<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ağır | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/agir/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/agir</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 23 Feb 2026 12:18:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>ağır | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/agir</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ağır yaralı bulundu, sağlıklı şekilde doğaya salındı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/agir-yarali-bulundu-saglikli-sekilde-dogaya-salindi-615382</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Feb 2026 12:18:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ağır]]></category>
		<category><![CDATA[bulundu]]></category>
		<category><![CDATA[doğa]]></category>
		<category><![CDATA[Doğal Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[doğaya]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[salındı]]></category>
		<category><![CDATA[Saz Kedisi]]></category>
		<category><![CDATA[şekilde]]></category>
		<category><![CDATA[yaralı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=615382</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aydın’da yaralı halde bulunan saz kedisi, İzmir Doğal Yaşam Parkı’nda yaklaşık 6 ay süren yoğun tedavi sürecinin ardından sağlığına kavuştu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/agir-yarali-bulundu-saglikli-sekilde-dogaya-salindi-615382">Ağır yaralı bulundu, sağlıklı şekilde doğaya salındı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Aydın’da yaralı halde bulunan saz kedisi, İzmir Doğal Yaşam Parkı’nda yaklaşık 6 ay süren yoğun tedavi sürecinin ardından sağlığına kavuştu. İyileşme süreci boyunca hayvanın doğal davranışları, gece görüşlü ve harekete duyarlı kameralar aracılığıyla takip edildi. Tedavi ve rehabilitasyon sürecinin tamamlanmasının ardından saz kedisi yeniden doğal yaşam alanına bırakıldı.</p>
<p>Aydın’da geçen yıl 27 Ağustos’ta Doğa Koruma ve Millî Parklar Genel Müdürlüğü (DKMP) ekipleri tarafından yaralı halde bulunan saz kedisi (<em>Felis chaus),</em> tedavi edilmek üzere İzmir Büyükşehir Belediyesi Veteriner İşleri Dairesi Başkanlığı’na bağlı Doğal Yaşam Parkı Kliniği’ne getirildi. Yapılan klinik ve radyografik değerlendirmelerde hayvanda kalça çıkığı, sağ femurda parçalı açık kırık ve kalça bölgesinde kırıklar tespit edildi. Ayağa kalkamadığı ve arka bacağını sürüyerek ilerlemeye çalıştığı gözlenen saz kedisinin genel durumu, uygulanan yoğun bakım ve destekleyici tedavilerle düzeltildi.</p>
<p><strong>Doğal davranışları titizlikle takip edildi</strong></p>
<p>İleri ortopedik cerrahi müdahale, yoğun bakım uygulamaları ve kontrollü rehabilitasyon süreci sayesinde yeniden ayağa kaldırılan saz kedisinin doğal davranışları, gece görüşlü ve harekete duyarlı kameralar aracılığıyla izlendi. İnsanlarla temasının en aza indirildiği bu süreçte hayvanın hareket kabiliyeti, refleksleri ve doğada yaşamını sürdürebilme becerileri uzman ekipler tarafından değerlendirildi. Yapılan gözlemler sonucunda doğaya dönmeye hazır olduğu belirlenen saz kedisi, Doğa Koruma ve Millî Parklar Genel Müdürlüğü ekipleriyle koordinasyon içinde doğal yaşam alanına bırakıldı. Doğaya salınan saz kedisinin sağlıklı şekilde koşarak bölgeden uzaklaştığı görüldü.</p>
<p><strong>Ekosistem açısından faydalı</strong></p>
<p>Saz kedisi (<em>Felis chaus</em>)<em>,</em> Türkiye’de Akdeniz ve Ege bölgelerinde; özellikle Gediz Deltası ve Büyük Menderes Deltası ile çeşitli sulak alanların çevresinde görülen yabanıl bir kedi türü olarak biliniyor. Sazlıklar, bataklıklar, nehir kenarları ve deltalar başta olmak üzere suya yakın doğal alanlarda yaşamını sürdüren tür, genellikle yalnız yaşıyor ve alacakaranlık ile gece saatlerinde aktif oluyor. Yüzme yeteneği gelişmiş olan saz kedileri suya girmekten çekinmiyor. Tarım alanlarında kemirgen popülasyonunu kontrol altında tutarak ekosistem dengesine katkı sağlayan tür; kuşlar, sürüngenler ve amfibilerle de besleniyor.</p>
<p><strong>Yaban hayatı için kararlı mücadele</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, sahipsiz hayvanlarının yanı sıra yaban hayatına yönelik rehabilitasyon çalışmalarıyla da biyolojik çeşitliliğin korunmasına katkı sağlıyor. Doğal Yaşam Parkı bünyesinde yürütülen bilimsel çalışmalar sayesinde ağır yaralanan pek çok yaban hayvanı yeniden ekosistemine kazandırılıyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/agir-yarali-bulundu-saglikli-sekilde-dogaya-salindi-615382">Ağır yaralı bulundu, sağlıklı şekilde doğaya salındı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çamlıkule&#8217;de bozulan yol onarıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/camlikulede-bozulan-yol-onarildi-607722</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 24 Jan 2026 07:43:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ağır]]></category>
		<category><![CDATA[bozulan]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[çamlıkule]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[evler]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[onarıldı]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=607722</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, Buca Çamlıkule Mahallesi 220/21 Sokak’ta altyapı çalışmaları sonrası bozulan yolda temel güçlendirmesi yaparak ağır tonajlı araçların neden olduğu sarsıntı sorununu giderdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/camlikulede-bozulan-yol-onarildi-607722">Çamlıkule&#8217;de bozulan yol onarıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, Buca Çamlıkule Mahallesi 220/21 Sokak’ta altyapı çalışmaları sonrası bozulan yolda temel güçlendirmesi yaparak ağır tonajlı araçların neden olduğu sarsıntı sorununu giderdi.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, kent genelindeki yol yapım ve yenileme çalışmalarına tüm hızıyla devam ediyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı, Buca’nın Çamlıkule Mahallesi 220/21 Sokak’ta yoldan kaynaklanan sarsıntılar nedeniyle evlerinde sorun yaşayan vatandaşların talebi üzerine harekete geçti. Çok sayıda eğitim kurumunun da bulunduğu sokakta inceleme yapan ekipler, farklı kurumlar tarafından gerçekleştirilen altyapı kazıları nedeniyle yol zemininde bozulmalar meydana geldiğini tespit etti. Bunun üzerine yolun onarımı için hızlı bir şekilde çalışma başlatan ekipler, 300 metrelik güzergâhta 25 santimetre derinliğe kadar kazı yaparak yolun alt temelini ortaya çıkardı. Temeli yenilenen yol güçlendirilirken, ardından asfalt serimi gerçekleştirildi. Yapılan çalışmalar sayesinde sokakta sakinlerinin yaşadığı sarsıntı sorununun önüne geçilmiş oldu.</p>
<p><strong>“Ağır araçlar geçtiğinde evlerinde titreme oluyordu”</strong><br />Sokakta yaşanan sorun hakkında bilgi veren Çamlıkule Mahallesi Muhtarı Ali Yıldırım, “Uzun zamandır vatandaşlarımızdan şikâyet alıyorduk. Ağır araçlar geçtiğinde evlerde titreme yaşanıyordu. Çocuklar rahat uyuyamıyor, vatandaşlarımız rahatsız oluyordu. Bu nedenle yoğun bir şikâyet vardı. Sonunda bu sorun çözüldü. Vatandaşlarımız çok mutlu. Başta Başkanımız Cemil Tugay olmak üzere emeği geçen tüm personele teşekkür ediyoruz” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>“Güzel İzmir’imize güzel yollar yakışır”</strong><br />Bölgede oturan yurttaşlardan Batuhan Domurcukgül, “İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne çok teşekkür ediyorum. Yollar bizim için gerçekten çok önemli. Ağır vasıta araçlar geçtiğinde, deprem oluyormuş gibi sallantı yaşanıyordu. Son dönemde ülkemizde meydana gelen depremler nedeniyle bu durum bizleri daha da tedirgin ediyordu. Sorunun çözülmesiyle birlikte rahatladık. Güzel İzmir’imize güzel yollar yakışır” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“Sallanmadan dolayı korkuyorduk”</strong><br />Yaşadıkları sorunu ve süreci değerlendiren Hamdi Kaval, “Bu sokaktan araçlar geçtiğinde ciddi sallanma yaşanıyordu. Evlerimizde otururken korkuyorduk. Muhtarımızın desteğiyle dilekçelerimizi verdik ve ardından yol çalışması yapıldı. En az 25 santimetre derinliğe inilerek yol güçlendirildi” dedi. </p>
<p><strong>“Büyük bir iyilik oldu bizim için”</strong></p>
<p>Bölge esnafı Rahşan Özdoğan, “Buradaki en büyük sorunumuz yoldu. Sağ olsun Başkanımız yolumuzu yaptı. Giden gelen herkes evlerin sallandığını söylüyordu. Deprem anında da ciddi bir tedirginlik yaşadık. Bizim için büyük bir iyilik oldu; sorunun giderilmesi nedeniyle teşekkür ediyorum. Uzun süredir devam eden bir sorundu, çözüldü” dedi.</p>
<p><strong>“Velilere ve çocuklara deprem hissiyatı yaratıyordu” </strong><br />Eğitim kurumu sahibi Barış Yıldız, “Buradan otobüsler ya da ağır tonajlı araçlar geçtiğinde yer gök sallanıyordu. Burada bir eğitim kurumumuz var. Veliler geldiğinde, çocuklar içeride otururken adeta deprem hissi yaşanıyordu. Dilekçelerimizi verdik. Sağ olsun İzmir Büyükşehir Belediyesi sorunu çözdü. İşçisinden müdürüne kadar emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu.</p>
<p><strong>“İzmir Büyükşehir Belediyesi sesimizi duydu”</strong><br />Handan Çankaya ise “Telekom tarafından açılan asfalttaki delikler nedeniyle tüm evler ve mahallede ciddi sallantılar yaşanıyordu. Evimize gelen misafirler deprem oluyor sanarak kaçışıyordu. İzmir Büyükşehir Belediyesi sesimizi duydu. Büyükşehir ekipleri gelip inceleme yaptı. Sağ olsunlar, sorunlarımızı çözdüler” şeklinde konuştu.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/camlikulede-bozulan-yol-onarildi-607722">Çamlıkule&#8217;de bozulan yol onarıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yavuz Sultan Selim Köprüsü&#8217;nde HSWIM Teknolojisi ile Kesintisiz Ağırlık Denetimi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yavuz-sultan-selim-koprusunde-hswim-teknolojisi-ile-kesintisiz-agirlik-denetimi-3-604670</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Jan 2026 13:35:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ağır]]></category>
		<category><![CDATA[altyapısı]]></category>
		<category><![CDATA[hswim]]></category>
		<category><![CDATA[köprüsü]]></category>
		<category><![CDATA[nde]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[selim]]></category>
		<category><![CDATA[sistem]]></category>
		<category><![CDATA[sultan]]></category>
		<category><![CDATA[teknolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[trafik]]></category>
		<category><![CDATA[ulaşım]]></category>
		<category><![CDATA[yavuz]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<category><![CDATA[yük]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=604670</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu proje; ağır taşıtların durdurulmadan denetlenmesini sağlayarak trafik ve yolcu güvenliğini artıran, yol altyapısını koruyan ve bakım-onarım maliyetlerini azaltan yenilikçi bir çözüm.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yavuz-sultan-selim-koprusunde-hswim-teknolojisi-ile-kesintisiz-agirlik-denetimi-3-604670">Yavuz Sultan Selim Köprüsü&#8217;nde HSWIM Teknolojisi ile Kesintisiz Ağırlık Denetimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bu proje; ağır taşıtların durdurulmadan denetlenmesini sağlayarak trafik ve yolcu güvenliğini artıran, yol altyapısını koruyan ve bakım-onarım maliyetlerini azaltan yenilikçi bir çözüm. Aşırı ve izinsiz yüklerin erken tespiti sayesinde trafik akışı kesintiye uğramazken, ani duruş ve kuyruklanmaların önüne geçilecek. Aynı zamanda yakıt tüketimi ve emisyonların azalmasıyla çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlanacak. Gelişmiş sensör ve veri analitiği altyapısı ise adil, şeffaf denetim ile akıllı ve sürdürülebilir ulaşım politikaları için güçlü bir temel oluşturacak. </strong></p>
<p>Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu İşletmesi, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde hayata geçireceği Yüksek Hızda Hareket Halinde Tartım Sistemi (High Speed Weigh-in-Motion, HSWIM) ile ulaşımda dijitalleşme ve güvenlik adına önemli bir adım daha attı. </p>
<p>Bu teknoloji sayesinde ağır taşıtların aks yükleri ve toplam ağırlıkları, trafik akışını kesintiye uğratmadan, araçlar seyir halindeyken ölçülebilecek. Proje ile ağır taşıtlar durdurulmadan denetlenebilecek, bu sayede trafik akışında kesintiler yaşanmasının önüne geçilecek. Ani duruşlar ve kuyruklanmaların azalmasıyla sürücü ve yolcu güvenliği artırılırken, aşırı yük taşıyan araçların erken aşamada tespit edilmesi yol üstyapısında meydana gelen bozulmaları azaltacak ve bakım-onarım maliyetlerinin düşürülmesine katkı sağlayacak.</p>
<p>İmzalanan anlaşma hakkında bir değerlendirme yapan <em><strong>Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu İşletmesi Genel Müdürü Alper Akar </strong></em> <em>“</em><em>Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde hayata geçireceğimiz Yüksek Hızda Hareket Halinde Tartım Sistemi (High Speed Weigh-in-Motion, HSWIM) ile ağır taşıtların aks yükleri ve toplam ağırlıkları trafikte herhangi bir duraksamaya gerek kalmadan ölçülebilecek. Bu sistem sayesinde hem yol altyapısının korunmasına hem de güvenli ve sürdürülebilir ulaşımın desteklenmesine yönelik önemli bir adım daha atıyoruz. Fizibilite, kurulum, entegrasyon ve test süreçlerinin ardından sahada aktif olarak devreye alınacak bu teknoloji; Intetra ve alanında uzman teknik ekiplerimizle yürütülen güçlü iş birliklerinin bir sonucu olarak, veri odaklı ve yenilikçi altyapı çözümlerimize önemli katkı sağlayacak.” </em>dedi. </p>
<p><em><strong>Intetra CEO’su Muhammed Alyürük </strong></em>ise<em><strong> </strong></em>proje ile ilgili şu<em><strong> </strong></em>açıklamalarında bulundu:</p>
<p><em>Yavuz Sultan Selim Köprüsü gibi ülkemizin en önemli geçiş noktalarından birinde, köprünün işletmesini başarıyla yürüten ICA ile birlikte çok değerli bir projeyi hayata geçirmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Yüksek Hızda Hareket Halinde Tartım Sistemi (High Speed Weigh-in-Motion, HSWIM) projemiz kapsamında; köprünün hem Avrupa–Asya hem de Asya–Avrupa yönlerindeki girişlerinde, araçların ağırlıkları durmaksızın ve yüksek hızda ölçümlenebilecek. Bu proje, Türkiye’deki ilk örnek uygulamalardan biri olmasının yanı sıra, akıllı ulaşım sistemleri alanında ülkemizin ulaştığı seviyeyi göstermesi bakımından da son derece gurur verici. Intetra olarak; akıllı ulaşım sistemlerine yön veren projelerde yer almaktan, teknolojimizi dünyanın en özel mühendislik yapılarından birine entegre etmekten ve geleceğin ulaşım altyapısına katkı sunmaktan büyük heyecan duyuyoruz.</em></p>
<p>Yakıt tüketimi ve emisyon değerlerini düşürerek çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlayacak olan bu proje, akıllı ulaşım sistemleri için güçlü bir veri altyapısı oluşturuyor. Yavuz Sultan Selim Köprüsü’ndeki bu uygulama, modern ve adil denetim politikalarının Türkiye&#8217;deki en önemli örneklerinden biri olarak konumlanıyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yavuz-sultan-selim-koprusunde-hswim-teknolojisi-ile-kesintisiz-agirlik-denetimi-3-604670">Yavuz Sultan Selim Köprüsü&#8217;nde HSWIM Teknolojisi ile Kesintisiz Ağırlık Denetimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde  HSWIM Teknolojisi ile Kesintisiz Ağırlık Denetimi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yavuz-sultan-selim-koprusunde-hswim-teknolojisi-ile-kesintisiz-agirlik-denetimi-2-604598</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Jan 2026 12:04:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[ağır]]></category>
		<category><![CDATA[hswim]]></category>
		<category><![CDATA[köprüsü]]></category>
		<category><![CDATA[nde]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[selim]]></category>
		<category><![CDATA[sistem]]></category>
		<category><![CDATA[sultan]]></category>
		<category><![CDATA[teknolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[ulaşım]]></category>
		<category><![CDATA[yavuz]]></category>
		<category><![CDATA[yük]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=604598</guid>

					<description><![CDATA[<p>IC Altyapı Grubu bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde Intetra iş birliği ile Yüksek Hızda Hareket Halinde Tartım Sistemi (High Speed Weigh-in-Motion, HSWIM) projesi hayata geçiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yavuz-sultan-selim-koprusunde-hswim-teknolojisi-ile-kesintisiz-agirlik-denetimi-2-604598">Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde  HSWIM Teknolojisi ile Kesintisiz Ağırlık Denetimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bu proje; ağır taşıtların durdurulmadan denetlenmesini sağlayarak trafik ve yolcu güvenliğini artıran, yol altyapısını koruyan ve bakım-onarım maliyetlerini azaltan yenilikçi bir çözüm. Aşırı ve izinsiz yüklerin erken tespiti sayesinde trafik akışı kesintiye uğramazken, ani duruş ve kuyruklanmaların önüne geçilecek. Aynı zamanda yakıt tüketimi ve emisyonların azalmasıyla çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlanacak. Gelişmiş sensör ve veri analitiği altyapısı ise adil, şeffaf denetim ile akıllı ve sürdürülebilir ulaşım politikaları için güçlü bir temel oluşturacak. </strong></p>
