<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ağrısız | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/agrisiz/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/agrisiz</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 09 Feb 2026 07:53:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>ağrısız | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/agrisiz</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>&#8220;Geçici bir enfeksiyondur&#8221; diyerek gecikmeyin!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gecici-bir-enfeksiyondur-diyerek-gecikmeyin-611731</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Feb 2026 07:53:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağrısız]]></category>
		<category><![CDATA[boyun]]></category>
		<category><![CDATA[diyerek]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyondur]]></category>
		<category><![CDATA[geçici]]></category>
		<category><![CDATA[gecikmeyin]]></category>
		<category><![CDATA[Lenf]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=611731</guid>

					<description><![CDATA[<p>Lenf sisteminde yer alan lenfositlerin kontrolsüz çoğalmaları sonucu oluşan lenfoma, en sık görülen hematolojik kanserler arasında yer alıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gecici-bir-enfeksiyondur-diyerek-gecikmeyin-611731">&#8220;Geçici bir enfeksiyondur&#8221; diyerek gecikmeyin!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Lenf sisteminde yer alan lenfositlerin kontrolsüz çoğalmaları sonucu oluşan lenfoma, en sık görülen hematolojik kanserler arasında yer alıyor.  Dünya genelinde, her 100 bin kişiden 6-7’sine lenfoma tanısı konulurken;  2020 yılında yaklaşık 544 bin yeni lenfoma vakası görüldüğü belirtiliyor. Türkiye’de ise bu oran artıyor; her 100 bin kişiden 10’unda lenfoma teşhis ediliyor. Yine ülkemizde, her yıl yaklaşık 10 bin yeni lenfomaya rastlandığı bildiriliyor. Bu veriler, lenfomanın ülkemizde önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu ortaya koyuyor. Hodgkin ve Hodgkin dışı<strong> </strong>olmak üzere iki ana gruba ayrılan bu hastalıkta erken tanı ise yaşamsal önem taşıyor. <strong>Acıbadem International Hastanesi Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Tülin Tuğlular,  </strong>erken evrede yakalandığında lenfomanın tedavisinde başarının belirgin şekilde arttığına dikkat çekerek,  “Tedavide genel hedefimiz hastalığı tamamen yok etmek, yani tam şifa sağlamaktır. Son 20 yıldır uygulanan immünoterapi ve hedefe yönelik ilaçlar gibi yeni tedavilerle tam şifa  oranları giderek artmakta ve lenfoma artık tedavi edilebilir bir hastalık haline gelmektedir” diyor. </p>
<p><strong>Bu etkenler riski artırıyor!</strong></p>
<p>Lenfoma, bağışıklık sisteminde görevli olan lenfositlerde oluşan genetik hasarın, enfeksiyonlar ile bağışıklık sistemini uyarıcı faktörlerle birleşmesi sonucu ortaya çıkan ve lenfositlerin kontrolsüz çoğalmasıyla seyreden bir hastalık.  Genellikle 50-70 yaş aralığında görülse de, özellikle ergenlik çağındaki gençlerde de rastlanabiliyor. Hastalığın görülme sıklığı yaşla birlikte artış gösterirken, cinsiyet faktörünün de önemli bir risk unsuru olduğu ifade ediliyor. Öyle ki lenfoma erkeklerde kadınlara göre 1.5 kat daha fazla görülüyor. Bunun nedeni ise bilinmiyor. Lenfomanın oluşumunda birden fazla etken rol oynuyor. Hemen herkeste gelişebilmekle birlikte, bazı özel durumlarda risk artıyor.  İmmün yetmezliği sorunu yaşayan kişilerde, HIV enfeksiyonu bulunanlarda ve organ nakli olanlarda risk daha yüksek seyrediyor. Yine otoimmün hastalığı olanlarda, EBV (Epstein Barr Virüsü) ile Hepatit C gibi bazı enfeksiyonları geçiren kişilerde de risk artıyor. Ayrıca, genetik faktörlerin yanı sıra benzen, radyoterapi ve tarım ilaçlarına maruziyet de lenfoma gelişiminde etkili olabiliyor. </p>
