa eder”</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Yönetim Üst Kurulu Başkanı Prof. Dr. Nevzat Tarhan, çocuklarda sosyal ve duygusal sermayenin erken yaşlarda şekillendiğini, öğretmenlerin bu süreçte “ikinci mimar” konumunda olduğunu ifade ederek, “Çocuğun ruhuna ilk sosyal ve duygusal sermayeyi anne verir, okulda ise öğretmen çocuğun beyninde sosyal ve duygusal mimariyi inşa eder” dedi.</p>
<p><strong>“Zeki ve çalışkan çocuk yetmez; iyi insan yetiştirmek şart”</strong></p>
<p>Modern eğitimin çocuklara yalnızca somut hedefler verdiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, “Modernizm çocuğa ‘zeki ve başarılı ol’ diyor. Ama zeki, çalışkan ve başarılı bir kişi erdem ahlakından yoksunsa, riskli alanlara kayabiliyor. Sentetik uyuşturucu üreten, yasa dışı yapılanmalara giren, etik dışı davranan iyi eğitimli gençleri bu yüzden görüyoruz. Üçüncü parametre olan ‘iyi insan yetiştirmek’ eksik bırakılıyor.” dedi.</p>
<p>Erdem ahlakının 4-6 yaş arasında kazanıldığını söyleyen Prof. Dr. Tarhan, bu dönemden sonra bu eğitimin çok daha zorlaştığını belirtti. Japonya ve Çin’de karakter eğitiminin akademik eğitimin önüne konulduğu örneğini de verdi.</p>
<p><strong>“Eğitimin asıl amacı çocuğu hayata hazırlamaktır”</strong></p>
<p>Çocuğa tarih, coğrafya, matematik öğretmenin erken dönemde ikinci planda olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “O yaşlardaki çocuğa, akvaryumdaki balığın ölebileceğini bile öğretiriz; çünkü çocuk hayatın gerçeklerini tanısın isteriz. ‘Aman strese girmesin, aman üzülmesin’ diyerek büyütülen çocuk mutlu olur ama hayata hazırlanmamış olur. Eğitimin asıl amacı çocuğu hayata hazırlamaktır.” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Nezaket, akran ilişkilerine çok yakışan bir kavramdır”</strong></p>
<p>Çocukların emek verebileceği, uğrunda çaba gösterebileceği bir amaçlarının olması gerektiğine de işaret eden Prof. Dr. Tarhan, “Nasıl ki ekonomik sermayeden söz ediyorsak, sosyal sermaye ve duygusal sermaye de çocuğun hayat amacıyla ilgilidir. Bu noktada nezaket çok önemli bir kavramdır. Saygı değerlidir ama nezaket, saygının da üzerinde bir kavramdır. Nezaket, incitmek istememe duygusudur. Kültürümüzdeki nezaket kavramının kökeni de bunu gösterir. Bizde incelik anlamına gelir; karşı tarafı kırmamaya dayanır. En ağır söz bile en nazik şekilde söylenebilir — buna diplomasi denir, politik davranmak değil. Nezaket hem kültürel bir değerdir hem de akran ilişkilerine çok yakışan bir kavramdır.” dedi.</p>
<p><strong>“Ergenlik, çocuğun ‘Ben artık ailemden ayrı bir bireyim’ deme dönemidir”</strong></p>
<p>Gençlerin kendilerinden önceki kuşağı eleştirmekten hoşlandığını, ergenlikte bunun daha da belirginleştiğini kaydeden Prof. Dr. Tarhan, “Çünkü ergenlik, çocuğun ‘Ben artık ailemden ayrı bir bireyim’ deme dönemidir. Ergenlik psikolojisinin temelinde bu ayrışma ihtiyacı yatar. Evden uzaklaşmak ister, kendi alanını kurmak ister. Geleneksel nasihat dili yerine, nezaketin özellikle empati boyutunu ön plana çıkaran bir yaklaşım çok daha etkili olur. Yani asıl vurgu, empatik iletişim olmalıdır.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>“Modernizmin bugün öğrettiği yaşam amacı hedonizmdir.”</strong></p>
<p>Modernizmin dayattığı haz kültürünün genç kuşakları zayıflattığını vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, çözümün “empati, akran nezaketi ve pozitif okul iklimi” olduğunu söyledi.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, modern haz kültürünün nörobiyolojik ve toplumsal etkilerine dikkat çekerken, endokrinolog Robert Lustig’in 2017 tarihli kitabına da atıfta bulunarak, “Lustig kitabında ‘Amerikan ekonomisinin Amerikan beynini hacklemesi’ diyor. Biz bu kitabı Türkçeye kazandırmak istiyoruz. Modernizmin hastalığı dediğimiz şey toplumlara hızla yayılıyor; bu durum ‘Kaliforniya Sendromu’ olarak da biliniyor.” dedi.</p>
<p><strong>“Bugün tek ebeveynli hane oranlarının %30–35 seviyesine ulaştı”</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, Türkiye’de aile yapısındaki dönüşüme dikkat çekerek, tek ebeveynli hanelerin belirgin biçimde arttığını söyledi. Daha önce geniş aile oranlarının yüksek olduğunu ancak bugün tek ebeveynli hane oranlarının %30–35 seviyesine ulaştığını belirten Prof. Dr. Tarhan, bunun “ciddi bir hane kırılganlığı” anlamına geldiğini vurguladı.</p>
<p>Bu dönüşümde modern yaşamın etkisine işaret eden Prof. Dr. Tarhan, kültür aktarımının geçmişte aile ve eğitim sistemi tarafından sağlandığını ancak günümüzde bu rolü büyük ölçüde sosyal medyanın üstlendiğini ifade etti.</p>
<p><strong>“Mutluluk Bilimi ve Değerler” kitabının ilk baskısı tükendi</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, karamsarlığa kapılmamak gerektiğinin altını çizerek dijital çağda çözüm üreten yaklaşımların da bulunduğunu belirterek, Üsküdar Üniversitesi olarak bu alanda sorumluluk aldıklarını, 20 psikolog ile birlikte bir eğitim projesi hazırladıklarını aktardı.</p>
<p>Proje kapsamında hazırlanan ve Milli Eğitim Bakanlığı Yardımcı Ders Kitabı formatında 2022’de yayımlanan “Mutluluk Bilimi ve Değerler” kitabının ilk baskısının tükendiğini, ikinci baskının da yayımlandığını söyleyen Prof. Dr. Tarhan, kitabın “hayatın anlamı ve amacı” temasıyla başladığını, gençlere dikkat piramidi, önem–öncelik piramidi, hedef belirleme, ardından bağışlayıcılık, empati, stres yönetimi, şükran ve minnettarlık gibi becerilerin öğretildiğini ifade etti. Prof. Dr. Tarhan, Anadolu irfanının modern psikoloji ve pozitif bilimle birleştiği bu sistemin, gençlerin duygu ve değer dünyasını güçlendirmeyi amaçladığını ifade ederek, üniversitenin bu çalışmayı PDF formatında ücretsiz olarak halka ve tüm eğitim sistemine açtığını da dile getirdi.</p>
<p><strong>“Hedef Arkadaşlığı modeli, akran zorbalığını azaltıyor”</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi’nde geliştirdikleri Hedef Arkadaşlığı modelinin Hacettepe Üniversitesi’nde yayımlanan bir makalede olumlu etkilerinin gösterildiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, sistemin işleyişini şöyle anlattı:</p>
<p>“Akran mentorluğu ve akran arabuluculuğu sistemi kurduk. Bir sorun olduğunda önce akranlar çözmeye çalışıyor. Türk bir öğrenciyle yabancı öğrenciyi eşleştiriyoruz; body sistemi gibi. Hem gruplaşmayı hem tartışmaları azaltıyor.”</p>
<p>Ergenlikte yaşanan her problemin “büyüme fırsatı” olduğunu da ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Zorbalık yapıyorsun demek yerine ‘akran arabuluculuğu yapalım’ demek lazım. Pozitif davranışları güçlendirdiğinizde negatif kendiliğinden söner.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Bir chatbot ile akran nezaketini öğretebiliriz</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, yapay zekânın bu süreçte önemli bir araç olduğunu söyleyerek, yeni bir proje önerisini de paylaştı:</p>