<p>Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu İşletmesi, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde hayata geçireceği Yüksek Hızda Hareket Halinde Tartım Sistemi (High Speed Weigh-in-Motion, HSWIM) ile ulaşımda dijitalleşme ve güvenlik adına önemli bir adım daha attı. </p>
<p>Bu teknoloji sayesinde ağır taşıtların aks yükleri ve toplam ağırlıkları, trafik akışını kesintiye uğratmadan, araçlar seyir halindeyken ölçülebilecek. Proje ile ağır taşıtlar durdurulmadan denetlenebilecek, bu sayede trafik akışında kesintiler yaşanmasının önüne geçilecek. Ani duruşlar ve kuyruklanmaların azalmasıyla sürücü ve yolcu güvenliği artırılırken, aşırı yük taşıyan araçların erken aşamada tespit edilmesi yol üstyapısında meydana gelen bozulmaları azaltacak ve bakım-onarım maliyetlerinin düşürülmesine katkı sağlayacak.</p>
<p>İmzalanan anlaşma hakkında bir değerlendirme yapan <strong>Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu İşletmesi</strong><strong> Genel Müdürü Alper Akar </strong> “Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde hayata geçireceğimiz Yüksek Hızda Hareket Halinde Tartım Sistemi (High Speed Weigh-in-Motion, HSWIM) ile ağır taşıtların aks yükleri ve toplam ağırlıkları trafikte herhangi bir duraksamaya gerek kalmadan ölçülebilecek. Bu sistem sayesinde hem yol altyapısının korunmasına hem de güvenli ve sürdürülebilir ulaşımın desteklenmesine yönelik önemli bir adım daha atıyoruz. Fizibilite, kurulum, entegrasyon ve test süreçlerinin ardından sahada aktif olarak devreye alınacak bu teknoloji; Intetra ve alanında uzman teknik ekiplerimizle yürütülen güçlü iş birliklerinin bir sonucu olarak, veri odaklı ve yenilikçi altyapı çözümlerimize önemli katkı sağlayacak.” dedi. </p>
<p><strong>Intetra CEO’su Muhammed Alyürük </strong>iseproje ile ilgili şuaçıklamalarında bulundu:</p>
<p>Yavuz Sultan Selim Köprüsü gibi ülkemizin en önemli geçiş noktalarından birinde, köprünün işletmesini başarıyla yürüten ICA ile birlikte çok değerli bir projeyi hayata geçirmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Yüksek Hızda Hareket Halinde Tartım Sistemi (High Speed Weigh-in-Motion, HSWIM) projemiz kapsamında; köprünün hem Avrupa–Asya hem de Asya–Avrupa yönlerindeki girişlerinde, araçların ağırlıkları durmaksızın ve yüksek hızda ölçümlenebilecek. Bu proje, Türkiye’deki ilk örnek uygulamalardan biri olmasının yanı sıra, akıllı ulaşım sistemleri alanında ülkemizin ulaştığı seviyeyi göstermesi bakımından da son derece gurur verici. Intetra olarak; akıllı ulaşım sistemlerine yön veren projelerde yer almaktan, teknolojimizi dünyanın en özel mühendislik yapılarından birine entegre etmekten ve geleceğin ulaşım altyapısına katkı sunmaktan büyük heyecan duyuyoruz.</p>
<p>Yakıt tüketimi ve emisyon değerlerini düşürerek çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlayacak olan bu proje, akıllı ulaşım sistemleri için güçlü bir veri altyapısı oluşturuyor. Yavuz Sultan Selim Köprüsü’ndeki bu uygulama, modern ve adil denetim politikalarının Türkiye&#8217;deki en önemli örneklerinden biri olarak konumlanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yavuz-sultan-selim-koprusunde-hswim-teknolojisi-ile-kesintisiz-agirlik-denetimi-2-604598">Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde  HSWIM Teknolojisi ile Kesintisiz Ağırlık Denetimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sağlıklı bir yılbaşı gecesi mümkün</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/saglikli-bir-yilbasi-gecesi-mumkun-602053</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Dec 2025 10:51:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağır]]></category>
		<category><![CDATA[gecesi]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[mümkün]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[yılbaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Yılbaşı Gecesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=602053</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yılbaşı gecesi, umut ve yeni başlangıçlarla birlikte keyifli sofraların kurulduğu özel zamanlardan biri olarak görülür.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglikli-bir-yilbasi-gecesi-mumkun-602053">Sağlıklı bir yılbaşı gecesi mümkün</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yılbaşı gecesi, umut ve yeni başlangıçlarla birlikte keyifli sofraların kurulduğu özel zamanlardan biri olarak görülür. Ancak bu gecede fazla kalori alımı ve geç saatlere kadar uyanık kalınmasının ertesi gün baş ağrısı ve tartıda beklenmedik sonuçlara yol açabildiğini belirten Anadolu Sağlık Ataşehir Tıp Merkezi’nden Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, “Basit önlemlerle, yılbaşı gecesini kalp sağlığını riske atmadan geçirmek ve yeni yılın ilk sabahına daha enerjik uyanmak mümkün” dedi.</strong></p>
<p>Yeni yıla girerken kişinin kendisine verebileceği en değerli hediyelerden biri sağlığını korumasıdır. Ancak bunun için yılbaşı gecesinin tamamen kısıtlamalarla geçirilmesi gerekmediğini ifade eden Anadolu Sağlık Ataşehir Tıp Merkezi’nden Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, “Bu anlamlı günde, önemli olan porsiyon kontrolünü elden bırakmamak, hareketi ihmal etmemek ve tüketilen besinler konusunda bilinçli davranmak. Bu denge sağlandığında hem keyifli bir yılbaşı gecesi geçirmek hem de kalp sağlığını korumak mümkün” dedi.</p>
<p><strong>Akşam yemeğine kadar aç kalınmamalı</strong></p>
<p>En sık yapılan hatalardan birinin yeni yıl akşamı çok yeneceği için gün boyu aç kalmak olduğunu vurgulayan Koylan, “Tüm gün aç kalmak, akşam yemeğinde kontrolsüz bir iştaha ve kan şekerinin düşmesine yol açabiliyor. Güne lif ve protein ağırlıklı bir kahvaltıyla başlamak, öğle yemeğinde sebze çorbası gibi hafif seçenekler tercih etmek ve ara öğünleri atlamamak bu dengeyi korumaya yardımcı oluyor. Metabolizmanın gün içinde düzenli çalışması, akşam alınan yükün daha kolay tolere edilmesini sağlıyor” dedi.</p>
<p><strong>Hindi eti kalp dostu</strong></p>
<p>Yılbaşı sofralarında meze ve ana yemek seçimlerinin önemli olduğunu dile getiren Koylan, “Mayonezli, kızartılmış veya ağır soslu mezeler yerine yoğurtlu, közlenmiş veya zeytinyağlı seçeneklere yönelmek kalori yükünü azaltır. Tabağın yarısını salata ve sebze ağırlıklı mezelerle doldurmak tokluk hissini artırır. Ana yemek olarak da hindi etinin kalp dostu bir seçenek olduğunu bilmekte fayda var. Pilav gibi karbonhidratların da porsiyonuna dikkat edilmeli. Tatlı tercihlerinde ise ağır şerbetli seçenekler yerine fırınlanmış meyve tatlıları, hafif sütlü tatlılar ya da taze meyveler çok daha uygun olacaktır” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Oturarak eğlenmeyin</strong></p>
<p>Yılbaşı gecesinin yalnızca sofraya odaklı geçirilmemesi gerektiğini açıklayan Koylan, “Gece boyunca hareketsiz kalmak yerine küçük hareketlerle vücudu aktif tutmak sindirimi destekler ve alınan kalorilerin yakılmasına yardımcı olur” dedi. Dans etmenin hem stres hormonu olarak bilinen kortizol seviyelerini düşürdüğünü hem de endorfin salgısını artırarak daha iyi hissettirdiğinin altını çizen Koylan, “Gece yarısına doğru yapılacak kısa bir yürüyüş de kan şekerini dengelemeye katkı sağlayabilir” dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Nevrez Koylan, sağlıklı bir yılbaşı eğlencesinin kurallarını esnetenler için, ertesi gün vücudu toparlayacak 4 öneriyi paylaştı:</p>
<p>Vücudun kendini onarabilmesi yeterli uykuya bağlı olduğundan, yılbaşı gecesinin ardından mümkünse erken kalkılmamalı.</p>
<ol>
<li>Güne büyük bir bardak limonlu suyla başlanmalı, gün boyunca 2,5–3 litre su tüketilerek sıvı dengesi desteklenmeli.</li>
<li>Yağlı ve hamur işi ağırlıklı bir kahvaltı yerine; haşlanmış yumurta, bol yeşillik, avokado ve peynirden oluşan hafif bir kahvaltı yapılmalı.</li>
<li>Mideyi rahatlatmak amacıyla rezene, papatya veya zencefil çayı tüketilmeli. Yeşil çay ise antioksidan etkisiyle ölçülü şekilde tercih edilmeli.</li>
</ol>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglikli-bir-yilbasi-gecesi-mumkun-602053">Sağlıklı bir yılbaşı gecesi mümkün</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yavuz Sultan Selim Köprüsü&#8217;nde HSWIM Teknolojisi ile Kesintisiz Ağırlık Denetimi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yavuz-sultan-selim-koprusunde-hswim-teknolojisi-ile-kesintisiz-agirlik-denetimi-602032</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Dec 2025 10:35:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[ağır]]></category>
		<category><![CDATA[altyapı]]></category>
		<category><![CDATA[hswim]]></category>
		<category><![CDATA[köprüsü]]></category>
		<category><![CDATA[nde]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[selim]]></category>
		<category><![CDATA[sistem]]></category>
		<category><![CDATA[sultan]]></category>
		<category><![CDATA[teknolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[trafik]]></category>
		<category><![CDATA[ulaşım]]></category>
		<category><![CDATA[yavuz]]></category>
		<category><![CDATA[Yavuz Sultan Selim]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=602032</guid>

					<description><![CDATA[<p>C Altyapı Grubu bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde Intetra iş birliği ile Yüksek Hızda Hareket Halinde Tartım Sistemi (High Speed Weigh-in-Motion, HSWIM) projesi hayata geçiyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yavuz-sultan-selim-koprusunde-hswim-teknolojisi-ile-kesintisiz-agirlik-denetimi-602032">Yavuz Sultan Selim Köprüsü&#8217;nde HSWIM Teknolojisi ile Kesintisiz Ağırlık Denetimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>C Altyapı Grubu bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde Intetra iş birliği ile Yüksek Hızda Hareket Halinde Tartım Sistemi (High Speed Weigh-in-Motion, HSWIM) projesi hayata geçiyor. </strong></p>
<p><strong>Bu proje; ağır taşıtların durdurulmadan denetlenmesini sağlayarak trafik ve yolcu güvenliğini artıran, yol altyapısını koruyan ve bakım-onarım maliyetlerini azaltan yenilikçi bir çözüm. Aşırı ve izinsiz yüklerin erken tespiti sayesinde trafik akışı kesintiye uğramazken, ani duruş ve kuyruklanmaların önüne geçilecek. Aynı zamanda yakıt tüketimi ve emisyonların azalmasıyla çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlanacak. Gelişmiş sensör ve veri analitiği altyapısı ise adil, şeffaf denetim ile akıllı ve sürdürülebilir ulaşım politikaları için güçlü bir temel oluşturacak. </strong></p>
<p>Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu İşletmesi, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde hayata geçireceği Yüksek Hızda Hareket Halinde Tartım Sistemi (High Speed Weigh-in-Motion, HSWIM) ile ulaşımda dijitalleşme ve güvenlik adına önemli bir adım daha attı. </p>
<p>Bu teknoloji sayesinde ağır taşıtların aks yükleri ve toplam ağırlıkları, trafik akışını kesintiye uğratmadan, araçlar seyir halindeyken ölçülebilecek. Proje ile ağır taşıtlar durdurulmadan denetlenebilecek, bu sayede trafik akışında kesintiler yaşanmasının önüne geçilecek. Ani duruşlar ve kuyruklanmaların azalmasıyla sürücü ve yolcu güvenliği artırılırken, aşırı yük taşıyan araçların erken aşamada tespit edilmesi yol üstyapısında meydana gelen bozulmaları azaltacak ve bakım-onarım maliyetlerinin düşürülmesine katkı sağlayacak.</p>
<p>İmzalanan anlaşma hakkında bir değerlendirme yapan <em><strong>Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu İşletmesi Genel Müdürü Alper Akar </strong></em> <em>“</em><em>Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde hayata geçireceğimiz Yüksek Hızda Hareket Halinde Tartım Sistemi (High Speed Weigh-in-Motion, HSWIM) ile ağır taşıtların aks yükleri ve toplam ağırlıkları trafikte herhangi bir duraksamaya gerek kalmadan ölçülebilecek. Bu sistem sayesinde hem yol altyapısının korunmasına hem de güvenli ve sürdürülebilir ulaşımın desteklenmesine yönelik önemli bir adım daha atıyoruz. Fizibilite, kurulum, entegrasyon ve test süreçlerinin ardından sahada aktif olarak devreye alınacak bu teknoloji; Intetra ve alanında uzman teknik ekiplerimizle yürütülen güçlü iş birliklerinin bir sonucu olarak, veri odaklı ve yenilikçi altyapı çözümlerimize önemli katkı sağlayacak.” </em>dedi. </p>
<p><em><strong>Intetra CEO’su Muhammed Alyürük </strong></em>ise<em><strong> </strong></em>proje ile ilgili şu<em><strong> </strong></em>açıklamalarında bulundu:</p>
<p><em>Yavuz Sultan Selim Köprüsü gibi ülkemizin en önemli geçiş noktalarından birinde, köprünün işletmesini başarıyla yürüten ICA ile birlikte çok değerli bir projeyi hayata geçirmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Yüksek Hızda Hareket Halinde Tartım Sistemi (High Speed Weigh-in-Motion, HSWIM) projemiz kapsamında; köprünün hem Avrupa–Asya hem de Asya–Avrupa yönlerindeki girişlerinde, araçların ağırlıkları durmaksızın ve yüksek hızda ölçümlenebilecek. Bu proje, Türkiye’deki ilk örnek uygulamalardan biri olmasının yanı sıra, akıllı ulaşım sistemleri alanında ülkemizin ulaştığı seviyeyi göstermesi bakımından da son derece gurur verici. Intetra olarak; akıllı ulaşım sistemlerine yön veren projelerde yer almaktan, teknolojimizi dünyanın en özel mühendislik yapılarından birine entegre etmekten ve geleceğin ulaşım altyapısına katkı sunmaktan büyük heyecan duyuyoruz.</em></p>
<p>Yakıt tüketimi ve emisyon değerlerini düşürerek çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlayacak olan bu proje, akıllı ulaşım sistemleri için güçlü bir veri altyapısı oluşturuyor. Yavuz Sultan Selim Köprüsü’ndeki bu uygulama, modern ve adil denetim politikalarının Türkiye&#8217;deki en önemli örneklerinden biri olarak konumlanıyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yavuz-sultan-selim-koprusunde-hswim-teknolojisi-ile-kesintisiz-agirlik-denetimi-602032">Yavuz Sultan Selim Köprüsü&#8217;nde HSWIM Teknolojisi ile Kesintisiz Ağırlık Denetimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Sipahi, &#8220;Gripten korunmada en etkili yöntem aşıdır&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-sipahi-gripten-korunmada-en-etkili-yontem-asidir-600957</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Dec 2025 08:05:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağır]]></category>
		<category><![CDATA[aşı]]></category>
		<category><![CDATA[bireyler]]></category>
		<category><![CDATA[Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[grip]]></category>
		<category><![CDATA[gripten]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[korunmada]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[Sipahi]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[toplu]]></category>
		<category><![CDATA[yöntem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=600957</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kış aylarının gelmesiyle birlikte Türkiye genelinde grip vakalarında artış yaşanıyor. Grip vakaları, özellikle risk grubunda olan bireyler için tehlike arz ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-sipahi-gripten-korunmada-en-etkili-yontem-asidir-600957">Prof. Dr. Sipahi, &#8220;Gripten korunmada en etkili yöntem aşıdır&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kış aylarının gelmesiyle birlikte Türkiye genelinde grip vakalarında artış yaşanıyor. Grip vakaları, özellikle risk grubunda olan bireyler için tehlike arz ediyor. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Oğuz Reşat Sipahi, grip enfeksiyonlarının mevcut durumunu, risk gruplarını ve alınması gereken önlemleri değerlendirdi.</p>
<p>Grip ve soğuk algınlığının toplumda sık sık karıştırıldığını belirten Prof. Dr. Sipahi, “Grip, influenza virüsünün neden olduğu ani başlayan, yüksek ateş ve şiddetli halsizlikle seyreden bir hastalıktır. Soğuk algınlığı ise farklı virüslerin yol açtığı, daha hafif ve yavaş gelişen bir tablodur. Gripte yüksek ateş, kas-eklem ağrısı ve belirgin bitkinlik daha sık görülür, soğuk algınlığı ise burun akıntısı ve boğaz ağrısı ile öne çıkar. Risk grubunda olan 65 yaş üstü bireyler, 5 yaş altı çocuklar, hamileler, kronik hastalığı olanlar ve bağışıklığı baskılanmış kişiler için grip daha ağır seyredebilir.  Ayrıca, üniversite kampüslerinin kalabalık ortamı, yurt yaşamı ve toplu taşıma kullanımı, öğrencileri bulaş açısından riskli gruplar arasına sokuyor” dedi.</p>
<p><b>“Erken tanı ve aşılama hayat kurtarıyor”</b></p>