<p><strong>Boyundaki ağrısız şişlik ilk belirtisi olabilir!</strong></p>
<p>Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Tülin Tuğlular, lenfomanın en sık görülen ilk belirtisinin özellikle boyun bölgesinde oluşan ağrısız lenf bezi büyümesi olduğunu vurgulayarak, diğer belirtileri şöyle açıklıyor: “Koltuk altında ve kasık bölgesinde aynı şekilde lenf bezi büyümeleri de lenfomanın ilk habercisi olabilir.  Lenf bezleri, sert ve genellikle lastik kıvamındadır. Bunun yanı sıra ateş, gece terlemesi, halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı ve kaşıntı gibi bulgular da gelişebilir.  Kanser ilerlediğinde, genel durumda bozulma, aşırı kilo kaybı ve organ fonksiyonlarında bozulma görülebilir.”</p>
<p><strong>“Geçici bir enfeksiyondur” düşüncesiyle gecikmeyin! </strong></p>
<p>Bazı lenfoma türleri yavaş bir başlangıç gösterebiliyor ve bu nedenle uzun süre fark edilmeyebiliyor. Ayrıca, hastalar özellikle kış aylarında, boyunda gelişen ağrısız şişliğin grip ve farenjit gibi geçici bir enfeksiyondan kaynaklandığını düşünerek, hekime başvurmayı geciktirebiliyor. Prof. Dr. Tülin Tuğlular,  oysa boyundaki ağrısız şişliğin lenfomanın ilk sinyali olabileceği uyarısında bulunarak, “Dolayısıyla, özellikle boyunda 3-4 haftadan uzun süren ağrısız şişliklerde veya açıklanamayan ateş, kilo kaybı, gece terlemesi gibi durumlarda doktora başvurmak erken tanı için çok önemlidir” diyor. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gecici-bir-enfeksiyondur-diyerek-gecikmeyin-611731">&#8220;Geçici bir enfeksiyondur&#8221; diyerek gecikmeyin!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Robotik Kalp Cerrahisi ile Ağrısız ve Hızlı İyileşme Mümkün</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/robotik-kalp-cerrahisi-ile-agrisiz-ve-hizli-iyilesme-mumkun-346332</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Jan 2023 08:52:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağrısız]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahisi]]></category>
		<category><![CDATA[hızlı]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[iyileşme]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[mümkün]]></category>
		<category><![CDATA[robotik]]></category>
		<category><![CDATA[yileşme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=346332</guid>

					<description><![CDATA[<p>Robot teknolojileri günümüzde kalp hastalıklarının tedavisinde de kullanılıyor ve göğüs kafesinin açılmasına gerek olmadan küçük kesilerle gerçekleştirildiği için; kısa sürede iyileşme, daha az ağrı, daha az yara izi gibi önemli avantajlar sağlıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/robotik-kalp-cerrahisi-ile-agrisiz-ve-hizli-iyilesme-mumkun-346332">Robotik Kalp Cerrahisi ile Ağrısız ve Hızlı İyileşme Mümkün</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Robot teknolojileri günümüzde kalp hastalıklarının tedavisinde de kullanılıyor ve göğüs kafesinin açılmasına gerek olmadan küçük kesilerle gerçekleştirildiği için; kısa sürede iyileşme, daha az ağrı, daha az yara izi gibi önemli avantajlar sağlıyor. Genç yaştaki kalp hastaları, kadınlar ve iş temposu yüksek olan bireyler tarafından da sıkça tercih edilen robotik kalp ameliyatları pek çok hastalık için uygulanabiliyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Burak Onan, robotik kalp cerrahisi ile ilgili önemli bilgiler verdi. </p>
<p><strong>Kozmetik kaygılar son buluyor</strong></p>
