<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>akademisyenler | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/akademisyenler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/akademisyenler</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 19 Jan 2026 09:51:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>akademisyenler | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/akademisyenler</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Bu Ders SİA&#8217;dayız Programı Üniversiteleri Sosyal İnovasyonla Buluşturuyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bu-ders-siadayiz-programi-universiteleri-sosyal-inovasyonla-bulusturuyor-606417</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Jan 2026 09:51:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[ajansı]]></category>
		<category><![CDATA[akademisyenler]]></category>
		<category><![CDATA[dayız]]></category>
		<category><![CDATA[ders]]></category>
		<category><![CDATA[farklı]]></category>
		<category><![CDATA[novasyonla]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[program]]></category>
		<category><![CDATA[programı]]></category>
		<category><![CDATA[Sia]]></category>
		<category><![CDATA[sı]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[üniversiteleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=606417</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konya Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren Sosyal İnovasyon Ajansı tarafından hayata geçirilen “Bu Ders SİA’dayız!” Mekân Destek Programı, üniversite öğrencileri ile akademisyenleri şehrin yenilik ekosistemiyle bir araya getiriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bu-ders-siadayiz-programi-universiteleri-sosyal-inovasyonla-bulusturuyor-606417">Bu Ders SİA&#8217;dayız Programı Üniversiteleri Sosyal İnovasyonla Buluşturuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Konya Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren Sosyal İnovasyon Ajansı tarafından hayata geçirilen “Bu Ders SİA’dayız!” Mekân Destek Programı, üniversite öğrencileri ile akademisyenleri şehrin yenilik ekosistemiyle bir araya getiriyor. Program kapsamında ön lisans, lisans ve lisansüstü dersler, SİA Çözüm Alanı’nda gerçekleştiriliyor. İki yıl önce başlayan programda bugüne kadar toplam 2.563 öğrenci ve 90 ders SİA’da işlendi.</strong></p>
<hr/>
<p>Konya Büyükşehir Belediyesi Sosyal İnovasyon Ajansı’nın (SİA) “Bu Ders SİA’dayız!” Mekân Destek Programı, akademisyenlerin derslerini kampüs dışına taşımasına imkân sağlıyor.</p>
<p>“Bu Ders SİA’dayız!” programı, farklı fakülte ve bölümleri tek bir mekânda buluşturmasıyla dikkat çekiyor. Turizm, Mühendislik, Sosyal ve Beşeri Bilimler, Sağlık Bilimleri, Eğitim ve İlahiyat fakülteleri başta olmak üzere birçok farklı disiplinden ders, 2025’te yine SİA’nın yenilikçi ortamlarında işlendi. Böylece akademisyenler ve öğrenciler, sosyal inovasyon ekosisteminin aktif bir parçası hâline geldi.</p>
<p><strong>KATILIMCI SAYISI HER YIL ARTIYOR</strong></p>
<p>Programın 2024 yılı sezonunda, 21 farklı bölümden 808 katılımcı SİA Meram yerleşkesinde ağırlandı ve 33 farklı ders Çözüm Alanı’nda gerçekleştirildi. 2025 yılında ise program daha da büyüyerek 57 ders, 19 farklı bölüm ve 1.755 öğrenci ile hayata geçirildi. İki yıl içinde toplam 2.563 öğrenci ve 90 ders SİA’da işlenmiş oldu.</p>
<p><strong>2026 SEZONU İÇİN BAŞVURULAR DEVAM EDECEK</strong></p>
<p>Konya’daki üniversitelerde görev yapan akademisyenler, 2026 sezonunda da derslerini Konya Büyükşehir Belediyesi Sosyal İnovasyon Ajansı’nda gerçekleştirebilecek. SİA etkinlik alanlarını kullanmak isteyen akademisyen ve öğrencilerin 0 (332) 205 39 40 numaralı telefondan randevu oluşturmaları gerekiyor.</p>
<p>Üniversite öğrencileri ile akademisyenleri SİA’da buluşturan program sayesinde öğrenciler, SİA’nın yenilik odaklı mekânlarında sosyal inovasyon, Ar-Ge ve girişimcilik odaklı çalışmalarla tanışma fırsatı buluyor. Derslere katılan akademisyen ve öğrencilere, ajansın yürüttüğü inovasyon faaliyetleri hakkında da bilgilendirmeler yapılıyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bu-ders-siadayiz-programi-universiteleri-sosyal-inovasyonla-bulusturuyor-606417">Bu Ders SİA&#8217;dayız Programı Üniversiteleri Sosyal İnovasyonla Buluşturuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Egeli akademisyenler meme kanserinin erken tanısına yönelik yenilikçi cihaz geliştirdi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/egeli-akademisyenler-meme-kanserinin-erken-tanisina-yonelik-yenilikci-cihaz-gelistirdi-601244</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Dec 2025 07:51:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[akademisyenler]]></category>
		<category><![CDATA[cihaz]]></category>
		<category><![CDATA[egeli]]></category>
		<category><![CDATA[engin]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[görüntüleme]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanserinin]]></category>
		<category><![CDATA[mamografi]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[öğretim]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[tanısına]]></category>
		<category><![CDATA[yönelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=601244</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Engin yürütücülüğünde hayata geçirilen TÜSEB destekli proje kapsamında, meme kanserine yönelik yenilikçi bir görüntüleme sistemi geliştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egeli-akademisyenler-meme-kanserinin-erken-tanisina-yonelik-yenilikci-cihaz-gelistirdi-601244">Egeli akademisyenler meme kanserinin erken tanısına yönelik yenilikçi cihaz geliştirdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Engin yürütücülüğünde hayata geçirilen TÜSEB destekli proje kapsamında, meme kanserine yönelik yenilikçi bir görüntüleme sistemi geliştirildi. “Infrared Termal ve Difüz Optik Tabanlı Meme Görüntülerini Derin Öğrenme ile Değerlendiren Yenilikçi Bir Mamografi Sisteminin (Infomam) Prototip Tasarımı” başlıklı proje kapsamında geliştirilen cihaz, meme kanseri riskinin erken dönemde belirlenmesine yönelik bir ön tanı sistemi sunmayı amaçlıyor.</p>
<p>Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, proje ekibini tebrik ederek çalışmalarında başarılar diledi.</p>
<p>Prof. Dr. Mehmet Engin,  “Projemizin temel amacı, kadınlarda en sık görülen kanser türü olan ve her sekiz kadından birinde rastlanan meme kanserinin erken evrede tanılanmasını sağlayacak bir tarama sistemi geliştirmektir. Mevcut tanılama yöntemleri olan mamografi, ultrasonografi, MR ve PET gibi cihazlar yüksek maliyetli olabilmekte ve X ışını radyasyonu içerebilmektedir. Geliştirdiğimiz sistem, mamografinin yerini almak yerine tamamlayıcı bir tarama aracı olarak tasarlanmıştır. Cihazımız, özellikle mamografinin tespit etmekte zorlandığı erken evre vakalarda ve meme dokusu yoğun olan genç kadınlarda risk analizi yapmayı hedeflemektedir. Yoğun meme dokusu, mamografide kontrastı düşürdüğü için tanılama başarımı düşebilmektedir. Bu anlamda geliştirdiğimiz sistem önemli bir farklılık sunmaktadır. Teknik olarak ‘İnfrared Termal &#8211; Optik Mamografi’ olarak adlandırabileceğimiz bu yöntem, kızılaltı termal ve optik görüntüleme teknolojilerini bir arada kullanmaktadır” diye konuştu.</p>
<p><b>“Tedavi süreçleri radyasyon riski olmadan devam edebilecek”</b></p>
<p>VIVOMAM ismini verdikleri görüntüleme cihazının özelliklerinden bahseden Prof. Dr. Mehmet Engin, “Sistemin en önemli özelliklerinden biri, hastayla herhangi bir temas gerektirmemesidir. Mamografide olduğu gibi memenin iki plaka arasında sıkıştırılmasına gerek kalmadan, cihaz 360 derece dönerek termal ve optik kökenli fizyolojik değişimleri izlemektedir. Elde edilen görüntüler, yapay zekâ algoritmalarıyla analiz edilerek hastalar; düşük, orta ve yüksek risk gruplarına ayrılmaktadır. Riskli bulunan bireyler, zaman kaybetmeden ileri tetkikler için yönlendirilebilecektir. Tedavi sürecinde düzenli olarak mamografi çektirmesi gereken hastalarda radyasyon alımı önemli bir sorun oluşturmaktadır. Özellikle hamilelerde bu durum daha da kritik hale gelmektedir. Ancak geliştirdiğimiz cihazın radyasyon etkisi bulunmadığı için her dönemde güvenle görüntüleme yapılabilecektir” dedi. </p>
<p><b>“Cihaz EÜ Hastanesinde denenecek”</b></p>