<p>Gripten korunmada en etkili yöntemin yıllık aşı olduğunu söyleyen Prof. Dr. Sipahi, “Özellikle öğrenciler, öğretim üyeleri ve sık seyahat edenlerin grip aşısı yaptırması önemlidir. Aşı, hastalığa yakalanma riskini azaltmanın yanı sıra ağır seyir ve hastaneye yatış ihtimalini ciddi oranda düşürüyor. Temel önlemleri almak önemlidir. Ellerin sık sık yıkanması, hasta hissettiğinde toplu alanlardan uzak durulması, toplu taşıma ve kalabalık ortamlarda maske kullanımı, kapalı alanların havalandırılması, öksürürken dirsek içine öksürme, ağır belirtiler varsa tıbbi değerlendirmeye başvurulması gibi önlemlerle daha sağlıklı ortamlar oluşturulabilir. Nefes darlığı, göğüs ağrısı, günlerce süren yüksek ateş ve bilinç değişikliği gibi bulgular gripte ağır seyri düşündürür ve mutlaka sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Kronik hastalığı olan bireylerde durum hızla kötüleşebiliyor, hastaneye erken başvurmaları kritik önem taşıyor” diye konuştu.</p>
<p>Prof. Dr. Sipahi, “Grip, uygun bağışıklığı olmayan veya risk grubu bireylerde daha ağır seyredebilir. Özellikle nefes darlığı, göğüs ağrısı, 3-4 günden uzun süren 38°C üzeri yüksek ateş, bilinç değişikliği, aşırı halsizlik, tansiyon düşüklüğü ve kronik hastalıkların hızla kötüleşmesi gibi belirtiler ciddiyet göstergesidir ve tıbbi değerlendirme gerektirir. Gribin ağır seyretmesi durumunda zatürre (pnömoni), akut solunum yetmezliği, kalp kası ve/veya kalp zarı iltihabı, sinüzit, orta kulak iltihabı ve nörolojik komplikasyonlar (ensefalit gibi) gelişebilir. Bu gibi durumlarda hastanelere başvurulması gerekmektedir. Grip sonrası öksürük ve halsizlik haftalarca sürebilir, bağışıklık sistemi baskılanmış veya kronik hastalığı olan bireylerde kalp ve beyin fonksiyonlarında kalıcı bozukluklar görülebilmektedir” dedi.</p>
<p><b>“Mevsim geçişlerinde girip salgını artıyor”</b></p>
<p>Mevsim geçişlerinde girip salgınının arttığını vurgulayan Prof. Dr. Oğuz Reşat Sipahi, “Polikliniklerde kesin tanılı influenza vakaları görülmeye başlandı ancak yoğun bakımlarda henüz influenza tanılı hastaya rastlamadık. Önümüzdeki 2–2,5 aylık süreçte, özellikle yılbaşı döneminin etkisiyle grip vakalarında ciddi bir artış bekliyoruz. Toplumun, hem bireysel hem de toplumsal olarak alınacak önlemlere dikkat etmesi gerekiyor” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-sipahi-gripten-korunmada-en-etkili-yontem-asidir-600957">Prof. Dr. Sipahi, &#8220;Gripten korunmada en etkili yöntem aşıdır&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Influenza hamilelikte daha ağır seyredebiliyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/influenza-hamilelikte-daha-agir-seyredebiliyor-589866</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Nov 2025 11:42:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağır]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklık]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelikte]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[influenza]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[seyredebiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=589866</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sonbaharla birlikte artan mevsimsel hastalıklar, hamilelerde bazı risklerin daha sık ortaya çıkmasına yol açabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/influenza-hamilelikte-daha-agir-seyredebiliyor-589866">Influenza hamilelikte daha ağır seyredebiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sonbaharla birlikte artan mevsimsel hastalıklar, hamilelerde bazı risklerin daha sık ortaya çıkmasına yol açabiliyor. <strong>Acıbadem Kadıköy (Dr. Şinasi Can) Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Şafak Yılmaz Baran</strong> “Gebelikte bağışıklık sistemi anne adaylarını virüslere karşı daha savunmasız hale getirir. Influenza (grip) gebelerde bazen beklenenden daha ağır seyredebilir, solunum güçlüğü ve yüksek ateş gibi belirtilerle anne sağlığını tehdit edebilir. Düşük, erken doğum, su kesesinin erken açılması ve yenidoğanın enfeksiyonu gibi durumların riskini artırabilir” diyor. Bu nedenle sonbahar döneminde anne adaylarının alacakları bazı önlemlerle, hem kendilerinin hem de bebeklerinin sağlığını korumalarının mümkün olabileceğini vurgulayan Doç. Dr. Şafak Yılmaz Baran, sonbahar hamilelerine özel 8 önerisini sıraladı, önemli açıklamalar yaptı. </p>
<ul>
<li><strong>Grip aşınızı ihmal etmeyin </strong></li>
</ul>
<p>Hamilelikte ve emzirme döneminde en etkili korunma yöntemlerinden biri olan grip aşısı, canlı virüs içermediğinden gebelikte güvenle uygulanabilir ve hem anne adayını hem de doğumdan sonraki ilk aylarda bebeği korur. Ancak hamileliğin ilk 3 ayı bebeğin organ gelişim dönemi olduğu için gerekmedikçe beklenmelidir. İkinci veya üçüncü trimesterde olan ve sonbahar-kış dönemine giren anne adaylarının aşılarını doktor önerisiyle yaptırmaları önemlidir.  </p>
<ul>
<li><strong>Ellerinizi sık yıkayın </strong></li>
</ul>
<p>Ellerin sık sık sabunla yıkanması enfeksiyona karşı korur. Su ve sabun olmadığında alkol içeren el antiseptikleri tercih edilebilir. El yıkamak, influenza dahil pek çok virüsten korunmanın en etkili yollarından biridir. Gripli bir hastayla veya salgılarıyla temas edilmesi halinde de ellerin yüze, göze veya buruna temasından kaçınılmalı ve eller mutlaka sabunla yıkanmalı veya alkol içeren bir mendille silinmelidir.</p>
<ul>
<li><strong>Kalabalık ortamlardan uzak durun</strong></li>
</ul>
<p>Sonbaharda kapalı alanlarda geçirilen sürenin artması virüslerin yayılmasını kolaylaştırır. Hamilelerin alışveriş merkezleri, toplu taşıma araçları veya kalabalık toplantılarda mümkünse kısa süre bulunması, bulaş riskini azaltır. Hasta kişilerden mümkünse uzak durulması, gereken durumlarda maske kullanılması, kapalı ortamlarda en azından 1 metre mesafe uzaklıkta bulunulması önemlidir. </p>
<ul>
<li><strong>Dinlenmeye zaman ayırın ve stresi azaltın</strong></li>
</ul>
<p>Doç. Dr. Şafak Yılmaz Baran “Stres, bağışıklık sistemini baskılayan önemli bir faktördür. Gebelikte stres düzeyini azaltmak, hem annenin hem bebeğin sağlığı üzerinde doğrudan olumlu etki yaratır. Güne hafif yürüyüşlerle başlamak, nefes egzersizleri yapmak ya da sevdiğiniz aktivitelerle zaman geçirmek bedeni ve zihni rahatlatır” diyor. </p>
<ul>
<li><strong>Ev ve iş ortamınızı temiz tutun ve havalandırın </strong></li>
</ul>
<p>Soğuk günlerde evde daha çok vakit geçirilir, fakat kapalı ortamlar mikroorganizmalar için ideal üreme alanıdır. Günde birkaç kez kısa süreli pencere açarak ortamı havalandırın. Düzenli olarak evde ve/veya işte yüzeyleri dezenfektan ile temizleyin. Nem oranının çok düşmesi solunum yollarının kurumasına yol açabilir; bu durumda nemlendirici cihazlardan faydalanabilirsiniz. </p>
<ul>
<li><strong>Beslenmenizi bağışıklık dostu hale getirin </strong></li>
</ul>
<p>Bağışıklık sisteminin güçlü olması için doğru beslenme son derece önemlidir. C vitamininden  zengin meyve ve sebzeler (portakal, kivi, brokoli), çinko içeren kuruyemişler ve omega-3 yönünden zengin balıklar bağışıklık direncini artırır. Yoğurt ve kefir gibi probiyotik kaynakları bağırsak sağlığını destekleyerek enfeksiyonlara karşı koruma sağlar. Ayrıca yeterli su tüketimi ve taze gıdalarla beslenmek de vücudun doğal savunma mekanizmasını güçlendirir.</p>
<ul>
<li><strong>Yeterli ve kaliteli uykuya özen gösterin </strong></li>
</ul>
<p>Gebelik döneminde hormonal değişiklikler uyku düzenini zorlayabilir; ancak dinlendirici bir uyku hem anne hem bebek sağlığı için önemlidir. Günde 7–8 saat kaliteli uyku, bağışıklığın güçlü kalmasına yardımcı olur. Uyumadan önce ekran maruziyetini azaltmak, ılık bir duş almak veya gevşeme egzersizleri yapmak uykuya geçişi kolaylaştırabilir.</p>
<ul>
<li><strong>Şüpheli belirtilerde doktora başvurun</strong></li>
</ul>
<p>Doç. Dr. Şafak Yılmaz Baran “Ateş, öksürük, kas ağrısı, halsizlik gibi belirtiler fark edildiğinde ihmal edilmemelidir. Hamilelikte enfeksiyonlar daha hızlı ilerleyebilir. Bu nedenle belirtiler başladığında zaman kaybetmeden hekiminize başvurun. Doktorunuza danışmadan ilaç kullanmayın; uygun tedaviyle hem siz hem de bebeğiniz güvende kalırsınız” diyor. </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/influenza-hamilelikte-daha-agir-seyredebiliyor-589866">Influenza hamilelikte daha ağır seyredebiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Okul Alışverişlerinde Çocuk Sağlığına Dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/okul-alisverislerinde-cocuk-sagligina-dikkat-570596</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Sep 2025 08:17:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağır]]></category>
		<category><![CDATA[bel]]></category>
		<category><![CDATA[boy]]></category>
		<category><![CDATA[çanta]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[kalem]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[olması]]></category>
		<category><![CDATA[tercih]]></category>
		<category><![CDATA[ürünler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=570596</guid>

					<description><![CDATA[<p>Okullar açılırken çocuklar kadar veliler de heyecanla hem ilk zilin çalmasını bekliyor hem de okul alışverişini tamamlamaya çalışıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/okul-alisverislerinde-cocuk-sagligina-dikkat-570596">Okul Alışverişlerinde Çocuk Sağlığına Dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Okullar açılırken çocuklar kadar veliler de heyecanla hem ilk zilin çalmasını bekliyor hem de okul alışverişini tamamlamaya çalışıyor. Öğrenciler için gerekli olan kıyafet, çanta ve kırtasiye malzemesi seçiminde görselliğin değil, çocuğun sağlığının ilk planda tutulması gerekiyor. Bilinçsizce seçilen okul malzemeleri çocuklarda alerji, duruş bozukluğu, solunum problemleri ve hatta kaza geçirme riskini artırabiliyor. Memorial Bodrum Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. İncilay Üstündağ, okul alışverişi konusunda ebeveynlere önemli tavsiyelerde bulundu.</p>
<p><strong>Okul kıyafeti alerji nedeni olmasın</strong></p>
<p>Okul kıyafetleri seçilirken öncelikle okulun belirlediği renk ve standartlara uygun ürünler tercih edilmelidir. Kıyafetlerde marka adı ve logoların yer alması yasaklandığından, veliler standarda uygun herhangi bir kıyafeti rahatlıkla satın alabilir. Bu konuda ilk olarak kıyafetlerin alerjiye yol açabilecek ve terletici özellikteki sentetik kumaşlardan üretilmemiş olmasına dikkat edilmelidir. Bunun yerine yumuşak, nefes alan pamuklu kumaşlar tercih edilmeli; kullanılan boyaların toksik madde içerip içermediği araştırılmalıdır. Çocukların hassas ciltleri için doğal ve güvenli kumaşlar uzun süreli kullanımda daha sağlıklıdır. Ayrıca kıyafetlerin çok bol ya da uzun olması, koşarken takılma, düşme ve yaralanma riskini artırabilir. Özellikle küçük çocuklarda ayakkabı seçiminde ip ve bağcık yerine cırt cırtlı modellerin tercih edilmesi, hem güvenlik hem de kullanım kolaylığı açısından önemlidir. Ayakkabının tabanının kaymaz olması da çocuğun okulda daha rahat ve güvenli hareket etmesini sağlar.</p>
<p><strong>Okul çantasını çocuğunuzun boy ve kilosuna göre seçin</strong></p>
<p>Okul çantaları, çocukların günlük yaşamında en sık kullandığı eşyaların başında gelir. Yanlış seçilen veya yanlış kullanılan bir çanta, özellikle büyüme çağındaki çocuklarda omurga eğrilikleri, sırt ve bel ağrıları, duruş bozuklukları gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Çanta seçiminde öncelikle çocuğun boyuna ve kilosuna uygun, hafif ve ergonomik modeller tercih edilmelidir. Çantanın sırta tam oturması, bel hizasından daha aşağıya sarkmaması önemlidir. Omuz askılarının geniş, yumuşak ve ayarlanabilir olması çantanın ağırlığını eşit dağıtarak omuzlara zarar vermesini engeller. Mümkünse bel ve göğüs destek kemerleri olan sırt çantaları kullanılmalıdır.</p>
<p>Çantanın iç bölmelerinin düzenli olması, ağırlığın eşit şekilde dağılmasına yardımcı olur. Kitaplar ve ağır malzemeler çantanın sırt kısmına yakın yerleştirilmeli, daha hafif malzemeler ön kısımlarda taşınmalıdır. Çocuğun yaşına uygun olarak çanta içindeki ağırlığın vücut ağırlığının %10-15’ini geçmemesi gerektiği unutulmamalıdır.</p>
<p>Ayrıca çocuğa çantayı her iki omuzdan takması öğretilmeli, tek omuzda taşımak alışkanlık haline getirilmemelidir. Böylece omurga dengesiz yüklenmeden korunmuş olacaktır. Gün içinde gereksiz eşyaların çantadan çıkarılması da yükü azaltarak çocuğun sağlığını korur.</p>
<p><strong>Silgi ve kalem kapaklarına karşı dikkatli olun</strong></p>
<p>Okul alışverişinde çocukların en çok heyecanlandığı bölüm şüphesiz kalem, silgi, boya gibi kırtasiye ürünleridir. Renkli, kokulu ve farklı tasarımlardaki ürünler cazip görünse de, bu ürünlerin seçiminde dikkatli olunmalıdır. Boya ve kalemlerde bulunan kimyasal maddeler cilde temas ettiğinde alerjiye, yanlışlıkla ağza alındığında ise zehirlenmeye yol açabilir. Özellikle sulu boyaların bazı çeşitleri ağır metal içerebilir. Çocukların çok sevdiği kokulu silgiler ise yoğun kimyasal içerikleri nedeniyle solunum yolu problemleri ve alerjiye sebep olabilir. Ayrıca küçük silgiler ve kalem kapakları boğulma riski taşır. Bu nedenle kırtasiye ürünlerinde TSE veya CE belgesi bulunmasına ve ürünlerin toksik madde içermemesine dikkat edilmelidir. Güvenli seçimler için;</p>
<ul>
<li>Su bazlı ve yıkanabilir boyalar</li>
<li>Kokusuz, doğal içerikli silgiler</li>
<li>Zararlı kimyasal içermeyen, sertifikalı kalem ve yapıştırıcılar</li>
<li>Küçük parçaları olmayan ürünler tercih edilmelidir.</li>
</ul>
<p>Ayrıca çocuklara, bu malzemeleri ağızlarına almamaları, koklamamaları ve yalamamaları gerektiği mutlaka öğretilmeli; bu konuda alışkanlık kazanmaları sağlanmalıdır.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/okul-alisverislerinde-cocuk-sagligina-dikkat-570596">Okul Alışverişlerinde Çocuk Sağlığına Dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AK Parti Konya Milletvekilleri, Başkan Altay ve İl Başkanı Özgökçen Yatırımları İnceledi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ak-parti-konya-milletvekilleri-baskan-altay-ve-il-baskani-ozgokcen-yatirimlari-inceledi-567249</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 24 Aug 2025 11:24:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ağır]]></category>
		<category><![CDATA[altay]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmalar]]></category>
		<category><![CDATA[konya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=567249</guid>

					<description><![CDATA[<p>AK Parti Konya Milletvekilleri Tahir Akyürek, Meryem Göka, Selman Özboyacı, Mustafa Hakan Özer, Mehmet Baykan, Latif Selvi, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ve AK Parti Konya İl Başkanı Fatih Özgökçen, Konya Çevre Yolu ile Büyükşehir Belediyesi tarafından Milli Savunma Bakanlığı ile yapılan protokolle Ağır Bakım Kentsel Dönüşümü kapsamında şehre kazandırılacak 56. Bakım Fabrika Müdürlüğü’nde devam eden çalışmaları inceledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ak-parti-konya-milletvekilleri-baskan-altay-ve-il-baskani-ozgokcen-yatirimlari-inceledi-567249">AK Parti Konya Milletvekilleri, Başkan Altay ve İl Başkanı Özgökçen Yatırımları İnceledi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>AK Parti Konya Milletvekilleri Tahir Akyürek, Meryem Göka, Selman Özboyacı, Mustafa Hakan Özer, Mehmet Baykan, Latif Selvi, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ve AK Parti Konya İl Başkanı Fatih Özgökçen, Konya Çevre Yolu ile Büyükşehir Belediyesi tarafından Milli Savunma Bakanlığı ile yapılan protokolle Ağır Bakım Kentsel Dönüşümü kapsamında şehre kazandırılacak 56. Bakım Fabrika Müdürlüğü’nde devam eden çalışmaları inceledi.</strong></p>
<p>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, AK Parti Konya İl Başkanı Fatih Özgökçen ve AK Parti Konya Milletvekilleri ile birlikte 56. Ağır Bakım Fabrika Müdürlüğü ve Konya Çevre Yolu’nda devam eden çalışmaları inceledi.</p>
<p>Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından Milli Savunma Bakanlığı ile yapılan protokolle Ağır Bakım Kentsel Dönüşümü kapsamında şehre kazandırılacak 56. Bakım Fabrika Müdürlüğü inşaatının tüm hızıyla devam ettiğini kaydeden Başkan Altay, “Konya Modeli Belediyecilik” ile Konya’yı daha modern, daha yaşanabilir ve daha güçlü bir geleceğe taşımak için durmaksızın çalıştıklarına dikkat çekti.</p>
<p>Başkan Altay, şunları söyledi:</p>
<p>“Belediye tarihimizin en yüksek bütçeli dönüşüm projesi olan Ağır Bakım Kentsel Dönüşümü kapsamında 56. Bakım Fabrika Müdürlüğü’nde AK Parti İl Başkanımız ve milletvekillerimizle birlikte incelemelerde bulunduk. 140 bin metrekarelik alanda yükselen 56. Bakım Fabrika Müdürlüğü’müz; 6 adet depo, nizamiye binası, harp silahları bölümü, helikopter pisti, silah atölyesi, direkt müdahale binası ve idari binalarla savunma sanayimize büyük bir katkı sağlayacak. Bu proje, sadece bir fabrika değil, aynı zamanda Konya’mızın savunma sanayisindeki stratejik rolünü de güçlendiren bir adımdır. Çok az bir işimiz kaldı, inşallah en kısa sürede kalan işlerimizi de tamamlayarak askerimizin, ordumuzun hizmetine sunacağız. Taşınma sonrası Ağır Bakım olarak bildiğimiz mevcut bölgede 640 bin metrekarelik alan Büyükşehir Belediyemize devredilecek. Bu dev eserin şehrimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum” dedi.</p>
<p><strong>KONYA ÇEVRE YOLU’NDA ÇALIŞMALAR TÜM HIZIYLA DEVAM EDİYOR</strong></p>
