<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ağrıları | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/agrilari/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/agrilari</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 27 Dec 2025 07:21:07 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>ağrıları | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/agrilari</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Çocuklarda eklem ağrısına dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-eklem-agrisina-dikkat-2-602210</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Dec 2025 07:21:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağrı]]></category>
		<category><![CDATA[ağrıları]]></category>
		<category><![CDATA[ağrısına]]></category>
		<category><![CDATA[büyüme]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[eklem]]></category>
		<category><![CDATA[hareket]]></category>
		<category><![CDATA[sabah]]></category>
		<category><![CDATA[Şişlik]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=602210</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocukluk çağında gelişen eklem ağrısı, dünyada ve ülkemizde oldukça sık karşılaşılan sağlık sorunları arasında yer alıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-eklem-agrisina-dikkat-2-602210">Çocuklarda eklem ağrısına dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çocukluk çağında gelişen eklem ağrısı, dünyada ve ülkemizde oldukça sık karşılaşılan sağlık sorunları arasında yer alıyor. Yapılan çalışmalara göre, çocukların yaklaşık yüzde 10–20’si hayatlarının bir döneminde eklem ağrısı yaşıyor.  Her ne kadar eklem ağrılarının en sık nedeni “büyüme ağrıları” olsa da, bu yakınmalar her zaman masum olmayabiliyor. Çünkü, eklem ağrıları bazen iltihaplı romatizmal hastalıkların ilk ve en önemli belirtisi olarak karşımıza çıkabiliyor! <strong>Acıbadem Ataşehir Hastanesi Çocuk Romatolojisi Uzmanı <strong>Doç. Dr. Ferhat Demir</strong></strong>, eklem ağrısına özellikle şişlik, sabahları tutukluk, topallama veya hareket kısıtlılığı eşlik ediyorsa, “büyüme ağrısıdır, geçer” diye beklenmemesi gerektiğini vurgulayarak, “Bu tür bulgular varlığında vakit kaybetmeden bir çocuk romatolojisi uzmanına başvurulmalıdır. Unutulmamalıdır ki erken tanı, eklemlerde gelişebilecek kalıcı hasarları önlemenin en etkili yoludur. Günümüzde uygulanan modern ve hedefe yönelik tedaviler sayesinde çocuklarımızın ağrısız, hareketli ve tamamen sağlıklı bir yaşam sürmeleri mümkündür. Bunun temel şartı ise ebeveyn farkındalığı ve erken dönemde doğru tedaviye başlanmasıdır” diyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>Tedavi edilmezse kalıcı hasara yol açabilir!</strong></p>
<p>Eklem içinde gelişen iltihaplanma durumu genel olarak “artrit” şeklinde adlandırılıyor. En sık görülen kronik artrit nedeni ise; ‘’Jüvenil idiopatik artrit’’ olarak bilinen çocukluk çağının iltihaplı eklem romatizmasıdır. Çocuklarda görülen iltihaplı romatizmal hastalıklar, bebeklik döneminden ergenliğe kadar her yaşta ortaya çıkabiliyor. Bu hastalıkların gelişiminde genetik yatkınlık, bağışıklık sisteminin düzensiz çalışması ve bazı enfeksiyonlar gibi çevresel tetikleyiciler rol oynayabiliyor. Doç. Dr. Ferhat Demir, eklem içinde devam eden iltihabın zamanında tedavi edilmemesi durumunda, eklem zarı ve çevre dokularda geri dönüşü olmayan hasarlar gelişebileceğine dikkat çekerek, “Tedavi geciktiğinde eklemlerde kalıcı şekil bozuklukları, yürüme güçlüğü ve büyüme çağındaki çocuklarda bacak boyu uzunluk farkları gibi ciddi sorunlarla karşılaşabiliyoruz. Bu nedenle erken tanı, eklem hasarının kalıcı hale gelmesini önlemede hayati öneme sahiptir” diye konuşuyor. </p>
<p> </p>
<p><b>Eklemde şişlik varsa, zaman kaybetmeyin!</b></p>
<p>Çocuklarda iltihaplı romatizmal hastalıklar tek bir belirtiyle ya da  birden fazla bulgunun birlikte görülmesiyle ortaya çıkabiliyor. Doç. Dr. Ferhat Demir, aşağıdaki belirti ve bulgulardan bir veya birkaçı eklem ağrısına eşlik ediyorsa, ‘Nasıl olsa geçer’ düşüncesiyle zaman kaybedilmemesi gerektiği uyarısında bulunuyor. </p>
<ul>
<li>Eklem üzerinde şişlik</li>
<li>Eklem üzerinde sıcaklık artışı, bazen kızarıklık</li>
<li>Özellikle sabahları görülen eklem tutukluğu ve hareket ettirmede zorluk</li>
<li>Topallama veya yürüyüşte bozulma</li>
<li>Ağrı veya hareket kısıtlılığı nedeniyle oyun oynamaktan ve günlük aktivitelerden kaçınma</li>
</ul>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Büyüme ağrısı mı, iltihaplı romatizma mı?</strong></p>
<p>Büyüme ağrıları ile iltihaplı romatizmal hastalıklara bağlı eklem ağrıları arasındaki en önemli farklar; ağrının zamanı ve eşlik eden belirtiler oluyor.</p>
<ul>
<li>Büyüme ağrıları genellikle akşam veya gece saatlerinde ortaya çıkıyor</li>
<li>Eklemde şişlik, kızarıklık veya ısı artışı olmuyor</li>
<li>Sabahları çocuk tamamen rahatlamış olarak uyanıyor</li>
</ul>
<p>İltihaplı romatizmaya bağlı eklem ağrılarında ise tablo farklı oluyor. Doç. Dr. Ferhat Demir, bu farkı şöyle açıklıyor: “İltihaplı romatizmal hastalıklarda ağrı genellikle sabah saatlerinde daha belirgindir. Eklem ağrısına sıklıkla şişlik, eklem üzerinde sıcaklık artışı ve sabahları belirgin tutukluk eşlik eder. Çocuklar sabah yataktan kalkmakta zorlanabilir ve gün içinde hareket etmekte güçlük yaşayabilir.”<strong> </strong></p>
<p><strong>Tedaviyle sağlıklı bir gelecek mümkün!</strong></p>