<p>Gerekli etik kurul izinlerinin alındığını belirten Prof. Dr. Engin, “Önümüzdeki günlerde Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Radyoloji Bölümü Meme Biriminin yönlendirdiği gönüllü hastalar üzerinde klinik ortam görüntüleme çalışmaları başlayacaktır. Yaklaşık 60 gönüllüden elde edilecek verilerle yapay zekâ sistemimiz eğitilecek ve test edilecektir. Elde edilen sonuçlar, mamografi bulgularıyla karşılaştırılarak sistemin başarısı ölçülecektir. Meme kanserinde tümörün belirli bir boyuta ulaşmasını beklemeden patolojik riskin öngörülebilmesi, erken müdahale ve tedavi başarısı açısından büyük önem taşımaktadır. Radyasyon riski taşımayan bu cihaz, tedavi sürecinde değerli bir takip imkânı sunacaktır” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Prof. Dr. Mehmet Engin’in yürütücülüğünü üstlendiği projede; EÜ Mühendislik Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Erkan Zeki Engin, EÜ Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Özge Aslan, Manisa Celal Bayar Üniversitesi öğretim üyeleri Doç. Dr. Yücel Koçyiğit, Arş. Gör. Burcu Acar Demirci ve Öğr. Gör. Osman Demirci araştırmacı olarak yer alıyor. Projenin danışmanlığını EÜ Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Ayşe Nur Oktay Alfatlı yaparken Arş. Gör. Ceyda Boz ise bursiyer olarak yer alıyor.</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egeli-akademisyenler-meme-kanserinin-erken-tanisina-yonelik-yenilikci-cihaz-gelistirdi-601244">Egeli akademisyenler meme kanserinin erken tanısına yönelik yenilikçi cihaz geliştirdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadınların Gücü Sertifikalarla Taçlandı: Üretken Kadınlar Akademisi&#8217;nde 203 Kadın Sertifika Sahibi Oldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kadinlarin-gucu-sertifikalarla-taclandi-uretken-kadinlar-akademisinde-203-kadin-sertifika-sahibi-oldu-581000</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Oct 2025 10:11:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[akademisi]]></category>
		<category><![CDATA[akademisyenler]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimler]]></category>
		<category><![CDATA[gücü]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[kadınların]]></category>
		<category><![CDATA[konya]]></category>
		<category><![CDATA[Kto Karatay Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[sertifikalarla]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Sorumluluk Projesi]]></category>
		<category><![CDATA[taçlandı]]></category>
		<category><![CDATA[toplu]]></category>
		<category><![CDATA[üretken]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=581000</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konya Ticaret Odası (KTO) Karatay Üniversitesi'nin akademik desteğiyle hayata geçirilen ve kadın emeğinin üretimdeki gücünü artırarak toplumsal kalkınmaya önemli bir katkı sunulması amaçlanan “Üretken Kadınlar Akademisi Kurumsal Sosyal Sorumluluk Projesi” tamamlandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadinlarin-gucu-sertifikalarla-taclandi-uretken-kadinlar-akademisinde-203-kadin-sertifika-sahibi-oldu-581000">Kadınların Gücü Sertifikalarla Taçlandı: Üretken Kadınlar Akademisi&#8217;nde 203 Kadın Sertifika Sahibi Oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Konya Ticaret Odası (KTO) Karatay Üniversitesi&#8217;nin akademik desteğiyle hayata geçirilen ve kadın emeğinin üretimdeki gücünü artırarak toplumsal kalkınmaya önemli bir katkı sunulması amaçlanan “Üretken Kadınlar Akademisi Kurumsal Sosyal Sorumluluk Projesi” tamamlandı.<br />Kadınların üretimdeki rolünü güçlendirmeyi ve istihdam olanaklarını artırmayı amaçlayan “Üretken Kadınlar Akademisi Kurumsal Sosyal Sorumluluk Projesi” tamamlandı. Projenin sertifika töreni Konya Organize Sanayi Bölgesi Konferans Salonunda gerçekleşti. Törene, KTO Karatay Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fevzi Rifat Ortaç, Konya Organize Sanayi Bölgesi Müdürü Vahit Türkyılmaz, İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi İletişim ve Tasarımı Bölüm Başkanı Doç. Dr. Birol Büyükdoğan, Mesa Makine İcra Kurulu Başkanı Şeyma Ayhan, Opr. Dr. Fatih Yağbasan, Memak Makine, Şimşek Plastik, Kağan Döküm, Kentpar Otomotiv firmalarının yöneticileri, akademisyenler ve kursiyerler katıldı.<br />“Aile Yılı&#8217;nda Ailenin Temel Direği Olan Kadınlar İçin Bir Proje Ortaya Koyduk”<br />Törenin açılış konuşmasını yapan KTO Karatay Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fevzi Rifat Ortaç; “2025 yılı ülkemizde ‘Aile Yılı’ olarak ilan edildi. Bu yıl, ailenin korunması ve güçlendirilmesine yönelik çeşitli etkinlikler ve projeler hayata geçirildi. Biz de KTO Karatay Üniversitesi olarak Aile Yılı&#8217;nda ailenin temel direği olan kadınlar için bir proje ortaya koyduk. ‘Üretken Kadınlar Akademisi Sosyal Sorumluluk Projesi’ni sürekli hale getirmek, kadına ilişkin her türlü etkinlikte yer almak bizim görevimizdir. KTO Karatay Üniversitesi olarak, sosyal sorumluluk projelerinin içerisinde sonuna kadar varız. Proje kapsamında verilen eğitimler ve bu eğitimlerin tamamlanması çok kıymetli. Biz, kadınların sorunlarını ne kadar fazla çözersek, onların gelişimine katkı sağlayıp mutlu edersek, onların yetiştireceği evlatlar ve toplum daha mutlu olacaktır. Bu değerli projeye katkı sunan tüm kurumlara, akademisyenlerimize ve emeğiyle sürece güç katan kursiyerlerimize teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.<br />“Proje ile Kadınların Mesleki Becerilerinin Yanı Sıra Sosyal ve Kültürel Gelişimlerine de Katkı Sağlandı”<br />İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi İletişim ve Tasarımı Bölüm Başkanı Doç. Dr. Birol Büyükdoğan; “Üretken Kadınlar Akademisi Sosyal Sorumluluk Projesi ile Konya sanayinde çalışan kadınların sosyal ve kültürel alanda gelişmelerini amaçladık. Proje; KTO Karatay Üniversitesi İletişim ve Tasarımı Bölümü akademisyenleri, öğrencileri ile Mesa Makina İcra Kurulu Başkanlığı koordinasyonunda 27 Şubat-22 Ağustos 2025 tarihleri arasında yürütüldü. Konya sanayinde yer alan toplam 35 işletmenin kadın çalışanları eğitimlerimize katıldı. 203 katılımcı eğitim aldığı Üretken Kadınlar Akademisi Sosyal Sorumluluk Projesinin sonunda, kadınların mesleki becerilerinin yanı sıra sosyal ve kültürel gelişimlerine de katkı sağlandı. Proje kapsamında verilen sertifikalar ile kadınların iş hayatındaki görünürlüklerinin artırılması, istihdamda daha güçlü bir yer edinmeleri ve üretime daha etkin katılım göstermeleri hedeflendi. Bu süreçte projemize katkı sunan Rektörümüz Sayın Prof. Dr. Fevzi Rifat Ortaç’a, tüm kurumlara, yöneticilerine, akademisyenlerimize ve kursiyerlerimize teşekkür ediyorum” dedi.<br />“Kadınlarımızın Eğitimi Hepimiz İçin Toplumsal Bir Görevdir”<br />Mesa Makine İcra Kurulu Başkanı Şeyma Ayhan; “Üretken Kadınlar Akademisi Sosyal Sorumluluk Projesinde akademisyenlerimizin değerli katkılarıyla çok kıymetli eğitimler gerçekleştirdik. Verilen eğitimlerden kadınlarımızın memnun olması bizim için çok kıymetli. Her zaman inancım şu yönde; ‘Kadın değişirse, dünya değişir.’ Kadınlarımızın eğitimi hepimiz için toplumsal bir görevdir. Yeni projelerde tekrar görüşmek dileğiyle emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum” ifadelerine yer verdi.<br />Tören, sertifika ve plaketlerin teslim edilmesinin ardından toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadinlarin-gucu-sertifikalarla-taclandi-uretken-kadinlar-akademisinde-203-kadin-sertifika-sahibi-oldu-581000">Kadınların Gücü Sertifikalarla Taçlandı: Üretken Kadınlar Akademisi&#8217;nde 203 Kadın Sertifika Sahibi Oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Stanford&#8217;un Dünyaca Prestijli Akademisyenler Listesinde DEÜ&#8217;den 42 Akademisyen</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/stanfordun-dunyaca-prestijli-akademisyenler-listesinde-deuden-42-akademisyen-578830</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Sep 2025 13:22:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[akademisyen]]></category>
		<category><![CDATA[akademisyenler]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim İnsanları]]></category>
		<category><![CDATA[deü]]></category>
		<category><![CDATA[dünyaca]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[kategorisinde]]></category>
		<category><![CDATA[listesinde]]></category>
		<category><![CDATA[prestijli]]></category>
		<category><![CDATA[stanford]]></category>
		<category><![CDATA[un]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=578830</guid>

					<description><![CDATA[<p>Stanford Üniversitesi tarafından her yıl güncellenerek yayımlanan ve dünyanın en etkili bilim insanlarını ortaya koyan listede, bu yıl da Dokuz Eylül Üniversitesinden (DEÜ) çok sayıda akademisyen yer aldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/stanfordun-dunyaca-prestijli-akademisyenler-listesinde-deuden-42-akademisyen-578830">Stanford&#8217;un Dünyaca Prestijli Akademisyenler Listesinde DEÜ&#8217;den 42 Akademisyen</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Stanford Üniversitesi tarafından her yıl güncellenerek yayımlanan ve dünyanın en etkili bilim insanlarını ortaya koyan listede, bu yıl da Dokuz Eylül Üniversitesinden (DEÜ) çok sayıda akademisyen yer aldı. Elsevier’in ICSR Lab’ı tarafından sağlanan <strong>Scopus</strong> verileri temel alınarak hazırlanan çalışmada, bilim insanları 22 ana bilim dalı ve 174 alt bilim dalında; “Standardize Atıflar”, “H-İndeks”, “Hm-İndeks”, “C-Skor” ve “Yazar Sırasına Bağlı Atıf” gibi kriterlerle değerlendirildi.</p>
<p><b>DEÜ’DEN İKİ KATEGORİDE BÜYÜK BAŞARI</b></p>
<p>Dünya genelinde farklı bilim alanlarındaki yayın ve atıf performanslarının dikkate alındığı listede, DEÜ akademisyenleri tıp, mühendislik, fen ve eğitim bilimleri alanlarındaki çalışmalarıyla öne çıktı.</p>
<p>2024 yılına göre (Yıllık Etki): DEÜ, Türkiye’den sıralamaya giren 1564 akademisyen arasından 20 isimle 15. sırada yer aldı.</p>
<p>Kariyer Boyu Etki kategorisinde: Üniversitemiz, 1308 akademisyen arasından 22 isimle 12. sıraya yükseldi.</p>
<p><b>“KARİYER BOYU ETKİ” KATEGORİSİNDE DEÜ’DEN 22 AKADEMİSYEN</b></p>