<p>Daha sonra; AK Parti Konya Milletvekilleri Tahir Akyürek, Meryem Göka, Selman Özboyacı, Mustafa Hakan Özer, Mehmet Baykan ve Latif Selvi, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ile AK Parti Konya İl Başkanı Fatih Özgökçen, Konya Çevre Yolu’nda devam eden çalışmaları yerinde inceledi.</p>
<p>Çalışmaların özenle devam ettiğine değinen AK Parti Konya İl Başkanı Fatih Özgökçen, “Aksaray-Ereğli Çevre Yolu yapım alanına geldik, çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor. Burada Karayolları Bölge Müdürümüz başta olmak üzere emeği geçen tüm arkadaşlara teşekkür ediyorum. İnşallah en kısa zamanda bu inşaat tamamlanacak diye bekliyoruz” diye konuştu.</p>
<p>AK Parti Konya Milletvekili Selman Özboyacı da Konya Çevre Yolu’nun önemine vurgu yaparak, “Sadece Konya&#8217;nın çevre ilçelerini değil Konya merkezde yaşayan vatandaşlarımızı da çok doğrudan ilgilendiren bir yol. İnşallah bu yolu bitirdikten sonra diğer etaplarla ilgili çalışmalarımız da sürecek, takipteyiz. Burada hummalı bir çalışma var, onlarca, yüzlerce iş makinesi, kamyon, toprak işi, beton işleri devam ediyor. Köprü, viyadük, alt geçit işleri var. Biz de bunların hepsini tek tek takipteyiz. İnşallah en kısa zamanda Konyalıların istifadesine sunulmak üzere Çevre Yolunun açılışını takip ediyoruz” ifadelerini kullandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ak-parti-konya-milletvekilleri-baskan-altay-ve-il-baskani-ozgokcen-yatirimlari-inceledi-567249">AK Parti Konya Milletvekilleri, Başkan Altay ve İl Başkanı Özgökçen Yatırımları İnceledi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnegöl&#8217;de Sanayi Atıkları Kontrol Altında: Atığını Gelişigüzel Atana Ağır Cezalar</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/inegolde-sanayi-atiklari-kontrol-altinda-atigini-gelisiguzel-atana-agir-cezalar-563531</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 Aug 2025 13:23:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ağır]]></category>
		<category><![CDATA[altında]]></category>
		<category><![CDATA[atana]]></category>
		<category><![CDATA[atığını]]></category>
		<category><![CDATA[atıkları]]></category>
		<category><![CDATA[cezalar]]></category>
		<category><![CDATA[gelişigüzel]]></category>
		<category><![CDATA[inegölde]]></category>
		<category><![CDATA[kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[sanayi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=563531</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mobilya üretiminde dünya çapında söz sahibi olan İnegöl, sanayi atıkları konusunda da örnek bir uygulamaya imza atıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/inegolde-sanayi-atiklari-kontrol-altinda-atigini-gelisiguzel-atana-agir-cezalar-563531">İnegöl&#8217;de Sanayi Atıkları Kontrol Altında: Atığını Gelişigüzel Atana Ağır Cezalar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mobilya üretiminde dünya çapında söz sahibi olan İnegöl, sanayi atıkları konusunda da örnek bir uygulamaya imza atıyor.</p>
<p>İnegöl Belediyesi, özellikle mobilya sektöründen kaynaklanan tehlikesiz endüstriyel atıkların doğru şekilde toplanması ve bertaraf edilmesi amacıyla 2020 yılında faaliyete geçirdiği Tehlikesiz Endüstriyel Atık Toplama Merkezi ile her geçen gün sanayi esnafına daha fazla kolaylık sunuyor. Ahmet Türkel Çevre Yolu üzerinde hizmet veren merkez, tonu sadece 700 TL bedelle atık alımına devam ediyor.</p>
<p>SANAYİ ATIKLARI BU MERKEZDE BERTARAF EDİLİYOR<br />Temizlik İşleri Müdürlüğü bünyesinde yürütülen bu uygulama, hem çevre kirliliğinin hem de şehir estetiğini bozan kötü görüntülerin önüne geçmeyi hedefliyor. Merkezde, sünger, kumaş, kırpıntı gibi tekstil atıkları başta olmak üzere çeşitli tehlikesiz endüstriyel atıklar tek tek kontrol edilerek toplanıyor. Ardından bu atıklar, geri dönüşüm tesislerine veya uygun bertaraf alanlarına yönlendiriliyor.</p>
<p>TEMİZ ÇEVRE İÇİN HAFTANIN 6 GÜNÜ HİZMET<br />Pazartesi’den Cumartesi’ye, haftanın 6 günü 08.00-18.00 saatleri arasında hizmet veren merkez, üreticilere önemli bir lojistik avantaj sağlıyor. Teslim edilen atıklar, tonu sadece 700 TL bedelle bertaraf ediliyor. Hem çevreyi koruyan hem de sürdürülebilir üretim anlayışına katkı sağlayan bu uygulama, İnegöl’ün çevresel duyarlılığını her geçen gün güçlendirerek şehrin sanayi kimliğine değer katıyor.</p>
<p>GELİŞİGÜZEL ATIĞA AĞIR CEZA<br />İnegöl Belediyesi, sanayi esnafına kolaylık sağlayan bu hizmetin yanı sıra atık yönetimi denetimlerini de sıkılaştırdı. Endüstriyel atıklar, merkezde tonu yalnızca 700 TL bedelle bertaraf edilebilirken, bu atıkların gelişigüzel çevreye bırakılması halinde, sorumlu kişi veya işletmelere Çevre Kanunu kapsamında 623 bin 242 TL’ye kadar para cezası uygulanacağı bildirildi. Bu uygulama ile hem sanayi bölgesinde hem de şehir genelinde çevre düzeninin korunması hedefleniyor.</p>
<p>İNEGÖL ESNAFI ŞEHRİNE SAHİP ÇIKIYOR<br />İnegöl Belediyesi, çevre kirliliğinin önlenmesinde sanayi esnafının önemli rol oynadığını belirterek, atıkların doğaya bırakılmaması için duyarlılık çağrısı yapıyor. Bu amaçla Temizlik İşleri Müdürlüğü bünyesinde kurulan Çevre Timi, işletmelere atıkların doğru şekilde bertarafı konusunda bilgi veriyor. Atıklarını gelişigüzel atan işletmelerin ise Çevre Kanunu gereği cezalandırılacağı hatırlatılıyor. Sanayi üretimi ve doğal güzellikleriyle öne çıkan İnegöl’de, bu değerlerin korunması için herkesin çevreye duyarlı davranması isteniyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/inegolde-sanayi-atiklari-kontrol-altinda-atigini-gelisiguzel-atana-agir-cezalar-563531">İnegöl&#8217;de Sanayi Atıkları Kontrol Altında: Atığını Gelişigüzel Atana Ağır Cezalar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Rusya’dan Ukrayna’ya Ağır Darbe: Patriot Hava Savunması Yok Edildi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/rusyadan-ukraynaya-agir-darbe-patriot-hava-savunmasi-yok-edildi-556306</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Jul 2025 11:07:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[ağır]]></category>
		<category><![CDATA[darbe]]></category>
		<category><![CDATA[edildi]]></category>
		<category><![CDATA[hava]]></category>
		<category><![CDATA[patriot]]></category>
		<category><![CDATA[rusyadan]]></category>
		<category><![CDATA[savunması]]></category>
		<category><![CDATA[ukraynaya]]></category>
		<category><![CDATA[yok]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=556306</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ukrayna’nın çeşitli noktalarındaki tehditleri etkisizleştirmeyi sürdüren Rus ordusu, özel askeri harekât kapsamında Donbass’taki Ukraynalı birlikler ve hedefleri de yerle bir etti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/rusyadan-ukraynaya-agir-darbe-patriot-hava-savunmasi-yok-edildi-556306">Rusya’dan Ukrayna’ya Ağır Darbe: Patriot Hava Savunması Yok Edildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>Rusya Savunma Bakanlığı’nın yaptığı açıklamada, Rus Silahlı Kuvvetlerinin dün gece <strong>Kinjal hipersonik füze</strong> dahil hassas silahlar ve insansız hava araçları ile Ukrayna’da askeri sanayi işletmeleri ile askeri hava üslerinin altyapısına saldırı düzenlediği bildirildi. Saldırının amacına ulaşıldığı ve tüm hedeflerin imha edildiği kaydedildi.</p>
</div>
<div>
<p>Rus güçler cephe boyunca ilerlemeye devam ederken Ukrayna ordusu, son 24 saatte yaşanan çatışmalar sonucunda <strong>1160&#8217;tan fazla asker</strong>, bir tank ve 9 zırhlı savaş aracı yitirdi.</p>
</div>
<div>
<p>Savaş uçakları, insansız hava araçları, füze ve topçu birliklerinin düzenlediği saldırılar sonucu Ukrayna’da çok sayıda mühimmat deposu, İHA imalat atölyeleri, asker alım merkezleri ve Ukraynalı asker, aşırı milliyetçi militanlar ve yabancı paralı askerlerin yoğun olduğu 142 nokta yerle bir edildi.</p>
</div>
<div>
<p>Ayrıca Ukrayna ordusuna ait ABD yapımı <strong>Patriot hava savunma sisteminin</strong> 3 fırlatma rampası ve AN/MPQ-65 radarı imha edilirken 3 adet ABD yapımı HIMARS füzesi ve 397 İHA engellendi.</p>
</div>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/rusyadan-ukraynaya-agir-darbe-patriot-hava-savunmasi-yok-edildi-556306">Rusya’dan Ukrayna’ya Ağır Darbe: Patriot Hava Savunması Yok Edildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Seferihisar ve Menderes yangınlarının bilançosu ağır</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/seferihisar-ve-menderes-yanginlarinin-bilancosu-agir-550100</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Jul 2025 07:54:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ağır]]></category>
		<category><![CDATA[bilançosu]]></category>
		<category><![CDATA[menderes]]></category>
		<category><![CDATA[seferihisar]]></category>
		<category><![CDATA[yangınlarının]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=550100</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir’i günlerdir etkileyen yangınlar, beraberinde ekolojik ve ekonomik yıkımı da getirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/seferihisar-ve-menderes-yanginlarinin-bilancosu-agir-550100">Seferihisar ve Menderes yangınlarının bilançosu ağır</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir’i günlerdir etkileyen yangınlar, beraberinde ekolojik ve ekonomik yıkımı da getirdi. İzmir Planlama Ajansı (İZPA) yetkilileri, özellikle Seferihisar ve Menderes bölgelerini etkileyen yangınların, ciddi habitat kayıplarına neden olduğunu açıklarken yine bölgeye özgü türlerin yok olduğunu, yanan tarım, orman ve mera alanlarından dolayı yaklaşık 50 bin küçükbaş hayvanın doğal beslenme alanlarını kaybettiğini dile getirdi. 10 bin hektarlık alanı küle çeviren alevler, arıcılık ve zeytincilik faaliyetlerini de olumsuz etkiledi.</p>
<p>Seferihisar ve Menderes&#8217;te 14 bin futbol sahası büyüklüğüne eşit yaklaşık 10 bin hektarlık alanı küle çeviren yangınlar hem ekolojik hem de ekonomik alanda yıkıma neden oldu. İzmir Planlama Ajansı (İZPA) yetkilileri yangınların etkilediği bölgelerde yaşamın kısa sürede normale dönmesi için sosyal ve ekolojik onarım çalışmalarının hızlı şekilde başlaması gerektiğine dikkat çekti.</p>
<p><strong>“Yaşam alanları kayboldu”</strong></p>
<p>İZPA Genel Müdür Vekili Aykut Uçar, yangınların İzmir kent merkezine yakın olan, kır ve kent olmak üzere doğal alanların birlikte görüldüğü kent çeperi diye tarif edilen ve popülerleşen bölgelerde meydana geldiğini belirtti. Geçen yıllarda Orhanlı Mahallesi’nin kuzey ve kuzey doğusunda da büyük yangınların çıktığına, bu yangınla birlikte bölgenin neredeyse tamamının yandığına dikkat çeken Uçar, “Önemli bir tarım havzası ve doğa alanı. Habitatları, ekosistemleri açısından da kıymetli bir alan. Burada yaşadığımız kayıp hem ekolojik hem de ekonomik boyutta sarsıcı oldu. Oradaki doğal alanı, habitatları kaybetmek İzmir için büyük kayıp. Bu bölgede pek çok endemik bitki türü olmakla birlikte yine pek çok yaban hayvanı varlığını da sürdürüyordu. Biz onları, onlar yaşam alanlarını kaybetti” dedi.</p>
<p><strong>“Orman yangınlarından en fazla hayvancılık etkilendi”</strong></p>
<p>Menderes ve Seferihisar&#8217;daki bölgelerin önemli tarım havzalarından biri olduğunu aktaran Uçar, şunları söyledi: “Karakoç ve Orhanlı dereleri ekolojik ünitelerinin batı ve doğu yamaçları yandı. Sadece orman alanları değil tarım alanlarını da kaybettik. Bu alanlarda hurma zeytini dediğimiz özellikle Karaburun ve bu bölgede yetişen hurma zeytinlikleri zarar gördü. Bölgede ciddi şekilde arıcılık ve bağcılık faaliyeti yürütülüyor. Bunlar zarar gördü. Meşeler zarar gördü. Ancak orman yangınlarından en fazla hayvancılık etkilendi. Özellikle buralarda küçükbaş hayvancılık çok yaygın. 50 bin kadar küçükbaş hayvanın yangından etkilendiğini tahmin ediyoruz. Çünkü o bölgede hayvancılık meralarda doğal yöntemlerden olan otlatma şeklinde yapılıyordu. Küçükbaş hayvancılığın yapıldığı alanlar, yangınlardan dolayı kayboldu. Bu da önümüzdeki dönem için ekonomik açıdan ciddi bir kayıp.”</p>
<p><strong>“Alanların hızlıca onarılarak yeniden köylüye kazandırılması önemli”</strong></p>
<p>Hurma zeytin, meyve ve sebze bahçelerinin de yangından etkilendiğini anımsatan Uçar, “Ekonomik olarak bir diğer kayıp ise derleyicilik faaliyetlerinde yaşanacak. Bu bölgede yaşayan köylüler, ormanlardan ve bulundukları doğal alanlardan beslenip üretiyordu. Bu bölgede ormancılık, derleyicilik, toplayıcılık faaliyeti yürütülüyordu. Yine küçükbaş hayvancılık için de bu alanlar ve meralar kullanılıyordu. Arıcılık için de benzer bir sorunla karşılaşacağımızı düşünüyoruz. O nedenle bu alanların hızlıca onarılarak yeniden doğaya ve köylüye kazandırılması büyük önem taşıyor. Bu açıdan yerel yönetimlerin destekleri çok önemli. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak yangınlardan sonra barınma, gıda ve tarım konusunda gereken desteği veriyoruz” diye konuştu.</p>
<p><strong>Aylık bin 600 yangının yüzde 40’ı ormanlık alanda</strong></p>
<p>İZPA Bilim Kurulu Üyesi ve İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Orman Fakültesi Orman Mühendisliği Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Ufuk Özkan, doğal afetleri önlemenin her zaman zararı telafi etmekten daha ekonomik olduğunu vurguladı. Özkan, afetlere karşı hazırlıklı olmanın önemine dikkat çekerek şunları söyledi:</p>
<p>“Bu tür krizlere ne kadar iyi hazırlanırsak, hem yangın sayısını hem de şiddetini sivil halk için o kadar azaltabiliriz. Türkiye’de orman teşkilatımızın uzun yıllara dayanan güçlü bir deneyimi var. Ancak, orman alanlarının üzerindeki insan baskısı, artan nüfus ve şehirlerin genişlemesiyle birlikte giderek artıyor. Bu durum orman yangınlarından kaynaklanan zararın artmasına yol açmakta, ortaya çıkan bu büyük hasar teknik yetersizliklerden değil, maalesef ki insan aktivitelerinin yoğunluğundan kaynaklanıyor. Türkiye genelinde1 Haziran ile 1 Temmuz tarihleri arasında çıkan yaklaşık bin 600 yangının yüzde 40’ı ormanlık alanlarda, yüzde 60’ı ise orman ve kentlerin kesişim noktalarında gerçekleşti. Orman yangınları artık yalnızca bir afet değil, hepimizin bireysel ve toplumsal düzeyde mücadele etmesi gereken bir sorun hâline geldi. Burada belediyelere de önemli ve destekleyici bir rol düşüyor. Bu kapsamda İZPA imzası ile yayımlanmış ‘Belediyeler İçin Orman Yangını Acil Eylem Planı’, kurumlar arası koordinasyon ve belediyelerin üzerine düşen bu destekleyici rolün çerçevesini çizmek adına önemli bir yardımcı kaynak.”</p>
<p><strong>Yangınların büyük çoğunluğu insan kaynaklı</strong></p>
<p>Özkan, orman yangınlarının yüzde 87’sinin insan kaynaklı olduğuna dikkat çekerek şöyle devam etti:</p>
<p>“Akdeniz Havzası’nda iklim koşulları bizim lehimize çalışmıyor. İzmir’de yağışlar yüzde 45 oranında azaldı, havzalardaki su kaynakları neredeyse tükendi ve haziran ayında hiç yağış almadık. Kuraklık, rüzgârın kurutucu etkisi ve düşük nem, yangın riskini ciddi şekilde artırıyor. Özellikle kent-orman geçiş alanlarının entegre ve multidisipliner bir yaklaşımla yönetilmesi gerekiyor. Kamu kurumlarının kendi aralarındaki uyum, yerel halkla kurdukları iletişim ve toplumsal farkındalık çalışmaları bu süreçte kritik önem taşıyor. Herkes kendi sorumluluğunu yerine getirdiğinde sorunlar büyük ölçüde önlenebilir. Vatandaş olarak bizlerin de alışkanlıklarımızı değiştirmesi ve daha dikkatli, daha özenli olması gerekiyor. Belediyelerle ve diğer ilgili kurumlarla iş birliği içinde hareket ederek üzerimize düşeni yapmalıyız.”</p>
<p><strong>“Koordinasyon çok önemli”</strong></p>
<p>Afetlerin yalnızca yönetenleri değil, etkilenenleri de kapsadığını vurgulayan Özkan, “Yönetenler ve etkilenenler birbirinden bağımsız hareket ettiğinde koordinasyonsuzluk ve verimsizlik ortaya çıkıyor. Kurumların olduğu kadar halkın da sorumlulukları var. Hepimiz birbirimizi uyarmalı ve ortak değerlerimize sahip çıkmalıyız. Ormanları kullanmak hepimizin hakkı, ancak bunun ulusal bir kaynak olduğunu unutmamalıyız. Yangınların yüzde 87’si insan kaynaklı ve çoğu ihmal sonucu çıkıyor. Dolayısıyla, davranışlarımızda çok daha dikkatli olmalıyız. Ormanlarla kesişen kentsel alanlarda ve tarım arazilerinde daha özenli hareket etmeliyiz. Yangınlarda görev yapan tüm ekiplere kolaylıklar diliyorum” ifadelerini kullandı.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/seferihisar-ve-menderes-yanginlarinin-bilancosu-agir-550100">Seferihisar ve Menderes yangınlarının bilançosu ağır</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dizlerinizdeki şikayetleri ertelemenin bedeli ağır olabilir!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dizlerinizdeki-sikayetleri-ertelemenin-bedeli-agir-olabilir-549309</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Jun 2025 08:06:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağır]]></category>
		<category><![CDATA[bedeli]]></category>
		<category><![CDATA[dizlerinizdeki]]></category>
		<category><![CDATA[ertelemenin]]></category>
		<category><![CDATA[olabilir]]></category>