<p>“Akran Nezaketi Projesi için neler yapılabileceğini düşündüm. Bir chatbot ile akran nezaketini öğretebiliriz.<strong> </strong>Gençler yapay zekâ ve dijital ortamları çok seviyor. Bu nedenle bir chatbot geliştirilebilir. Bu chatbotun yazılım diline, bir ekip olarak üç ayrı modül ekleyebiliriz: öğrenci modülü, öğretmen modülü ve veli modülü. Sınıfta bir zorbalık ya da dışlanma yaşandığında öğrenci chatbot’a gelip sorusunu yöneltebilir. Bizim önerdiğimiz en temel şey, ‘sen dili’ yerine ‘ben dili’ kullanmak. Mesela çocuk, ‘Niye beni dışladınız?’ dediğinde karşı taraf da sert bir şekilde cevap verir ve kavga çıkar. Oysa ‘Beni dışladığınızda kendimi çok kötü hissettim’ dese, çatışma büyük ölçüde önlenir. Bu kadar basit bir beceri bile pek çok sorunu çözer.</p>
<p>Bütün öğrencilere bunu tek tek anlatmak hem zor hem de zaman alıcı olabilir. Fakat bir chatbot üzerinden altı ay ya da bir yıl içinde kapsamlı bir eğitim uygulanabilir. Üsküdar Üniversitesi olarak elimizde böyle bir içerik hazır. Milli Eğitim Bakanlığı ve bir yazılım takımıyla birlikte bu sistemi kurarsak, chatbot’u Türkiye’deki tüm ortaokul ve lise düzeyindeki okullarda kullanabiliriz.”</p>
<p>Akran Nezaketi kavramının doğru bir kavram olduğunu kaydeden Prof. Dr. Tarhan, “Akran zorbalığını sürekli konuşmak yerine, pozitif davranışları artırırsak zorbalık zaten kendiliğinden azalır. Okullarda empati eğitimini ve iyilik davranışlarını çoğalttığımızda, zorbalık da doğal olarak yavaş yavaş sönmeye başlayacaktır.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Prof. Dr. Nilüfer Pembecioğlu: “Nezaket aslında çocukken öğrenilen bir şeydir.”</strong></p>
<p>İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon Sinema Bölümünden Prof. Dr. Nilüfer Pembecioğlu, çocukların nezaket ve empati gibi değerleri öğrenmesinde erken dönemin önemine dikkat çekerek, “Her çocuk doğduğunda müthiş bir kapasiteyle geliyor. Nezaket aslında çocukken öğrenilen bir şeydir. Eğer doğru zamanda öğrenmezsek, belki de hiç öğrenemeyeceğiz.” dedi.</p>
<p>Dijital çağın çocuklar üzerindeki etkilerden de bahseden Prof. Dr. Pembecioğlu, “Çocuklar ekran aracılığıyla dünyayı ve insanları, gelen bilgilerin yönlendirmesiyle algılıyor. Dijital ortamda çocuklar yalnızlaşıyor; izlediklerinde özdeşleşebilecekleri, rol model alabilecekleri bireyler bulamıyorlar. Nezaket ve empatiyi öğrenemeyen çocuk, başkalarına değerli davranışlar sergileyemez. Önce çocuğun kendisini değerli hissetmesi gerekiyor.” diye konuştu.</p>
<p>Prof. Dr. Pembecioğlu, “Çocuklar öğretmenleriyle de aileleriyle de kendilerini ifade ediyor. Gerçek ve samimi iletişim, onları motive ediyor ve kendilerini keşfetmelerine olanak sağlıyor. Dijital yalnızlık ve ekran bağımlılığı, çocukların diğer becerilerini köreltiyor. Çocuğun karşısına bilgisayar koymak, onları yalnızlaştırıyor. Onlarla birebir iletişim kurmak, bugün her zamankinden daha önemli.” ifadesinde bulundu.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akran-nezaketi-zirvesi-uskudar-universitesi-ev-sahipliginde-yapildi-595980">Akran Nezaketi Zirvesi Üsküdar Üniversitesi ev sahipliğinde yapıldı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;de her 7 çocuktan biri akran zorbalığına maruz kalıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiyede-her-7-cocuktan-biri-akran-zorbaligina-maruz-kaliyor-591749</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Nov 2025 10:09:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[akran]]></category>
		<category><![CDATA[Akran Zorbalığı]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuğa Karşı Şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuktan]]></category>
		<category><![CDATA[güç]]></category>
		<category><![CDATA[kalıyor]]></category>
		<category><![CDATA[maruz]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[önleme]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalığa]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalığı]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalığına]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=591749</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nurper Ülküer, 10-14 Kasım Dünya Akran Zorbalığıyla Mücadele Haftası kapsamında çocuğa karşı şiddet ve akran zorbalığı ilişkisini değerlendirerek, bu yılın teması olan “İyiliğin Gücü” ne dikkat çekti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-her-7-cocuktan-biri-akran-zorbaligina-maruz-kaliyor-591749">Türkiye&#8217;de her 7 çocuktan biri akran zorbalığına maruz kalıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nurper Ülküer, 10-14 Kasım Dünya Akran Zorbalığıyla Mücadele Haftası kapsamında çocuğa karşı şiddet ve akran zorbalığı ilişkisini<strong> </strong>değerlendirerek, bu yılın teması olan “İyiliğin Gücü” ne dikkat çekti.</p>
<p><strong>Çocuğa karşı şiddetin her biçimi devam ediyor</strong></p>
<p>Prof. Dr. Ülküer, geçtiğimiz yıl Kolombiya’nın başkenti Bogota’da düzenlenen Çocuğa Karşı Şiddetin Önlenmesi Küresel Bakanlar Toplantısı’nın birinci yıl değerlendirmesine değinerek, ülkelerin bu alanda attıkları adımları şöyle değerlendirdi:</p>
<p>“Bir yıl önce ülkeler, çocuğa karşı şiddeti tamamen ortadan kaldırmak için taahhütlerde bulunmuştu. Dünya Sağlık Örgütü ev sahipliğinde yapılan çevrim içi toplantıda, bu sözlerin ne kadar yerine getirildiği konuşuldu. Birçok ülke, özellikle ‘fiziksel ceza’ konusunda ciddi yasal yaptırımlar getirdi. Şiddetin önlenmesi, izlenmesi ve farkındalık oluşturulması konusunda güçlü adımlar atıldı.<br /> Çocuğa karşı şiddetin her biçimi —ihmal, istismar, örseleme— insanlığın acilen çözmesi gereken bir sorun olmaya devam ediyor.”</p>
<p><strong>Çocuğun çocuğa karşı olan şiddeti, akran zorbalığı</strong></p>
<p>Çocuğun çocuğa karşı olan şiddeti yani akran zorbalığının yalnızca fiziksel bir şiddet türü olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Ülküer, “Zorbalık, bir bireyin kasıtlı olarak ve tekrar eden biçimde bir başka kişiye zarar vermesi ya da onu rahatsız etmesiyle ortaya çıkar. Bu yalnızca fiziksel temasla değil, sözel saldırılar, dışlama veya dijital zorbalık gibi eylemlerle de gerçekleşebilir. Genellikle üç temel unsurla tanımlanır; niyet, süreklilik ve güç dengesizliği.” dedi.</p>
<p><strong>Türkiye’de her 7 çocuktan biri zorbalığa maruz kalıyor</strong></p>