<p>“Kariyer Boyu Etki” kategorisinde Üniversitemizden 22 akademisyen yer aldı. Akademisyenlerimizin isimleri ve görev yaptıkları birimler şöyle:</p>
<table>
<tbody>
<tr>
<td>Prof. Dr. İbrahim Emre BORA</td>
<td>Tıp Fakültesi</td>
</tr>
<tr>
<td>Prof. Dr. Erol BAŞAR</td>
<td>Tıp Fakültesi</td>
</tr>
<tr>
<td>Prof. Dr. Adil BAYKASOĞLU</td>
<td>Mühendislik Fakültesi</td>
</tr>
<tr>
<td>Prof. Dr. Yücel BİROL</td>
<td>Mühendislik Fakültesi</td>
</tr>
<tr>
<td>Prof. Dr. Fikret KARGI</td>
<td>Mühendislik Fakültesi</td>
</tr>
<tr>
<td>Prof. Dr. Delia Teresa SPONZA</td>
<td>Mühendislik Fakültesi</td>
</tr>
<tr>
<td>Araş. Gör. Ahmet Gökay KORKMAZ</td>
<td>Fen Fakültesi</td>
</tr>
<tr>
<td>Prof. Dr. Halit YAZICI</td>
<td>Mühendislik Fakültesi</td>
</tr>
<tr>
<td>Prof. Dr. Mustafa ODABAŞI</td>
<td>Mühendislik Fakültesi</td>
</tr>
<tr>
<td>Prof. Dr. Serdar AYDIN</td>
<td>Mühendislik Fakültesi</td>
</tr>
<tr>
<td>Prof. Dr. Yoldaş SEKİ</td>
<td>Fen Fakültesi</td>
</tr>
<tr>
<td>Prof. Dr. İlgi KARAPINAR</td>
<td>Mühendislik Fakültesi</td>
</tr>
<tr>
<td>Prof. Dr. Burak FELEKOĞLU</td>
<td>Mühendislik Fakültesi</td>
</tr>
<tr>
<td>Prof. Dr. İsmail Hakkı TAVMAN</td>
<td>Mühendislik Fakültesi</td>
</tr>
<tr>
<td>Prof. Dr. Ahmet Turan IŞIK</td>
<td>Tıp Fakültesi</td>
</tr>
<tr>
<td>Prof. Dr. Onur SAYMAN</td>
<td>Mühendislik Fakültesi</td>
</tr>
<tr>
<td>Prof. Dr. Hasan SELİM</td>
<td>Mühendislik Fakültesi</td>
</tr>
<tr>
<td>Prof. Dr. Uǧur ÇAM</td>
<td>Mühendislik Fakültesi</td>
</tr>
<tr>
<td>Prof. Dr. Derya BİRANT</td>
<td>Mühendislik Fakültesi</td>
</tr>
<tr>
<td>Prof. Dr. Leman TARHAN</td>
<td>Fen Fakültesi</td>
</tr>
<tr>
<td>Prof. Dr. Yunus DOĞAN</td>
<td>Buca Eğitim Fakültesi</td>
</tr>
<tr>
<td>Prof. Dr. Can Özgür ÇOLPAN</td>
<td>Mühendislik Fakültesi</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><b>“YILLIK ETKİ” KATEGORİSİNDE DEÜ’DEN 20 AKADEMİSYEN</b></p>
<p>“Yıllık Etki” kategorisinde ise üniversitemizden 20 akademisyen yer aldı. Akademisyenlerimizin isimleri ve görev yaptıkları birimler şöyle:</p>
<table>
<tbody>
<tr>
<td>Prof. Dr. İbrahim Emre BORA</td>
<td>Tıp Fakültesi</td>
</tr>
<tr>
<td>Prof. Dr. Adil BAYKASOĞLU</td>
<td>Mühendislik Fakültesi</td>
</tr>
<tr>
<td>Prof. Dr. Erol BAŞAR</td>
<td>Tıp Fakültesi</td>
</tr>
<tr>
<td>Prof. Dr. Halit YAZICI</td>
<td>Mühendislik Fakültesi</td>
</tr>
<tr>
<td>Prof. Dr. Yücel BİROL</td>
<td>Mühendislik Fakültesi</td>
</tr>
<tr>
<td>Prof. Dr. Serdar AYDIN</td>
<td>Mühendislik Fakültesi</td>
</tr>
<tr>
<td>Prof. Dr. Ahmet Turan IŞIK</td>
<td>Tıp Fakültesi</td>
</tr>
<tr>
<td>Prof. Dr. Derya BİRANT</td>
<td>Mühendislik Fakültesi</td>
</tr>
<tr>
<td>Prof. Dr. Yoldaş SEKİ</td>
<td>Fen Fakültesi</td>
</tr>
<tr>
<td>Prof. Dr. Fikret KARGI</td>
<td>Mühendislik Fakültesi</td>
</tr>
<tr>
<td>Araş. Gör. Ahmet Gökay KORKMAZ</td>
<td>Fen Fakültesi</td>
</tr>
<tr>
<td>Prof. Dr. Mehmet Birhan YILMAZ</td>
<td>Tıp Fakültesi</td>
</tr>
<tr>
<td>Prof. Dr.  İsmail Hakkı TAVMAN</td>
<td>Mühendislik Fakültesi</td>
</tr>
<tr>
<td>Prof. Dr. Şermin GENÇ</td>
<td>Sağlık Bilimleri Enstitüsü</td>
</tr>
<tr>
<td>Doç. Dr. Fehmi Burçin ÖZSOYDAN</td>
<td>Mühendislik Fakültesi</td>
</tr>
<tr>
<td>Prof. Dr. İlgi KARAPINAR</td>
<td>Mühendislik Fakültesi</td>
</tr>
<tr>
<td>Prof. Dr. Hasan SELİM</td>
<td>Mühendislik Fakültesi</td>
</tr>
<tr>
<td>Prof. Dr. Can Özgür ÇOLPAN</td>
<td>Mühendislik Fakültesi</td>
</tr>
<tr>
<td>Prof. Dr. Delia Teresa SPONZA</td>
<td>Mühendislik Fakültesi</td>
</tr>
<tr>
<td>Öğr. Gör. Muhammet DAMAR</td>
<td>Rektörlük</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><b>PROF. DR. BAYRAM YILMAZ: ARAŞTIRMA ÜNİVERSİTEMİZİN VİZYONUNUN SOMUT BİR GÖSTERGESİ</b></p>
<p>DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz, elde edilen başarıyla ilgili yaptığı açıklamada, “Bilim insanlarımızın uluslararası alanda görünürlüğü ve akademik başarıları, araştırma üniversitemizin vizyonunun somut bir göstergesidir. Bizleri ayrıca gururlandırmakta olan bir diğer konu ise, dünyanın en etkin bilim insanları listesinde yer alan 42 akademisyenimizin (hem yıllık hem de kariyer boyu veri tabanlarında) büyük çoğunluğunun bu ülkede yetişmiş ve üniversitemiz bünyesinde kendilerini geliştirmiş kişilerden oluşmuş olmasıdır. Bu da bilimin ve hayatın merkezi olan DEÜ’nün başarılı bilim insanlarını çekirdekten yetiştirerek dünya biliminde en etkin yerlere ulaştırabileceğinin kanıtı olmuştur. Listede uzun yıllar üniversitemize hizmet veren değerli bilim insanlarının yanında, genç bilim insanlarımızın da yer alması, aynı zamanda listeye yeni bilim insanlarımızın da eklenmekte olması, bizler için gurur vericidir. Bu başarıyla, DEÜ’nün uluslararası bilimsel arenadaki yerini pekiştiren değerli akademisyenlerimizi bir kez daha tebrik ediyorum,” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/stanfordun-dunyaca-prestijli-akademisyenler-listesinde-deuden-42-akademisyen-578830">Stanford&#8217;un Dünyaca Prestijli Akademisyenler Listesinde DEÜ&#8217;den 42 Akademisyen</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Egeli akademisyenler bilim dünyasına yeni bir denizel omurgasız türü kazandırdı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/egeli-akademisyenler-bilim-dunyasina-yeni-bir-denizel-omurgasiz-turu-kazandirdi-538184</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 May 2025 07:29:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[akademisyenler]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[denizel]]></category>
		<category><![CDATA[dünyasına]]></category>
		<category><![CDATA[egeli]]></category>
		<category><![CDATA[kazandırdı]]></category>
		<category><![CDATA[omurgasız]]></category>
		<category><![CDATA[turu]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=538184</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Melih Ertan Çınar danışmanlığında, Dr. Deniz Erdoğan Dereli tarafından yürütülen doktora tez çalışması kapsamında yeni bir denizel omurgasız türü keşfedildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egeli-akademisyenler-bilim-dunyasina-yeni-bir-denizel-omurgasiz-turu-kazandirdi-538184">Egeli akademisyenler bilim dünyasına yeni bir denizel omurgasız türü kazandırdı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Melih Ertan Çınar danışmanlığında, Dr. Deniz Erdoğan Dereli tarafından yürütülen doktora tez çalışması kapsamında yeni bir denizel omurgasız türü keşfedildi. Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Bentoloji Laboratuvarı’nda gerçekleştirilen detaylı taksonomik incelemeler sonucunda, “Spinosphaera latachaeta” türü bilim dünyasına kazandırıldı.</p>
<p>Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Üniversitemizde oluşturduğumuz bilim ekosisteminin sonucunda akademisyenlerimiz bilim literatürüne önemli katkılar sunuyor. Su Ürünleri Fakültemiz öğretim üyesi Prof. Dr. Melih Ertan Çınar danışmanlığında, Dr. Deniz Erdoğan Dereli tarafından yürütülen çalışma sonucunda yeni bir  denizel omurgasız türü literatüre eklendi. Hocalarımızı tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum” dedi.</p>
<p>Keşfi hakkında bilgi veren Dr. Deniz Erdoğan Dereli, “Bu keşif, Türkiye’nin Ege Denizi kıyıları ile Çanakkale Boğazı’ndan, 27 ila 80 metre derinlikteki yumuşak çamur habitatından örneklenen terebellid bireyleri üzerinde yapılan morfolojik incelemelerle ortaya konmuştur. Spinosphaera latachaeta, dünyada oldukça nadir bulunan Spinosphaera cinsine ait olup, bu cinsin Akdeniz’den bildirilen ilk kaydı ve Türkiye denizlerinden tanımlanan ilk türüdür. Ayrıca, bu çalışma cinsin Akdeniz’deki ilk kaydını içermesiyle Akdeniz biyoçeşitliliği için de önem taşımaktadır. Tanımlanan bu türle birlikte, literatürde cinse ait toplam tür sayısı 6’dan 7’ye yükselmiştir” dedi.</p>
<p>Dr. Deniz Erdoğan Dereli, “Çalışma, yalnızca yeni bir türün keşfini sunmakla kalmayıp, Türkiye’nin denizel biyoçeşitliliğinin hâlâ büyük ölçüde keşfedilmeyi bekleyen birçok tür barındırdığını göstermektedir. Bu nedenle, bentik canlıların taksonomik olarak incelenmesi büyük önem taşımakta; yapılacak ileri araştırmalarla, bu türlerin ekosistemdeki yeri, işlevi ve rollerinin daha iyi aydınlatılması gerekmektedir” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egeli-akademisyenler-bilim-dunyasina-yeni-bir-denizel-omurgasiz-turu-kazandirdi-538184">Egeli akademisyenler bilim dünyasına yeni bir denizel omurgasız türü kazandırdı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ünlü Akademisyenler UEZ Sapanca 2024&#8217;te Felsefe ve Modern Bilimi Ele Aldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/unlu-akademisyenler-uez-sapanca-2024te-felsefe-ve-modern-bilimi-ele-aldi-453880</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Apr 2024 17:00:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[akademisyenler]]></category>
		<category><![CDATA[aldı]]></category>
		<category><![CDATA[bilimi]]></category>
		<category><![CDATA[ele]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[modern]]></category>
		<category><![CDATA[sapanca]]></category>
		<category><![CDATA[uez]]></category>
		<category><![CDATA[ünlü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=453880</guid>