		<category><![CDATA[şikayetleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=549309</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son yıllarda görülme sıklığı hızla yaygınlaşan osteoartrit (kireçlenme), özellikle dizlerde şiddetli ağrı, yangı ve takılma gibi şikayetlere yol açarak günlük yaşamı adeta baltalıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dizlerinizdeki-sikayetleri-ertelemenin-bedeli-agir-olabilir-549309">Dizlerinizdeki şikayetleri ertelemenin bedeli ağır olabilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda görülme sıklığı hızla yaygınlaşan osteoartrit (kireçlenme), özellikle dizlerde şiddetli ağrı, yangı ve takılma gibi şikayetlere yol açarak günlük yaşamı adeta baltalıyor. <strong>Acıbadem Bakırköy Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Özgün Barış Çolak, </strong>osteoartritin dünya genelinde 40 yaş üzerinde en sık görülen eklem hastalığı olduğunu belirterek “Diz kireçlenmesi, dizdeki tüm yapılara zarar verebilen karmaşık bir eklem hastalığı olup, özellikle başlangıç evresinde ağrı ve şişlik semptomları ile kendini göstermekte, zamanla eklem içinde takılmalara sebep olmaktadır. Bu durum kişinin günlük yaşam aktivitelerini kısıtlayabilmekte, yürüme mesafesini kısaltmakta, yaşam kalitesini azaltmaktadır” diyor. Diz kireçlenmesinin uluslararası sınıflandırma sistemlerine göre dört evresi olduğunu, ilk evrede basit medikal tedaviler, fizik tedavi uygulamaları ve eklem çevresini güçlendirme süreçleri ile eklem kıkırdağının kalitesinin korunabildiğini belirten Dr. Çolak, son evrede ise tek çarenin ortopedik diz protezleri olduğunu söylüyor. Diz kireçlenmesinde düzenli egzersizin anahtar rol üstlendiğini, diz ekleminin kireçlenmeye gidişini durdurması açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Dr. Özgün Barış Çolak, diz kireçlenmesine karşı günlük yaşam alışkanlıkları arasına mutlaka eklenmesi gereken 6 etkili egzersizi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.  </p>
<ul>
<li><strong>Dizlerinizi katlayıp açın</strong></li>
</ul>
<p>Diz eklemi genellikle kireçlenmenin ilk evresinde kısıtlanmazken, sonraki evrelerde kısıtlanmaya başlayabilir. Bu durumu önlemek amacıyla diz ekleminizi bir elinizle diz üstü uyluk kemiğinden, diğer elinizle diz altı bacak kemiklerinizden tutarak katlayıp açın. Günde 3 kere 10 tekrar yapın.</p>
<ul>
<li><strong>Uyluk kasınızı esnetin</strong></li>
</ul>
<p>Dizinizi ağrınızın başladığı noktaya kadar düzleştirin. Bir elinizle dizin üstünden, diğer elinizle dizin altından tutarak destek verin. Son olarak ayak bileğini hafifçe iterek uyluk arkasındaki kasları esnetin. Günde 3 kere 10 tekrar yapılmalıdır.</p>
<ul>
<li><strong>Dizlerinizi mindere bastırın</strong></li>
</ul>
<p>İki diz arasına yumuşak bir minder ya da rulo haline getirdiğiniz bir havlu koyun ve dizleri birbirine bastırın. Her bastırdığınızda 10’a kadar sayın ve rahatlatın. 10 tekrar yapın. Ardından bu kez yumuşak minderi dizlerinizin altına koyarak bastırıp 10’a kadar tutun ve bırakın. Son olarak da minderi ayak bilekleri arasına koyduktan sonra ayak bileklerinizi birbirine bastırın ve her bastırma anında 10 saniye bekleyin. Bu hareketleri günde 3’er kez yapın. </p>
<ul>
<li><strong>Tek ayak üzerinde durun</strong></li>
</ul>
<p>Tek ayak üzerinde 10 saniye boyunca gözünüz kapalı olarak bir yardımcı gözetiminde durmaya çalışın veya gözünüz açıkken belirli bir hedefe doğru uzanın. Ardından diğer ayağınıza geçin. </p>
<ul>
<li><strong>Sırt üstü yatın ve…</strong></li>
</ul>
<p>Sırt üstü yatar pozisyonda ayak ve diz eklemi düz konumdayken; kalça eklemini yukarı, sağa ve sola doğru hareket ettirin. Kalça ya da ayak bileğine takılan terabant veya kum torbası gibi ağırlıklarla destekleyerek uygulayabilirsiniz. Her bir yöndeki hareketi 10 tekrar olacak şekilde, günde 3 kez yapın.  </p>
<ul>
<li><strong>Düzenli, tempolu yürüyüş yapın</strong></li>
</ul>
<p>Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Özgün Barış Çolak “Vücuttaki tüm kasların güçlenmesi, oksijenli solunum kapasitesinin artırılması, kemik kalitesi ve eklem sağlığının korunması amacıyla genel aerobik aktiviteler yapabilirsiniz. Bu aktiviteler arasında en çok tavsiye edilen; haftada en az 3 gün, açık havada, tempolu şekilde 30-45 dakika süren yürüyüşlerdir” diyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dizlerinizdeki-sikayetleri-ertelemenin-bedeli-agir-olabilir-549309">Dizlerinizdeki şikayetleri ertelemenin bedeli ağır olabilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vatan Bilgisayar’a Rekabet Kurulu’ndan Ağır Ceza: Kartel İddiası Gündemde</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/vatan-bilgisayara-rekabet-kurulundan-agir-ceza-kartel-iddiasi-gundemde-546647</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Jun 2025 17:53:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[ağır]]></category>
		<category><![CDATA[bilgisayara]]></category>
		<category><![CDATA[ceza]]></category>
		<category><![CDATA[gündemde]]></category>
		<category><![CDATA[iddiası]]></category>
		<category><![CDATA[kartel]]></category>
		<category><![CDATA[kurulundan]]></category>
		<category><![CDATA[rekabet]]></category>
		<category><![CDATA[vatan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=546647</guid>

					<description><![CDATA[<p>Rekabet Kurulu, rakipleriyle birlikte hareket ederek 'topla-dağıt karteli'nin bir parçası olduğu ve Rekabet Kanunu'nu ihlal ettiği gerekçesiyle Vatan Bilgisayar'a 21 milyon lira ceza verildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vatan-bilgisayara-rekabet-kurulundan-agir-ceza-kartel-iddiasi-gundemde-546647">Vatan Bilgisayar’a Rekabet Kurulu’ndan Ağır Ceza: Kartel İddiası Gündemde</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p><strong>Rekabet Kurulu</strong>,<strong> Vatan Bilgisayar&#8217;</strong>a uzlaşma sonucunda<strong> 21 milyon lira </strong>ceza verilmesini kararlaştırdı. Şirketin, rakipleriyle hareket ederek <strong>&#8220;topla-dağıt karteli&#8221;nin</strong> bir parçası olduğu ve bu nedenle Rekabetin Korunması Hakkında Kanun&#8217;u ihlal ettiği belirtildi.</p>
</div>
<div>
<p><b>Rekabete aykırı bilgi paylaşımı </b></p>
</div>
<div>
<p>Rekabet Kurumunun internet sitesinde yer alan duyuruya göre, Kurum, Fakir Elektrikli Ev Aletleri aracılığıyla Vatan Bilgisayar, Teknosa ve MediaMarkt arasında rekabete aykırı şekilde dolaylı bilgi paylaşımı yapıldığı iddiasıyla başlattığı soruşturma kapsamında Vatan Bilgisayar hakkında kararını verdi.</p>
</div>
<div>
<p>Yapılan inceleme sonucunda şirketin, rakipleriyle hareket ederek &#8220;topla-dağıt karteli&#8221;nin bir parçası olduğu ve bu nedenle Rekabetin Korunması Hakkında Kanun&#8217;u ihlal ettiği belirlendi.</p>
</div>
<div>
<p><b>Uzlaşmaya gitti cezası düştü</b></p>
</div>
<div>
<p>Vatan Bilgisayar, soruşturma sürecinde diğer soruşturma tarafları gibi uzlaşma yolunu tercih etti.</p>
</div>
<div>
<p>Bu kapsamda verilen idari para cezasında yüzde 25 indirim uygulayan Kurul, şirkete yaklaşık 21 milyon lira ceza verdi ve böylece soruşturma Vatan Bilgisayar bakımından sonlandırıldı.</p>
</div>
<p>Kaynak: <a href="https://tr.sputniknews.com/20250619/rekabet-kurulu-vatan-bilgisayara-21-milyon-ceza-kesti-topla-dagit-kartelinin-bir-parcasi-vurgusu-1097167082.html">TR Sputnik<br />
</a></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vatan-bilgisayara-rekabet-kurulundan-agir-ceza-kartel-iddiasi-gundemde-546647">Vatan Bilgisayar’a Rekabet Kurulu’ndan Ağır Ceza: Kartel İddiası Gündemde</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Robot destekli tedaviyle çok ağır felçli hastalarda bile yürüme şansı yüzde 48 oranında artıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/robot-destekli-tedaviyle-cok-agir-felcli-hastalarda-bile-yurume-sansi-yuzde-48-oraninda-artiyor-542126</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Jun 2025 10:24:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağır]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[bile]]></category>
		<category><![CDATA[çok]]></category>
		<category><![CDATA[destekli]]></category>
		<category><![CDATA[felçli]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarda]]></category>
		<category><![CDATA[oranında]]></category>
		<category><![CDATA[robot]]></category>
		<category><![CDATA[şansı]]></category>
		<category><![CDATA[tedaviyle]]></category>
		<category><![CDATA[yürüme]]></category>
		<category><![CDATA[yüzde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=542126</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya nüfusunun hızla yaşlanmasının etkisiyle nörolojik hastalıkların yaygınlığı da artıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/robot-destekli-tedaviyle-cok-agir-felcli-hastalarda-bile-yurume-sansi-yuzde-48-oraninda-artiyor-542126">Robot destekli tedaviyle çok ağır felçli hastalarda bile yürüme şansı yüzde 48 oranında artıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya nüfusunun hızla yaşlanmasının etkisiyle nörolojik hastalıkların yaygınlığı da artıyor. Öyle ki günümüzde her 6 kişiden 1’inin felç (inme) geçirdiği belirtiliyor. Vücudun bir tarafında güçsüzlük, uyuşma veya konuşma zorluğuna yol açan inme sonrasında gerçekleştirilen fizik tedavi ve rehabilitasyon ise hasarın kalıcı hale gelmesinin önlenmesinde kilit bir rol üstleniyor. Son yıllarda, inme tedavisinde devrim niteliğinde bir gelişme olan “robotik rehabilitasyon” çok ağır hastaların bile yeniden yürüyebilmelerini ve diğer uzuvlarını eskisi gibi kullanabilmelerini sağlıyor! <strong>Acıbadem Taksim Hastanesi’nde</strong> geçtiğimiz günlerde düzenlenen <strong>“Robotik Rehabilitasyon”</strong> söyleşisinde, hekimler robot destekli fizik tedavi ve rehabilitasyon programının önemini anlatırken,   bu tedaviyle sağlıklarına kavuşan hastaları da tedavi süreciyle ilgili deneyimlerini paylaştılar.  <strong>Beyinde hasarlı dokuların görevini sağlıklı bölgeler üstleniyor</strong></p>
<p><strong> </strong>Hareket etme yeteneğimiz, beyindeki nöronların; inme ve beyin hasarı nedeniyle zarar görmeleri veya omurilik yaralanmaları sonucu omurilikten kaslara ulaşan sinyal yolunun kesilmesiyle bozulabiliyor. Beynimizin gördüğü hasardan sonra kendini toparlamaya ve iyileştirmeye çalıştığı süreç ise aylarca sürebiliyor. <strong>Acıbadem Taksim Hastanesi Robotik Rehabilitasyon Merkezi’nden Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Cihan Aksoy</strong>, beyin ve sinir hücrelerinin iyileşmesinin hasta inme geçirdikten hemen sonra başladığını belirterek, “Ancak hasarlı bölgede düzelme çoğunlukla sınırlı kalıyor ve normal fonksiyonun tam düzelmesiyle sonuçlanmıyor. Bu nedenle, hasar gören beyin dokularının görevini beynin sağlıklı bölgeleri üstleniyor. Beyin, zarar görmemiş hücreleri yeniden düzenleyerek ve yeni bağlantılar oluşturarak hasarı telafi etmeye çalışıyor” dedi.</p>
<p><strong>Hareketler sinir sistemine yeniden öğretiliyor</strong></p>
<p>İnme sonrasında yürüyemeyen, kollarını hareket ettiremeyen hastalarda Robotik rehabilitasyonun beynin yeniden öğrenme işlevlerinin hızlı ve düzgün şekilde oluşmasını sağladığını belirten Prof. Dr. Cihan Aksoy, “Rehabilitasyonun hedefi, her bir hasta için en uygun sonucu elde etmek amacıyla nöroplastisiteden, yani beynin yapısal veya fizyolojik değişikliklere uğrama yeteneğinden maksimum düzeyde yararlanmaktır. Robotik rehabilitasyon teknolojileri, belirli hareketlerimizin ve günlük yaşantımızda yaptığımız olağan işlerimizin tekrar tekrar uygulanmasına olanak tanıyor. Bu sayede ağır etkilenmiş, yani hiç bacak veya kol hareketi olmayan hastalarda bile beyin, hücrelerinin yeniden çalışmasını ve hareketleri tekrar öğrenmesini sağlıyor” diye konuştu.  </p>
<p><strong>Beynin tekrar iyileşmesi için 4 önemli kural</strong></p>
<p>Prof. Dr. Cihan Aksoy, tedaviden etkin sonuç alınması için rehabilitasyon programına zaman kaybetmeden başvurmak gerektiğini belirterek, “Ayrıca,<strong> </strong>beynin tekrar iyileşmesi için rehabilitasyonun dört önemli ayağı vardır.  Bunlar; hastanın motivasyonu ve tedaviye olan inancı ile aile desteği, tecrübeli multidisipliner bir ekip, en iyi teknolojik destek ve maksimum iyileşmeyi uyaran, ortalama 6 saat süren yoğun ve kapsamlı bir programdır” diyerek sözlerini tamamladı. </p>
<p><strong>Çok ağır felçli hastada bile tekrar yürüme şansı yüzde 48 oranında artıyor!</strong></p>
<p>Dünya nüfusu hızla yaşlanıyor ve yakın bir gelecekte 60 yaş ve üzerindeki nüfusun 2 milyarın üzerine çıkacağı öngörülüyor. Nüfusun yaşlanmasının bir etkisi olarak toplumda inme hastalığının görülme sıklığının da giderek arttığını söyleyen <strong>Acıbadem Taksim Hastanesi Robotik Rehabilitasyon Merkezi’nden Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı</strong> <strong>Doç. Dr. Mustafa Çorum,</strong> günümüzde bu hasta grubunda robotik rehabilitasyon programından son derece başarılı sonuçlar alındığına işaret ederek, “Öyle ki  robotik rehabilitasyonla çok ağır inme geçirmiş hastalarda dahi yüzde 48 oranında tekrar yürüme olasılığını artırabiliyoruz. Yeter ki hastalar umutlarını hiç yitirmesinler ve programlara düzenli olarak katılsınlar” diye konuştu. </p>
<p><strong>Robot yardımıyla egzersizlerde maksimum fayda</strong></p>
<p>Standart fizik tedavide hastalar yorulabildikleri için süre ve motivasyonun sınırlanabildiğini aktaran Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Çorum, robot destekli programın ise egzersizlerin süresi, tekrarı ve zorluğunda tedavinin yoğunluğunun artabileceği bir ortam sunduğunu anlatarak, “Örneğin, felçli hastalar kol hareketlerini çalıştırmak için seans içerisinde bir fizyoterapist ile 30 hareket tekrarı gerçekleştirirken, robot yardımıyla 1000&#8217;den fazla tekrar yapabiliyorlar. Klasik yöntemle günde en fazla 1,5 saat fizik tedavi alabiliyorken, robotik rehabilitasyonda günde 6 saate kadar fizyoterapistlerle birlikte çalışabiliyorlar” dedi.</p>
<p><strong>Egzersizler sanal gerçeklik ekranında simüle ediliyor</strong></p>
<p><strong> </strong>Robotik Rehabilitasyon programının ev ve sosyal yaşantımızda gerçekleştirdiğimiz işleri taklit eden egzersizleri yapma olanağı sağladığını aktaran Doç. Dr. Mustafa Çorum, konuşmasına şöyle devam etti: “Robotik rehabilitasyonda görevler ekranda sanal gerçeklikle simüle edildiği için terapiler çok daha eğlenceli geçiyor. Belirli hareketlerin yapıldığı bilgisayar oyunları dikkati sağlayarak hastaların egzersizlere daha iyi odaklanmalarına yardımcı oluyor. Hastalar, sanal ortamda yaratılmış görsel hedefe yönelik kol veya bacak hareketini görerek kendi hareketlerini düzeltebiliyorlar. Ayrıca hareketleri algılayan sensörler hastaya uyarı vererek hareketin düzgün yapılması için teşvik edebiliyor. Bu robotik cihazlar doğru hareketin her seferinde tam olarak aynı şekilde tekrarlanmasını ve bu sayede beynin kaslarını harekete geçirecek şekilde eğitilmesini sağlıyor.” </p>
<p><strong>&#8220;Aynı dönemde hem felç hem meme kanseriyle savaştım&#8221;</strong></p>
<p><strong> </strong>Söyleşiye katılarak kendi tedavisiyle ilgili bilgi veren 47 yaşındaki Seniha Terzi felç öyküsünü şöyle anlattı: “Bir şirkette pazarlama müdürüyüm. Sıradan bir iş günüydü. Masamda çalışırken, bir an bardağı tutamadığımı hissettim. Kolumdaki hissizlik sadece bir-iki saniye sürmüş olsa da yüksek tansiyon hastası olduğum için hemen tansiyonumu ölçtüm. Tansiyonum çok yüksek çıkınca ilacımı aldım ve  hastaneye gittim. Tam hastaneden ayrılırken bir anda ayağımda inanılmaz bir güç kaybı oluştu, kolum da hiç hareket edemez hale geldi. ‘Felç geçiriyorsunuz, sizi hemen yatırıyoruz’ dediler. Hastanede tedavi gördüğüm bir hafta boyunca kolumu hiç hareket ettiremedim, bacağımdaki güçsüzlük nedeniyle koltuk değneklerinden destek alarak yürüyebildim.” </p>
<p><strong> Adeta oyun oynar gibiydim, hiç sıkılmadım  </strong></p>
<p><strong> </strong>Hastanede klasik fizik tedavi yöntemi uygulandığını ve taburcu olduğunun ertesi günü Robotik Rehabilitasyon Merkezi’nde seanslara başladığını belirten Seniha Terzi, “Tam 35 seans her gün işe gider gibi hastaneye gittim; tüm gün süren yoğun bir programa girdim. Ama hiç klasik bir fizik tedavi gibi değildi. Oyun oynar gibiydim. Aynı hareketi 10 kez yapsanız sıkılırsınız. Ancak hareketleri robotla birlikte yapınca hiç sıkılmadan tekrarlıyorsunuz. Kendimle yarıştığım, puan topladığım ve her gün kendimi biraz daha geçtiğim bir programdı” dedi. </p>
<p><strong>Artık hayatıma kaldığım yerden devam ediyorum</strong></p>
<p>Tedavisine devam ederken meme kanserine de yakalandığını öğrenince zaman kaybetmeden ameliyat olduğunu belirten Seniha Terzi, bu nedenle fizik tedaviye bir hafta ara verdiğini anlatarak, “Beni meme kanserinden daha çok inme zorladı aslında. Ben çalışan, sporunu yapan ve seyahat eden çok aktif bir insandım, birden hayatım kısıtlanmış, neredeyse hiçbir şey yapamaz hale gelmiştim. Bu süreçte doktorum, sağlık personeli, ailem ve arkadaşlarım beni hep motive ettiler. Hem azmim hem çevremdeki insanların büyük destekleri sayesinde tedaviden başarılı sonuç aldım. Artık kolaylıkla elimi ve kolumu hareket ettiriyor, yürüyebiliyor; hayatıma kaldığım yerden aktif bir şekilde devam ediyorum” diyerek noktaladı sözlerini. </p>