<p>Robotik kalp cerrahisi; özel olarak geliştirilmiş robotik cerrahi sistem yardımıyla, göğüs kafesinde açılan 8-10 mm’lik küçük deliklerden robotik aletler kullanılarak, yüksek çözünürlüklü bir kamera yardımıyla gerçekleştirilen en ileri cerrahi yaklaşımdır. Göğüs kemiği (iman tahtası adı verilen) önden açılmaz, yani kapalı kalp ameliyatları arasındadır. Hastanın sağlıklı bir ameliyat geçirmesi ve sorunsuz bir iyileşme dönemi çok önemlidir. Kritik olan nokta ameliyat sırasında daha az travmadır. Yani kesiler ne kadar küçükse iyileşme o kadar çabuk olmaktadır. Robotik kalp ameliyatı minimal invaziv (mini-kesiler ile yapılan kapalı kalp operasyonlarının) ameliyatların en az cerrahi travma oluşturan şeklidir. Çok küçük delikler yardımıyla ameliyat yapılmaktadır ve bu teknik mini kesilerle yapılan tüm operasyonlardan daha hızlı yara iyileşmesi sağlar. Bu da ameliyat sonrası iyileşmeyi hızlandırır ve üstün kozmetik sonuçlar verir. Hasta bir süre sonra ameliyat geçirdiğini dahi unutmakta, psikolojik olarak da oldukça rahat bir süreç geçirmektedir. </p>
<p><strong>Günümüzde birçok kalp ameliyatında kullanılabiliyor</strong></p>
<p>Robotik cerrahi günümüzde uygun olan kalp hastalıklarının birçoğuna uygulanmaktadır. Koroner arter bypass ameliyatlarında, mitral ve triküspit kapak tamirleri ya da kapak değişimi ameliyatlarında, kalp içindeki deliklerin kapatılmasında ve tümör ameliyatlarında robotik cerrahi yapılabilmektedir. Ayrıca, uygun hastalarda kalp içindeki deliklerin kapatılması, tümör ameliyatları, atriyal fibrilasyon için ablasyon işlemleri, sol atriyal apendiksin kapatılması ve sol atriyal remodelling prosedürleri güvenli ve etkin bir şekilde yapılabilmektedir.</p>
<p><strong>Cerrahi deneyim çok dönemli</strong></p>
<p>Robotik kalp cerrahisi robotik cerrahi sistemlerinin bulunduğu robotik cerrahi merkezlerinde uygulanır. Bu ameliyatların yapılabilmesi için merkezde alanında uzmanlaşmış anestezi doktorları, ameliyat hemşireleri, perfüzyonistler ve robotik kalp cerrahlarının bulunması gerekir. Robotik cerrahi bir ekip işi olup, güvenli merkezlerde uygulanmaktadır. Merkezlerin senede 50’den fazla robotik kalp ameliyatı yapması o merkezin aktif bir robotik kalp cerrahisi merkezi olduğunu gösterir.  </p>
<p><strong>Her hasta uygun olmayabilir</strong></p>
<p>Robotik cerrahi olacak hastaların bu yönteme uygun olup olmadıkları bu yöntemi aktif olarak uygulayan robotik kalp cerrahları tarafından değerlendirilir. Robotik cerrahiye karar verme aşamasında fizik muayene bulguları ve radyolojik görüntüleme çalışmaları çok kıymetlidir. Hastaların ekokardiyografi, anjiyo ve tomografi tetkikleri de değerlendirilmelidir. Elektif bir kalp ameliyatı olunacaksa yani operasyon acil değil ise kişi robotik cerrahi adayı olabilir. </p>
<p><strong>Günlük yaşama kısa sürede dönüş  </strong></p>
<p>Robotik cerrahi; kalp ameliyatının riskini artırmaz, aksine tecrübeli ellerde daha fazla fayda sağlar. Her kalp cerrahının robotik cerrahi ile uğraşmadığının unutulmaması gerekir. Ameliyat sonrasında hastalar cerrahi yoğun bakıma alınır ve takipleri sağlanır. Hasta ameliyat sonrası dönemde herhangi bir sıkıntı olmaması halinde en kısa sürede servis odasına alınır. Bir süre daha servis şartlarında takip edilen hasta en uygun zamanda önerilerle taburcu edilir ve kontrol randevusu planlanır. Robotik cerrahi tekniği kalp cerrahisinde güvenli bir yaklaşımdır. En önemli avantajı çok küçük kesiler kullanılmasından dolayı travmanın daha az olması ve ameliyat sonrası sürecin daha hızlı geçmesidir. Ameliyat sonrasında hastaların günlük yaşamlarına dönüşü daha hızlı olmaktadır. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/robotik-kalp-cerrahisi-ile-agrisiz-ve-hizli-iyilesme-mumkun-346332">Robotik Kalp Cerrahisi ile Ağrısız ve Hızlı İyileşme Mümkün</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