<p>Çocuklarda iltihaplı romatizmal hastalıkların tanısı; ayrıntılı fizik muayene, kan testleri ve gerektiğinde ultrason veya manyetik rezonans (MR) gibi görüntüleme yöntemleriyle konuluyor.<strong> </strong>“Amacımız, eklem içindeki iltihabı tamamen kontrol altına alarak ağrıyı ve hareket kısıtlılığını ortadan kaldırmak, eklem fonksiyonlarını korumaktır” diyen Doç. Dr. Ferhat Demir, sözlerine şöyle devam ediyor: “Birinci, ikinci basamak tedaviler ile hastalığı hızlıca söndürüp, çocuğumuzun normal hayata en hızlı şekilde dönmesini sağlayabiliyoruz. Günümüzde kullanılan modern ve hedefe yönelik tedavilerle, dirençli hastalarda bile son derece başarılı sonuçlar elde ediyoruz. Uygun tedavi ile çocuklar okullarına devam edebilmekte, spor yapabilmekte ve yaşıtları gibi tamamen sağlıklı, aktif bir yaşam sürdürebilmektedir.” </p>
<p><strong> </strong></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-eklem-agrisina-dikkat-2-602210">Çocuklarda eklem ağrısına dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda eklem ağrısına dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-eklem-agrisina-dikkat-601996</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Dec 2025 09:51:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağrı]]></category>
		<category><![CDATA[ağrıları]]></category>
		<category><![CDATA[ağrısına]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[eklem]]></category>
		<category><![CDATA[Eklem Ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[hareket]]></category>
		<category><![CDATA[sabah]]></category>
		<category><![CDATA[Şişlik]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=601996</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocukluk çağında gelişen eklem ağrısı, dünyada ve ülkemizde oldukça sık karşılaşılan sağlık sorunları arasında yer alıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-eklem-agrisina-dikkat-601996">Çocuklarda eklem ağrısına dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çocukluk çağında gelişen eklem ağrısı, dünyada ve ülkemizde oldukça sık karşılaşılan sağlık sorunları arasında yer alıyor. Yapılan çalışmalara göre, çocukların yaklaşık yüzde 10–20’si hayatlarının bir döneminde eklem ağrısı yaşıyor.  Her ne kadar eklem ağrılarının en sık nedeni “büyüme ağrıları” olsa da, bu yakınmalar her zaman masum olmayabiliyor. Çünkü, eklem ağrıları bazen iltihaplı romatizmal hastalıkların ilk ve en önemli belirtisi olarak karşımıza çıkabiliyor! <strong>Acıbadem Ataşehir Hastanesi Çocuk Romatolojisi Uzmanı <strong>Doç. Dr. Ferhat Demir</strong></strong>, eklem ağrısına özellikle şişlik, sabahları tutukluk, topallama veya hareket kısıtlılığı eşlik ediyorsa, “büyüme ağrısıdır, geçer” diye beklenmemesi gerektiğini vurgulayarak, “Bu tür bulgular varlığında vakit kaybetmeden bir çocuk romatolojisi uzmanına başvurulmalıdır. Unutulmamalıdır ki erken tanı, eklemlerde gelişebilecek kalıcı hasarları önlemenin en etkili yoludur. Günümüzde uygulanan modern ve hedefe yönelik tedaviler sayesinde çocuklarımızın ağrısız, hareketli ve tamamen sağlıklı bir yaşam sürmeleri mümkündür. Bunun temel şartı ise ebeveyn farkındalığı ve erken dönemde doğru tedaviye başlanmasıdır” diyor. </p>
<p><strong>Tedavi edilmezse kalıcı hasara yol açabilir!</strong></p>
<p>Eklem içinde gelişen iltihaplanma durumu genel olarak “artrit” şeklinde adlandırılıyor. En sık görülen kronik artrit nedeni ise; ‘’Jüvenil idiopatik artrit’’ olarak bilinen çocukluk çağının iltihaplı eklem romatizmasıdır. Çocuklarda görülen iltihaplı romatizmal hastalıklar, bebeklik döneminden ergenliğe kadar her yaşta ortaya çıkabiliyor. Bu hastalıkların gelişiminde genetik yatkınlık, bağışıklık sisteminin düzensiz çalışması ve bazı enfeksiyonlar gibi çevresel tetikleyiciler rol oynayabiliyor. Doç. Dr. Ferhat Demir, eklem içinde devam eden iltihabın zamanında tedavi edilmemesi durumunda, eklem zarı ve çevre dokularda geri dönüşü olmayan hasarlar gelişebileceğine dikkat çekerek, “Tedavi geciktiğinde eklemlerde kalıcı şekil bozuklukları, yürüme güçlüğü ve büyüme çağındaki çocuklarda bacak boyu uzunluk farkları gibi ciddi sorunlarla karşılaşabiliyoruz. Bu nedenle erken tanı, eklem hasarının kalıcı hale gelmesini önlemede hayati öneme sahiptir” diye konuşuyor. </p>
<p><b>Eklemde şişlik varsa, zaman kaybetmeyin!</b></p>
<p>Çocuklarda iltihaplı romatizmal hastalıklar tek bir belirtiyle ya da  birden fazla bulgunun birlikte görülmesiyle ortaya çıkabiliyor. Doç. Dr. Ferhat Demir, aşağıdaki belirti ve bulgulardan bir veya birkaçı eklem ağrısına eşlik ediyorsa, ‘Nasıl olsa geçer’ düşüncesiyle zaman kaybedilmemesi gerektiği uyarısında bulunuyor. </p>
<ul>
<li>Eklem üzerinde şişlik</li>
<li>Eklem üzerinde sıcaklık artışı, bazen kızarıklık</li>
<li>Özellikle sabahları görülen eklem tutukluğu ve hareket ettirmede zorluk</li>
<li>Topallama veya yürüyüşte bozulma</li>
<li>Ağrı veya hareket kısıtlılığı nedeniyle oyun oynamaktan ve günlük aktivitelerden kaçınma</li>
</ul>
<p><strong>Büyüme ağrısı mı, iltihaplı romatizma mı?</strong></p>
<p>Büyüme ağrıları ile iltihaplı romatizmal hastalıklara bağlı eklem ağrıları arasındaki en önemli farklar; ağrının zamanı ve eşlik eden belirtiler oluyor.</p>
<ul>
<li>Büyüme ağrıları genellikle akşam veya gece saatlerinde ortaya çıkıyor</li>
<li>Eklemde şişlik, kızarıklık veya ısı artışı olmuyor</li>
<li>Sabahları çocuk tamamen rahatlamış olarak uyanıyor</li>
</ul>
<p>İltihaplı romatizmaya bağlı eklem ağrılarında ise tablo farklı oluyor. Doç. Dr. Ferhat Demir, bu farkı şöyle açıklıyor: “İltihaplı romatizmal hastalıklarda ağrı genellikle sabah saatlerinde daha belirgindir. Eklem ağrısına sıklıkla şişlik, eklem üzerinde sıcaklık artışı ve sabahları belirgin tutukluk eşlik eder. Çocuklar sabah yataktan kalkmakta zorlanabilir ve gün içinde hareket etmekte güçlük yaşayabilir.</p>
<p><strong>Tedaviyle sağlıklı bir gelecek mümkün!</strong></p>