<p>UNICEF’in 2024 raporuna göre, zorbalık davranışlarının çocukların yaşam kalitesini derinden etkilediğini kaydeden Prof. Dr. Ülküer, “Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2024 verileri de durumun ciddiyetini ortaya koyuyor. TÜİK’in 2024 araştırmalarına göre; 6-17 yaş arası her 7 çocuktan biri, birden fazla kez akran zorbalığına uğruyor. Özel gereksinimli çocuklar, akran zorbalığına maruz kalma açısından daha yüksek risk altında. Zorbalığa uğrayan çocukların okul devamsızlık oranları artıyor, akademik başarıları düşüyor ve yaşam boyu sürecek travmalar ortaya çıkabiliyor.” diye konuştu.</p>
<p>Prof. Dr. Ülküer, bu tabloya dikkat çekerek, “Akran zorbalığı, çocuğa karşı şiddetin önemli bir parçasıdır. Şiddet gören çocuklar, ilerleyen süreçte şiddet uygulamaya daha eğilimli hale gelirler.<br /> Bu nedenle, çocuğa karşı şiddetin önlenmesi, akran zorbalığının da önlenmesi açısından kritik önemdedir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Güçlü ebeveynler zorbalığın önlenmesinde kilit rol oynuyor</strong></p>
<p>İngiltere merkezli Akran Zorbalığına Karşı Birliği (Anti Bullying Alliance-ABA) gibi kurumların çalışmalarına da değinen Prof. Dr. Ülküer, zorbalığın önlenmesinde en etkili stratejilerin başında ebeveynlerin güçlendirilmesinin geldiğini vurguladı.</p>
<p>Prof. Dr. Ülküer, akran zorbalığının önlenmesinde en önemli faktörlerden birinin “güçlü ebeveyn-çocuk iletişimi” olduğunu ifade ederek, çocukların ilk öğretmenleri olan ebeveynlerin, bilinçli iletişim kurma becerilerini geliştirmelerinin, zorbalığın erken fark edilmesinde ve önlenmesinde hayati önem taşıdığını söyledi.</p>
<p><strong>Ebeveynlere akran zorbalığıyla mücadelede öneriler</strong></p>
<p>Ebeveynlere bu konuda bazı pratik öneriler sunan Prof. Dr. Ülküer, şöyle devam etti:</p>
<p>“Çocuğunuzla sakin ve yargılamadan konuşabileceğiniz bir zaman ayırın. Açık uçlu sorular sorun; “Bana neler olduğunu anlatabilir misin?” gibi sorularla kendini ifade etmesini sağlayın. Duygusal değişimleri fark edin; okula gitmek istememesi, eşyalarının kaybolması gibi işaretlere dikkat edin.<br />Zorbalığa uğrayan çocuğunuza bunun kendi suçu olmadığını, birlikte çözebileceğinizi hatırlatın.<br /> Zorbalığa tanık olan çocuğunuza iyiliğin önemini anlatın; yetişkine haber vermesini ve zorbalık görene destek olmasını teşvik edin. Zorbalığa karışan çocuğunuzla sakin konuşun; davranışının etkilerini anlamasına ve doğru davranışı öğrenmesine yardımcı olun. Okulla iş birliği yapın ve süreci birlikte takip edin. Empati ve saygı konusunda örnek olun; öfkelendiğinizde bile nazik ve anlayışlı davranarak model oluşturun.”</p>
<p><strong>Her okulda bir ‘zorbalık önleme sorumlusu’ bulunmalı </strong></p>
<p>Prof. Dr. Ülküer, akran zorbalığını önlemede okul sistemlerinin ve eğitim politikalarının önemini dile getirerek, “Öğretmenlerin meslek öncesi ve hizmet içi eğitimlerinde akran zorbalığıyla mücadeleye yer verilmesi gerekiyor. Her okulda bir ‘zorbalık önleme sorumlusu’ bulunmalı. Zorbalık olayları kayıt altına alınmalı ve ilgili kurumlara hızla bildirilmelidir. Ayrıca okullar, ebeveynlerle güçlü bir iletişim içinde olmalıdır.” dedi.</p>
<p><strong>Zorbalık yapan çocukların çoğu da geçmişin mağdurları </strong></p>
<p>Zorbalık döngüsünün kırılabilmesi için mağdurların yanı sıra zorbalık yapan çocuklara da psikolojik destek verilmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Ülküer, “Şiddet şiddeti doğurur. Zorbalık yapan çocukların çoğu, geçmişte başka türden şiddetlerin mağdurları olmuştur. Bu nedenle, davranışlarının ardındaki nedenlerin araştırılması ve gerekli psikososyal desteğin sağlanması çok önemlidir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Akran Zorbalığını Önleme Fonu kurulmalı</strong></p>
<p>Prof. Dr. Ülküer, çözüm önerilerini ise şu şekilde sıraladı:</p>
<p>“Politika odaklı araştırmalar yapılmalı; yalnızca “kim” ve “ne” değil, “neden” ve “nasıl” sorularına da yanıt aranmalı.</p>
<p>İzleme ve değerlendirme çalışmaları, mevcut önleme programlarını bilimsel olarak gözden geçirmeli.</p>
<p>Ulusal strateji planı ve bütçe, 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda hazırlanmalı.</p>
<p>Akran Zorbalığını Önleme Fonu kurulmalı; farkındalık çalışmalarının sürdürülebilirliği için kaynak oluşturulmalı.”</p>
<p><strong>İyiliğin gücünü kullanalım ve akran zorbalığının önüne geçelim</strong></p>
<p>Tüm bu gerekçelerden yola çıkarak, TBMM içinde başlatılan Çocuk Hareketi’nin Türkiye Büyük Millet Meclis’i bünyesinde Akran Zorbalığını Önleme Komisyonu kurduğunu ifade eden Prof. Dr. Ülküer, “Komisyon, katılımcı bir bakış açısıyla çalışmalarına başlamış bulunmaktadır. Bu önerilerin hayata geçirilmesinde önemli bir lokomotif olacaktır. Desteklenmesi gereken önemli bir adım. İyiliğin gücünü kullanalım ve akran zorbalığının önüne geçelim.” şeklinde sözlerini tamamladı. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-her-7-cocuktan-biri-akran-zorbaligina-maruz-kaliyor-591749">Türkiye&#8217;de her 7 çocuktan biri akran zorbalığına maruz kalıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yalçınkaya&#8217;dan akran zorbalığına drama önerisi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yalcinkayadan-akran-zorbaligina-drama-onerisi-582992</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Oct 2025 07:46:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[akran]]></category>
		<category><![CDATA[dan]]></category>
		<category><![CDATA[drama]]></category>
		<category><![CDATA[önerisi]]></category>
		<category><![CDATA[yalçınkaya]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalığına]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=582992</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uluslararası 15. Kocaeli Kitap Fuarı’na konuk olan Yazar Cansu Başak Yalçınkaya, çağın hastalığı olan akran zorbalığının drama ile aşılacağına dikkat çekti. Yalçınkaya, ebeveynlerin de drama eğitimi alması gerektiğini ifade etti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yalcinkayadan-akran-zorbaligina-drama-onerisi-582992">Yalçınkaya&#8217;dan akran zorbalığına drama önerisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası 15. Kocaeli Kitap Fuarı’na konuk olan Yazar Cansu Başak Yalçınkaya, çağın hastalığı olan akran zorbalığının drama ile aşılacağına dikkat çekti. Yalçınkaya, ebeveynlerin de drama eğitimi alması gerektiğini ifade etti.</p>
<p><b>“ÇOCUKLARIN YÜZDE 30’U MARUZ KALIYOR”</b></p>
<p>Dramanın zorbalık üzerindeki iyileştirici gücüne dikkat çeken Yazar Cansu Başak Yalçınkaya, “Zorbalık; fiziksel ve sözel saldırıdır. Zorbalık sessiz bir krizdir. Dünyada çocukların yüzde 30’u zorbalığa maruz kalıyor. Geleneksel çözüm yöntemleri ne yazık ki işe yaramıyor. Burada drama devreye giriyor. Antik Yunan’da insanların sahnede katarsis deneyimi ile psikolojik sıkıntılarını yendikleri aktarılmıştır” dedi.</p>