<p><strong> “Yeniden yürüyebilmek çok büyük mir mutluluk”</strong></p>
<p><strong> </strong>Söyleşiye katılarak deneyimlerini anlatan 63 yaşındaki Sevim Çakmak, bir gece uykusundan uyandığında sağ kolunun tamamını kaplayan hissizliği fark ettiğini söyledi. Apar topar hastaneye kaldırılan Sevim Çakmak’a yarım saat içinde tüm tetkikler yapılmış ve beyin kanaması tanısı konulmuş. Son 3 aydır yoğunlaştırılmış nöro-rehabilitasyon tedavisi gören Sevim Çakmak, “En başından beri bilincim yerindeydi. Hiçbir zaman ‘ben artık yürüyemeyeceğim’ gibi umutsuzluğa düşmedim. Kolumun sağ tarafını hiç kullanamıyordum. Bugün pek çok işimi halledebiliyorum. Fizik tedavimi hiç aksatmıyorum. Üstelik sıkılmıyorum da. Tedavi sürecinde bilgisayar oyunu oynuyorum. Kuşları yakalıyorum, sonra ondan çıkıp başka oyunlara giriyorum. Uzun aradan sonra desteksiz yeniden yürüyebilmek çok büyük mutluluk” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/robot-destekli-tedaviyle-cok-agir-felcli-hastalarda-bile-yurume-sansi-yuzde-48-oraninda-artiyor-542126">Robot destekli tedaviyle çok ağır felçli hastalarda bile yürüme şansı yüzde 48 oranında artıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DSÖ: “Hemşireler Ağır İş Yükü, Düşük Ücret ile Karşı Karşıyadır”</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dso-hemsireler-agir-is-yuku-dusuk-ucret-ile-karsi-karsiyadir-458532</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 May 2024 14:06:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağır]]></category>
		<category><![CDATA[dsö]]></category>
		<category><![CDATA[düşük]]></category>
		<category><![CDATA[hemşireler]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[karşıyadır]]></category>
		<category><![CDATA[ücret]]></category>
		<category><![CDATA[yükü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=458532</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kahire, Mısır – Hemşireler ve ebeler, DSÖ Doğu Akdeniz Bölgesi'ndeki çoğu ülkede sağlık iş gücünün yarısından fazlasını oluşturuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dso-hemsireler-agir-is-yuku-dusuk-ucret-ile-karsi-karsiyadir-458532">DSÖ: “Hemşireler Ağır İş Yükü, Düşük Ücret ile Karşı Karşıyadır”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" src="https://wbots.net/images/stories/media/International-days-for-nurses-and-midwives-2024.jpg"/></p>
<p>Kahire, Mısır – Hemşireler ve ebeler, DSÖ Doğu Akdeniz Bölgesi’ndeki çoğu ülkede sağlık iş gücünün yarısından fazlasını oluşturuyor.</p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü Hemşireler Günü nedeniyle yaptığı açıklamada, “Bugün, 2024 Uluslararası Hemşireler Günü’nü kutlarken, aynı zamanda Bölge’deki hemşirelerin karşılaştığı pek çok zorluğu da değerlendiriyoruz. <span>Son on yılda Bölge’deki çoğu ülkede hemşire ve ebe yoğunluğu artmamış, hemşire ve ebelerin doktorlara oranı azalmıştır.  Mevcut üretim seviyelerinin ve istihdam kapasitelerinin korunması halinde bu eğilimlerin devam etmesi muhtemeldir. </span><span>Hemşireler ve ebeler zorlu çalışma koşulları, düşük ücretler, ağır iş yükleri ve sınırlı kariyer fırsatlarıyla karşı karşıyadır.  Tüm bu faktörler, bu sağlık çalışanlarının küresel ve bölgesel eksikliğinin artmasına yardımcı oluyor.  Kadın işgücü sıklıkla cinsiyet ayrımcılığıyla ve işyerinde cinsiyete dayalı şiddet de dahil olmak üzere güvenlik ve emniyetlerine yönelik tehditlerle karşı karşıya kalıyor.</span></p>
<p> “Bölge genelinde ortalama olarak her 10.000 kişiye yalnızca 16,5 hemşire ve ebe düşerken, küresel ortalamada 10.000 nüfus başına 39,4 hemşire ve ebe bulunuyor.  Bazı ülkelerde bu rakam tek haneye düşüyor.  Mevcut eğilimler devam ederse 2030 yılına kadar Bölgemizde 1,2 milyon hemşire açığı yaşanacak. Bu, Bölgedeki her ülkeyi etkileyecektir” diye açıkladı DSÖ Doğu Akdeniz Bölge Direktörü Dr. Hanan Balkhy.</p>
<p> DSÖ, hem ülke düzeyinde hem de Bölge genelinde etkili eylemi desteklemeye kararlıdır.  Bugüne kadar Bölge’de hemşirelik ve ebelik işgücünün güçlendirilmesine yönelik ilerleme, bu sağlık çalışanlarının karşılaştığı zorluklara çözüm bulmaya yönelik taahhütlere ve devam eden çabalara rağmen istenen hıza ulaşmadı.  Örneğin, Ekim 2023’te, DSÖ Doğu Akdeniz Bölge Komitesi’nin 70. oturumunda, DSÖ Üye Devletleri, sağlık işgücünün güçlendirilmesi için hızlandırılmış eylem çağrısında bulundu.</p>
<p>Artık yeni Bölge Direktörü, DSÖ Doğu Akdeniz Bölge Ofisi’nin üç amiral gemisi girişiminden biri olarak sağlık iş gücüne odaklanarak bu gündemi ileriye taşımayı taahhüt etmiştir.</p>
<p> Sağlık iş gücüne yatırım, sürdürülebilir kalkınmada ilerleme için bir katalizördür.  Hemşireler ve ebeler sağlık hizmetlerinin temel taşıdır; anne sağlığından acil müdahaleye kadar hayati önem taşıyan hizmetleri sağlar ve birinci basamak sağlık hizmetlerini yönlendirir.  Sağlık politikalarını ve sağlık sistemlerini şekillendirmede çok önemlidirler.  Sağlık ihtiyaçlarının karşılanması için eğitim ve istihdama daha fazla yatırım yapılması çok önemlidir.</p>
<p> Hükümetler, hemşireleri ve ebeleri güçlendirerek kadınların işgücüne katılımını artırıyor çünkü hemşire ve ebelerin çoğu kadındır ve daha fazla kadının ekonomik potansiyelini ortaya çıkarmaktadır.  Sonuçta, bu sağlık çalışanlarının sağlamaya yardımcı olduğu gelişmiş sağlık hizmetlerine erişim, aynı zamanda tüm toplulukların ekonomik potansiyelini de serbest bırakıyor.</p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü, Uluslararası Hemşireler Günü’nde, sağlık sistemlerimizin omurgası olan hemşirelerimize ve ebelerimize yatırım yapma ve onları güçlendirme yönündeki eylem çağrısını yineliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dso-hemsireler-agir-is-yuku-dusuk-ucret-ile-karsi-karsiyadir-458532">DSÖ: “Hemşireler Ağır İş Yükü, Düşük Ücret ile Karşı Karşıyadır”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dr. Tayyab Rashid: &#8220;Uzun süre saklanan sırrın bedeli ağır oluyor…&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dr-tayyab-rashid-uzun-sure-saklanan-sirrin-bedeli-agir-oluyor-452703</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 20 Apr 2024 11:38:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağır]]></category>
		<category><![CDATA[bedeli]]></category>
		<category><![CDATA[oluyor]]></category>
		<category><![CDATA[rashid]]></category>
		<category><![CDATA[saklanan]]></category>
		<category><![CDATA[sırrın]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[tayyab]]></category>
		<category><![CDATA[uzun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=452703</guid>

					<description><![CDATA[<p>‘Kişiler Arası İlişkilerde Pozitif Psikoloji’ temasıyla düzenlenen ve dünya çapında ünlü bilim insanlarının da katılımıyla gerçekleşen 6. Uluslararası Pozitif Psikoloji Kongresi’nde, “Onur Konuğu” Melbourne Üniversitesi’nden Dr. Tayyab Rashid, “Olumlu İlişkilerin Yörüngeleri” konusunu ele aldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dr-tayyab-rashid-uzun-sure-saklanan-sirrin-bedeli-agir-oluyor-452703">Dr. Tayyab Rashid: &#8220;Uzun süre saklanan sırrın bedeli ağır oluyor…&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span>‘Kişiler Arası İlişkilerde Pozitif Psikoloji’ temasıyla düzenlenen ve dünya çapında ünlü bilim insanlarının da katılımıyla gerçekleşen 6. Uluslararası Pozitif Psikoloji Kongresi’nde, “Onur Konuğu” Melbourne Üniversitesi’nden Dr. Tayyab Rashid, “Olumlu İlişkilerin Yörüngeleri” konusunu ele aldı. </span></strong></p>
<p><strong><span>Yapılan araştırmaların insanların yüzde 97’sinin ilişkisinde en az bir sırrı olduğunu, ortalama da ise bireylerin 13 sırra sahip olduğuna dikkat çeken Dr. Tayyab Rashid, uzun süre saklanan sırrın bedelinin ağır olabildiğini söyledi. Çiftler arasında açık ve şeffaf iletişimin önemine dikkat çeken Rashid, kendiliğinden ortaya çıkan sırrın ise bomba etkisi yapabildiğini sözlerine ekledi.</span></strong><span> </span></p>
<p><span>Üsküdar Üniversitesi, NPİSTANBUL Hastanesi, NP Etiler &#038; Feneryolu Tıp Merkezi, Türk Psikolojik Danışma Rehberlik Derneği ve Pozitif Psikoloji Enstitüsü paydaşlığında Üsküdar Üniversitesi tarafından bu yıl 6’ncısı gerçekleştirilen Uluslararası Pozitif Psikoloji Kongresi, sona erdi.</span></p>
<p><span>Alanda çalışmalar yürüten küresel düzeyde uzman isimleri ağırlayan ve </span>Üsküdar Üniversitesi Merkez Yerleşkesi Nermin Tarhan Konferans Salonu’nda 2 gün <span>süren kongrenin bu yılki teması, “Kişiler Arası İlişkilerde Pozitif Psikoloji” olarak belirlendi.</span></p>
<p><strong>“Onur Konuğu” Melbourne Üniversitesi’nden Dr. Tayyab Rashid, olumlu ilişkileri anlattı</strong></p>
<p>Kongrenin “Onur Konuğu” Melbourne Üniversitesi’nden Dr. Tayyab Rashid, “Olumlu İlişkilerin Yörüngeleri” konusunu ele aldı. Dr. Rashid, ilişkilerde duyguların paylaşılmaması halinde ilişkiden haz alınmadığını, bunun da ilişkileri kötü etkilediğini dile getirerek, ilişkilerde tarafların birbirinden sakladığı sırların ilişkiye etkisini değerlendirdi. Rashid; “Yapılan araştırmalar gösteriyor ki insanların yüzde 97’si ilişkisinde en azından bir sırrı var. Ortalama da ise bireyler 13 sırra sahip. Taraflar genelde sırlarını birbirinden saklama eğilimi gösteriyor. Paylaşırsa ilişkisini kötü etkileyeceğini düşünüyorlar çünkü. Sırrını partneriyle paylaştığında kişiyi kırılgan yapacağı veya partnerinin reaksiyonunun yıkıcı olacağı kaygısını taşıyor. Bu nedenle de sırlar paylaşılmıyor.” dedi.</p>
<p><strong>Uzun süre saklanan sırrın bedeli ağır oluyor…</strong></p>
<p>Ancak araştırmaların tam tersine bir sırrın partnerle paylaşılması halinde beklenenden daha fazla anlayış görüldüğünü gösterdiğini kaydeden Dr. Tayyab Rashid, uzun süre sır saklamanın bedelinin daha ağır olacağına vurgu yaptı.</p>
<p><strong>Kendiliğinden ortaya çıkan sır bomba etkisi yapıyor</strong></p>
<p>İlişkilerde açık iletişimin önemine işaret eden Dr. Tayyab Rashid, mutluluğun sadece pozitif şeylerin konuşularak inşa edilemeyeceğini, zorlu konuların konuşulup partnerle paylaşılabiliyor olmasının da iletişimi güçlendirici etkisi önemli olduğunu söyledi.</p>
<p>Dr. Tayyab Rashid, “Sırlar kendiliğinden ortaya çıktığında bomba etkisi yaratıyor. Ancak taraflar o sırrı kendileri açık iletişim ile paylaşmaları halinde partnere o sırrı hazmetmek için zaman tanımış oluyor. Paylaşmak tarafları birbirine daha da yakınlaştırıyor. Böylece beklentiler kontrol edilebiliyor ve güven inşa ediliyor. Beklentilerin yeniden kalibrasyonu sağlanıyor. Herkesin kırılgan ve zayıf tarafları olabilir. Sırrın paylaşım şekli de burada çok önemli. Güvenli bir çerçevede paylaşılırsa ilişkiyi güçlendiriyor. Sırrın güvenli bir çerçeve paylaşılması dedik. Bunun yöntemlerinden biri de detaylı konuşmalar için fırsat olabilecek açık hava, doğa yürüyüşleri olabilir…” diye konuştu.</p>
<p>Taraflar arasında “Empatik dinleme”nin de önemini anlatan Dr. Tayyab Rashid, “Kırılganlıklar ve üzüntüler paylaşılmazsa ilişki güçlenemez. Sırların birikmesi ve sır tutmak sağlıklı bir şey değil…” dedi.</p>
<p><strong>“Evliliklerde birlikte büyümek ve gelişmek, ilişkisel özgelişim önemli”</strong></p>
<p>İnsanların bir önceki yıla oranla değiştiğini ve geliştiğini kaydeden Dr. Tayyab Rashid, “Bu yıl olduğumuz kişi, geçen yıl olduğumuz kişi olmayacaktır. Sürekli değişen bir kişiye sevmeyi öğrenmeliyiz. İnsanlar değişir. Araştırmalar, tutkulu aşkların daha kırılgan olduğunu gösteriyor. Sağlıklı olan tutkulu ilişkileri sürdürebilmek, tutkulu duyguları sürdürmek zordur. Zamanla tutku azalabilir… Yine araştırmalar gösteriyor ki sonuç dikkat çekici, boşanmaların yarısı yüksek değil tam aksi düşük çatışmalı ilişkilerde görülüyor. Yani boşanmaların birinci nedeni çatışmalar değil, romantik tutkunun olmaması aslında. İlişkilerde yeni ve heyecan verici deneyimlere birlikte katılmak bu nedenle çok önemli. Evliliklerde birlikte büyümek ve gelişmek, ilişkisel özgelişim önemli. Kişisel gelişimle ilişkisel gelişim birlikte ve entegre olmalı.” şeklinde konuştu. </p>
<p>İlişkilerde partneri bilmenin, anlamanın ve tanımanın önemine de vurgu yapan Dr. Tayyab Rashid, “Açık iletişim burada da önemli. Partnerinizle kişisel deneyimlerinizle ilgili ilişki kurun. Her durumda nazik ve özenli olun. İlişkinizin pozitif yönlerini konuşun.” dedi.</p>
<p><strong>Bazen fazla zamanın olması stres faktörü!</strong></p>
<p>İyi olma hali için zaman yoksunluğuna da dikkat çeken Dr. Tayyab Rashid, araştırmaların pozitif ilişkiler için zaman yoksunluğunun değil, zamanı verimli kullanmamanın strese neden olabileceğini gösterdiğini söyledi. Rashid, “Bazen fazla zamanın olması stres faktörü olabilir…” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Sağlıklı bir ilişki için zamanda denge kurulmasının da önemli olduğunu ifade eden Dr. Rashid, çiftlerin boş zamanlarını üretici faaliyetlere ayırmasının insanı dönüştürüp geliştireceğini de kaydetti.</p>
<p><strong>Çiftlere mükemmellik arayışını bir kenara bırakın önerisi…</strong></p>
<p>Pozitif bir ilişki için kişilerin kendisinin ve partnerinin problematik yönlerini kabul etmesinin de gerekli olduğunu dile getiren Dr. Tayyab Rashid, çiftlere şu önerilerde bulundu: </p>
<p>“Mükemmellik arayışını bir kenara bırakın. Minnettarlık çok önemli. Küçük bir takdir ifadesi önemli. Affedici olmak ve deneyimler paylaşabilmek.”</p>
<p>Mutluluğun sadece son çıkan telefonu almak demek olmadığını vurgulayan Dr. Tayyab Rashid, çiftler arasında küçük kahkahalar, sohbetler, küçük bir fidanı sulamak, tanımadığın insanın kahvesinin parasını ödemek, doğaya saygı duymak, sarılmaların da mutlu hissettireceğini belirterek, hep bizlere öğretildiği üzere güçlü görünmek gerekmediğini söyledi.</p>
<p>Pozitif psikolojide araştırmalarında maneviyatın da önemli olduğunu ifade eden. Dr. Rashid, soyut bir maneviyattan ziyade ritüellerin olmasının ve maneviyatın iyileştirici gücünün önemini vurguladı. Rashid, maneviyat sistemlerinin keşfedilmesi gerektiğini de kaydetti.</p>
<p>Dr. Tayyab Rashid’e konuşmasının ardından plaket sunuldu.</p>
<p><strong>Kongrenin ikinci gününde pilot uygulamalar ele alındı</strong></p>
<p>Kongrede, Priştina Üniversitesi’nden Doç. Dr. Aliriza Arenliu, “Ruminasyonlar ve Depresyon: Kosova&#8217;da Ayaktan Kamu Ruh Sağlığı Hizmetleri için Ruminasyon Odaklı Bilişsel Davranışçı Terapi Müdahalelerinin Geliştirilmesi ve Pilot Uygulaması” konulu sunum gerçekleştirdi. </p>
<p><strong>“Modern Psikotravmatoloji” paneli yapıldı</strong></p>
<p>“Modern Psikotravmatoloji” konulu panelde de İstanbul Üniversitesi’nden Prof. Dr. Erdinç Öztürk “Modern Psikotravmatoloji ve Dissoanaliz Kuramı”, Dr. Psk. Görkem Derin “Travma Merkezli Alyans Model Terapi”, Dr. Psk. Barışhan Erdoğan “Gelişimsel Göç”, Öğr. Gör. Dr. Kerem Çetinkaya “Doğal ve Rehber Ebeveynlik Stili” konularını ele aldı.</p>
<p>Kongre kapsamında ayrıca Üsküdar Üniversitesi’nden Prof. Dr. Rahime Nükhet Çıkrıkçı “Psikolojik Testlerin Uyarlanmasında Temel İlkeler ve Standartlar”, Doç. Dr. Çiğdem Yavuz Güler “İlişkinin İyi Oluşu: Nasıl Batırır, Nasıl Çıkarırım?” konulu konferans verdi.</p>
<p><strong>“Aile İçi İlişkilerde Pozitif Psikoloji” paneli yapıldı</strong></p>
<p>“Aile İçi İlişkilerde Pozitif Psikoloji” konulu panelde de NPİSTANBUL Hastanesi’nden Uzm. Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy “Pozitif Psikoloji ve Psikoterapi Bağlamında Çift İlişkisi”, Prof. Dr. Gül Eryılmaz “Aile İçi Pozitif İlişkiler” ve Dr. Psk. Z. Aslı Başabak Bhais de “Pozitif ebeveynlik ve ailede sağlıklı sınırlar” başlıklı konuşma gerçekleştirdi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dr-tayyab-rashid-uzun-sure-saklanan-sirrin-bedeli-agir-oluyor-452703">Dr. Tayyab Rashid: &#8220;Uzun süre saklanan sırrın bedeli ağır oluyor…&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Adı nadir, tedavisi yetim, etkileri ağır: Nadir Hastalıklar</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/adi-nadir-tedavisi-yetim-etkileri-agir-nadir-hastaliklar-444907</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Feb 2024 21:00:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[adı]]></category>
		<category><![CDATA[ağır]]></category>
		<category><![CDATA[etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[nadir]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[yetim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=444907</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kistik fibrozis, fenilketonüri ve SMA hastalığı gibi yenidoğan bebeklerde taranan, son zamanlarda bazılarının adını daha sık duyduğumuz nadir hastalıklar, tüm dünyada yaklaşık 7 bin hastalığı kapsıyor ve bu hastalıklar 300 milyon kişiyi etkiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/adi-nadir-tedavisi-yetim-etkileri-agir-nadir-hastaliklar-444907">Adı nadir, tedavisi yetim, etkileri ağır: Nadir Hastalıklar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kistik fibrozis, fenilketonüri ve SMA hastalığı gibi yenidoğan bebeklerde taranan, son zamanlarda bazılarının adını daha sık duyduğumuz nadir hastalıklar, tüm dünyada yaklaşık 7 bin hastalığı kapsıyor ve bu hastalıklar 300 milyon kişiyi etkiliyor.</p>