<p>Çocuklarda iltihaplı romatizmal hastalıkların tanısı; ayrıntılı fizik muayene, kan testleri ve gerektiğinde ultrason veya manyetik rezonans (MR) gibi görüntüleme yöntemleriyle konuluyor.<strong> </strong>“Amacımız, eklem içindeki iltihabı tamamen kontrol altına alarak ağrıyı ve hareket kısıtlılığını ortadan kaldırmak, eklem fonksiyonlarını korumaktır” diyen Doç. Dr. Ferhat Demir, sözlerine şöyle devam ediyor: “Birinci, ikinci basamak tedaviler ile hastalığı hızlıca söndürüp, çocuğumuzun normal hayata en hızlı şekilde dönmesini sağlayabiliyoruz. Günümüzde kullanılan modern ve hedefe yönelik tedavilerle, dirençli hastalarda bile son derece başarılı sonuçlar elde ediyoruz. Uygun tedavi ile çocuklar okullarına devam edebilmekte, spor yapabilmekte ve yaşıtları gibi tamamen sağlıklı, aktif bir yaşam sürdürebilmektedir.” </p>
<p><strong> </strong></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-eklem-agrisina-dikkat-601996">Çocuklarda eklem ağrısına dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tedavi Edilmeyen Omuz Ağrıları Kalıcı Hasara Yol Açabilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tedavi-edilmeyen-omuz-agrilari-kalici-hasara-yol-acabilir-593301</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Nov 2025 08:25:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağrı]]></category>
		<category><![CDATA[ağrıları]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[edilmeyen]]></category>
		<category><![CDATA[hareket]]></category>
		<category><![CDATA[hasara]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı]]></category>
		<category><![CDATA[kaş]]></category>
		<category><![CDATA[kol]]></category>
		<category><![CDATA[omuz]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=593301</guid>

					<description><![CDATA[<p>Omuz, vücudun en aktif eklemlerinden biri olarak gün içinde hareket kabiliyetimiz açısından önemli rol oynuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tedavi-edilmeyen-omuz-agrilari-kalici-hasara-yol-acabilir-593301">Tedavi Edilmeyen Omuz Ağrıları Kalıcı Hasara Yol Açabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Omuz, vücudun en aktif eklemlerinden biri olarak gün içinde hareket kabiliyetimiz açısından önemli rol oynuyor. Ancak özellikle ileri yaş, travmalar veya tekrarlayıcı zorlanmalar sonucu gelişen rotator manşet yırtıkları, omuz fonksiyonlarını ciddi şekilde kısıtlayarak yaşam konforunu olumsuz etkileyebiliyor. Rotator manşet yırtıklarının erken dönemde fark edilmemesi, kaslarda zayıflama ve tendonlarda geri dönüşsüz problemlere neden olabiliyor. Erken dönemde istirahat, fizik tedavi, omuz egzersizleri, çeşitli ilaçlar ve steroid enjeksiyonları ile tedavide başarılı sonuçlar alınabiliyor. Memorial Sağlık Grubu Medstar Antalya Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Op. Dr. Ahmet Serhat Aydın, rotator manşet yırtıkları ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><b>Omuz ağrısı ve gece artan rahatsızlık dikkat çekici</b></p>
<p>Rotator manşet; supraspinatus, infraspinatus, subscapularis ve teres minor adlı dört kasın tendonlarının birleşmesiyle oluşan bir yapıdır. Bu kas ve tendonlar, omuz eklemini stabilize eder ve kolun kaldırılması, dönmesi gibi temel hareketleri sağlar. Rotator manşet yırtıkları; düşme, ağır yük kaldırma, ani kol hareketleri ya da yaşa bağlı doku zayıflığı gibi nedenlerle ortaya çıkabilir. Omuzda ağrı ve hareket kısıtlılığı, kolu kaldırırken veya arkaya uzatırken ağrı hissi, gece artan omuz ağrısı, özellikle etkilenen taraf üzerine yatamama, güç kaybı ve kolu baş seviyesinin üzerine kaldıramama en sık karşılaşılan belirtiler arasındadır. </p>
<p><b>Tedavi ertelenirse kalıcı kas zayıflığı gelişebilir</b></p>
<p>Rotator manşet yırtıkları erken dönemde fark edilmezse, kaslarda zayıflama ve tendonlarda geri dönüşsüz değişiklikler ortaya çıkabilir. Bu nedenle erken tanı ve tedavi çok önemlidir. Erken dönemde tanı alan hastalarda; istirahat, fizik tedavi ve omuz egzersizleri, ağrı kesici ve antiinflamatuar ilaçlar, steroid enjeksiyonları ile tedavi mümkün olabilir.  Ancak yırtığın büyük olduğu veya konservatif tedavilere yanıt alınamadığı durumlarda artroskopik cerrahi uygulanır. Bu yöntemle küçük kesilerden girilerek yırtık tendonlar onarılır ve omuz eklemine normal fonksiyonu yeniden kazandırılır.</p>
<p><b>Erken müdahale, başarılı sonuçların anahtarıdır</b></p>
<p>Ameliyat sonrası süreçte erken dönemde kontrollü fizik tedaviye başlanması, başarılı sonuçlar için oldukça önemlidir. Erken dönemde yapılan değerlendirme ve uygun tedaviyle omuz fonksiyonları tamamen geri kazanılabilir. Omuz sağlığını korumak önemlidir; bu nedenle tekrarlayan ağır kaldırmalardan kaçmak, spor veya egzersiz sırasında ani kol hareketlerinden uzak durmak, kas gücünü korumak için düzenli egzersiz yapmak önerilmektedir.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tedavi-edilmeyen-omuz-agrilari-kalici-hasara-yol-acabilir-593301">Tedavi Edilmeyen Omuz Ağrıları Kalıcı Hasara Yol Açabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ofis yaşamının sessiz tehditleri: El ve kol ağrıları!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ofis-yasaminin-sessiz-tehditleri-el-ve-kol-agrilari-578020</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Sep 2025 08:52:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağrıları]]></category>
		<category><![CDATA[egzersiz]]></category>
		<category><![CDATA[el]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[kaş]]></category>
		<category><![CDATA[kol]]></category>
		<category><![CDATA[ofis]]></category>
		<category><![CDATA[omuz]]></category>
		<category><![CDATA[sessiz]]></category>