<p><b>“TÜRKİYE 11. SIRADA”</b></p>
<p>Ebeveynlerin akran zorbalığındaki rolünün çok önemli olduğunu da ifade eden Yalçınkaya, “Anne babalar da drama ile eğitilmesi gerekiyor.</p>
<p>COVİD sonrası yapılan bir araştırmada 797 kişinin drama ile iyileştiği görülüyor. Zorbalık yapan çocuğa sorumluluk ve destek veriliyor. Bu çocuk daha fazla empati geliştiriyor. Dünyada en fazla zorbalığın yapıldığı ülke, yüzde 70 ile Güney Afrika. Türkiye 11. sırada” diye konuştu.</p>
<p><b>“DRAMA ANLAYIŞ VE DÖNÜŞÜM KAZANDIRIR”</b></p>
<p>Son 3 yıldır verdiği eğitimlerle çocuklardaki değişimleri gözlemlediğini belirten Yalçınkaya, “Drama insan ilişkilerini güçlendirir. Korkuyu cesarete, öfkeyi anlayışa dönüştürür. Duyguları kontrol etme yeteneğini geliştirir. Drama bize anlayış ve dönüşüm kazandırır. Drama temelli zorbalık önleme programı İsviçre’de yüzde 87 oranında başarı yakaladı. Drama ile hep birlikte daha güvenli ve dayanışmacı gelecek mümkün” dedi. Yalçınkaya söyleşi sonunda “Alaycı Memo” kitabını okuyucuları için imzaladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yalcinkayadan-akran-zorbaligina-drama-onerisi-582992">Yalçınkaya&#8217;dan akran zorbalığına drama önerisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bakırköy Belediyesi&#8217;nden Öğrencilere &#8220;Akran Zorbalığı&#8221; Eğitimi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bakirkoy-belediyesinden-ogrencilere-akran-zorbaligi-egitimi-580790</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Oct 2025 11:23:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[akran]]></category>
		<category><![CDATA[bakırköy]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[nden]]></category>
		<category><![CDATA[öğrencilere]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=580790</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bakırköy Belediyesi, çocukların sağlıklı gelişimini desteklemek amacıyla ilçedeki okullarda farkındalık eğitimleri düzenlemeye devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bakirkoy-belediyesinden-ogrencilere-akran-zorbaligi-egitimi-580790">Bakırköy Belediyesi&#8217;nden Öğrencilere &#8220;Akran Zorbalığı&#8221; Eğitimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bakırköy Belediyesi, çocukların sağlıklı gelişimini desteklemek amacıyla ilçedeki okullarda farkındalık eğitimleri düzenlemeye devam ediyor. Belediye bünyesindeki psikologlar tarafından verilen seminerlerde, öğrenciler akran zorbalığı konusunda bilinçlendiriliyor.</p>
<p>Programın ilk uygulaması, Özel Kent Eğitim Koleji’nde gerçekleştirildi. Yaklaşık 100 öğrencinin katıldığı seminerde, akran zorbalığının tanımı, olumsuz etkileri ve çözüm yolları interaktif yöntemlerle anlatıldı. Öğrenciler, örnek olaylar ve sorular üzerinden konuyu daha yakından kavrama fırsatı buldu. Her eğitim döneminde sürdürülen farkındalık seminerleri ile çocukların ruhsal ve fiziksel sağlığını korumayı hedeflediklerini belirten belediye yetkilileri, “Çocuklarımızın güvenli ve sağlıklı bir eğitim ortamında gelişmeleri için tüm imkânlarımızla yanlarındayız” mesajını verdi.</p>
<p>Program dönem boyunca farklı okullarda devam edecek. Katılım sağlamak isteyen okullar, Bakırköy Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü ile iletişime geçerek başvuruda bulunabilecek.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bakirkoy-belediyesinden-ogrencilere-akran-zorbaligi-egitimi-580790">Bakırköy Belediyesi&#8217;nden Öğrencilere &#8220;Akran Zorbalığı&#8221; Eğitimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Her 3 çocuktan 1&#8217;i akran zorbalığına uğruyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/her-3-cocuktan-1i-akran-zorbaligina-ugruyor-576147</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Sep 2025 14:07:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[akran]]></category>
		<category><![CDATA[Akran Zorbalığı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuktan]]></category>
		<category><![CDATA[etme]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[uğruyor]]></category>
		<category><![CDATA[zorba]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalığa]]></category>
		<category><![CDATA[Zorbalığın]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalığına]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=576147</guid>

					<description><![CDATA[<p>Okulların açılmasına günler kala, çocukları akademik zorlukların yanı sıra bekleyen en önemli risklerden biri akran zorbalığı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-3-cocuktan-1i-akran-zorbaligina-ugruyor-576147">Her 3 çocuktan 1&#8217;i akran zorbalığına uğruyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Okulların açılmasına günler kala, çocukları akademik zorlukların yanı sıra bekleyen en önemli risklerden biri akran zorbalığı. Fiziksel, sözel ya da cinsel eylemlerle ortaya çıkabilen; kimi zaman doğrudan saldırı, kimi zaman ise dışlama veya alay etme gibi dolaylı yollarla kendini gösteren zorbalık, artık yalnızca sınıf içinde ya da okul bahçesinde değil, sosyal medya ve dijital platformlarda da görünmez bir tehdit haline geliyor. İstinye Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebru Şalcıoğlu, akran zorbalığının giderek artan etkilerine dikkat çekerek, çocukların hem akademik hem de psikolojik gelişimlerini tehdit eden bu sorunun ciddiyetini vurguladı.</p>
<p><strong>“Dünyada ve Türkiye’de her 3 çocuktan 1’i zorbalığa uğruyor”</strong></p>
<p>Araştırmalar, akran zorbalığının her ülkede yaygın bir sorun olduğunu ve özellikle ekonomik açıdan dezavantajlı çocuklarda daha sık görüldüğünü ortaya koyuyor. Dünya çapında 83 ülkeyi kapsayan geniş ölçekli bir araştırma, 12–17 yaş arası ergenlerde zorbalığa maruz kalma oranının ortalama yüzde 30 olduğunu gösteriyor: yani her üç çocuktan biri akran zorbalığının hedefi oluyor. En yüksek oranlar Doğu Akdeniz ve Afrika bölgelerinde görülürken, Avrupa ülkelerinde bu oranın oldukça düşük olduğu görülüyor. Zorbalığın ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirten Prof. Dr. Ebru Şalcıoğlu, Türkiye’de akran zorbalığı ile ilgili yürütülen bir araştırmanın sonuçlarını aktararak şunları söyledi: </p>
