<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Akıntı | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/akinti/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/akinti</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 08 Oct 2025 07:56:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>Akıntı | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/akinti</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Meme Kanserinin İlk Habercisi Olan Belirtiler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-kanserinin-ilk-habercisi-olan-belirtiler-582417</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Oct 2025 07:56:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Akıntı]]></category>
		<category><![CDATA[başı]]></category>
		<category><![CDATA[belirtiler]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[habercisi]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[kanlı]]></category>
		<category><![CDATA[kanserinin]]></category>
		<category><![CDATA[lk]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[olan]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=582417</guid>

					<description><![CDATA[<p>Meme kanseri, kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biri olmasına rağmen erken teşhis edildiğinde tedavi başarısı oldukça yüksektir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanserinin-ilk-habercisi-olan-belirtiler-582417">Meme Kanserinin İlk Habercisi Olan Belirtiler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Meme kanseri, kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biri olmasına rağmen erken teşhis edildiğinde tedavi başarısı oldukça yüksektir. Çoğu zaman göz ardı edilen bazı belirtiler ise bu hastalığın ilk habercisi olabiliyor. Uzmanlar, özellikle tek taraflı ve kanlı meme başı akıntıların ihmal edilmemesi gerektiğini vurguluyor ve bu belirtiyi yaşayan kadın ve erkeklerin vakit kaybetmeden doktora başvurmaları gerektiğini belirtiyor. Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında Memorial Ataşehir Hastanesi Meme ve Endokrin Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Bülent Çitgez, meme kanserinin belirtileri ve dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Tek taraflı meme başı akıntısı önemli bir belirti</strong></p>
<p>Meme başı akıntısı yalnızca doğum ya da emzirme döneminde değil, hiç doğum yapmamış gebe olmayan kadınlarda veya erkeklerde de görülebilir. Özellikle tek taraflı, kendiliğinden ve kanlı akıntılar ciddi bir hastalığın belirtisi olabilir. Meme başı akıntısı birçok farklı nedenden dolayı oluşabilir. Bu akıntı aynı zamanda meme kanseri gibi ciddi bir hastalığın da belirtisidir. Teşhiste öncelikle kişinin yaşı ve genel sağlık durumu dikkate alınır. Daha sonra akıntının hangi dönemlerde, nasıl ve hangi sıklıkta oluştuğu incelenir. Meme başı akıntısının rengine de dikkat edilmelidir. Meme başı akıntısının nedenini belirlemek için meme ultrasonu, mamografi, duktografi, biyopsi, kan testlerine bakılabilir.</p>
<p><strong>Bu kişilerin yüzde 10’u meme kanseriyle karşı karşıya</strong></p>
<p>Son verilere bakıldığında ülkemizde kadınlar arasında en sık görülen kanserlerin başında yaklaşık yüzde 25 gibi bir oran ile meme kanseri gelmektedir. Bu nedenle düzenli kontrol, kendi kendine yapılan meme muayenesi ve şüpheli durumlarda zaman kaybetmeden tetkik yaptırmak büyük önem taşımaktadır. Patolojik incelemelere bakıldığında meme başı akıntısı olan kişilerin neredeyse yüzde 5-10’unda kanser saptanabilmektedir.</p>
<p><strong>Hangi renk akıntı meme kanserini işaret edebilir?</strong></p>
<p>Meme başı akıntısının rengi tanıda önemli ipuçları verir. Örneğin, en tehlikeli diyebileceğimiz pembe ve kanlı olan akıntıdır. Bu renkteki meme başı akıntıları iyi huylu tümör (intraduktal papillom) ya da meme kanseri belirtisi olabilir. Bunun dışında süt renginde beyaz ya da sarımsı akıntılar, hormonal değişiklikleri işaret edebilir. Emzirme sonrası normal kabul edilir. Yeşil veya kahverengi akıntılar da meme kanalı genişlemesi veya fibrokistik değişikliklerle ilgili olabilir. Son olarak şeffaf veya sarı meme başı akıntıları ise hormonal dengesizliklerden kaynaklanabilir.</p>
<p><strong>Ne zaman doktora gitmeliyim?</strong></p>
<p>Her kanlı akıntı hemen meme kanseri olarak yorumlanmamalıdır. Meme başı akıntısının sebebi iyi huylu tümoral oluşum da olabilir. Ancak bu, hemen doktor kontrolü gereken bir belirtidir. Özellikle tek bir memeden akıntı geliyorsa zaman kaybedilmeden doktora başvurulmalıdır. Tek memeden gelen, sürekli ve kendiliğinden olan kanlı akıntılar göz ardı edilmemelidir.</p>
<p><strong>Belirtileri fark etmek erken tanı için büyük şans</strong></p>