		<category><![CDATA[tehditleri]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamının]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=578020</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çoğumuz sabah masa başına geçip, günümüzün büyük kısmını bilgisayar ekranı karşısında geçiriyoruz.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ofis-yasaminin-sessiz-tehditleri-el-ve-kol-agrilari-578020">Ofis yaşamının sessiz tehditleri: El ve kol ağrıları!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çoğumuz sabah masa başına geçip, günümüzün büyük kısmını bilgisayar ekranı karşısında geçiriyoruz. Defalarca yaptığımız küçük tıklamalar, sürekli ekran kaydırmaları derken ilk başta fark edilmeyen bu hareketler, zamanla el, kol ve omuzlarımızda ağrılara, kronik yıpranmalara ve kas sıkışmalarına neden olabiliyor. <strong>Acıbadem Altunizade Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Arel Gereli </strong>“Kolumuz kürek kemiğinden parmak ucuna kadar tek bir ünite; günlük küçük hareketler bile bu ünitenin geleceğini belirliyor. El, kol ve omuz ünitesindeki dokularımızın biyolojik yaş sürecini yavaşlatmak veya geri çevirerek onların ömrünü uzatmak mümkün” diyor. Uzun ömürlü ve sağlıklı bir yaşam sürmek amacıyla, hastalıklar oluşmadan önlemeyi hedefleyen ve son günlerde öne çıkan ‘Longevity Planı’nda diğer organlar gibi el, kol ve omuzlarımızın da ayrı bir yaklaşım istediğini vurgulayan Prof. Dr. Gereli, el, kol ve omuzlarımızı gençleştirmek için alınması gereken basit ama etkili 4 yöntemi açıkladı; önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<ul>
<li><strong>Tekrarlayan hareketlerden kaçının</strong></li>
</ul>
<p>Uzun süreli cep telefonu kullanımı ve devamlı bez sıkma gibi aktivitelerden kaçının. El, kol ve omuzlarımızı kullanarak her gün sayısız kez yaptığımız tekrarlayan yüklenmeler kas iskelet sisteminde dokularımızın yıpranmasına, zamanla el, kol ve omuzlarımızda küçük yırtılmalara ve sökülmelere yol açarak kronik inflamasyona neden olur. Longevity plan yaklaşımında, mücadele edilmesi gereken temel düşmanlardan biri olan kronik inflamasyon; ağrı, yorgunluk ve güçsüzlük hissi verir, uyku kalitesini bozar ve genel sağlığı olumsuz etkiler. Ayrıca kol bölgesindeki dokuların sertleşmesine ve kalınlaşmasına yol açarak; kolay zedelenmeye, kireçlenmeye, kas yırtığına ve karpal tünel sendromuna neden olur. </p>
<ul>
<li><strong>Doğru postür geliştirin</strong></li>
</ul>
<p>Kürek kemiğinden itibaren kolun duruşu omuz başları kulak hizasında olacak şekilde göğüs gergin, dirsekler hafif bükülü ve el bilekleri düz şekilde olmalıdır. Özellikle bilgisayar başında çalışanlar için kürek kemiklerimizi öne açılandırarak, dirsek ve el bileklerimiz bükülü şekilde uzun saatler durmak omuz ve kol kaslarımızın kısalmasına, sertleşmesine ve kolay yırtılmasına yol açar. Kötü postür, kola giden damar ve sinirleri sıkıştırarak iyileşme kabiliyetini azaltır. Çevremizi bizi dik ve omuzlarımızı geride tutacak şekilde yapılandırmalı, el bileği ve dirsekler bükülüyken cep telefonu veya tablet ile uzun saatler geçirmekten kaçınmalıyız.</p>
<ul>
<li><strong>Kişiselleştirilmiş egzersiz planı uygulayın </strong></li>
</ul>
<p>Düzenli egzersizin Longevity planının ana öğelerinden biri olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gereli “Ancak her insanın genetiği ve yaşam tarzı farklı olduğundan kişiye ve yaşına uygun bir egzersiz programı tasarlanmalı ve devamlılıkla uygulanmalıdır. El, kol ve omuzlarımızın kullanım ömrünü uzatmak kişiselleştirilmiş egzersiz programları ile mümkündür. Böylece el, kol ve omuzlarımızın fiziksel performansı artırılırken, kas kütlesi korunabilir ve yaşlanma süreci yavaşlatılabilir. Ancak güçlendirme amaçlı aşırı yüklenme ve ısınmadan yapılan hareketler sakatlıkla sonuçlanabildiğinden dikkat edilmeli, güçlendirme ve direnç egzersizleri kadar esneklik, mobilite ve postür egzersizleri de dengeli şekilde uygulanmalıdır” diyor.  </p>
<ul>
<li><strong>Kişisel risklerinizi öğrenin</strong></li>
</ul>
<p>Hastalıklar genetik yatkınlık zemininde çevresel nedenlerle oluşuyor. Bazı insanların el, kol ve omuzlarında doğuştan gelen özellikleri kimi hastalıklarla daha erken karşılaşmasına neden olabiliyor. Bu nedenle detaylı bir muayene ve uygun görüntüleme yöntemleri kullanılarak kendi risk analizinizi yaptırmak için bir uzman görüşü almakta fayda var. Prof. Dr. Arel Gereli “Ortalama yaşın giderek arttığı günümüz dünyasında enerjik, üretken ve kaliteli bir yaşam sürmek için şimdiden tedbir almamız gerekiyor. Unutmayalım ki; sağlıklı yaş alma sürecinde bağımsız ve kendi kendimize yeterli kalmak için el, kol ve omuzlarımız büyük önem arzediyor” diyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ofis-yasaminin-sessiz-tehditleri-el-ve-kol-agrilari-578020">Ofis yaşamının sessiz tehditleri: El ve kol ağrıları!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kronik bel ağrıları RFA yöntemi ile hafifletilebilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kronik-bel-agrilari-rfa-yontemi-ile-hafifletilebilir-430891</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Dec 2023 08:41:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağrıları]]></category>
		<category><![CDATA[bel]]></category>
		<category><![CDATA[hafifletilebilir]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[kronik]]></category>
		<category><![CDATA[rfa]]></category>
		<category><![CDATA[yöntemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=430891</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kronik bel ağrısını hafifletmek için kullanılan tıbbi bir işlem olan Lomber Radyofrekans Ablasyonu’nun (RFA),  özellikle alt sırt veya bel (lomber) bölgesindeki ağrıları hafifletmek için uygulandığını belirten VM Medical Park Ankara Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Onur Akarca, “RFA ilaç, fizik tedavi gibi yöntemler ile geçmeyen ağrılar için kullanılabilecek bir metottur” dedi. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kronik-bel-agrilari-rfa-yontemi-ile-hafifletilebilir-430891">Kronik bel ağrıları RFA yöntemi ile hafifletilebilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kronik bel ağrısını hafifletmek için kullanılan tıbbi bir işlem olan Lomber Radyofrekans Ablasyonu’nun (RFA),  özellikle alt sırt veya bel (lomber) bölgesindeki ağrıları hafifletmek için uygulandığını belirten VM Medical Park Ankara Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Onur Akarca, “RFA ilaç, fizik tedavi gibi yöntemler ile geçmeyen ağrılar için kullanılabilecek bir metottur” dedi.</strong> </p>