<p>“Türkiye’de yürütülen geniş kapsamlı bir araştırmada ise öğrencilerin üçte birinin geleneksel okul zorbalığına, yaklaşık beşte birinin de siber zorbalığa maruz kaldığı saptandı. Erkek öğrenciler daha çok zorba rolünde yer alırken, kız öğrencilerin özellikle siber zorbalığın hedefi oldukları belirlendi. Bu bulgular, ülkemizde akran zorbalığının hem yaygın hem de cinsiyetler arasında farklı biçimlerde ortaya çıkan bir sorun olduğunu gösteriyor. Zorbalığın bu kadar yüksek oranlarda görülmesi, bunu yalnızca bireysel bir sorun değil, ciddi bir halk sağlığı meselesi haline getiriyor.”</p>
<p><strong>“Akran zorbalığı kısa ve uzun vadede önemli psikolojik yaralar açar”</strong></p>
<p>Prof. Dr. Şalcıoğlu zorbalığın çocuk psikolojisi üzerindeki uzun vadeli etkilerini de aktardı:</p>
<p>“Akran zorbalığına maruz kalan çocuklar çoğunlukla utanç, korku, üzüntü ve öfke gibi yoğun duygular yaşarlar. Bu duygular onları içe kapanmaya, sosyal etkinliklerden uzak durmaya, fikirlerini ifade etmekten çekinmeye yöneltebilir. Bunlar uzun vadede ciddi psikolojik sorunlara dönüşebilir. Araştırmalar, zorbalığa maruz kalan çocuklarda kaygı, depresyon, travmatik stres, yeme bozuklukları gibi ciddi ruh sağlığı sorunları geliştiğini, bu çocuklarda kendine zarar verme davranışlarının ve hatta intihar girişimlerinin daha sık görüldüğünü gösteriyor. Dolayısıyla zorbalık yalnızca anlık bir çatışma değil, uzun vadede çocukların ruh sağlığını derinden etkileyen bir travma kaynağıdır.”</p>
<p><strong>“Empati eksikliği ve sosyal medya kültürü zorbalığı körüklüyor”       </strong></p>
<p>Prof. Dr. Şalcıoğlu sosyal medya kullanımının psikoloji üzerindeki etkileri üzerine sözlerine şöyle devam etti: </p>
<p>“Zorbalığın nedenleri üzerine yapılan psikolojik araştırmalar, bu davranışın basit bir ‘kötü niyet’ meselesi olmadığını ortaya koyuyor. Zorbalık, aslında sosyal hiyerarşilerde güç kazanma ve elde edilen gücü koruma çabasının bir yansıması. Çocuk, çevresinden dikkat, onay, saygı veya somut ödüller elde ettikçe bu davranışı sürdürüyor. Özellikle empati yetisi zayıf olan bir çocuk, davranışlarının yol açtığı zararı fark etmeyebiliyor. Günümüzde sosyal medyanın sunduğu ‘beğeni’ ve ‘takipçi’ gibi görünür ödüller, özellikle siber zorbalığı daha da pekiştiren bir rol oynuyor.”</p>
<p><strong>“Ailelere önemli rol düşüyor”</strong></p>
<p>Şalcıoğlu akran zorbalığının çözümünde ailelerin kritik rolünü vurguladı: </p>
<p>“Okulların açılmasına kısa bir süre kala aileler, çocuklarını akran zorbalığına karşı bilinçlendirmek için evde basit ama etkili adımlar atabilirler. Öncelikle, zorbalığın ne olduğunu ve hangi davranışların kabul edilemez olduğunu çocuklarıyla açıkça konuşmaları gerekiyor. Bunun için Millî Eğitim Bakanlığı’nın internet sitesinde yer alan çok sayıda bilgilendirici kaynaktan faydalanabilirler. Çocuklara hem mağdur olduklarında hem de tanık olduklarında sessiz kalmamaları gerektiğini öğretmek, onları koruyucu bir bilinçle donatır.</p>
<p>Ebeveynlerin çocuklarının davranışlarındaki değişiklikleri fark etmesi ve duygularını ifade edebilecekleri güvenli bir ortam yaratması çok önemli. Çocuk zorbalığa uğradığında, yaşadığı olayları anlatabilmesi için desteklenmeli. Aile bu noktada koruyucu bir rol üstlenerek çocuğun fiziksel ve duygusal bütünlüğünü gözetmeli, okulla iletişime geçerek zorbalığı önlemek için girişimlerde bulunmalı. Ayrıca çocuklara, zorbalığa boyun eğmenin ve sessiz kalmanın çözüm olmadığını, tam tersine bu davranışı beslediğini anlatmak gerekiyor. Çocuk kendisini ifade etmeyi ve sınır çizmeyi öğrendiğinde hem zorbalığın etkileri azalır hem de öz güveni güçlenir.</p>
<p>Zorbalık yapan bir çocuğu olan aileler de sorumluluk almalı. Empatiyi geliştiren basit sohbetler bu süreçte çok değerli. Örneğin, ‘Sen böyle bir şey yaşasaydın ne hissederdin?’ gibi sorular çocukların başkalarının bakış açısını anlamasını kolaylaştırıyor. Son olarak, öğretmenlerle düzenli iletişim halinde olmak ve okul ortamındaki güvenliği takip etmek hem mağdur hem de zorba çocukların sağlıklı gelişimini destekleyen önleyici adımlar arasında yer alıyor.”</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-3-cocuktan-1i-akran-zorbaligina-ugruyor-576147">Her 3 çocuktan 1&#8217;i akran zorbalığına uğruyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BURSEM&#8217;de akran zorbalığı farkındalık etkinliği gerçekleşti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bursemde-akran-zorbaligi-farkindalik-etkinligi-gerceklesti-561344</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 Aug 2025 16:41:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[akran]]></category>
		<category><![CDATA[bursemde]]></category>
		<category><![CDATA[etkinliği]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[gerçekleşti]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=561344</guid>

					<description><![CDATA[<p>Burhaniye Belediyesi Sosyal Etkinlik Merkezi (BURSEM) bünyesinde, çocuklara yönelik “Akran Zorbalığı Farkındalık Çalışması” gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bursemde-akran-zorbaligi-farkindalik-etkinligi-gerceklesti-561344">BURSEM&#8217;de akran zorbalığı farkındalık etkinliği gerçekleşti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Burhaniye Belediyesi Sosyal Etkinlik Merkezi (BURSEM) bünyesinde, çocuklara yönelik “Akran Zorbalığı Farkındalık Çalışması” gerçekleştirildi.</p>
<p>“Zorba olma, dost ol” mesajıyla düzenlenen etkinlikte, eğitim ortamında karşılaşılabilecek zorbalık türleri ve akran zorbalığı biçimleri ele alındı. Uzman eğitmenler tarafından verilen sunumlar ve interaktif etkinliklerle çocukların; zorbalığı tanıması, farkındalık geliştirmesi ve kendilerini koruma becerilerini güçlendirmesi hedeflendi.</p>
<p>Burhaniye Belediyesi Kadın Danışma Merkezi psikoloğu tarafından, BURSEM yaz okulu öğrencilerine verilen eğitimde çocuklar günlük hayatta yaşayacakları zorluklara karşı bilgilendirildi. Burhaniye Belediyesi okul öncesinden, üniversite dönemine kadar her yaş grubundan öğrencinin eğitim ve öğrenimi için projeleriyle desteklerini sürdürmeye devam ediyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bursemde-akran-zorbaligi-farkindalik-etkinligi-gerceklesti-561344">BURSEM&#8217;de akran zorbalığı farkındalık etkinliği gerçekleşti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir Çocuk Meclisi&#8217;nde &#8216;Akran Zorbalığı Eğitimi&#8217;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmir-cocuk-meclisinde-akran-zorbaligi-egitimi-558540</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Jul 2025 14:20:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[akran]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[meclisinde]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=558540</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İzmir Çocuk Meclisi çocukların yıl boyunca süren komisyon toplantılarında dile getirdiği akran zorbalığına karşı farkındalık çalışmaları yapılması talebi üzerine “Akran Zorbalığı ile Mücadele” eğitimi düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmir-cocuk-meclisinde-akran-zorbaligi-egitimi-558540">İzmir Çocuk Meclisi&#8217;nde &#8216;Akran Zorbalığı Eğitimi&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İzmir Çocuk Meclisi çocukların yıl boyunca süren komisyon toplantılarında dile getirdiği akran zorbalığına karşı farkındalık çalışmaları yapılması talebi üzerine “Akran Zorbalığı ile Mücadele” eğitimi düzenlendi. Üç oturumluk programda, akran zorbalığının ne olduğu, nasıl fark edileceği ve akran zorbalığı ile mücadele etme yöntemleri konuşuldu.</p>