					<description><![CDATA[<p>UEZ Sapanca 2024’ün ikinci gününde düzenlenen Zirvede Sohbetler isimli panele Jeolog ve Yazar Prof. Dr. A. M. Celal Şengör, Türk Felsefeci ve Akademisyen Prof. Dr. Ahmet Arslan katıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/unlu-akademisyenler-uez-sapanca-2024te-felsefe-ve-modern-bilimi-ele-aldi-453880">Ünlü Akademisyenler UEZ Sapanca 2024&#8217;te Felsefe ve Modern Bilimi Ele Aldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span>Gazeteci-Yazar Fatih Altaylı’nın moderatörlüğündeki panelde Şengör ve Arslan, felsefe ve modern bilimin tarihsel gelişimini anlattı.</span></strong></p>
<p><strong><span>Capital, Ekonomist, Start Up </span></strong><span>ve<strong> CeoLife</strong> dergileri tarafından düzenlenen Uludağ Ekonomi Zirvesi (UEZ Sapanca 2024), bu yıl 13’üncü kez Türkiye ve dünyanın saygın siyasetçilerini, iş dünyası liderlerini ve akademisyenlerini ağırladı.</span></p>
<p><strong><span>&#8220;Sorumlu ve Duyarlı Liderlik: </span></strong><span>Teknoloji ve Yapay Zekâ Çağında Gezegen ve İnsanlıkla Uyumlu Bir Sisteme Öncülük Etmek&#8221; temasıyla düzenlenen zirve ikinci gününde de yoğun katılımla gerçekleşti. </span></p>
<p><span>Gazeteci-Yazar <strong>Fatih Altaylı</strong>’nın moderatörlüğünde <strong>Zirvede Sohbetler</strong> paneli düzenlendi. Altaylı, İskoç Ekonomist ve Felsefeci Adam Smith’in yaşamından kısa örnekler vererek, Smith’in günümüz dünyasına etkilerini konuklarına sordu.</span></p>
<p><strong><span>İskoç aydınlanması ve dogmatizm </span></strong></p>
<p><span>Akademisyen, Bilim İnsanı, Jeolog ve Yazar <strong>Prof. Dr. A. M. Celal Şengör</strong>, jeolog olarak modern bilime de merak saldığını belirtti. İskoç aydınlanmasının öneminden bahseden Şengör, şunları söyledi:</span></p>
<p><span>“Modern jeolojinin kurucusu James Hutton’ı çok iyi biliyorum. Adam Smith’in tarih görüşü ile Hutton’ınki çok benzer. Bu adamlarda dogmatizm yok. Adam Smith, tarihe ve ekonomiye bakarken bundan müthiş etkilenmiş. Siz ekonomi olarak görürsünüz Smith’i. Fakat pek çoğu şunu bilmiyor, Adam Smith tarihe bir şekilde bakıyor, arkadaşı Hutton jeolojiye aynı şekilde. Dogma yok, gerçekçi yaklaşıyorsunuz. </span></p>
<p><span>Hotten bugünkü dünyadaki süreçleri görün diyor. 500 milyon yıl önce çıkan kayaçları ne kadar benzetiyorsunuz, nasıl görüyorsunuz diyor. </span></p>
<p><span>Kıta Avrupa’sından çok farklı olarak İskoçlar, kendilerini dogma üretmeme olarak konumlandırmışlar. Fransız ihtilalinde kültür varlıkları yok edilmiştir. Neden? Dogma var. İngiltere’de, İskoçya’da neden ihtilal yok, dogma yok çünkü.</span></p>
<p><span>Büyük Britanya dünyanın 4’te 1’ine sahipti. Bu rastlantı değil.”</span></p>
<p><span>Türk Felsefeci ve Akademisyen <strong>Prof. Dr. Ahmet Arslan</strong>, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:</span></p>
<p><span>“Aydınlanma felsefesi nedir? İnsanın aklını kullanarak çıkma hareketidir. Birinci bilmemiz gereken budur. İkincisi; aydınlanma Avrupa’da doğa bilimleri ile başlıyor. Fizikte Galileo gibi… Ortaçağ’dan çıkarken önce bilim, doğa bilimleri ve insan haklarının doğa bilimlerindeki büyük başarısı gözüküyor. İnsan aklının ışığı doğrultusunda olayları açıklamak üzere başlıyor. Newton’un doğa bilimindeki başarı, 18’inci yüzyılda filozofları yönlendiriyor.</span></p>
<p><span>Kıta Avrupa’sında aydınlanma rasyonalisttir, akılcıdır. Aklın en önemli örneği matematiktir. Oysaki İngiliz felsefesi deneycidir. Bu böyle devam eder. </span></p>
<p><span>Akıl denen şey, son tahlilde duyularımız, duyularımızın bize verdiği algılar…</span></p>
<p><span>Adam Smith ve diğer İskoç okulu aydınlanmada, aklın insan gibi konularda pekala bizim hayatımızı aydınlatabileceği ve daha iyi şartlar inşa edebileceğini gösteriyor. </span></p>
<p><strong><span>Ibn Haldun’un ekonomiye bakışı</span></strong></p>
<p><span>Düşünüyorsam o halde varım önermesi nedir? Tamamen düşünme ile ortaya çıkıyor. Bütün bilgilerin kaynağı deney. Önce izlenimler var. Buradan sonra oluşturduğumuz fikirler var. Bu ikisine dayanmayan bilgimiz yoktur. Ekonomiye ilk bilimsel bakan Adam Smith, filozof değil kendisi ekonomist. Görüşlerinin hemen hemen hepsini Ibn Haldun da söylemiştir. Ibn Haldun İslam dünyasının yetiştirmiş olduğu en akıllı adamdır. Ibn Haldun’a göre, ekonominin kendi yasaları vardır. Ekonomi ve insanlar arasındaki ilişkinin özel bir türü olarak yasaları da vardır. O yasalara herhangi bir şekilde müdahale ekonominin işleyişini bozar. Ekonomide arz talep vardır, Ibn Haldun da bunu söylüyor. Emek ve iş bölümü vardır. Korunma ihtiyacı devlet, ikincisi beslenme ihtiyacı ekonomidir.”</span></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/unlu-akademisyenler-uez-sapanca-2024te-felsefe-ve-modern-bilimi-ele-aldi-453880">Ünlü Akademisyenler UEZ Sapanca 2024&#8217;te Felsefe ve Modern Bilimi Ele Aldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Egeli akademisyenler güneşte görülen leke verilerini, veri madenciliği yöntemi ile inceleyecek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/egeli-akademisyenler-guneste-gorulen-leke-verilerini-veri-madenciligi-yontemi-ile-inceleyecek-443873</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Feb 2024 21:00:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[akademisyenler]]></category>
		<category><![CDATA[egeli]]></category>
		<category><![CDATA[görülen]]></category>
		<category><![CDATA[güneşte]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[inceleyecek]]></category>
		<category><![CDATA[leke]]></category>
		<category><![CDATA[madenciliği]]></category>
		<category><![CDATA[veri]]></category>
		<category><![CDATA[verilerini]]></category>
		<category><![CDATA[yöntemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=443873</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi akademisyenlerinin geliştirdikleri projeler ulusal ve uluslararası kurumlardan destek almaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egeli-akademisyenler-guneste-gorulen-leke-verilerini-veri-madenciligi-yontemi-ile-inceleyecek-443873">Egeli akademisyenler güneşte görülen leke verilerini, veri madenciliği yöntemi ile inceleyecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Ege Üniversitesi akademisyenlerinin geliştirdikleri projeler ulusal ve uluslararası kurumlardan destek almaya devam ediyor. Bu kapsamda yürütücülüğünü Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Esin Sipahi Kılıç’ın üstlendiği “25. Güneş Leke Çevriminin ARIMA İstatistiksel Yöntemi ve Veri Madenciliği Yöntemleri ile Tahmini” başlıklı proje TÜBİTAK 1002-A kapsamında desteklenmeye uygun bulundu. Bu proje çalışması ile mevcut güneş leke verileri üzerine “ARIMA ve Veri Madenciliği” algoritma yöntemleri uygulanarak 25. Güneş çevrimine ilişkin maksimum zamanı, leke sayısı parametreleri için istatistiksel değerlendirmeler yapılacak.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>         Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak,  Prof. Dr. Esin Sipahi Kılıç ve proje ekibini makamında ağırlayarak çalışmalarından dolayı tebrik etti.  </span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Proje hakkında bilgi veren Prof. Dr. Esin Sipahi Kılıç, “Güneş çevrimi, Yer üzerindeki etkisi nedeniyle yüzyıllardır üzerinde çalışılan bir olgudur. 1750’li yıllardan beri, Güneş üzerindeki lekeler gözlemlenir, leke sayıları kaydedilir ve bu sayıların değişimi üzerine çalışılır. Her bir çevrim öncesinde, bilim insanları leke sayılarını farklı yöntemler kullanarak tahmin etmeye çalışmaktadır. Çünkü,  bu leke sayıları yani Güneş etkinliği yalnızca Güneş’in çalışılması için değil, yer üzerindeki elektrik, uydu, iletişim ve hatta insan sağlığını etkilediği için de özellikle incelenmektedir ve bu sektörlerde yapılan uygulamalarda Güneş etkinliğinin önceden tahmin edilmesi çok önemlidir” dedi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><b><span>“Güneş rüzgârının etkisi tehlikeli olabilir”</span></b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Güneş çevrimlerindeki leke sayıları hakkında bilgi <span>veren Prof. Dr</span>. Sipahi Kılıç, “Günümüze kadar birçok yöntemle Güneş çevrimlerindeki leke sayıları tahmin edilmeye çalışılmış; maksimum leke sayısının olduğu tarihler belirlenmek istenmiştir. İçinde bulunduğumuz zamanda Güneş’in 25. çevriminin maksimum yapacağı zamana yaklaşmaktayız. Dolayısıyla, farklı yöntemlerle elde edilen ve tutarlı sonuçlar veren yöntemleri kullanmak bu konuda önem arz etmektedir. Proje kapsamında kullanacağımız istatistiksel yöntemler, farklı disiplinlerdeki çalışmalarda da en çok tercih edilen yöntemlerdir. Bu çalışmanın sonuçları ile getirilebilecek farklı bir bakış açısı ve yorum 25. çevrimin maksimum yapacağı tarihin daha büyük hassasiyetle belirlenmesini sağlayabilir” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Güneş rüzgârının etkisinden de bahseden Prof. Dr. Sipahi Kılıç, “Güneş aktivitesi günümüzde yer yüzeyinde çok etkili olmaktadır. Hem hava durumunun beklenmedik değişimi hem de Güneş’in flare aktivitesinden kaynaklı kütle atımı ile yere doğru savrulan Güneş rüzgârının etkisini tüm insanlık görmektedir. Bu durum her ne kadar görsel olarak şölen gibi olsa da birçok alanda tehlike arz etmektedir. Dolayısıyla yapacağımız