<p>VM Medical Park Ankara Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Onur Akarca, Lomber Radyofrekans Ablasyonu tedavisi hakkında bilgilendirmede bulundu. RFA yönteminin ne olduğundan bahseden Op. Dr. Akarca, “RFA, eğitimli bir tıbbi profesyonel tarafından gerçekleştirilen minimal invaziv bir işlemdir. Radyofrekans enerjisinin ürettiği ısıyı kullanarak, bel bölgesinden beyne ağrı sinyallerini ileten sinirleri hedef alır ve bozar. İlaç ve fizik tedavi gibi yöntemlerle geçmeyen ağrılar için kullanılabilecek bir metottur” diye konuştu.</p>
<p><strong>RADYO FREKANS ENERJİSİ UYGULANIYOR</strong></p>
<p>İşlemin nasıl yapıldığını anlatan Op. Dr. Akarca, “İşlem sırasında özel bir iğne, görüntüleme (röntgen) rehberliğinde etkilenen bölgeye yerleştirilir. İğne doğru bir şekilde konumlandığında, sinir dokusuna termal bir lezyon oluşturmak için radyo frekans enerjisi uygulanır. Bu durum sinirlerin beyne ağrı sinyali gönderme yeteneğini bozar” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>ORTA VE UZUN VADEDE RAHATLAMA SAĞLAYABİLİR</strong></p>
<p>Lomber RFA&#8217;nın amacının kalıcı bir tedavi sunmak değil, uzun süreli ağrı rahatlaması sağlamak olduğunu belirten Op. Dr. Akarca, “Yöntem orta ve uzun vadede rahatlama sağlayabilir. RFA, hastanın aynı gün evine gidebileceği ayaktan yapılan bir işlemdir. Lomber RFA&#8217;nın faydaları azalan ağrı, artan hareketlilik ve ağrı kesici ilaçlara olan ihtiyacın azalmasıdır. Ayrıca hastanın fizik tedavi ve diğer rehabilitasyon programlarına katılma yeteneğini artırabilir” dedi.</p>
<p><strong>UZMAN HEKİME DANIŞMAK ÖNEMLİ</strong></p>
<p>Genellikle güvenli kabul edilse de herhangi bir tıbbi işlem gibi RFA’da potansiyel riskler ve komplikasyonlar olabileceğini söyleyen Op. Dr. Akarca, “Bunlar arasında enfeksiyon, kanama, sinir hasarı veya geçici ağrının kötüleşmesi bulunabilir. Bu riskleri sağlık uzmanınızla tartışmak önemlidir. İşlemden sonra, hastalar genellikle iyileşmeyi en üst düzeye çıkarmak ve ağrı rahatlamasını sürdürmek için fizik tedavi ve rehabilitasyon geçirirler. Unutmayalım ki, RFA&#8217;nın bir tedavi seçeneği olarak uygunluğu, kişinin rahatsızlığının derecesine bağlıdır. Bu yüzden hastanın hekimine başvurarak detaylı muayene olması mutlaka gereklidir” diyerek açıklamalarını sonlandırdı.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kronik-bel-agrilari-rfa-yontemi-ile-hafifletilebilir-430891">Kronik bel ağrıları RFA yöntemi ile hafifletilebilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yan yatanlarda boyun, sırt ve bel ağrıları daha az görülüyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yan-yatanlarda-boyun-sirt-ve-bel-agrilari-daha-az-goruluyor-425073</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Nov 2023 21:09:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağrıları]]></category>
		<category><![CDATA[bel]]></category>
		<category><![CDATA[boyun]]></category>
		<category><![CDATA[daha]]></category>
		<category><![CDATA[görülüyor]]></category>
		<category><![CDATA[sırt]]></category>
		<category><![CDATA[yan]]></category>
		<category><![CDATA[yatanlarda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=425073</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uyku pozisyonu olarak sıklıkla sırtüstü, yüzüstü ve yan yatmanın tercih edildiğini ifade eden Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Nihal Özaras, “Uyku pozisyonunun omurga ağrıları üzerine etkisini inceleyen çalışmalar, yan yatma alışkanlığı olan kişilerde boyun, sırt ve bel ağrılarının daha az görüldüğünü ortaya koydu.” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yan-yatanlarda-boyun-sirt-ve-bel-agrilari-daha-az-goruluyor-425073">Yan yatanlarda boyun, sırt ve bel ağrıları daha az görülüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yan yatanlarda boyun, sırt ve bel ağrıları daha az görülüyor</strong></p>
<p><strong>Uyku pozisyonu olarak sıklıkla sırtüstü, yüzüstü ve yan yatmanın tercih edildiğini ifade eden Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Nihal Özaras, “Uyku pozisyonunun omurga ağrıları üzerine etkisini inceleyen çalışmalar, yan yatma alışkanlığı olan kişilerde boyun, sırt ve bel ağrılarının daha az görüldüğünü ortaya koydu.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Feneryolu Tıp Merkezi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Nihal Özaras, boyun, sırt ve bel ağrıları açısından doğru uyku pozisyonu hakkında bilgi verdi.</p>
<p>Prof. Dr. Özaras, boyun, sırt ve bel ağrılarının, yaşam kalitesini düşüren ve en sık doktora başvuru sebepleri arasında yer alan problemler olduğunu ifade ederek, dinlendirmeyen gece uykusu ve sabah ağrılı uyanmanın da günlük hayatı ve iş hayatını olumsuz etkilediğini kaydetti.</p>
<p>Uyuma pozisyonu, yatak ve yastık seçiminin pek çok araştırmaya konu olduğunu da dile getiren Prof. Dr. Özaras, şöyle devam etti:</p>
<p>“En sık uyuma şekillerinin sırtüstü, yüzüstü ve yan yatma olduğu biliniyor. Uyku pozisyonunun omurga ağrıları üzerine etkisini inceleyen çalışmalar, yan yatma alışkanlığı olan kişilerde boyun, sırt ve bel ağrılarının daha az görüldüğünü ortaya koydu. Omurgayı destekleyen bir yatakta yan yatma, omurganın en az yük taşıdığı ve dokuların zorlanmadığı bir uyuma pozisyonudur.”</p>