<p>Yıl boyunca komisyon toplantıları düzenleyen İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İzmir Çocuk Meclisi, yaz dönemi süresince de önemli konu başlıklarında eğitim ve etkinlikler yapacak. Bu kapsamda çocukların talebi üzerine hayata geçirilmesi hedeflenen eğitimlerin ilki, “Akran Zorbalığı ile Mücadele” eğitimi oldu. Çocuk Çalışmaları Şube Müdürlüğü ile Sosyal Gelişim ve Dayanışma Derneği (SGDD-ASAM) iş birliğiyle gerçekleştirilen eğitimlerde, akran zorbalığı kavramı irdelenerek akran zorbalığı ile mücadele yöntemleri tartışıldı.</p>
<p><strong>“Çocukların ihtiyacı bizi harekete geçirdi”</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Çocuk Hakları Birimi Sorumlusu Sosyolog Deniz Kesimler Çakal, “Yıl boyunca yaptığımız toplantılarda gördük ki akran zorbalığı farklı sosyo-ekonomik özellikte ve farklı gelişim gösteren tüm çocuklar için önemli bir sorun. Çocuklar toplantılarda bazı arkadaşlarıyla sağlıklı ilişkiler kurmakta sorun yaşadıklarını ve zorbalığa maruz kaldıklarında ne yapmaları gerektiğini öğrenmek istediklerini sıklıkla ifade etti. Ayrıca hangi davranışların zorbalığın tanımına girdiği konusunda da kafa karışıklıkları yaşadıklarını fark ettik. Çocukların bu ihtiyacı bizi harekete geçirdi. Bu nedenle hiç vakit kaybetmeden bu eğitimi düzenledik” dedi.</p>
<p><strong>“Çocukların akran zorbalığı konusunda güçlendirilmeye ihtiyacı var”</strong></p>
<p>SGDD-ASAM Gençlik Çalışanı Eğitmen Mikail Böke ise “Akran İlişkilerini İyileştirme Programı kapsamında çocuklara zorbalığa maruz kaldıklarında veya zorbalığa seyirci olduklarında neler yapmaları gerektiğini aktarıyoruz. Çocukların bu konuyu konuşmaya ve bu konuda güçlendirilmeye ihtiyacı olduğunu görüyoruz” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Eğitimin içeriği ve hedeflenen kazanımlar</strong></p>
<p>Üç oturum ve toplam 6 saat olarak planlanan eğitimin ilk oturumunda çocuklar, akran zorbalığının tanımı ve türlerini öğrenerek tartışmalar yürüttü. İkinci oturumda ise akran zorbalığında roller ve bu roller üzerinden mücadele yöntemlerini tartışan çocuklar birbirlerine deneyim aktarımında ve önerilerde bulundu. Eğitimin üçüncü ve son oturumunda ise çocuklar, akran zorbalığıyla mücadele mekanizmalarını harekete geçirmenin yollarını öğrendi. Ardından çocukların kendi bedenlerine, duygularına ve kişisel alanlarına saygı gösterilmesi konusunda farkındalık kazanmalarını sağlamak amacıyla ‘mahremiyet’ teması ele alındı. Eğlenceli oyunların ve grup tartışmalarının da yer aldığı eğitim kapsamında, çocukların duygularını anlama ve duygularına daha duyarlı hale gelme, kişisel sınırlarını ve haklarını fark etme, zorbalığın kapsamı ve mücadele yöntemlerini anlama ve daha sağlıklı ve güvenli arkadaşlık ilişkileri kurma becerileri kazanmaları hedefleniyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmir-cocuk-meclisinde-akran-zorbaligi-egitimi-558540">İzmir Çocuk Meclisi&#8217;nde &#8216;Akran Zorbalığı Eğitimi&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gençler Arasında Artan Tehlike: Akran Zorbalığı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gencler-arasinda-artan-tehlike-akran-zorbaligi-424938</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Nov 2023 08:10:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[akran]]></category>
		<category><![CDATA[arasında]]></category>
		<category><![CDATA[artan]]></category>
		<category><![CDATA[gençler]]></category>
		<category><![CDATA[tehlike]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=424938</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günümüzde sosyal medyada, basında sıklıkla karşılaştığımız bir konu haline gelen akran zorbalığı, genellikle yaşıt bireyler arasında, bir kişinin diğerine sistematik olarak duygusal, sözlü veya fiziksel zarar verme çabası olarak tanımlanır. Bu tür davranışlar, güç dengesizliği üzerine kuruludur ve mağdur olan kişinin psikolojik veya duygusal sağlığını olumsuz yönde etkiler.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gencler-arasinda-artan-tehlike-akran-zorbaligi-424938">Gençler Arasında Artan Tehlike: Akran Zorbalığı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<table>
<tbody>
<tr>
<td><strong>Akran zorbalığı nedir?</strong></p>
<p>Günümüzde sosyal medyada, basında sıklıkla karşılaştığımız bir konu haline gelen akran zorbalığı, genellikle yaşıt bireyler arasında, bir kişinin diğerine sistematik olarak duygusal, sözlü veya fiziksel zarar verme çabası olarak tanımlanır. Bu tür davranışlar, güç dengesizliği üzerine kuruludur ve mağdur olan kişinin psikolojik veya duygusal sağlığını olumsuz yönde etkiler.</p>
<p>Özellikle yapılan çalışmalar akran zorbalığına maruz kalan bireylerin; düşük özsaygı, anksiyete, depresyon, izolasyon, okul performansının düşmesi ve hatta intihar eğilimleri gibi psikolojik sorunlar yaşadığını göstermektedir. Bu nedenle günümüzde, akran zorbalığıyla başa çıkmak oldukça önemli bir konu haline gelmiştir.</p>
<p> </p>
<p><strong>Akran zorbalığı nasıl başlar? </strong></p>
<p>Ortalama 4-6 yaş arasında ve oyun çağında olan çocukların birbirleri ile oyun oynamaya başlamalarıyla birlikte bu zorba davranışların ortaya çıktığı gözlemlenmektedir. Elbette bunun birçok sebebi bulunmaktadır. Başlıca sebeplerden biri ise bu dönemin okul öncesi dönem olması ve çocukların iletişim yeteneklerinin tam olarak gelişmemesi, dolayısıyla yaşıtlarıyla iletişime geçerken yanlış yöntemleri tercih etmeleridir. Çocuklar bu noktada akranlarına istediklerini yaptırabilmek için fiziksel, sözel zorbalık davranışlarını öğrenmeye başlarlar.</p>
<p> </p>
<p><strong>Peki, akran zorbalığının diğer sebepleri neler olabilir?</strong></p>
<p>Akran zorbalığının sebepleri karmaşık olabilir ve çeşitli faktörlere dayanır. Bunlar arasında:</p>
<p><strong>Güç Dengeleme Arayışı: </strong></p>