<p>Nadir hastalık, 2 bin kişiden 1’inde veya daha az görülen hastalıkların tümünü içinde barındıran bir şemsiye terim olarak kullanılıyor. Yani bu hastalıkların bazıları 2 bin kişiden 1’inde görülse de bazı nadir hastalıklara milyonda 1 rastlanıyor. Bu hastalıkların içinde; nadir olanlar, ultra-nadir olanlar, hatta nano-nadir olan hastalıklar var. Hal böyle olunca adı “nadir” olsa da nüfusun yüzde 6 ila 8’ini etkiliyor.  Çok sayıda kişinin yaşamını etkileyen bu hastalıklara dikkat çekmek üzere her 4 yılda bir takvimlerde gördüğümüz 29 Şubat, bu özelliğinden dolayı Nadir Hastalıklar Farkındalık Günü için seçilmiş. Her yıl 28 ya da 4 yılda bir 29 Şubat’ta çeşitli farkındalık çalışmalarıyla toplumun dikkatinin nadir hastalıklara çekilmesi ve bilgilendirilmesi hedefleniyor. Nadir hastalıklarla ilgili <strong>Acıbadem Üniversitesi Nadir Hastalıklar ve Yetim İlaçlar Uygulama ve Araştırma Merkezi (ACURARE) Müdürü ve Çocuk Genetik Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yasemin Alanay</strong>’dan bilgi aldık. </p>
<p><strong>Çocukluk çağında tanı konuyor</strong></p>
<p>Nadir hastalıkların yüzde 80’inin nedeni genetik olunca, hastaların neredeyse yarısını çocuklar oluşturuyor. Bu hastalıkların yüzde 95’inin tedavisi olmadığı için çocukların yüzde 30’u 5 yaşına gelmeden hayata veda ediyor. Hastaların yüzde 50’sine çocukluk çağında teşhis konulduğunu belirten <strong>Çocuk Genetik Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yasemin Alanay,</strong> “Nadir hastalık görülen bireylerde tanı süreci bazen yılları alıyor, bu süreçte hastaların farklı branştan pek çok hekime görünmesi gerekebiliyor, bazı hastalarda tanı geç konulduğu için de tedavi şansı ortadan kalkıyor. Ayrıca çoğu nadir hastalığın tedavisi bulunmuyor. Bu nedenlerle ne yazık ki nadir hastalıkla dünyaya gelen her 10 çocuktan 3’ü beş yaşından önce hayatını kaybediyor” diyor. Bir yaş altındaki çocuk ölümlerinin yüzde 35’i yine bu nadir hastalıklardan kaynaklanıyor. </p>
<p><strong>Akraba evlilikleri bu çekinik kalıtılan nadir hastalıkları artırıyor</strong></p>
<p>Ülkemizde yaklaşık 6-7 milyon kişinin nadir hastalıklara sahip olduğu tahmin ediliyor. Erken tanı ve tedavi uygulanmadığı durumda çoğu nadir hastalık metabolik, kronik ve hatta ölümcül şekilde ilerleyebiliyor. Nadir hastalıkların yüzde 80’inin genetik faktörlerden kaynaklandığına dikkat çeken Prof. Dr. Yasemin Alanay, “Nadir hastalıklarda genetik nedenler ilk sırada. Tüm hastalıkların ancak yüzde 20’si çevresel ya da bilinmeyen nedenlere bağlı olarak gelişiyor. Yüzde 80’inin genetik olması, akrabalar arasında olan evlilik sonucu çocukların bu hastalıklarla karşılaşma olasılığını yükseltiyor. Maalesef ülkemizde akraba evliliği yüzde 21, yani her 5 evlilikten biri akraba evliliği. Bu yüksek oran anne babanın taşıyıcılığı nedeniyle ortaya çıkan nadir hastalıkların sıklığını artırıyor. Bunun sonucunda da genetik geçişli ve çekinik olarak kalıtılan hastalıklara ülkemizde Avrupa ve ABD’den daha çok rastlanıyor” diyor. </p>
<p><strong>Tedavide “Yetim İlaç” kullanılıyor</strong></p>
<p>7 binden fazla hastalığı kapsayan nadir hastalıklar, farklı kişilerde ve aynı ailenin farklı üyelerinde bile farklı seyir izleyebiliyor. Tedavisi olan ancak nadir olduğu için pahalı ilaçların kullanılması gereken durumlarda aileler özel bakım ve tedavi yöntemlerine, ilaçlara, sarf malzemelerine, özel besinlere ve tıbbi cihazlara ulaşmakta güçlük çekiyor. Araştırma-geliştirme süreçlerinin ise oldukça uzun, zor ve maliyetli olması nedeniyle nadir hastalık ilaçları “Yetim İlaç” olarak adlandırılıyor. Çoğu yurtdışında üretilen bu ilaçların ruhsatlı olmayanları ancak Türk Eczacıları Birliği (TEB) aracılığıyla hastalara ulaştırılıyor.  </p>
<p><strong>Nadir Hastalıklar Merkezi ve İSTisNA Platformu kuruldu</strong></p>
<p>Nadir hastalıklar, tek başına ele alındığında nadir oldukları için bilimsel veri az, çalışmalar kısıtlı, tanı ve tedavi yöntemleri ise büyük oranda eksik. Bu nedenle  nadir hastalığa sahip bireylerin önemli bir kısmında hastalıklarına yol açan sebeplerin belirlenemediğine ve tanıların konulamadığına dikkat çeken Prof. Dr. Yasemin Alanay; nadir hastalıklara sahip bireylerin tanı alana kadar sağlık sistemleri içinde birçok tetkikten geçirilmesinin ve hatta yanlış tedavi uygulamalarına maruz bırakılmasının hem ciddi bir halk sağlığı sorunu hem de sağlık ekonomisi için ciddi bir kayıp yarattığını vurguluyor.  Acıbadem Üniversitesi bünyesinde 2017 yılında kurulan “Nadir Hastalıklar ve Yetim İlaçlar Uygulama ve Araştırma Merkezi-ACURARE” ile nadir hastalıklar ve bu hastalıkların tedavisinde kullanılan yetim ilaçlar alanında tanı ve tedavi olanaklarının iyileştirilmesini, bilimsel ve klinik araştırmaların artırılmasını, hastaların yaşam kalitesinin yükseltilmesini ve katılımlarının sağlanmasını, var olan kaynakların geliştirilmesini ve daha verimli kullanılmasını amaçladıklarını belirten  Prof. Dr. Yasemin Alanay, sözlerine şöyle devam ediyor: “Bu amaca yönelik olarak 2022 yılında İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) tarafından desteklenen, Acıbadem Üniversitesi ve ACURARE yürütücülüğü ve İstanbul Üniversitesi ortaklığı ile “İStanbul Tanısız ve NAdir Hastalıklara Çözüm Platformu-İSTisNA” Projesi, tasarlandı. Biyobanka, çevrimsel araştırmalar ve tanısız hastalıklar programı gibi tanı ve tedaviye ışık tutabilecek faaliyetleri bünyesine katarak ve yoğun eğitim faaliyetleri, farkındalık ve yaygınlaştırma çalışmaları ile sosyal yönden de destek olabilecek bir platform kurulmasını amaçlamaktadır. Platform; tanısız ve nadir hastalıklar alanında hasta ve hasta dernekleri, bilim insanları, kamu kuruluşları ve toplumun geneline yönelik sağlık sistemi organizasyonunun sağlanması, bu alanda araştırma faaliyetlerinin artırılması ve bu faaliyetleri gerçekleştirecek paydaşları bir araya getirme, ulusal ve uluslararası biyobankaların entegrasyonu ve yine bu alanda bilim insanlarının yetiştirilmesine yönelik çalışmalar gerçekleştirmeyi hedeflemektedir. Bunlara ek olarak ülkemizde nadir hastalıkların ekonomik yükünün tespiti için örnek hastalıklar seçilerek, tanı, tedavi ve idame süreçlerinde ortaya çıkan ekonomik yükün belirlenmesi amaçlanıyor. Ayrıca bu çalışma ve araştırmalardan elde edilecek bulgular ile orta vadede yetim ilaç çalışmalarına da destek sağlanması planlanmaktadır”</p>
<p><strong>Çocuk Genetik Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yasemin Alanay</strong> bazı nadir hastalıklar hakkında şu bilgileri veriyor. </p>
<p><strong>Saçları ve kirpikleri de beyaz!</strong></p>
<p><strong>Albinizm:</strong> Cildimizin, kaş, kirpik ve göz rengimizi belirleyen genetik özelliklerimiz. Anne babadan alınan özelliklere renk veren ise melanin pigmentleri. Albinizm hastalarında melanin pigmenleri oluşmuyor. Dolayısıyla bembeyaz bir cilt, beyaz kirpik ve kaşlarla dünyaya geliyorlar. Melanin pigmentlerinin olmaması onları güneş ışınlarına karşı hassas hale getiriyor, dikkat edilmezse cilt kanserine yakalanma oranları yükseliyor. </p>
<p><strong>Çok Semptom bir Sendrom</strong></p>
<p><strong>CHARGE Sendromu: </strong>Kolobom, kalp problemleri, arka burun deliklerinin kapalı olması, Büyüme ve gelişme geriliği, genital organ anomalileri, kulak anomalileri gibi çoklu semptomlarla seyreden ve adını da bu semptomların baş harfinden alan nadir bir hastalık. CHD7 genindeki mutasyonlar genelde ilk kez ve tesadüfen ortaya çıkıyor. Bebeklik döneminde ortaya çıkan pek çok sağlık sorunu hayati tehlikelere neden olabiliyor. </p>
<p><strong>Sinir ucu tümörleri</strong></p>
<p><strong>Nörofibromatozis:</strong> Dünya genelinde yaklaşık olarak 3000 kişide bir görülen bu hastalığın farklı tipleri, farklı şiddette gözlenir ve kesin bir sıklık vermek zordur. NF’nin en sık görülen belirtileri arasında deri lekeleri, tümörler, kemik anomalileri, optik sinir gliomu, nörofibromlar ve diğer nörolojik semptomlar yer alır. Tanı yöntemleri klinik muayene ve genetik testlere dayanmaktadır, ancak bilinen bir tedavisi yoktur. </p>
<p><strong>Yaşamı tehdit ediyor</strong></p>
<p><strong>Spinal müsküleratrofi (SMA):</strong> Süt çocukluğu döneminde yaşamı tehdit edebilecek kadar ağır olan hastalığın nedeni omurilik ön boynuz hücrelerinin ilerleyici kaybı olarak açıklanıyor. Başlıca belirtisi ilerleyici kas güçsüzlüğü olan ve 10 binde bir görülen bu hastalığın bilinen bir tedavisi bulunmuyor. </p>
<p><strong>Vosoritide tedavisi ile boy kısalığının şiddeti azalıyor!</strong></p>
<p><strong>Akondroplazi: </strong>Orantısız şiddetli boy kısalığına neden oluyor, 20 binde bir görülüyor. Bebeklikte hidrosefali, ani felce ve hatta ölüme neden olabiliyor. Büyürken sık kulak iltihabı, boy kısalığının yarattığı fiziksel güçlükler yaşam kalitesini etkiliyor. Yakın zamanda ilaç tedavisi ile kemik uzaması sağlanıyor.</p>
<p><strong>En sık görülen genetik hastalıklardan biri</strong></p>
<p><strong>Kistik Fibrozis:</strong> Kalıtsal hastalıklar içinde en sık görülenler arasında yer alıyor. Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, ishal-beslenme bozukluğu ve pankreas yetmezliğiyle ilerliyor. Henüz kesin bir tedavisi bulunmasa da yoğun destek tedavisiyle hasta yetişkin yaşlara kadar hayatına devam edebiliyor.</p>
<p><strong>Her lokmalarını özenle seçmeleri gerekiyor</strong></p>
<p><strong>Fenilketonüri:</strong> Fenilalanin isimli aminoasidin metabolize edilmesini sağlayan enzimin eksikliği sonucu oluşan bir hastalık. Ülkemizde 4 bin 500 kişiden birinde rastlanıyor. Yaşam boyu diyet ve takip gerektiriyor. Uygun tedavi uygulanmadığı takdirde ağır zihinsel engele neden olabiliyor. Bu nedenle hastaların her bir lokmalarını özenle seçmeleri gerekiyor. Günümüz tıp teknikleriyle doğum öncesi tanı konulabiliyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/adi-nadir-tedavisi-yetim-etkileri-agir-nadir-hastaliklar-444907">Adı nadir, tedavisi yetim, etkileri ağır: Nadir Hastalıklar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kilonuz dizlerinize ağır geliyor olabilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kilonuz-dizlerinize-agir-geliyor-olabilir-438596</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Feb 2024 12:10:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağır]]></category>
		<category><![CDATA[dizlerinize]]></category>
		<category><![CDATA[geliyor]]></category>
		<category><![CDATA[kilonuz]]></category>
		<category><![CDATA[olabilir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=438596</guid>

					<description><![CDATA[<p>Halk arasında yaygın olarak görülen diz ağrıları, kişinin günlük yaşam kalitesini önemli derecede etkiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kilonuz-dizlerinize-agir-geliyor-olabilir-438596">Kilonuz dizlerinize ağır geliyor olabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Halk arasında yaygın olarak görülen diz ağrıları, kişinin günlük yaşam kalitesini önemli derecede etkiliyor. Kilo kontrolü ve düzenli egzersize rağmen geçmeyen diz ağrısında mutlaka doktora başvurulması gerektiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Selim Şanel, “Dizde sıvı birikmesi ya da azalması veya aşırı kilo diz ağrılarına sebep olabiliyor. Aşırı kilo almaktan kaçınılması ve düzenli egzersiz yapılarak diz çevresindeki kasların güçlendirilmesi çok önemli” açıklamasında bulundu. </strong></p>
<p>Diz ağrılarının pek çok farklı nedeni olduğunu hatırlatan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Selim Şanel, “Bu ağrıların kaynağı kişiden kişiye değişiyor. Kırık ve çıkıklar, romatizmal hastalıklar-kireçlenme, iyi ve kötü huylu tümörler, bazı kan hastalıkları, enfeksiyonlar, spor yaralanmaları sonrası menisküs, kıkırdak, bağ yaralanmaları da diz ağrılarına yol açabiliyor” dedi.</p>
<p><strong>Fazla kilo dizlerdeki sıvı dengesini bozuyor</strong></p>
<p>Dizde ortaya çıkan şişliklerin; eklem içinde kayganlaştırıcı sıvı üreten hücrelerin fazla sıvı üretmesinden ya da hasarlanan bazı yapılarda kanama gerçekleşmesi sonucu da oluşabileceğini anlatan Prof. Dr. Selim Şanel, “Dizde sıvı azalması ise genelde romatizmal hastalıklarda ve kireçlenmede, bahsettiğimiz sıvının kayganlaştırıcı özelliğini yitirmesiyle ortaya çıkıyor. Bu sorunlardan korunmak için aşırı kilodan kaçınılması ve diz çevresindeki kasların güçlendirilmesi için düzenli egzersiz yapılması önemli” dedi. </p>
<p><strong>Dizler “bilinçli spor” ile korunabilir</strong></p>
<p>Özellikle spor yaralanmaları ve kazalar sonrası düşme, çarpma, diz dönmesi gibi durumlarda oluşan sorunların yanı sıra yaş ilerlemesi ve eklemin yıpranmasına bağlı sorunlarla da sık karşılaşıldığını belirten Prof. Dr. Selim Şanel, “Bu noktada, uzman denetimi ve önerisiyle yapılan özel diz egzersizleri ya da yaşa ve hastalığa uygun yapılabilecek yüzme, fitness, pilates, bisiklet, yoga gibi spor ve aktiviteler diz sağlığı için oldukça faydalı. Ancak kayak, snowboard, futbol, atletizm, güreş ve basketbol gibi sporlarda dikkatli olmakta fayda var” dedi. </p>
<p><strong>Çocuklarda zorlayıcı antrenmanlar riskli </strong></p>
<p>Çocuklara sporu sevdirmek ve sağlıklı sporcu nesiller yetiştirmek için yaşlarına uygun sporların, eğitimli bilinçli antrenörlerle yapılması ve antrenman sıklığına dikkat edilerek aşırı zorlamalardan kaçınılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Selim Şanel, “Ağır ve zorlayıcı antrenmanlar sonrası erken oluşan sakatlanmalar çocukları spordan uzaklaştırabilir. Dizde sakatlanma oluşmaması için ilgili bölgelerdeki kasları güçlendirmek ve bunun sürekliliğini sağlamak, yapılan sporda doğru teknikler kullanmak yaralanma ihtimalini de azaltır” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Diz sorunları nasıl tedavi ediliyor</strong></p>
<p>Diz yaralanmalarında medikal tedavi, enjeksiyon, fizik tedavi, breys kullanımı gibi geleneksel tedavilerin yanı sıra modern cerrahi tedavi yöntemlerinden de yararlanıldığını paylaşan Prof. Dr. Selim Şanel, “Diz eklemine optik aletle minik deliklerden ulaşarak uygulanan artroskopik cerrahi yönteminde menisküs yırtıkları, bağ yaralanmaları ve kıkırdak hasarları tedavi edilebiliyor. Bunun yanında kireçlenme veya eklem yüzeyini oluşturan kıkırdak yapıda ortaya çıkan hasarlara kök hücre ve PRP gibi enjeksiyon uygulamaları, ilerlemiş eklem yıpranmalarına ise eklem protezleri yapılabiliyor” dedi. Kök hücre tedavisi ile yağ doku veya kemik iliğinden alınan hücrelerin ekleme enjekte edilebildiğini kıkırdak dokudaki hasarlı alanın onarılabildiğini anlatan Prof. Dr. Selim Şanel, “PRP ve kök hücre uygulamaları, özellikle belirli boyuttaki ve derinlikteki kıkırdak, menisküs ve bağ hasarlarında uygulanıyor. Ancak elbette bu yöntemlerin hangisinin uygulanacağı ortopedi ve travmatoloji uzmanınca belirlenmeli ve hasta kararı da gözelilmeli” diye konuşu. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kilonuz-dizlerinize-agir-geliyor-olabilir-438596">Kilonuz dizlerinize ağır geliyor olabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osmangazi&#8217;de 2023 yılında kaçak yapılara ağır darbe</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/osmangazide-2023-yilinda-kacak-yapilara-agir-darbe-430999</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Dec 2023 10:40:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ağır]]></category>
		<category><![CDATA[darbe]]></category>
		<category><![CDATA[kaçak]]></category>
		<category><![CDATA[osmangazide]]></category>
		<category><![CDATA[yapılara]]></category>
		<category><![CDATA[yılında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=430999</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaçak yapılaşma ile mücadeleye 2023 yılında da hız kesmeden devam eden Osmangazi Belediyesi, yıl içerisinde toplam 87 kaçak yapıyı yıktı. Belediye ekipleri, yıl içerisinde 68 metruk yapının da yıkımını gerçekleştirerek ilçeye nefes aldırdı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osmangazide-2023-yilinda-kacak-yapilara-agir-darbe-430999">Osmangazi&#8217;de 2023 yılında kaçak yapılara ağır darbe</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kaçak yapılaşma ile mücadeleye 2023 yılında da hız kesmeden devam eden</p>
<p>Osmangazi Belediyesi, yıl içerisinde toplam 87 kaçak yapıyı yıktı. Belediye ekipleri,</p>
<p>yıl içerisinde 68 metruk yapının da yıkımını gerçekleştirerek ilçeye nefes aldırdı.</p>
<p>Osmangazi Belediyesi, hayata geçirdiği kentsel dönüşüm ve gelişim çalışmaları ile</p>
<p>bir yandan Osmangazi’nin çehresini değiştirirken diğer yandan da ilçeyi kaçak ve</p>
<p>metruk yapılardan temizlemek adına yoğun bir mesai ortaya koyuyor. 2023 yılı</p>
<p>içerisinde özellikle Bursa Ovası üzerinde ruhsatsız olarak inşa edilen yapıları tek</p>
<p>tek yıkarak verimli tarım arazilerinin kaçak yapılaşma ile talan edilmesine müsaade</p>
<p>etmeyen Osmangazi Belediyesi, Türkiye’nin turizm cenneti Uludağ’ı da kaçak</p>