<p><strong>Orta sertlikte yataklar ideal</strong></p>
<p>Yatağın niteliklerinin de omurga kaynaklı ağrıları azaltmada etkili olduğunu anlatan Prof. Dr. Özaras, “Yatak çok yumuşak olmamalı, omurganın fizyolojik pozisyonunu korumaya izin vermeli. Çok sert yataklar iyi destek sağlamakla birlikte genellikle kullanıcılar tarafından konforlu bulunmuyor. Bu nedenle orta sertlikte yataklar ideal. Ayrıca, yataklar terlemeye neden olmayan bir materyalden yapılmış olmalı” diye görüşlerini ifade etti. </p>
<p><strong>Boyun bölgesinin desteklenmesi ağrıları azaltıyor</strong></p>
<p>Prof. Dr. Özaras, uyku sırasında boyun bölgesinin uygun bir yastıkla desteklenmesinin boyun ağrılarını azalttığını kaydederek, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“İdeal yastık yüksekliği 10-12 cm’dir. Yatarken boyun çok arkaya, öne veya yana düşmemeli, orta hatta kalmalıdır. Boyun için özel üretilen kavisli veya rulo şeklindeki yastıkların ağrıyı azalttığı iddia edilmekte ancak yapılan araştırmalarda bunu destekleyen yeterli kanıt yok.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yan-yatanlarda-boyun-sirt-ve-bel-agrilari-daha-az-goruluyor-425073">Yan yatanlarda boyun, sırt ve bel ağrıları daha az görülüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kalça Ağrıları Tedavi Edilmezse Daha Büyük Sorunlara Neden Olabilir!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kalca-agrilari-tedavi-edilmezse-daha-buyuk-sorunlara-neden-olabilir-392612</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Aug 2023 08:40:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağrıları]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[daha]]></category>
		<category><![CDATA[edilmezse]]></category>
		<category><![CDATA[kalça]]></category>
		<category><![CDATA[neden]]></category>
		<category><![CDATA[olabilir]]></category>
		<category><![CDATA[sorunlara]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=392612</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son zamanlarda özellikle pandemiyle birlikte kişilerin kendi başına spor yapmaya çalıştığını hatırlatan Ortopedi ve Travmatoloji uzmanı Doç. Dr. Budak Akman, bilinçsizce yapılan sporun kalça ağrılarına ve kalça bölgesindeki bazı sorunlara yol açabileceğine işaret etti. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kalca-agrilari-tedavi-edilmezse-daha-buyuk-sorunlara-neden-olabilir-392612">Kalça Ağrıları Tedavi Edilmezse Daha Büyük Sorunlara Neden Olabilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Son zamanlarda özellikle pandemiyle birlikte kişilerin kendi başına spor yapmaya çalıştığını hatırlatan Ortopedi ve Travmatoloji uzmanı Doç. Dr. Budak Akman, bilinçsizce yapılan sporun kalça ağrılarına ve kalça bölgesindeki bazı sorunlara yol açabileceğine işaret etti. </em></p>
<p>Sık karşılaşılan ortopedik sorunlardan olan kalça ağrısı 18-60 yaş arası genç ve erişkin nüfusun hayat kalitesini etkileyen önemli bir sorun. Avrupa’da yıllık kalça ağrısı sebebiyle hastaneye başvuranların oranının ülke nüfuslarına göre yüzde 1-2 civarında olduğunu söyleyen Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji uzmanı Doç. Dr. Budak Akman, “80 milyonluk Türkiye’yi düşünürsek yaklaşık 800 bin kişiyi etkilediğini söylemek mümkün” diye konuştu. </p>
<p>Yaşa göre farklı nedenlerle ortaya çıkabilen bu sorunun özellikle pandemi ve sonrasında bilinçsizce yapılan spora bağlı artışa neden olduğunu söyleyen Doç. Dr. Akman, kalça bölgesindeki ağrıların kaynaklandığı sorunlar ve tedavisine yönelik bilgi verdi. </p>
<p><strong>“AĞRI FARKLI NEDENLERDEN KAYNAKLANABİLİR”</strong></p>
<p>Hem gençlerde hem de yaşlılarda kalça ve kalça çevresi ağrılarının nedenlerinin bulunmasının zor olabileceğini belirten Ortopedi ve Travmatoloji uzmanı Doç. Dr. Budak Akman, iyi ve kapsamlı bir uzman muayenesinin şart olduğunu ifade etti.</p>
<p>Doç. Dr. Akman, konuyla ilgili şu bilgileri verdi: “Bu ağrılar kalça ekleminden, kemiklerden, kalçanın çevresindeki kas ve tendonlardan kaynaklanabilir. Aynı zamanda yansıyan ağrılar olabilir. Kalça eklemini direkt ilgilendirmeyen ama bel bölgesinden yansıyan bir ağrı da kalçaya vurabilir. Bununla birlikte idrar yolları, kadınlarda jinekolojik problemler de kalça çevresinde ağrı yaratabilir. Bu nedenle ağrıyı değerlendirmek için öncelikle travmatik mi yoksa travmadan bağımsız bir ağrı mı, buna bakmak gerekir.”</p>
<p><strong>“20-60 YAŞ ARASINDA DAHA ÇOK SPOR VE AKTİVİTEYLE İLGİLİ AĞRILAR ÖN PLANDA” </strong></p>
<p>Gençlerde, çocuklarda ve yaşlılarda görülen kalça ağrılarının farklılık gösterebileceğini söyleyen Doç. Dr. Akman, şunları ekledi: “Genç popülasyonda yapılan birçok çalışmada kalça ağrısı ile başvuran hastalarda ilk sırada Femoraasetabuler impingement dediğimiz kalça sıkışma hastalığı ve kas-tendon zorlanmaları gözleniyor.  60 yaş üzeri kişilerde ise kalça ağrısının sebeplerine baktığımızda gençlerden farklı olarak osteoartrit yani kireçlenme ilk sırada yer alıyor. Tabi ki kas-tendon ağrıları, yansıyan ağrılar da görülebilmektedir. Artroz dünya genelinde sakatlık bırakan hastalıklar arasında dördüncü sırada yer alan önemli bir sorundur. Dünyada yıllık 240 milyon kişinin, Amerika Birleşik Devletlerinde 32 milyon kişinin muzdarip olduğu bildirilmektedir.”</p>
<p><strong>AĞRI HAREKETLE ARTIYORSA SORUN ORTOPEDİK KAYNAKLI OLABİLİR</strong></p>
<p>Kalçanın ön bölgesinde yer alan ve hareketle birlikte artış gösteren kalça ağrısının sorunun ortopedik nedenlerden kaynaklandığının göstergesi olduğunu söyleyen Doç. Dr. Akman, “Ancak ortopedik sorunlarda da sorun ilerlediyse istirahat sırasında da ağrı devam edebilir” dedi. </p>
<p><strong>“KALÇANIN ARKA TARAFINDAKİ AĞRILAR DAHA ÇOK BEL KAYNAKLIDIR” </strong></p>