<p>Akran zorbalığında temel sebep aslında bireyin kendi gücünü ispat etme çabasıdır. Dolayısıyla, zorbalığa başvuran kişi, kendi gücünü artırmak veya kontrol etmek için başkalarına zarar verme eğiliminde olabilir. Örneğin, saç çekme, vurma veya itme gibi fiziksel müdahaleler, akran zorbalığının bir türümüze ve bu tür davranışlar, zorbanın gücünü kullanarak kurbanı kontrol etme veya incitme çabasını yansıtmaktadır.</p>
<p><strong>Duygusal Sorunlar: </strong></p>
<p>Zorbalık yapan kişilerde düşük özsaygı, öfke veya diğer duygusal sorunlar görülebilir.</p>
<p><strong>Aile ve Çevresel Faktörler: </strong></p>
<p>Zorbalık, çocukluk döneminde yaşanan aile içi problemler, ailede şiddet veya ihmal gibi faktörlerle ilişkilendirilebilir.</p>
<p><strong>Toplumsal Etkiler: </strong></p>
<p>Özellikle son dönemlerde, medya, kültürel normlar ve toplumsal etkileşimler, çocukları ve gençleri zorba davranışlara yönlendirebilen güçlü bir faktör haline gelmektedir.</p>
<p><strong>İlgisizlik veya Gözetimsizdik: </strong></p>
<p>Yetişkinlerin çocuklar arasındaki ilişkilere yeterince müdahale etmemesi veya eğitim vermemesi, akran zorbalığının artmasına neden olan önemli bir etkendir.</p>
<p> </p>
<p>Elbette bu faktörlerin sıklığı, şiddeti ve etkileri bireyler arasında değişim göstermektedir. Ancak, zorbalığa maruz kalan veya uygulayan kişi de sonucunda birçok psikolojik, sosyal ve fiziksel sorunlar yaşamaktadır. Özellikle, çocukluk döneminde yaşanan akran zorbalığı, mağdur üzerinde ömür boyu etkiler bırakabilir. Bu etkiler, bireyin duygusal, psikolojik ve sosyal sağlığını etkileyebilir. Fakat her bireyin farklı başa çıkma güçlerinin olduğunu unutmamak gerekir. Bu noktada, psikolojik destek ve danışmanlık, duygusal desteğin sağlanması, bu olumsuz etkileri hafifletebilir ve iyileşme sürecini destekleyebilir.</p>
<p> </p>
<p><strong>Çocuğun, akran zorbalığına uğradığını nasıl fark edebiliriz?</strong></p>
<p>Akran zorbalığı genellikle belirgin olmayabilir, ancak şu işaretlere dikkat etmekte fayda vardır:</p>
<p><strong>Duygusal Değişiklikler: </strong></p>
<p>Çocuk ya da genç, ani duygusal değişiklikler gösteriyorsa (örneğin, endişeli, üzgün ya da sinirli olma gibi), bunlar bir işaret olabilir.</p>
<p><strong>Sosyal İzolasyon:</strong></p>
<p>Zorbalığa uğrayan kişi, arkadaşlarından izole olabilir ve sosyal etkileşimlerden kaçınabilir.</p>
<p><strong>Fiziksel Belirtiler: </strong></p>
<p>Kişinin bedeninde beklenmeyen yaralar, morluklar ya da diğer fiziksel belirtiler varsa, bu zorbalığa işaret edebilir.</p>
<p><strong>Okul Performansında Düşüş: </strong></p>
<p>Akademik başarıda beklenmeyen bir düşüş, zorbalık sonucu ortaya çıkabilir.</p>
<p><strong>Eşyaların Kaybolması veya Zarar Görmesi: </strong></p>
<p>Kişinin eşyalarının kaybolması, zarar görmesi veya çalınması durumunda, bu da zorbalık belirtisi olabilir.</p>
<p>Eğer çocuğunuzda ya da bir tanıdığınızda bu tür işaretleri fark ediyorsanız, konuyu açarak açık iletişim kurmaya çalışmak oldukça önemlidir. Çocuğun ya da genç yetişkinin hissettiklerini anlamak ve gerekirse uzman yardımı almak süreci yönetmede yardımcı olacaktır.</p>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gencler-arasinda-artan-tehlike-akran-zorbaligi-424938">Gençler Arasında Artan Tehlike: Akran Zorbalığı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuğunuz Kepçe Kulak Nedeniyle Akran Zorbalığı Yaşıyorsa</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocugunuz-kepce-kulak-nedeniyle-akran-zorbaligi-yasiyorsa-417907</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Oct 2023 08:40:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[akran]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğunuz]]></category>
		<category><![CDATA[kepçe]]></category>
		<category><![CDATA[kulak]]></category>
		<category><![CDATA[nedeniyle]]></category>
		<category><![CDATA[yaşıyorsa]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=417907</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kepçe kulak, en sık görülen kulak şekil bozukluklarından biri olarak karşımıza çıkıyor. Toplumda yüzde 5 oranında görülen bu sorun, kulak kepçesinin kafatasından 2 cm’den fazla ayrık olması olarak tanımlanıyor. İşitme ile ilgili herhangi bir probleme yol açmayan kepçe kulakların tedavisinin çocukların psikolojileri açısından okul öncesi dönemde planlanması öneriliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocugunuz-kepce-kulak-nedeniyle-akran-zorbaligi-yasiyorsa-417907">Çocuğunuz Kepçe Kulak Nedeniyle Akran Zorbalığı Yaşıyorsa</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ÇOCUĞUNUZ KEPÇE KULAK NEDENİYLE AKRAN ZORBALIĞI YAŞIYORSA</strong></p>
<p>Kepçe kulak, en sık görülen kulak şekil bozukluklarından biri olarak karşımıza çıkıyor. Toplumda yüzde 5 oranında görülen bu sorun, kulak kepçesinin kafatasından 2 cm’den fazla ayrık olması olarak tanımlanıyor. İşitme ile ilgili herhangi bir probleme yol açmayan kepçe kulakların tedavisinin çocukların psikolojileri açısından okul öncesi dönemde planlanması öneriliyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Kulak Burun Boğaz (KBB) Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Serkan Orhan, kepçe kulak sorunu ve tedavi yöntemi hakkında bilgi verdi. </p>
<p><strong>Çocuklukta akran zorbalığı, yetişkinlikte ilişki sorunlarına yol açabiliyor</strong></p>
<p>Kepçe kulak sorunu kulak fonksiyonlarını etkilememekte yani duyma konusunda bir farklılığa neden olmamaktadır. Ancak, kulağın normal görüntüsü dışında farkı bir yapıda olması çocuklar arasında alay konusu olunmasına, akran zorbalığına neden olabilir. Bu durum da zamanla kişide özgüven eksikliğine yol açabilmektedir. Bu da erişkinlik döneminde ikili ilişkilerde yakınlık kurabilme noktasında özellikle görüntüden kaynaklanan özgüven eksikliği nedeniyle olumsuz sonuçlara sebebiyet verebilmektedir. </p>
<p><strong>En doğru zaman çocuğunuz okula başlamadan hemen önce!</strong></p>
<p>Kulak kepçesi 6 yaşında erişkin boyutunun yaklaşık yüzde 80’ine ulaşmaktadır. Kepçe kulak ameliyatının çocuk okula başlamadan hemen önce yapılması uygundur. Kepçe kulak ameliyatı kulak patolojisine bağlı olarak farklı tekniklerle yapılabilmektedir. Kepçe kulak cerrahisinin temel mantığı, kalıcı sütürler kullanılarak kulak kepçesine yeniden şekil verilmesi esasına dayanmaktadır. Kepçe kulak ameliyatı, kulak arkasından yapılan cilt kesisi ile gerçekleştirilmektedir. Kesi yapılmadan sütür teknikleri de bazı bilimsel çalışmalarda tarif edilmesine karşın kalıcı nüks oranı yüksek olduğu için tercih edilmemektedir. Ameliyat sonrası 1 hafta dinlenme süresi ve 2-3 hafta kulak bandajı takılması önerilmektedir. Eriyen dikiş kullanıldığı için dikiş alma işlemine de gerek bulunmamaktadır. </p>