çalışmanın bulguları literatürde önemli bir yer teşkil edecektir. Günümüzde uzay meteorolojisi olarak da geçen uzay hava olayları, uzay ortamındaki zamana bağlı değişimlerin yer tabanlı teknolojik sistemlere ve insan yaşamına olan etkilerini inceler. Uzay meteorolojisinde en önemli etkiyi oluşturabilecek kaynak Güneş’tir ve Güneş aktivitesinin durumu, uzay çalışmalarını da olumsuz yönde etkilemektedir. Güneş sürekli olarak iyonlardan oluşan parçacıkları güneş rüzgârı olarak uzaya saçmaktadır. Yüklü parçacıkların uzay araçlarının yüzeyinde oluşturduğu yüklenmeler ve daha yüksek enerjili parçacıkların araç içerisine kadar ulaşması çalışmaları olumsuz yönde etkiler. Bu sebeple Güneş leke çevriminin etkisinin önceden tahmin edilmesi önemlidir. Ayrıca Güneş leke çevrimi, sadece uzay havasını etkilemekle kalmaz; Yer üzerindeki birçok alanı etkileyebildiği gibi özelikle de insan yaşamı üzerinde de etkisi büyüktür. Bu durum, bu alanın daha fazla araştırılmasının önemini vurgulamaktadır” dedi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Yürütücülüğünü Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Esin Sipahi Kılıç’ın üstlendiği. projede; Fen Fakültesi İstatistik Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Hayal Boyacıoğlu ve Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü Doktora Öğrencisi Nurhan Özlem Kaya araştırmacı olarak yer alıyor</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egeli-akademisyenler-guneste-gorulen-leke-verilerini-veri-madenciligi-yontemi-ile-inceleyecek-443873">Egeli akademisyenler güneşte görülen leke verilerini, veri madenciliği yöntemi ile inceleyecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Egeli akademisyenler multidisipliner çalışmayla biyonik el protezi geliştirecek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/egeli-akademisyenler-multidisipliner-calismayla-biyonik-el-protezi-gelistirecek-436404</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Jan 2024 08:54:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[akademisyenler]]></category>
		<category><![CDATA[biyonik]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmayla]]></category>
		<category><![CDATA[egeli]]></category>
		<category><![CDATA[geliştirecek]]></category>
		<category><![CDATA[multidisipliner]]></category>
		<category><![CDATA[protezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=436404</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Temel Tıp Bilimleri Bölümü Anatomi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Figen Gökmen’in yürütücülüğünü yaptığı “Çok Kanallı EMG Tabanlı Biyonik El Protez Prototipi Geliştirilmesi” başlıklı proje, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) Araştırma ve Geliştirme Projelerini ̇ Destekleme Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Prof. Dr. Gökmen ve ekibi, ampute bireylerin hayatlarını kolaylaştıracak yerli tasarımla biyonik el protezi geliştirecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egeli-akademisyenler-multidisipliner-calismayla-biyonik-el-protezi-gelistirecek-436404">Egeli akademisyenler multidisipliner çalışmayla biyonik el protezi geliştirecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Temel Tıp Bilimleri Bölümü Anatomi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Figen Gökmen’in yürütücülüğünü yaptığı “Çok Kanallı EMG Tabanlı Biyonik El Protez Prototipi Geliştirilmesi” başlıklı proje, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) Araştırma ve Geliştirme Projelerini ̇ Destekleme Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Prof. Dr. Gökmen ve ekibi, ampute bireylerin hayatlarını kolaylaştıracak yerli tasarımla biyonik el protezi geliştirecek.</p>
<p>Proje ekibini makamında ağırlayarak tebrik eden Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Prof. Dr. Figen Gökmen ve ekibi ‘Çok Kanallı EMG Tabanlı Biyonik El Protez Prototipi Geliştirilmesi’ başlıklı çalışmalarında el uzuv kaybı olan dezavantajlı bireylerin yaşam kalitesini artırmak, iş ve sosyal yaşamında yeterli olabilmek için biyonik el protezi geliştirecek. Hocamız ve ekibi özellikle yerli tasarımla geliştirecekleri bu projede ülkemize katma değer sağlayacak. Kendisini ve ekibini tebrik ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum” dedi.</p>
<p>“El protezlerinde yurtdışı bağımlılığını azaltmak istiyoruz” Proje hakkında bilgi veren Prof. Dr. Gökmen, “Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yüksek enerjili travmalar, terör saldırısı, trafik kazaları, iş kazaları, hastalığa bağlı amputasyonlar, deprem gibi doğal afetler, doğuştan el anomalisine sahip olmak gibi birçok neden bireyde fiziksel el kaybına yol açar.</p>
<p>Bir elin kaybı sadece beş parmağın fonksiyon görmemesi değil aynı zamanda iki elin birlikte yapabilecekleri fonksiyonların, da kaybı olduğundan insan için ciddi sonuçları olan trajik bir olaydır. Bu insanların yaşam kalitesinin artırılması, eşitsizliklerinin azaltılması, mağduriyetlerinin giderilmesi ve engelsiz olarak yaşama tutunmalarının sağlanması el protezleri ile mümkündür. El protezlerinde aşılması gereken ciddi sorunların başında yurtdışı bağımlılığı nedeniyle yüksek ücretle satılması, kullanım zorluğu yani ağır ve kaba olması, çok az hareket çeşidi yapabilmesi, tahrişe bağlı cilt lezyonları ve terleme gibi protez kullanımına zorlaştıran hatta bıraktıran kısıtlılıkları vardır. Bu çalışmanın amacı tüm bu sorunlara çözüm olabilecek yerli ve kolay üretimle daha ucuz, daha hafif, daha fazla hareket çeşidi yapabilen, biyouyumlu hastanın günlük hayata yeniden entegre olmasını sağlayacak kişiye özel bir biyonik el prototipi geliştirmektir” dedi.</p>
<p>Yüksek kaliteli ve uygun maliyetli biyonik el geliştirmek için multidisipliner bir yaklaşım benimsediklerini ifade eden Prof. Dr. Gökmen, “Öncelikle, protez kullanıcılarının gerçek ihtiyaçlarını ve beklentilerini m belirlemek için görüşmeler planlandık. Bu görüşmeler sayesinde projenin hedefleri ve sınırları netleştirilerek ampute bireylerin yaşam kalitesi artırılacak.</p>
<p>Antropometrik ölçümler ise biyonik el prototipinin ergonomik ve fonksiyonel tasarımı için kritik verilerin evde edilmesini sağlayacak. Böylece elin doğal görünümü ve hareket kabiliyeti korunmuş olacak” dedi. “24 saat boyunca çalışacak 2 biyonik el prototipi üretilecek” EMG sensörü dizini hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Gökmen, “Biyonik el prototipini öne çıkaran diğer unsurlar ise kullanma dostu tasarımı, kullanım kolaylığı ve diğer ticari ürünlerde bulunmayan yenilikçi EMG sensörü dizinidir.</p>
<p>Çok kanallı EMG sensörü dizini son yıllarda bilimsel araştırma makalelerinde sıkça çalışılmakta olan bir konudur. Bu sensörlerden gelen verilerin yapay sinir ağları ile işlenmesi geleneksel metodlara göre çok daha yüksek doğrulukta hareket algılaması sağlamaktadır. Elektromekanik sistemin malzeme seçimi, tasarım simülasyon aşamasında belirlenecek. Bu sayede daha hafif ve dayanıklı elin üretimi daha tasarım aşamasında iken netleşmiş olacak. EMG sensör dizininden gelen verilerle, motorlara doğru sinyaller gönderilerek 10 farklı hareketin alıcı ve hızlı bir şekilde gerçekleşmesi sağlanacak. Prototipin bası altında kalan bölümlerinin metal malzemeden, diğer bölümlerinin ise 3D yazma ile daha hafif malzemeden üretilmesi ve bu sayede prototipin hem dayanıklı hem de hafif olması sağlanacak. Soketin önemli bölümünün 3D yazıcı ile üretilmesi üretim maliyetini azaltacak satış fiyatını düşürecek. 16-80 yaş aralığındaki kadın ve erkeklerin kullanabileceği sağ ve sol el ile uyumlu maksimum 700 gram ağırlığında, günlük hayatta kullanılan 10 farklı el hareketini yapabilecek donanımda 6 kilogram ağırlığındaki kaldırabilen ve farklı sertlikteki cisimlere zarar vermeden kavrayabilen, tam şarj edildiğinde bekleme dahil en az 24 saat boyunca çalışabilen, alım gücüne uygun fiyatla 2 biyonik el prototipi üretilecek” dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Gökmen, “Biyonik el prototipinin üretilmesi ve hastaya uygulanması için fizik tedavi ve rehabilitasyon süreçlerinin proje ile başlamasını planladık. Bu süreç içerisinde hastalardan EMG sinyallerinin toplanması, biyonik elin günlük yaşam aktivitelerini gerçekleştirmesi ve sosyal hayata uyum sağlamasına yönelik uzun vadeli bir planlama yapılmıştır. Sonuç olarak, ampute bireyler için hayatlarını kolaylaştıracak, yaşamlarını her alanda engelsiz devam etmelerini sağlayacak biyonik el protezi geliştirmek hedeflenmektedir. Özellikle yerli olarak tasarlanacak ve geliştirilecek olan biyonik protez elin pahalı ve ithal olanlardan daha yaygın kullanımı olacak” dedi.</p>
<p>Proje ekibinde Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Yeşim Kirazlı, Prof. Dr. Mehmet Asım Özer, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yalçın İşler, Mikrofab Mühendislik şirketinden Özkur Kuran, Oğuz Yetkin, Orthofiz Protez Ortez Yapım ve Uygulama Merkezinden Tolga Akgül yer alıyor. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egeli-akademisyenler-multidisipliner-calismayla-biyonik-el-protezi-gelistirecek-436404">Egeli akademisyenler multidisipliner çalışmayla biyonik el protezi geliştirecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Akademisyenler &#8220;Yüzyılın Ekonomisi&#8221;ni anlattı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/akademisyenler-yuzyilin-ekonomisini-anlatti-430242</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 Dec 2023 08:40:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[akademisyenler]]></category>