<p>Kalça ekleminden kaynaklanan sorunlarda kalçanın ön kısmında ağrı yapabileceğini söyleyen Ortopedi Uzmanı Doç. Dr. Budak Akman, “Bu durumda kalçanın yanı ve arkasında ağrı yapmasını beklemeyiz. Hasta geldiği zaman kalçanın arka tarafını da kalça bölgesi olarak adlandırabiliyor. Ancak kalçanın arka tarafındaki ağrılar daha çok bel kaynaklıdır. </p>
<p>Bizim kalça hastasında beklediğimiz şikâyet aslında şudur; C bulgusu (C sign) denen bir şey vardır. Hasta eliyle C şeklini yapıp ön ve yana doğru bir yer gösterir. Hasta ağrısını C işaretinin içerisinde kalan bir bölgede hissediyorsa büyük olasılıkla kalçadan kaynaklanır. Daha çok yan arka veya tamamen arka bölgedeyse aslında kalça patolojisinden biraz uzaklaşırız. Daha farklı hastalıklar düşünmemiz gerekir. Yansıyan ağrıdan dolayı bel sorunları, bel fıtıkları, romatizmaya bağlı patolojilerde kalça çevresinde ağrı yaratabilir” dedi. </p>
<p><strong> “ÇOK NADİR GÖRMEKLE BİRLİKTE BAZI KÖTÜ HUYLU HASTALIKLARIN DA BELİRTİSİ OLABİLİR” </strong></p>
<p>Kalça ve kalça çevresindeki ağrıların çok nadir olmakla birlikte bazı kötü huylu hastalıkların da belirtisi olabileceğine dikkat çeken Doç. Dr. Akman, “Hastalığın tanısında fizik muayene bu nedenle çok değerli. İlk değerlendirme sonrasında tanıyı büyük oranda yaklaşıyoruz. Ancak kesin tanı için ek tanı yöntemlerini mutlaka istiyoruz. Özellikle gençlerde röntgen ile birlikte mutlaka MR gerekir.”</p>
<p><strong>&#8220;GÜNÜMÜZDE KALÇA ARTOSKOPİSİNİ ÇOK SIK KULLANIYORUZ&#8221;</strong></p>
<p>Hastalığın tedavi süreçlerinden bahseden Doç. Dr. Akman şu bilgileri verdi, “Gençlerde kalça sıkışma hastalığı, kıkırdak sorunları ve labrum yırtıkları ile karşılaşırsak cerrahi tedaviler ile başarılı sonuçlar alıyoruz. Burada da açık minimal invaziv bir yöntem olan kalça artroskopisini günümüzde çok sık kullanıyoruz. Artık dünyada da altın standart haline geldi. Kalça artroskopisi her yaşta yapılabilir ama tabi ki kalça ekleminde bozukluk ilerlediği osteoartrit geliştiği zaman çok fazla da işe yaramıyor. Daha çok genç hastalarda ve bu olayların ilk evresinde başvurduğumuz bir yöntem olduğunu söyleyebilirim. Gençler ve sporcular, kalça yaralanmaları- labrum yırtıkları ve kalça sıkışması ameliyatlarından sonra spora dönebilirler. Belli bir iyileşme döneminden sonra aktivitelerine kaldıkları yerden devam edebilirler. “</p>
<p><strong>“TEDAVİLERLE HAYAT KALİTELERİNİ YÜKSELTEBİLİYORUZ” </strong></p>
<p>Tedavi edilmediği taktirde hastaların bir süre sonra kalça kireçlenmesiyle karşımıza gelmesi kaçınılmaz olacaktır” diyen Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji uzmanı Doç. Dr. Budak Akman, şu önerilerde bulundu: </p>
<p>“Öncelikle sosyal medya üzerinden görülen hareketlerle bilinçsizce spor yapılmamalı. Bununla birlikte sporla birlikte ya da hareketlerin hızını artırdıkları zaman ağrı varsa ‘bir daha spora gideyim, ağrılarım geçer’ diye düşünüp üstüne gidilmemeli. Çünkü bu durumda ağrıların kronikleşmesine ve basit bir tedaviyle geçebilecekken daha kompleks hale gelebilir. O yüzden sporla ilgili bir yaralanma, zorlanma özellikle o bölgede şişlik, morarma gibi bir bulgu oluşursa hemen ortopedi uzmanına başvurmalarında yarar var. İleri yaştaki kalça kireçlenmesi olan hastalarımız da yaşadıkları kalça ağrıları ile devam etmek zorunda değiller. Günümüzdeki tedavi şekilleriyle hayat kalitelerini yükseltebiliyoruz. Ağrılarını azaltıp konforlu bir şekilde yaşamlarına devam edebileceklerini unutmamalılar.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kalca-agrilari-tedavi-edilmezse-daha-buyuk-sorunlara-neden-olabilir-392612">Kalça Ağrıları Tedavi Edilmezse Daha Büyük Sorunlara Neden Olabilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uçuş Sırasında Yaşanan Kulak Ağrıları Ciddiye Alınmalı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ucus-sirasinda-yasanan-kulak-agrilari-ciddiye-alinmali-362363</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Apr 2023 09:00:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağrıları]]></category>
		<category><![CDATA[alınmalı]]></category>
		<category><![CDATA[ciddiye]]></category>
		<category><![CDATA[kulak]]></category>
		<category><![CDATA[sırasında]]></category>
		<category><![CDATA[uçuş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşanan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=362363</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uçuş sırasında yaşanılabilen kulak ağrılarının genellikle ciddiye alınmadığını belirten Kulak Burun Boğaz Hastalıkları uzmanı Doç. Dr. Mehmet İlhan Şahin, bu ağrıların çeşitli burun hastalıklarına işaret edebileceğini söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ucus-sirasinda-yasanan-kulak-agrilari-ciddiye-alinmali-362363">Uçuş Sırasında Yaşanan Kulak Ağrıları Ciddiye Alınmalı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Uçuş sırasında yaşanılabilen kulak ağrılarının genellikle ciddiye alınmadığını belirten Kulak Burun Boğaz Hastalıkları uzmanı Doç. Dr. Mehmet İlhan Şahin, bu ağrıların çeşitli burun hastalıklarına işaret edebileceğini söyledi. Yaşanan ağrıların burunda iltihabi bir hastalık, yapısal bozukluk bazen de tümör belirtisi olabileceğini belirten Doç. Dr. Şahin, “Eğer hastalık süreci uzarsa bu problem, kulak zarında çökme, iç kulak hasarı hatta geri dönüşü olmayan işitme kaybına bile neden olabilir. Bu yüzden uçuşlarda sık sık kulak ağrısı ve kulak tıkanıklığı yaşıyorsanız acilen kulak burun boğaz uzmanına başvurun” uyarısında bulundu. </em></p>
<p> </p>