<p><strong>Çocuğunuza kepçe kulak operasyonu yaptırdıktan sonra bunlara dikkat edin!</strong></p>
<ul>
<li>Ameliyat sonrası 3 hafta bandaj takılması, kulak kepçesinin yeni pozisyonunun kalıcılığında oldukça önemlidir.</li>
<li>Operasyon sonrası bir hafta duş alınmamalıdır. </li>
<li>Antibiyotik kullanılması enfeksiyon gelişimini önlemektedir. </li>
</ul>
<p><strong>Ameliyat sonrası en belirgin gelişme: Hastalardaki özgüven artışı</strong></p>
<p>Kepçe kulak operasyonu sonrası hastalar kulaklarını kapatmak için çeşitli yollara başvurmayı bırakmakta ve özgüvenleri artmaktadır. Örneğin bazı hastalar saçlarını toplayamamaktan, hep açık bırakmak zorunda kalmaktan ya da kısa kestirememekten şikayet ediyorken, ameliyat sonrası rahatça istenilen saç modeli uygulanabilmektedir. Hatta kepçe kulak sorununda bazen kulak yapıştırıcısı, bant kullanımı gibi uygulamalar da kişinin kulak sağlığını olumsuz etkileyebilmektedir. Tüm bu durumlar bu konuda deneyimli uzmanlar tarafından, tam donanımlı merkezlerde gerçekleştirilen kepçe kulak operasyonu ile ortadan kalkmaktadır.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocugunuz-kepce-kulak-nedeniyle-akran-zorbaligi-yasiyorsa-417907">Çocuğunuz Kepçe Kulak Nedeniyle Akran Zorbalığı Yaşıyorsa</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeşilay, Genç Gönüllülere Yönelik &#8220;Bağımlılıkla Mücadele Akran Uygulayıcı Eğitimi&#8221; Geçekleştirdi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yesilay-genc-gonullulere-yonelik-bagimlilikla-mucadele-akran-uygulayici-egitimi-geceklestirdi-412806</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Oct 2023 11:10:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[akran]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlılıkla]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[geçekleştirdi]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[gönüllülere]]></category>
		<category><![CDATA[mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[uygulayıcı]]></category>
		<category><![CDATA[yeşilay]]></category>
		<category><![CDATA[yönelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=412806</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Eğitim Programı (TBM) Akran Uygulayıcı Eğitimine İstanbul’da üniversite eğitimini sürdüren Genç Yeşilay Kulübü üyesi 65 öğrenci ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti gönüllüleri katıldı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yesilay-genc-gonullulere-yonelik-bagimlilikla-mucadele-akran-uygulayici-egitimi-geceklestirdi-412806">Yeşilay, Genç Gönüllülere Yönelik &#8220;Bağımlılıkla Mücadele Akran Uygulayıcı Eğitimi&#8221; Geçekleştirdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Eğitim Programı (TBM) Akran Uygulayıcı Eğitimine İstanbul’da üniversite eğitimini sürdüren Genç Yeşilay Kulübü üyesi 65 öğrenci ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti gönüllüleri katıldı. Dört gün süren eğitim programında, alanında uzman eğitmenler tarafından sunumlar, uygulamalar ve atölyeler düzenlendi.  </p>
<p>Bağımlılıklara karşı birincil önleme temelli bir farkındalık programı olan TBM’nin, genç bireyler arasında yaygınlaştırılması ve akran eğitimi faaliyetlerinin desteklenmesi hedefiyle gerçekleşen program; “Yeşilay Önleme Çalışmaları ve TBM”, “STK’da Gönüllü Olmak”, “Gelişen Dünyada Bağımlılıklar” başlıklı sunumlarla başladı. </p>
<p>Eğitimde “Sağlıklı Yaşamın Temelleri”, “Alkol ve Madde Bağımlılığı”, “Kumar Bağımlılığı”, “Tütün Bağımlılığı”, “Teknoloji Bağımlılığı”, “Akran Arabuluculuğu”, “Yetişkin Eğitim İçerikleri Uygulamaları”, “Etkili Sunum Teknikleri”, “Bağımlılık Atölyesi”, “Savunuculuk ve Federasyon Yönetimi” başlıkları ele alındı. Eğitimin son günü genç gönüllülere, sahada gerçekleştirecekleri eğitimlerle ilgili uygulamalar yaptırıldı ve geri bildirimler verilerek uygulama becerileri geliştirilmiş oldu.</p>
<p><strong>“Gençlerimizle birlikte Türkiye&#8217;yi daha sağlıklı bir geleceğe taşıyabiliriz”</strong> </p>
<p>Yeşilay Yönetim Kurulu Üyesi Samet Koca eğitim programında gerçekleştirdiği açılış konuşmasında, “Bağımlılıklar konusunda akran etkisinin olumlu ya da olumsuz yönde çok etkileyici olduğunu biliyoruz. Yeşilay olarak bu eğitimle, bağımlılıklarda akran etkisini olumlu yönde kullanmayı amaçlıyoruz. Bağımlılıkla mücadele, sadece Yeşilay&#8217;ın değil, hepimizin sorumluluğunda olan bir konu. Bu eğitimde elde edeceğiniz bilgi ve becerilerle, bağımlılıkla mücadeledeki rolünüzü daha da güçlendireceksiniz. Hep birlikte, bağımlılıkla mücadelede daha büyük bir etki yaratabilir ve Türkiye&#8217;yi daha sağlıklı bir geleceğe taşıyabiliriz.” dedi. Koca, konuşmasını bitirirken Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Akran Uygulayıcı Eğitimi&#8217;ne katılım sağlayan tüm gençlere tebriklerini ve teşekkürlerini iletti. </p>
<p><strong>Proje ile dayanışmadaki sürekliliğin sağlanması hedefleniyor</strong></p>
<p>Akranlar arası eğitim faaliyetleri gerçekleştirmek, dayanışmadaki sürekliliğin sağlanması, gençlerin Yeşilay’ın mücadele ettiği alanlarda bir amaç edinmesi ve gençlerin bağımlılıklarla mücadele konusunda bir duruş oluşturması için farkındalık yaratmayı amaçlayan eğitim programına katılan genç gönüllüler, bağımlılıkla ilgili farkındalıklarının arttığını ve öğrendikleri bilgiler çerçevesinde çevrelerinde bağımlılıklara karşı bilinçlendirme çalışmaları gerçekleştireceklerini belirttiler.</p>
<p>Her oturumda en az bir uygulama/etkinliğin düzenlendiği eğitim programının sonunda, katılımcılara sertifika töreni düzenlendi. Sertifikalarını alan katılımcılar, kendi üniversitelerinde veya bölgelerinde bağımlılıkla mücadeleye katkı sağlayacaklar. Üniversitelerindeki en az 250 akranına ulaşarak eğitim verecek ve bağımlılıklar konusunda farkındalık yaratmış olacaklar. </p>
<p>Yeşilay, bağımlılıklarla mücadelede genç gönüllülerin gücüne inanıyor ve onlara yönelik eğitim programlarına devam ediyor. Yeşilay, TBM Akran Uygulayıcı Eğitimi’nin yanı sıra, Genç Yeşilay Kulüpleri, Yeşilay Gönüllüleri Platformu, Yeşilay Gençlik Kampı, Yeşilay Münazara Turnuvası gibi farklı projelerle de gençleri bağımlılıklardan korumak ve sağlıklı yaşam kültürünü yaymak için çalışmalarını sürdürüyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yesilay-genc-gonullulere-yonelik-bagimlilikla-mucadele-akran-uygulayici-egitimi-geceklestirdi-412806">Yeşilay, Genç Gönüllülere Yönelik &#8220;Bağımlılıkla Mücadele Akran Uygulayıcı Eğitimi&#8221; Geçekleştirdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