		<category><![CDATA[anlattı]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomisini]]></category>
		<category><![CDATA[yüzyılın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=430242</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Cumhuriyet’in 100’üncü yılı etkinlikleri kapsamında düzenlediği “Yüzyılın Ekonomisi” panelinde akademisyenler, ikinci yüzyılın ekonomisini konuştu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akademisyenler-yuzyilin-ekonomisini-anlatti-430242">Akademisyenler &#8220;Yüzyılın Ekonomisi&#8221;ni anlattı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Cumhuriyet’in 100’üncü yılı etkinlikleri kapsamında düzenlediği “Yüzyılın Ekonomisi” panelinde akademisyenler, ikinci yüzyılın ekonomisini konuştu.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 2023 yılının tamamına yaydığı Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yılı kutlamaları kapsamında “Yüzyılın Ekonomisi” paneli düzenlendi. Türkiye’nin ikinci yüzyılının ekonomisinin bilim insanları tarafından ele alındığı panel,  Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde (AASSM) yapıldı. Panele, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Barış Karcı, Genel Sekreter Yardımcısı Şükran Nurlu, İzmir Büyükşehir Belediyesi bürokratları, akademisyenler, öğrenciler ve çok sayıda yurttaş katıldı. </p>
<p><strong>“Ekonomik krize rağmen projeler hayata geçiyor”</strong><br />Panelin açılış konuşmasını yapan Genel Sekreter Barış Karcı, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi’nin önemine değinerek, “Belediyeler 5’er yıllık stratejik planlarla hareket ediyor. Biz de İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak bütçe ve performans programları ile bu programları uygulamaya çalışıyoruz. Belediyemiz ulaşım, çevre ve altyapı projeleri için uluslararası finans piyasalarına erişim konusunda çok güçlü bir yapıya sahip. Ülkemizde devam eden olumsuz ekonomik koşullar nedeniyle belediyelerin hizmet üretimindeki tüm girdi maliyetlerindeki ciddi artışlara rağmen İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak projelerimizi hayata geçirmeye devam ediyoruz” diye konuştu. </p>
<p><strong>“Yüzyılın Ekonomisi” </strong><br />Panelin moderatörlüğünü üstlenen Prof. Dr. Ömer Faruk Çolak ise Cumhuriyetin 100. Yılında birçok akademisyen ile bir kitap çıkarmaya karar verdiklerini ve 1,5 yıllık bir emeğin eseri olan “Yüzyılın Ekonomisi” kitabını okuyuculara sunmanın gururunu yaşadıklarını ifade etti. </p>
<p><strong>Akademisyenler ikinci yüzyılın ekonomisi masaya yatırıldı</strong><br />Açılış konuşmalarının ardından Prof. Dr. Ömer Faruk Çolak’ın moderatörlüğünde panel bölümüne geçildi. Ege Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Funda Barbaros, İzmir Ekonomi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oğuz Esen ve Prof. Dr. Alper Duman ile Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Timur Han Gür birer konuşma yaptı. <br />Panelde Prof. Dr. Oğuz Esen, “Cumhuriyet Döneminde Eğitim Politikaları”, Prof. Dr. Funda Barbaros “Çevre Politikaları, Prof. Dr. Alper Duman, “Cumhuriyet Döneminde Sermaye Sınıfı”, Prof. Dr. Timur Han Gür ise “Merkez Bankası Tarihi ve Para Politikaları”  başlığı altında konuştu.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akademisyenler-yuzyilin-ekonomisini-anlatti-430242">Akademisyenler &#8220;Yüzyılın Ekonomisi&#8221;ni anlattı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Egeli akademisyenler yürüttükleri projelerle topluma katkı sunmaya devam ediyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/egeli-akademisyenler-yuruttukleri-projelerle-topluma-katki-sunmaya-devam-ediyor-426940</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Dec 2023 07:24:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[akademisyenler]]></category>
		<category><![CDATA[devam]]></category>
		<category><![CDATA[ediyor]]></category>
		<category><![CDATA[egeli]]></category>
		<category><![CDATA[katkı]]></category>
		<category><![CDATA[projelerle]]></category>
		<category><![CDATA[sunmaya]]></category>
		<category><![CDATA[topluma]]></category>
		<category><![CDATA[yürüttükleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=426940</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi(EÜ) Fen Fakültesi Biyokimya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Güliz Ak Demiroz’un yürütücülüğünü yaptığı “Melanoma Tedavisinde İkili İlaç Taşıyan Hedefli Nanopartiküller” projesi Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) tarafından tescillendi. Proje kapsamında geliştirilen antikanser jel sayesinde melanomaya karşı yüksek tedavi etkinliği hedefleniyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egeli-akademisyenler-yuruttukleri-projelerle-topluma-katki-sunmaya-devam-ediyor-426940">Egeli akademisyenler yürüttükleri projelerle topluma katkı sunmaya devam ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>EÜ’nün bir projesi daha TÜRKPATENT tarafından tescillendi</p>
<p>Egeli akademisyenler yürüttükleri projelerle topluma katkı</p>
<p>sunmaya devam ediyor</p>
<p>Ege Üniversitesi(EÜ) Fen Fakültesi Biyokimya</p>
<p>Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Güliz Ak Demiroz’un yürütücülüğünü yaptığı</p>
<p>“Melanoma Tedavisinde İkili İlaç Taşıyan Hedefli Nanopartiküller” projesi Türk</p>
<p>Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) tarafından tescillendi. Proje</p>
<p>kapsamında geliştirilen antikanser jel sayesinde melanomaya karşı yüksek tedavi</p>
<p>etkinliği hedefleniyor.</p>
<p>Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, Prof. Dr. Şenay Şanlıer</p>
<p>ve Doç. Dr. Güliz Ak Demiroz’u makamında ağırlayarak, tebrik etti. Ege</p>
<p>Üniversitesinde oluşturulan bilim üretme ekosisteminin her geçen gün daha da</p>
<p>güçlendiğini belirten Rektör Prof. Dr. Budak, tam akredite, öğrenci odaklı</p>
<p>araştırma üniversitesi olan Ege Üniversitesi bünyesinde görev yapan</p>
<p>akademisyenlerin bilime ve insanlığın sorunlarına yönelik önemli projeler</p>
<p>üretmeye devam ettiklerini dile getirdi.</p>
<p>“Melanoma tedavisinin daha başarılı olması hedefleniyor”</p>
<p>Proje sayesinde geliştirilen antikanser jelin cilt yüzeyinden kolaylıkla</p>
<p>uygulanabilir oluşunun hem sağlık çalışanları, hem de hastalar açısından avantaj</p>
<p>sağlayacağını dile getiren Doç. Dr. Ak Demiroz, “Patent, melanomanın hedefli</p>
<p>tedavisini mümkün kılan antikanser jel ürününü içermektedir. Melanoma, cilt</p>
<p>kanseri kaynaklı ölümlerin büyük çoğunluğunu oluşturmaktadır. Özellikle geç</p>
<p>evrede teşhis edilen malign melanom vakalarında klasik klinik uygulamalar</p>
<p>başarılı olamayabiliyor. Jel içeriğinde bulunan iki ayrı ilaç yüklü ve hedefe</p>
<p>yönelmeyi sağlayan nanoyapılı lipid taşıyıcılar sayesinde tedavinin daha başarılı</p>
<p>olması hedefleniyor” diye konuştu.</p>
<p>“Yapılan deneylerde yüksek tedavi etkinliği gösterdi”</p>
<p>Geliştirilen jel ile yapılan deneylerin başarılı sonuçlar verdiğini söyleyen</p>
<p>Doç. Dr. Ak Demiroz, “Hazırlanan jel sistemi, Ege Üniversitesi Hayvan</p>
<p>Deneyleri Yerel Etik Kurulu’ndan alınan etik kurul onayı dâhilinde melanomalı</p>
<p>fareler üzerinde yapılan çalışmalarda metastazlar dâhil tümörü yok ederek</p>
<p>yüksek tedavi etkinliği gösterdi. Multidisipliner bir yaklaşımla tamamladığımız</p>
<p>bu proje ve çıktılarının literatüre önemli katkılar sunacağına inanıyoruz. Bizleri</p>
<p>projeler ve patentler konusunda daima teşvik eden Rektörümüz Prof. Dr. Necdet</p>
<p>Budak hocamıza ve patent sürecindeki destekleri için Bilim Teknoloji Uygulama</p>
<p>ve Araştırma Merkezi (EBİLTEM)’e teşekkürlerimizi sunuyoruz” diye konuştu.</p>
<p>Proje kapsamında geliştirilen antikanser jelin patent başvuru sahibi olarak</p>
<p>Ege Üniversitesi, buluş sahipleri olarak ise Ege Üniversitesi Fen Fakültesi </p>
<p>Biyokimya Bölümü Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Güliz Ak Demiroz ve Prof. Dr.</p>
<p>Şenay Şanlıer yer aldı.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egeli-akademisyenler-yuruttukleri-projelerle-topluma-katki-sunmaya-devam-ediyor-426940">Egeli akademisyenler yürüttükleri projelerle topluma katkı sunmaya devam ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk ve Japon akademisyenler Tasavvufun köprü olmak anlayışını ele aldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turk-ve-japon-akademisyenler-tasavvufun-kopru-olmak-anlayisini-ele-aldi-401167</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Sep 2023 20:24:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[akademisyenler]]></category>
		<category><![CDATA[aldı]]></category>
		<category><![CDATA[anlayışını]]></category>
		<category><![CDATA[ele]]></category>
		<category><![CDATA[japon]]></category>
		<category><![CDATA[köprü]]></category>
		<category><![CDATA[olmak]]></category>