<p>Uçuşlarda yaşanan kulak ağrısı, altta farklı sorunların işareti olabilir. Bu sorunlar ciddiyetine göre ameliyata varabilen tedaviler gerektirebilir. Bu nedenle uçuşlardaki kulak ağrısının ciddiye alınması gerektiğine işaret eden Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları uzmanı Doç. Dr. Mehmet İlhan Şahin, “Uçuşlarda yaşanan geçici kulak tıkanıklığının büyük bir önemi yok. Ancak tıkanıklık uzun sürüyor ve kulakta ağrı ortaya çıkıyorsa bu önemli burun ya da geniz hastalıklarının işareti olabilir” dedi.  </p>
<p> </p>
<p><strong>KULAK AĞRISI CİDDİYE ALINMALI!</strong></p>
<p>Doç. Dr. Şahin bu sorunun nedenine ilişkin şunları anlattı: “Genizle kulak arasında uzanan ‘östaki tüpü’ kulağı havalandırır ve atmosferik basınç değiştiği sırada kulak basıncını dengeler. Yaşanan kulak ağrısı problemlerinin nedeni de tam olarak bu tüpün iyi çalışmamasına dayanıyor. Bu sebeple burunda iltihabi bir hastalık, yapısal bozukluk, geniz eti büyümesi, alerjik problem, tümör buna neden olabiliyor. Kulağında sık sık veya kalıcı tıkanma yaşayan, özellikle uçuşlarda kulak ağrısı yaşayan kişilerin kulak burun boğaz uzmanına muayene olmalarında yarar var.”  </p>
<p> </p>
<p><strong>“ATMOSFER BASINCININ DEĞİŞİKLİĞİ İÇ KULAKTA HASARA NEDEN OLABİLİR”</strong></p>
<p>Yalnızca uçuşlarda değil, herhangi bir araç yolculuğundaki ağrıların da dikkate alınması gerektiğini ifade eden Doç. Dr. Şahin, “Çoğunlukla uzun süredir burun tıkanıklığı olan kişiler, bir nevi burundan nefes almayı unuttukları ve mevcut durumlarına alıştıkları için yaşadıkları probleminin farkında olmuyor. Bu nedenle ‘kulak ağrısına’ dikkat etsinler. Aksi takdirde bu problem; süreç uzadıkça kulaklarında çökmelere, çok daha ciddi geri dönüşsüz işitme problemlerine yol açabiliyor.” dedi.</p>
<p> </p>
<p><strong>“NEZLE YA DA GRİPSENİZ MUTLAKA UÇUŞ ÖNCESİ TEDAVİNİZİ OLUN”</strong></p>
<p>Doç. Dr. Şahin, “Nezle ya da grip olan kişilerin burnu tıkalıyken uçuş sırasında kulak ağrısı yaşaması normaldir.  Bununla birlikte bu kişilerin de yolculuk öncesinden tedavi olmasında fayda var. Çünkü burun tıkanıklığının çok fazla olması durumunda, uçuş sırasında yaşanan kulak ağrısıyla birlikte, kulak zarı deliği ve iç kulakta hasar meydana gelebilir. Dolayısıyla özellikle düzenli olarak uçak yolculuğu yapan ve her uçuşta kulak ağrısı yaşayan kişilerde sorunun kronikleştiği anlamına gelebilir.”</p>
<p><strong>“AĞRIYLA BİRLİKTE BAŞ DÖNMESİ ACİL DURUMU GÖSTERİR”</strong></p>
<p>Doç. Dr. Şahin, “Tedavi gecikirse kulak zarında çökme, kulakta iltihaplanma, kulak zarı delinmesi gibi problemler ortaya çıkıyor. Uçuş sırasında bir anda ağrı ortaya çıkar, beraberinde baş dönmesi de gelirse bu çok ciddi ve acil bir soruna işarettir. Böyle bir durumla karşılaşan kişilerin de uçuş sonrası bir an evvel acil servise başvurmaları gerekir.”</p>
<p><strong>UÇUŞLARDA BEBEK VE ÇOCUKLARIN AĞLAMA KRİZLERİ ÖNEMSENMELİ</strong></p>
<p>Uçuşlarda çok sık karşılaşılan bir başka konunun da küçük çocukların yaşadıkları ağrı krizleri olduğunu hatırlatan Doç. Dr. İlhan Şahin, “Genellikle normal bir durum olarak algılansa da ebeveynlerin bu konuda dikkatli olmalarında fayda var. Eğer çocuk ya da bebekler çok ağlıyor ve hiçbir şekilde susmuyorsa mutlaka ciddiye alınmalı. Yaşadığı sorun kulak ağrısı kaynaklı olabileceği için bu şekilde uçuşlarda ciddi ağlama krizleri yaşayan çocuklar için hekime başvurulmasında fayda var” dedi. </p>
<p><strong>SORUNA GÖRE CERRAHİ TERAVİ YÖNTEMLERİ FARKLILAŞIYOR</strong></p>
<p>Burnunda yapısal sorun olanlara cerrahi tedavi uyguladıklarını belirten Doç. Dr. Şahin, iltihabi ya da alerjik sorunlarda ilaç tedavisi uyguladıklarını söyledi. Doç. Dr. Şahin, farklı sorunlara yönelik gerçekleştirilen tedavilerle ilgili şu bilgileri verdi: “Özellikle büyük geniz eti olan ve kulak ağrısı, kulak tıkanıklığı, işitme kaybı sorunu yaşayan kişilerde ya da çocuklarda geniz etinin alınması, hatta kulak iyi havalanamıyorsa havalanması için ‘kulak tüpü’ uygulaması gibi cerrahi işlemler uyguluyoruz. Bunun dışında da burnun açılmasına yönelik ilaç tedavisi uyguluyoruz. İlaç tedavisi yeterli gelmezse de kemik, kıkırdak eğrilik düzeltilmesine, büyümüş etlerin alınmasına ya da küçültülmesine yönelik cerrahi tedavilerin uygulanması gerekiyor. Kulağında sürekli tıkanıklık problemi yaşayan kişilerde kulağın havalandırılmasına yönelik tüp tedavisi gibi uygulamalar olduğu gibi bunun dışında balonla tıkalı olan östaki borusunun açılması gibi yöntemler de söz konusu. Bu yüzden burun problemi dışında, kronik östaki tüpü sorunu yaşayan ve buna bağlı olarak işitme kaybı sorunu yaşayan kişilerde de östaki tüpünün balonla genişletilmesi ameliyatı gerekli olabiliyor.” </p>
<p><strong>“HASTA TEDAVİ SONRASI HEMEN İŞİNE BAŞLAYABİLİR”</strong></p>
<p>Tedaviye yönelik uygulanan cerrahi yöntem ve tekniklerin giderek geliştiğinin altını çizen Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri KBB Hastalıkları uzmanı Doç. Dr. Şahin son olarak şunları söyledi:</p>
<p>“Özellikle problemlerini düzeltmeye yönelik endoskopik yöntemlerle kısa süreli prosedürler bulunuyor. Uygulama sonrasında hastalara önemli bir konfor sağlanabiliyor. Ameliyat sınasında tampon uygulanmayan endoskopik işlem sonrasında hasta aynı gün taburcu olabiliyor. Bununla birlikte, kulaktaki tıkanıklığın açılmasına yönelik uyguladığımız ‘endoskopik tüp genişletme ameliyatları’ sonrasında da hasta ertesi gün iş başı yapabiliyor.” </p>
<p>Her tıkanma için cerrahi uygulanmasa da cerrahi ihtiyaç duyan hastaların bu konuda yaşadıkları tedirginlik nedeniyle ameliyatı geciktirmemeleri gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Şahin, “Hastayı ameliyat olmak değil, hastalığın kendisi tedirgin etmelidir. Bu nedenle bir sorun yaşanıyorsa mutlaka bir uzmana başvurulmalı.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ucus-sirasinda-yasanan-kulak-agrilari-ciddiye-alinmali-362363">Uçuş Sırasında Yaşanan Kulak Ağrıları Ciddiye Alınmalı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