<p>Meme başı akıntısı tek taraftan geliyorsa, kanlıysa, memeye elle kontrolde ele gelen bir kitle hissediliyorsa, akıntı meme sıkılmadığı halde kendiliğinden geliyorsa meme kanseri olma ihtimali yüksektir. Bu belirtileri yaşayan kişi eğer erkekse bu normal bir durum değildir. Kadın ise bu durum normal olabilir; ancak yine de hemen doktora gitmesi ve gerekli tetkikleri yaptırması gerekir. Bu belirtilerin hemen fark edilmesi erken tanı için önemlidir. Böylelikle meme kanseri, daha başlangıç evresindeyken yakalanabilir. Bu noktada kendi kendine meme muayenesi yapmanın önemini ve düzenli meme kontrollerinin ihmal edilmemesini vurgulamak gerekir. 40 yaşından sonra her kadının mamografi taraması yaptırmasını öneriyoruz. Ailesinde meme kanseri öyküsü olan kişilerin ise kontrollere daha erken yaşlarda başlaması gerekir.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanserinin-ilk-habercisi-olan-belirtiler-582417">Meme Kanserinin İlk Habercisi Olan Belirtiler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yazdan Kalan Enfeksiyonlarla Kışa Girmeyin</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yazdan-kalan-enfeksiyonlarla-kisa-girmeyin-573533</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Sep 2025 08:22:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Akıntı]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyonlar]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyonlarla]]></category>
		<category><![CDATA[girmeyin]]></category>
		<category><![CDATA[kalan]]></category>
		<category><![CDATA[kışa]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[vajinal]]></category>
		<category><![CDATA[yazdan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=573533</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sıcak hava, nem, deniz ve havuz gibi faktörler yaz aylarında kadınlarda vajinal enfeksiyonların daha sık görülmesine neden oluyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yazdan-kalan-enfeksiyonlarla-kisa-girmeyin-573533">Yazdan Kalan Enfeksiyonlarla Kışa Girmeyin</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sıcak hava, nem, deniz ve havuz gibi faktörler yaz aylarında kadınlarda vajinal enfeksiyonların daha sık görülmesine neden oluyor. Tatil döneminde ihmal edilen ya da yarım bırakılan tedaviler ise enfeksiyonların kış aylarına taşınmasına yol açabiliyor. Bu durum hem yaşam kalitesini düşürüyor hem de kronik enfeksiyon riskini artırıyor. Memorial Bodrum Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Nevin Numanoğlu, yazdan kalan vajinal enfeksiyonların bu dönemde mutlaka tedavi edilmesi gerektiğinin altını çizerek, sonbahar ve kış aylarını sağlıklı geçirmek için önemli önerilerde bulundu.</p>
<p><strong>Tedaviyi ertelemeyin</strong></p>
<p>Sık tekrar eden ya da tam olarak iyileşmemiş enfeksiyonlarla kışa girilmemelidir. Düzenli jinekolojik muayene, smear testi ve gerektiğinde vajinal akıntı incelemesi ile mevcut enfeksiyonlar belirlenmeli ve eksiksiz tedavi edilmelidir. Bu adımlar ihmal edildiğinde hastalıkların kronikleşmesi kolaylaşır.</p>
<p><strong>Beslenme ve hijyeni önemseyin, HPV aşışınızı yaptırın </strong></p>
<p>Kadınların jinekolojik problemlerden korunmak ve genel sağlıklarını korumak için bazı önlemleri alması önemlidir. Bunlar şöyle sıralanmaktadır:</p>
<p><strong>Beslenmenize dikkat edin:</strong> Dengeli beslenin, fazla karbonhidrattan uzak durun. Karbonhidrat tüketimi vajinal pH dengesini bozarak enfeksiyon riskini artırır.</p>
<p><strong>Probiyotik desteği alın:</strong> Günde 1 bardak taze kefir tüketin ya da doktorunuzun önerdiği probiyotikleri kullanın. Bu alışkanlık vajina ve bağırsak florasını desteklemektedir. Floranın düzelmesi için probiyotiklerin en az 3 ay düzenli kullanılması gerekir.</p>
<p><strong>Doğru iç çamaşırı seçin:</strong> Pamuklu iç çamaşırı tercih edin. Çamaşırınızı sık değişttirin ve kuru kalın</p>
<p><strong>Hijyene dikkat edin</strong>: Genital bölge temizliğinde sabun ya da kimyasal ürünler yerine yalnızca su kullanın. Vajina kendi kendini temizleyen bir organdır.</p>
<p><strong>Antibiyotik kullanımına dikkat edin</strong>: Gereksiz antibiyotiklerden kaçının. Antibiyotikler yararlı bakterileri yok ederek fırsatçı mikroorganizmaların çoğalmasına yol açabilir.</p>
<p><strong>Spor sonrası kuru kalın:</strong> Egzersiz sonrası ıslak kalmamaya özen gösterin.</p>
<p><strong>Kronik hastalıkları kontrol altında tutun:</strong> Özellikle diyabet, kalp ve bağışıklık sistemi sorunlarınız varsa düzenli kontrollerinizi ihmal etmeyin.</p>
<p><strong>Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlardan korunun:</strong> Cinsel ilişkide partnerinizin prezervatif kullanmasının enfeksiyon riskini %70 oranında azaltacağını unutmayın. HPV aşınızı mutlaka yaptırın.</p>
<p><strong>Tedavi sürecinde dikkatli olun</strong>: Vajinal enfeksiyonların tedavi sürecinde cinsel ilişkiden kaçının. Bazı enfeksiyonlarda partner tedavisi gerekir, ancak mantar enfeksiyonlarında şikayet yoksa partner tedavisine gerek duyulmaz.</p>
<p><strong>Kötü kokulu akıntılarınızın tedavisini ihmal etmeyin</strong></p>
<p>Kadınlarda fizyolojik akıntı normaldir. Bu akıntı şeffaf, kokusuz ve yumurta akı kıvamında olmalıdır. Ancak sarı-yeşil renkli, kötü kokulu, kaşıntılı ya da kesilmiş süt görünümünde akıntılar enfeksiyon belirtisidir ve mutlaka jinekoloğa başvurulmalıdır. Vajinal enfeksiyonlar yalnızca bedensel değil, psikolojik açıdan da günlük yaşamı olumsuz etkileyebilir. Yazdan kalan enfeksiyonların tedavisinin ertelenmemesi, kış aylarına sağlıklı bir şekilde girmenin en önemli adımıdır.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yazdan-kalan-enfeksiyonlarla-kisa-girmeyin-573533">Yazdan Kalan Enfeksiyonlarla Kışa Girmeyin</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