		<category><![CDATA[tasavvufun]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=401167</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsünün, Kyoto Üniversitesi, Asya ve Afrika Saha Araştırmaları Enstitüsü ile ortaklaşa yürüttüğü ‘Kapsamlı Bir Tasavvuf Araştırması: Tasavvuf Düşüncesi, Edebiyat, Müzik ve Ritüeller’ başlıklı projenin 2023 bölümü, 28-29 Ağustos tarihlerindeki bilimsel programlarla tamamlandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turk-ve-japon-akademisyenler-tasavvufun-kopru-olmak-anlayisini-ele-aldi-401167">Türk ve Japon akademisyenler Tasavvufun köprü olmak anlayışını ele aldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Üsküdar Üniversitesi Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsünün, Kyoto Üniversitesi, Asya ve Afrika Saha Araştırmaları Enstitüsü ile ortaklaşa yürüttüğü ‘Kapsamlı Bir Tasavvuf Araştırması: Tasavvuf Düşüncesi, Edebiyat, Müzik ve Ritüeller’ başlıklı projenin 2023 bölümü, 28-29 Ağustos tarihlerindeki bilimsel programlarla tamamlandı. Sempozyumun açılış konuşmasını gerçekleştiren Üsküdar Üniversitesi Rektör Danışmanı Cemalnur Sargut, sema ritüeli hakkında bilgi verdi. Sema, bedenin sembolik dönüşlerini, ruhun yükselişini ve manevi gelişimini temsil eder diyen Sargut, semanın insanın manevi yetkinlik yolculuğunu sembolize ettiğini söyledi. Projenin Japonya ayağına ilişkin bilgi veren Kyoto Üniversitesi Tasavvuf Araştırmaları Merkezi Başkanı Prof. Dr. Yasushi Tonaga ise “Merkezimiz, Japonya&#8217;da Sufi Araştırmaları için kurulan ilk merkez oldu. Türkiye, mistik felsefe ve pratiklerini Osmanlı&#8217;dan bu yana gözlemleyebildiğimiz bir örnek olarak öne çıkıyor. Bu nedenle araştırmamız için Üsküdar Üniversitesi ile iş birliği yapmak istedik.&#8221; açıklamasını yaptı. Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hikmet Koçak ise konuşmasında “Bu toplantıları önemsiyorum. Bu konuda daha çok çalışılması ve insanlığa sunulması gerektiğini düşünüyorum. Üsküdar Üniversitesi ile Kyoto Üniversitesi’nin bu öncülüğünün daha güzel hizmetlere vesile olacağını umuyorum.” diyerek proje hakkındaki memnuniyetini dile getirdi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsünün, Kyoto Üniversitesi, Asya ve Afrika Saha Araştırmaları Enstitüsü ile ortaklaşa yürüttüğü ve 6 yıl sürecek proje kapsamında, sema’ ritüelinin mistik anlamı ve musikiyle kesişen yönlerinin ele alındığı sempozyum düzenlendi. </p>
<p> </p>
<p><strong>Cemalnur Sargut: “Sema’, insanın yetkinlik yolculuğunu sembolize eder”</strong></p>
<p>Nermin Tarhan Konferans Salonunda gerçekleştirilen sempozyumun açılış konuşmasını yapan Üsküdar Üniversitesi Rektör Danışmanı Cemalnur Sargut ‘Sema ritüelinin’ temel amacının insanın nefsinin aşırı istek ve arzularını bir kenara bırakarak Allah&#8217;a adanmayı ve O&#8217;nun kelamını içselleştirmek olduğunu söyledi. </p>
<p>Semanın yalnızca fiziksel bir ritüel olmanın ötesinde, aynı zamanda manevi bir yolculuğun ve derin içsel dönüşümün sembolü olarak öne çıktığını vurgulayan Sargut, “Sema saf niyetin ifadesi olarak değerlendirilirken, insanın Allah&#8217;a yaklaşma arzusu da bu ritüelin merkezindedir. Sema, bedenin sembolik dönüşlerini, ruhun yükselişini ve manevi gelişimini temsil eder. Aynı zamanda insanın içsel olgunlaşmasını sembolize eder. Gönül coşkusu manevi zenginlikler yalnızca musiki ve sema birleştiğinde dışa yansır. Bir İnsanı yaratanına döndürmeyen bir musiki ile dönme sema olamaz, sema ruhtan kaynaklanmalıdır, cesetten değil. Sema duymak işitmek anlamına gelir. Allah’ın yüce kitabı Kur’an-ı Kerim oku diye başlar. Oku diye başlayan bir kitabı anlamak için dinlemek gerekir. Hakikat kulaktan girer ve gönülde yerleşir. Semanın sağdan sola kalbin etrafında çark atıp dönerek Allah’ın sonsuzluğuna teslim oluşunu anlatan bir ibadet olduğunu unutmamak gerekir, bir gösteri değil; ibadet. Sema Kâbe’nin etrafında tavaf ile aynı sembolizmi taşır. Hacılar gönül makamında olan Kâbe’nin etrafında döner. Semada, insan kendi gönlü etrafında dönerek kötü huylarından arınır. Niyet ruhen yükselmek ve Allah’a giden yolda mesafe kat edebilmektir. O gönül Allah’ın nurunun makamıdır. Âyetin manası üzere ‘Allah yerlerin ve göklerin nurudur’” şeklinde konuştu. </p>
<p> </p>
<p><strong>Prof. Dr. Mahmud Erol Kılıç: “Sema ritüeli, hak kelâmının bedenle ifadesidir”</strong></p>
<p>Sempozyum açılış konuşmalarında söz alan Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü Öğr. Üyesi ve IRCICA (İslâm Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi) Genel Direktörü Prof. Dr. Mahmut Erol Kılıç ise konuşmasında sema ritüelinin taşıdığı öneme dikkat çekti. Kılıç, geleneksel Türk kültürünün önemli bir unsuru olarak bilinen semanın derin anlamlarının olduğunu kaydetti. Sema ritüelinin ruhu manasında saklıdır. Tasavvufta gaye Allah’ı tanımaktır, bilmektir. </p>
<p>Türk halk kültüründe de semanın derin izler taşıdığına dikkat çeken Prof. Dr. Kılıç, “Sema sadece tasavvuf dünyasına özgü değil, aynı zamanda Türk halkının kalpten kalbe giden yolculuğunu simgeler. ‘Sen benimsin, ben seninim’ diyenlerin Allah ile yakın irtibatı sürdürdüklerini ifade etti. Bu anlayış sadece bir ifade biçimi değil, bir yaşam tarzını da temsil eder.” dedi.</p>
<p>Sema ritüelini hak kelamının yapıldığı yer olarak tanımlayan Kılıç, “Bu özel ritüel kulaktan kulağa aktarılmasıyla sema adını aldı. Sema, sadece bir dini ritüel olarak görülmemeli. Aynı zamanda Hak sohbetinin yapıldığı her mekânda semanın varlığını hissetmek mümkündür. Hak sohbetinin olduğu mekânlar kendiliğinden sema mekânlarıdır. Bir kâmilin sohbet meclisine de sema meclisi denilir. Kalpten kalbe yol vardır” ifadelerini kullandı. </p>
<p> </p>
<p><strong>Prof. Dr. Yasushi Tonaga: “Mistik musiki ve edebiyat alanındaki araştırmalar Japonya&#8217;da sınırlıydı”</strong></p>
<p>Konuşmacılar arasında yer alan Kyoto Üniversitesi Tasavvuf Araştırmaları Merkezi Başkanı Prof. Dr. Yasushi Tonaga, 2021 yılında Üsküdar Üniversitesi Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü ve Kerim Vakfı’nın desteğiyle başlatılan projenin Japonya’daki çalışmalarına ilişkin bilgi verdi. Tonaga, “Merkezimiz, 2016 yılında Kerim Vakfının desteğiyle kuruldu ve Japonya&#8217;da Sufi Araştırmaları için kurulan ilk merkez oldu. Bugüne kadar 4 İngilizce ve 1 Japonca kitap yayınladık. Tasavvuf musikisi ve edebiyatı alanındaki araştırmalar Japonya&#8217;da şimdiye kadar oldukça sınırlıydı. Türkiye, İslâm felsefesi ve pratiklerini Osmanlı&#8217;dan bu yana gözlemleyebildiğimiz örnek bir ülke olarak öne çıkıyor. Bu nedenle araştırmamız için Türkiye&#8217;yi seçtik ve Üsküdar Üniversitesi ile iş birliği yapmak istedik. Zikir ve sema ritüelleri, araştırmamızda antropolojik açıdan incelendi. Müzik ve şiirler ise edebi ve manevi açılardan değerlendirildi.” şeklinde konuştu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Prof. Dr. Hikmet Koçak: “Bu projenin daha güzel hizmetlere vesile olacağını umuyorum”</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hikmet Koçak ise konuşmasına, “Türkiye’de az sayıda olan tematik Enstitülerden birisi olarak bir Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsünün üniversitemizde bulunmasından ve bu enstitü sayesinde Japonya’da bulunan Kyoto üniversiteyle birlikte 6 yıllık bir çalışma planlanmasından memnuniyet duyuyorum.” diyerek başladı.</p>
<p>Bütün insanlığa ışık tutacak bir proje olarak başlayan çalışmaların aynı şekilde devam etmesini umduğunu ifade eden Koçak, “Nasıl ki teknolojik gelişmeler insanın dünyevi ihtiyaçlarına bakıyor, diğer bir ihtiyaç da vicdanına ve kalbine bakıyor. O yüzden bu toplantıları önemsiyorum. Bu konuda daha çok çalışılması ve insanlığa veri sunulması gerektiğini düşünüyorum. Üsküdar Üniversitesi ile Kyoto Üniversitesinin bu öncülüğünün daha güzel hizmetlere vesile olacağını umuyorum.” İfadelerini kullandı. </p>
<p> </p>
<p><strong>Prof. Dr. Kenan Gürsoy: “İnsanı anlamaya gayret eden hiçbir faaliyet, ihmal edilesi değildir”</strong></p>
<p>Açılış konuşmalarının ardından programın ilk oturumu Cenan Vakfı Mütevelli Heyeti ve Yönetim Kurulu Başkanı Vatikan eski Büyükelçisi Prof. Dr. Kenan Gürsoy’un yönettiği oturumla başladı. Projeye ilişkin açıklama yapan Gürsoy, “Bu konuda araştırmalar yapılmasının önemli olduğunu düşünüyorum. İnsan için olan, insana insan olmak bakımından hizmet eden, ona kültürünü tanıtan ve içindeki insanı anlamamıza gayret eden hiçbir faaliyet, batı veya doğu fark etmeksizin, ihmal edilesi değildir. Bizim medeniyetimizin çok önemli bir ögesi olarak tasavvuf düşüncesi tam da insanı konu alır.” dedi.</p>
<p>Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsünden Yüksek Lisans Öğrencisi Petek Kutucuoğlu’nun ‘Ahmed Avni Konuk&#8217;un Mesnevi Şerhi ve İstidat Kavramı’ konulu sunumunun ardından, Öğr. Üyesi Prof. Dr. Reşat Öngören, ‘Mevlâna Celaleddin Rumi&#8217;de Tasavvuf Düşüncesinin Boyutları’ başlıklı sunumunda, Mevlana’nın bir meseleyi en karmaşık durumdan en sade ve basit şekilde aşama aşama nasıl açıkladığını, eserleri halkın el kitabıdır ve Allah insan ilişkisi bağlamında tasavvuf düşüncesinin boyutlarını nasıl ortaya koyduğunu anlattı. “Gerçekte varlık tekdir. Çokluk teferruattadır. Allah’ın her yeri kuşatmış olduğu manası ayetle ifade edilmiştir. Allah bu anlamda kuluyla daima beraberdir. Allah bir ve her yerdedir, ancak tecellileri farklı farklıdır.” şeklinde konuştu.  </p>
<p><strong>Türk ve Japon akademisyenler tasavvuf anlayışını ele aldı</strong></p>
<p>Panelin devamında Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Emine Yeniterzi, ‘Türk Tasavvuf Edebiyatında Mevlâna Celaleddin Rumi&#8217;nin Etkisi: Mesnevi&#8217;den Hikâyeler’; Kyoto Üniversitesi Doktora öğrencisi Azusa Fujimoto, “Mevlâna’nın Batılı Yorumlarına Yoğunlaşarak Türkiye’de Yeni Mânevî Arayışlar ve Tasavvuf”; Kyoto Üniversitesi Kenan Rifai Tasavvuf Araştırmaları Merkezi Müdürü Prof. Dr. Yasushi Tonaga, “Budizmde Edebiyat, Müzik, Sanatları ve Ritüeller”; Kyoto Üniversitesi araştırmacılarından Dr. Manami Suzuki, “Mevleviyyede Ney”; Prof. Dr. V. Emre Ömürlü, ‘Mevlevî Ayinlerinde Mevlevî Mukabeleleri ve Bazı Tarikatlarda İcra Edilme Biçimleri’; Dr. Öğr. Üyesi Dilek Güldütuna, ‘Sema’ Ayini ve Seyrü Sülûk”; Tokyo’daki Sophia Üniversitesinden Prof. Dr. Masayuki Akahori “Tasavvufun Antropolojisini Değerlendirmek: Değişen Bakış Açıları” ve Dr. Öğr. Üyesi F. Cangüzel Güner Zülfikar, ‘Mevlevîhâneler: Medenî ve Medenîleştiren Mekânlar’ konularındaki sunumlarını gerçekleştirdi. </p>
<p>Konferans ‘Kapsamlı Bir Tasavvuf Anlayışına Doğru’ konulu, Dr. Öğr. Üyesi F. Cangüzel Güner Zülfikar’ın yönettiği genel tartışma ile sona erdi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Kadimden Geleceğe Doğu Batı Köprüsü…</strong></p>
<p>Öte yandan Üsküdar Üniversitesi Fuat Sezgin Konferans Salonunda “Kadimden Geleceğe Doğu Batı Köprüsü Projesi” İstanbul buluşması etkinliği gerçekleştirildi.</p>
<p>Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü proje kapsamında Almanya’dan da 22 katılımcıyla bir araya geldi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turk-ve-japon-akademisyenler-tasavvufun-kopru-olmak-anlayisini-ele-aldi-401167">Türk ve Japon akademisyenler Tasavvufun köprü olmak anlayışını ele aldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İletişim Profesyonelleri ve Akademisyenler, Afet Yönetiminde Halkla İlişkilerin Rolü ve İşlevi Çalıştayı&#8217;nda Bir Araya Geldi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/iletisim-profesyonelleri-ve-akademisyenler-afet-yonetiminde-halkla-iliskilerin-rolu-ve-islevi-calistayinda-bir-araya-geldi-383399</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Jun 2023 16:24:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[afet]]></category>
		<category><![CDATA[akademisyenler]]></category>
		<category><![CDATA[araya]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[çalıştayında]]></category>
		<category><![CDATA[geldi]]></category>
		<category><![CDATA[halkla]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkilerin]]></category>
		<category><![CDATA[işlevi]]></category>
		<category><![CDATA[profesyonelleri]]></category>
		<category><![CDATA[rolü]]></category>
		<category><![CDATA[yönetiminde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=383399</guid>

					<description><![CDATA[<p>İletişim Profesyonelleri ve Akademisyenler, ‘Afet Yönetiminde Halkla İlişkilerin Rolü ve İşlevi Çalıştayı’nda Bir Araya Geldi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iletisim-profesyonelleri-ve-akademisyenler-afet-yonetiminde-halkla-iliskilerin-rolu-ve-islevi-calistayinda-bir-araya-geldi-383399">İletişim Profesyonelleri ve Akademisyenler, Afet Yönetiminde Halkla İlişkilerin Rolü ve İşlevi Çalıştayı&#8217;nda Bir Araya Geldi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Halkla İlişkiler Derneği (TÜHİD), İstanbul Aydın Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü ve İstanbul Aydın Üniversitesi Afet Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi (AFAM) iş birliğiyle düzenlenen <strong>“Afet Yönetiminde Halkla İlişkilerin Rolü ve İşlevi”</strong> başlıklı çalıştay; 9 Haziran 2023 Cuma günü İstanbul Aydın Üniversitesi Halit Aydın Kampüsü’nde gerçekleşti. Çalıştaya, TÜHİD Yönetim Kurulu Başkanı İpek Özgüden Özen ve Kurumsal İletişimciler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Murat Göllü başta olmak üzere, iş dünyası, sivil toplum kuruluşları ve akademik dünyadan önemli isimler katkıda bulundu. </p>
<p>Çalıştayda halkla ilişkilerin afet yönetimindeki rolü, halkla ilişkiler profesyonellerinin sorumlulukları ve kuruluşların karşılaması gereken kriterler, meslek örgütlerinin halkla ilişkiler uygulamalarına yönelik kural ve standartları ve halkla ilişkiler öğrencilerinin bu konuda edinmesi gereken yetkinlikler gibi konular masaya yatırıldı.</p>
<p>Beş oturumdan oluşan ve gün boyu süren çalıştaya, afet bölgesinde yer alan iletişim fakültesi akademisyenleri de zoom aracılığıyla katıldı<strong>. </strong>“<strong>Halkla İlişkiler Uygulamaları Afet Yönetiminin Hangi Alanlarında Kullanılabilir?” </strong>başlıklı birinci oturum Marka Danışmanı Bülent Fidan’ın yönetiminde gerçekleşti. İkinci oturumun moderatörü,<strong> “Halkla İlişkiler Eğitiminde Afet Yönetimi Nasıl Yer Almalı?</strong>” konu başlığıyla Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebru Özgen oldu. Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden Prof. Dr. Haluk Gürgen ve Prof. Dr. İdil Karademirlidağ Suher ise “<strong>Meslek Örgütlerinin Uygulamaya Yönelik Kural ve Standartları Neler Olmalı?</strong>” ve “<strong>Halkla İlişkiler Profesyonellerinin Sorumlulukları Nelerdir?</strong>” başlıklarıyla sırasıyla üçüncü ve dördüncü oturumların moderatörlüğünü gerçekleştirdi. Son oturum ise “<strong>Afet Yönetiminde Halkla İlişkiler Profesyonellerinden Etkin Olarak Yararlanmak İçin Kurum/Kuruluşlar Neler Yapmalı?</strong>” başlığı ile İstanbul Aydın Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölüm Başkanı Doç. Dr. Deniz Akbulut moderatörlüğünde gerçekleşti. Çalıştay sonucunda hazırlanacak rapor, önümüzdeki günlerde TÜHİD tarafından kamuoyu ile paylaşılacak. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iletisim-profesyonelleri-ve-akademisyenler-afet-yonetiminde-halkla-iliskilerin-rolu-ve-islevi-calistayinda-bir-araya-geldi-383399">İletişim Profesyonelleri ve Akademisyenler, Afet Yönetiminde Halkla İlişkilerin Rolü ve İşlevi Çalıştayı&#8217;nda Bir Araya Geldi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Özbek akademisyenler Ege&#8217;de eğitim alıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ozbek-akademisyenler-egede-egitim-aliyor-380220</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Jun 2023 10:40:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[akademisyenler]]></category>
		<category><![CDATA[alıyor]]></category>
		<category><![CDATA[egede]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[özbek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=380220</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi ile İKSAD Enstitüsünün iş birliğinde hazırlanan “Türk Dünyası Etkileşimini Artırma ve Bütünleşme Projesi” kapsamında, Özbekistan’ın 10 farklı üniversitesinden gelen 40 öğretim elemanı, eğitim almak amacıyla Ege Üniversitesine geldi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ozbek-akademisyenler-egede-egitim-aliyor-380220">Özbek akademisyenler Ege&#8217;de eğitim alıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi ile İKSAD Enstitüsünün iş birliğinde hazırlanan “Türk Dünyası Etkileşimini Artırma ve Bütünleşme Projesi” kapsamında, Özbekistan’ın 10 farklı üniversitesinden gelen 40 öğretim elemanı, eğitim almak amacıyla Ege Üniversitesine geldi. Özbekistan’dan gelen heyet, EÜ Senato Odasında Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Ersan ile bir araya gelerek istişarede bulundu.</p>
<p>Ege Üniversitesinin uluslararasılaşma hedefiyle yaptığı çalışmalara her geçen gün yenilerinin eklendiğini söyleyen Prof. Dr. Mehmet Ersan, “Ege Üniversitesi ile İKSAD Enstitüsünün birlikte hazırladığı TDEABP 2021-2025 ‘Türk Dünyası Etkileşimini Artırma ve Bütünleşme Projesi’ kapsamında eğitime katılmak için Özbekistan&#8217;ın 10 farklı üniversiteden gelen heyeti Üniversitemizde ağırlamaktan mutluluk duyuyoruz. Ege Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Koordinatörlüğünün destek verdiği proje ile Özbekistan&#8217;dan gelen kırk öğretim elemanı Eğitim Fakültemizde yeni nesil yöntemlerin tanıtılacağı eğitim yöntemleri ve eğitim yönetişimi derslerini alacaklar. Proje ile Türkiye&#8217;nin eğitim alanındaki son gelişmelerinin paylaşılacağı eğitim sürecinin Türk Cumhuriyetlerinde de yaygınlaşması ve karşılıklı tecrübe aktarılması hedefleniyor” dedi.</p>
<p>Türk Cumhuriyetleri ile sıkı ilişkiler kurmaya devam ettiklerini belirten Prof. Dr. Ersan, “Üniversitemiz hâlihazırda Azerbaycan Devlet Tarım Üniversitesi ile ikili diploma anlaşması programı yürütüyor. Rektörümüz Prof. Dr. Necdet Budak, Azerbaycan’da yaptığı akademik temaslar sonucunda Azerbaycan İktisat Üniversitesi ile Gıda Mühendisliği alanında yeni bir ikili anlaşmaya imza attı. Bunun yanında Özbekistan ile lisans düzeyinde ilk ikili diploma anlaşmasını hayata geçirdik. Uluslararasılaşma çalışmalarımıza süreklilik kazandırmayı sürdürüyoruz” diye konuştu.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ozbek-akademisyenler-egede-egitim-aliyor-380220">Özbek akademisyenler Ege&#8217;de eğitim alıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