<p>yapılardan temizlemek adına da örnek bir çalışma ortaya koydu. İlçenin dört bir</p>
<p>tarafını karış gezerek kaçak yapıları mercek altına alan Yapı Kontrol Müdürlüğü</p>
<p>ekipleri, yıl içerisinde toplam 87 kaçak yapıyı yıktı. Belediye yetkilileri, vatandaşları</p>
<p>ruhsatsız ve kaçak yapılaşmaya yönelmemeleri hususunda her fırsatta uyardı.</p>
<p>Osmangazi Belediyesi, özellikle uyuşturucu madde kullanıcılarının mesken</p>
<p>edinmeleri sebebiyle mahalle sakinlerinin şikayetine sebep olan metruk binaların</p>
<p>yıkılması için de hummalı bir çalışma ortaya koydu. Belediye ekipleri, 2023 yılında</p>
<p>68 metruk binayı yıktı. Ayrıca mülk sahipleri tarafından tadilatı yapılan 18 binayı da</p>
<p>metruk durumdan kurtardı.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osmangazide-2023-yilinda-kacak-yapilara-agir-darbe-430999">Osmangazi&#8217;de 2023 yılında kaçak yapılara ağır darbe</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Terör örgütüne ağır darbe</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/teror-orgutune-agir-darbe-414233</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Oct 2023 06:52:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ağır]]></category>
		<category><![CDATA[darbe]]></category>
		<category><![CDATA[örgütüne]]></category>
		<category><![CDATA[terör]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=414233</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mardin'in Nusaybin ilçesinde terör örgütü PKK'ya yönelik düzenlenen operasyonda; biri turuncu, biri gri kategoride olmak üzere 2 teröristin etkisiz hale getirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/teror-orgutune-agir-darbe-414233">Terör örgütüne ağır darbe</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: &#8220;Mardin Nusaybin&#8217;de sözde Ömeryan bölgesinde Mardin İl Jandarma Komutanlığımızca gerçekleştirilen Şehit Jandarma Asb.Üçvş. Mehmet Gündüz Operasyonu kapsamında, kahraman komandolarımız ve güvenlik korucu timlerimizle, teröristler arasında sıcak temas sağlandı. Çatışmada 2 BTÖ üyesi terörist silahlarıyla birlikte etkisiz hale getirildi.</p>
<p>Teröristlerden biri İçişleri Bakanlığı Terör Arananlar Listesinde turuncu kategoride bulunan Nurhak Derik Gap kod adlı Ramazan Temel, diğeri ise gri kategoride bulunan Yılmaz kod adlı Bilal Şahin&#8217;di.</p>
<blockquote class="twitter-tweet" data-width="500" data-dnt="true">
<p lang="tr" dir="ltr">MARDİN NUSAYBİN İLÇESİ SÖZDE ÖMERYAN BÖLGESİNDE;</p>
<p><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f7e7.png" alt="🟧" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> 1&#x20e3;’İ TURUNCU <br /><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2b1c.png" alt="⬜" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> 1&#x20e3;’İ GRİ KATEGORİDE OLMAK ÜZERE </p>
<p>2&#x20e3; TERÖRİST ETKİSİZ HALE GETİRİLDİ<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2757.png" alt="❗" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></p>
<p>ŞEHİTLERİMİZİN KANI YERDE KALMADI<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2757.png" alt="❗" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></p>
<p>28 Nisan 2023&#39;te Jandarma Asb.Üçvş.Mehmet GÜNDÜZ işte bu hain teröristlerce aynı yerde Nusaybin’de… <a href="https://t.co/c57cwOiJ1F">pic.twitter.com/c57cwOiJ1F</a></p>
<p>&mdash; Ali Yerlikaya (@AliYerlikaya) <a href="https://twitter.com/AliYerlikaya/status/1713061843751591944?ref_src=twsrc%5Etfw">October 14, 2023</a></p></blockquote>
<p><script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p>
</p></div>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/teror-orgutune-agir-darbe-414233">Terör örgütüne ağır darbe</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Enfeksiyonun En Ağır Hali: Sepsis</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/enfeksiyonun-en-agir-hali-sepsis-404434</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 Sep 2023 08:40:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağır]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyonun]]></category>
		<category><![CDATA[halı]]></category>
		<category><![CDATA[sepsis]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=404434</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sepsis için kısa bir tanımlama gerekirse “vücuttaki en ağır enfeksiyon hali” denilebilir. Sepsiste vücut, ağır enfeksiyonlara aşırı tepki verir</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/enfeksiyonun-en-agir-hali-sepsis-404434">Enfeksiyonun En Ağır Hali: Sepsis</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sepsis için kısa bir tanımlama gerekirse “vücuttaki en ağır enfeksiyon hali” denilebilir. Sepsiste vücut, ağır enfeksiyonlara aşırı tepki verir. Bu, öyle ileri düzeyde bir tepki olur ki, organ yetmezliğinden hayat kaybına kadar önemli sonuçlara yol açar. Halk arasında “kan zehirlenmesi” olarak da bilinen sepsisin nedeni; virüs ya da bakteriler. Peki, hayatımızın çeşitli dönemlerinde farklı nedenlerle enfeksiyon atlattığımız halde, enfeksiyon nasıl en ağır hale gelerek sepsise dönüşüyor? Hayatı nasıl tehdit edebilir hale geliyor? Önlem almak mümkün mü? Bu soruları <strong>Acıbadem Ataşehir Hastanesi Yoğun Bakım Sorumlusu Prof. Dr. İsmail Cinel’e </strong>sorduk ve<strong> </strong>sepsis hakkında bilinmesi gerekenleri öğrendik. </p>
<p> </p>
<p>Dünyada her 5 kişiden birinin ölüm nedeni, sepsis! Hal böyle olunca, sepsis riskini bilmek, düşünmek ve önlem almak gerekiyor. Üstelik yalnızca tıp dünyasının değil, bireylerin de aktif olarak alabileceği önlemler var. Covid-19 pandemisi, dünya çapında enfeksiyonların yol açabileceği büyük riskleri hepimize hatırlattı. 2 yıl boyunca milyonlarca cana mal olan ve hayatımızı alt üst eden pandemi sürecinde pek çok hasta yoğun bakım tedavisi gördü. Ancak Covid-19 nedeniyle yoğun bakımda tedavi gören ve hayatını kaybeden her yüz hastadan 95’inin ölüm nedeni, Covid ilişkili sepsis oldu. Prof. Dr. İsmail Cinel, “Sepsiste vücut, enfeksiyonlara karşı anormal ve düzensiz yanıt veriyor; organların işlevi bozuluyor ve yetersiz kalıyor. Dolayısıyla sepsis, yaşamı tehdit eden klinik bir tablo haline geliyor. Sepsis, ancak yoğun bakım servislerinde tedavi edilecek bir hastalık ve yine yoğun bakımların en ölümcül hastalığı olarak kabul ediliyor” diyor. </p>
<p><strong>Bağışıklık düzeyini yükseltin</strong></p>
<p>Sepsis, dünyada her yıl 12 milyon insanın ölümüne yol açıyor. Üstelik bebeklikten yaşlılığa kadar her dönemde kişinin karşılaşabileceği bir risk. Tıp dünyasında sepsis riskini düşürecek yeni tedavi yöntemleri kadar önleyici yöntemlerin de araştırıldığını belirten Prof. Dr. İsmail Cinel önemli uyarılarda bulunuyor. “Kişilerin de bu riskten uzak durmak için yapması gerekenler var. Öncelikle kişisel temizliğe dikkat etmek gerekiyor. Elleri yıkamak çok ama çok önemli. Araştırmalar enfeksiyon etkenlerinin en sık eller yoluyla vücudumuza girdiğini gösteriyor. Elleri yıkamak kadar damlacık yoluyla bulaşın artığı salgın dönemlerinde maske kullanımı da yaşamsal öneme sahip. Onun dışında bağışıklığını güçlü tutacak; sağlıklı beslenme, düzenli uyku, egzersizi hayatının olmazsa olmazları haline getirmesi gerekiyor. Zira enfeksiyonlar bağışıklığın düşük olduğu zamanlarda daha ağır seyrediyor” diyor. Ancak her zaman bağışıklığı bu yollarla yükseltmek mümkün değil. Bazı genetik ya da kronik hastalıklarda ve bazı durumlarda bağışıklık düşük seyrediyor ki bu da enfeksiyonlara davetiye çıkması, bazen de sespis gelişmesi anlamına geliyor.</p>
<p><strong>Kimler risk altında?</strong></p>
<p>Hastanede yatan hastaların ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer alan sepsisin hastaneye tekrar yatışlarda da yine listenin başında yer aldığını belirten Prof. Dr. Cinel, risk altındaki gruplar hakkında şu bilgileri veriyor:</p>
<p>“1 yaş altı bebekler veya 75 yaş üzeri kişiler, kronik hastalar, hamileler, kanser gibi bağışıklık sistemini baskılayan hastalar, organ nakli ameliyatı geçirenler ve uzun süre yoğun bakımda ya da hastanede yatan kişiler daha fazla risk altında oldukları için bu gruplarda enfeksiyon gelişmesi açısından belirli zamanlarda risk faktörlerinin değerlendirilmesi, immunizasyon ya da bağışıklamanın gözden geçirilmesi ve tamamlanması sepsis riskinin gelişmesini önlemek açısından çok önemli!” </p>
<p> </p>
<p>Dünyada giderek yaşlı nüfusun artmasının sepsis riskini artıracağını belirten Prof. Dr. İsmail Cinel, bu durumun genellikle yaşlılarda bağışıklığın gençlere göre daha düşük olmasından kaynaklandığına dikkat çekerken “Sepsis gelişen hastaların 2/3 kadarının yaşlılar olduğu tahmin ediliyor. Sepsis tanısı konduktan sonra 28 gün içinde hayatını kaybeden 75 yaş üstü hastalarda,  sepsise yanıt olarak görülen klinik ve laboratuvar değişikliklerin orta yaşlılara göre daha hafif veya yüzeysel olduğu görülüyor. Bu hastaların üçte birinde kan ve enfeksiyon yerinden alınan kültürler de negatif sonuçlanıyor yani yaşlılarda sepsis tanısı daha zor konuyor” diyor. </p>
<p><strong>8 önemli belirti var! </strong></p>
<p>Acıbadem Ataşehir Hastanesi Yoğun Bakım Sorumlusu Prof. Dr. İsmail Cinel sepsisin önemli 8 belirtisini şöyle sıraladı:</p>
<ul>
<li>Titreme, ateş veya vücut ısısında düşüklük, </li>
<li>Şiddetli halsizlik/kas ağrıları, </li>
<li>“Ölecek gibi” hissetme, </li>
<li>Bilinç değişikliği/sersemlik, </li>
<li>Sık nefes alıp verme/nefes darlığı, </li>
<li>Öksürük, </li>
<li>Kalp çarpıntısı/nemli ve soğuk cilt, </li>
<li>Gün boyu idrar yapamama </li>
</ul>
<p> </p>
<p>Bunlardan bir ya da bir kaçının görüldüğü durumlarda acilen en yakın sağlık kuruluşuna gitmek gerekiyor. </p>
<p><strong> Erken tanı hayat kurtarıyor </strong></p>
<p>Çok ciddi hayati riskler taşıyan sepsiste, pek çok hastalıkta olduğu gibi erken tanı çok önemli. Bunun için toplumda öncelikle sepsis farkındalığının artırılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. İsmail Cinel şunları söylüyor: “Toplumsal farkındalık, önlenebilir ölüm nedenlerinin başında gelen sepsisin görülme sıklığını da düşürecektir. Farkındalık şu şekilde olmalı: Öncelikle kişisel temizlik konusundaki bilinç yükselmeli. Sık sık ellerin yıkanması, yiyecek ve içeceklerin hijyenine dikkat edilmesi gibi. Enfeksiyonlara karşı aşı olmak da olası hastalık risklerini bertaraf eder. Ayrıca özellikle bağışıklığı düşük kişilerin enfeksiyon belirtilerini ciddiye alması, hastaneye başvurmayı ötelememesi erken tanı olanağını da artırarak, tedavi başarısının yükselmesini sağlar.”</p>
<p><strong>Kurumlara düşen roller de var!</strong></p>
<p>Prof. Dr. İsmail Cinel, kişiler kadar, tüm dünyadaki kurum ve kuruluşlara da bu konuda rol düştüğünü belirterek “Temiz su kaynaklarının sağlanması, kamusal temizliğe dikkat edilmesi gibi yönetimlerin yapacağı görevlerin yanı sıra hastanelerde doğum yapılan ortamların hijyeni, özellikle yoğun bakımlar ve ameliyathaneler başta olmak üzere enfeksiyon önleyici uygulamalara sıkı şekilde uyulması, doğru tedavilerle hastanede yatış sürelerinin kısaltılması, hastanelerdeki sağlık çalışanlarının, değişim hızının az olması, hastanelerde havalandırma sistemlerinin son teknoloji ile donatılmış olması gibi faktörler de sepsis gelişme oranını düşürecek önlemlerdendir” diyor. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/enfeksiyonun-en-agir-hali-sepsis-404434">Enfeksiyonun En Ağır Hali: Sepsis</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vakalar artıyor! 1 yaş altı bebekler ağır kızamık için risk altında!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/vakalar-artiyor-1-yas-alti-bebekler-agir-kizamik-icin-risk-altinda-398129</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Aug 2023 11:54:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağır]]></category>
		<category><![CDATA[altı]]></category>
		<category><![CDATA[altında]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[bebekler]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[kızamık]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[vakalar]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=398129</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) 31 Mayıs tarihinde yayınlandığı Avrupa Bölgesi Kızamık Raporuna göre, Mayıs 2022'den Nisan 2023'e kadar olan dönemde Avrupa genelinde en çok kızamık vakasının Türkiye'den bildirildiği görüldü.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vakalar-artiyor-1-yas-alti-bebekler-agir-kizamik-icin-risk-altinda-398129">Vakalar artıyor! 1 yaş altı bebekler ağır kızamık için risk altında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Son dönemde kızamık vakalarındaki artışın en büyük nedeninin aşısız ya da eksik aşılı çocuklar olduğu biliniyor. Kızamık vakalarının artması nedeniyle Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı, 2019 yılında 1 yaşında uygulanan kızamık-kızamıkçık-kabakulak (KKK) aşısına ek olarak 9. ayda da aşı yapılması kararı aldı. Halen hem 9. ayda hem de 12. ayda yapılan kızamık aşısı süt ve yumurta ihtiva ettiği için sorun yaşandığını belirten Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği (AİD), yaptığı basın açıklamasında, “1 yaş altı bebekler, ağır kızamık için risk altındadır. Kızamık aşıları süt ya da yumurta proteini içerebildiğinden alerjisi olan çocuklarda alerjik reaksiyonlara neden olma ihtimali olsa da, önlemler alınarak aşı uygulaması yapılabilir” dedi. </strong></p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) 31 Mayıs tarihinde yayınlandığı Avrupa Bölgesi Kızamık Raporuna göre, Mayıs 2022&#8217;den Nisan 2023&#8217;e kadar olan dönemde Avrupa genelinde en çok kızamık vakasının Türkiye&#8217;den bildirildiği görüldü. Mayıs 2022&#8217;den Nisan 2023&#8217;e kadar bildirilen 4 bin 544 kızamık vakasının yüzde 95&#8217;i, Türkiye, Rusya ve Tacikistan&#8217;da saptandı. Türkiye&#8217;nin 1543 kızamık vakası ile ilk sırada yer aldığı belirtilirken, Rusya 1129 vaka ile ikinci sırada, Tacikistan ise 568 vaka ile üçüncü sırada yer aldı.</p>
<p>Kızamık vakalarında aşısız ya da eksik aşılıların çoğunlukta olduğu görüldü. Özellikle kızamık komplikasyonları ve ölüm açısından en riskli 5 yaş altında aşılanma durumu açısından vakalar değerlendirildiğinde 1 yaş altında vakaların neredeyse tümünün, 1-4 yaşta ise yarısından fazlasının aşısız olduğu ortaya çıktı. </p>
<p><strong>“Alerjik çocukların aşıları önlemler alınarak yapılabilir”</strong></p>
<p>Konuyu yakından takip eden <strong>Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği (AİD) </strong>yaptığı basın açıklamasında, aşılamanın önemini vurguladı. Aşının içinde bulunan süt ve yumurta proteinlere karşı alerjik reaksiyon gösterebilme ihtimali olan çocuklar için de bu aşının mümkün olduğunun altını çizdi ve şu açıklamalarda bulundu:</p>
<p>“Kızamık-kızamıkçık-kabakulak aşısından sonra alerjik reaksiyonlar oldukça nadirdir. İnek sütü ve yumurta dışında başka bir besine alerjisi olan çocuklarda, alerjisi olmayan çocuklarda alınan önlemler eşliğinde kızamık aşısı yapılabilir. Kanlı, mukuslu kakası veya egzaması olup inek sütü alerjisi ya da yumurta alerjisi teşhisi konan çocuklara, alerjisi olmayan çocuklarda alınan önlemler eşliğinde kızamık aşısı yapılabilir. İnek sütü veya yumurta ile karşılaştıktan kısa bir süre içinde ciltte kızarıklık, kaşıntı, şişlik, kusma gibi yakınmaları olan çocuklara çocuk doktoru gözetiminde aşı yapılmalıdır.   Şiddetli inek sütü veya yumurta alerjisi olup veya daha önce bu besinlerle alerjik şok (anafilaksi) geçirmiş çocuklar, aşı yapılmadan önce mutlaka çocuk alerji immünoloji uzmanına sevk edilmelidir.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vakalar-artiyor-1-yas-alti-bebekler-agir-kizamik-icin-risk-altinda-398129">Vakalar artıyor! 1 yaş altı bebekler ağır kızamık için risk altında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnci Akü, Japon Teknolojili Ağır Vasıta Ürünlerinin Garanti Süresini 2 Yıla Uzattı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/inci-aku-japon-teknolojili-agir-vasita-urunlerinin-garanti-suresini-2-yila-uzatti-371135</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Apr 2023 12:40:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[ağır]]></category>
		<category><![CDATA[akü]]></category>
		<category><![CDATA[garanti]]></category>
		<category><![CDATA[inci]]></category>
		<category><![CDATA[japon]]></category>
		<category><![CDATA[süresini]]></category>
		<category><![CDATA[teknolojili]]></category>
		<category><![CDATA[ürünlerinin]]></category>
		<category><![CDATA[uzattı]]></category>
		<category><![CDATA[vasıta]]></category>
		<category><![CDATA[yıla]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=371135</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyanın enerji uzmanı İnci Akü, yük taşımacılığı yapan ağır vasıta ticari araçlarda kullanılan Formul A Taurus Heavy Duty, Maxim A Gorilla Heavy Duty ve EFB Pantera Heavy Duty serilerinin mevcut 1 yıllık garanti süresini 2 yıla uzattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/inci-aku-japon-teknolojili-agir-vasita-urunlerinin-garanti-suresini-2-yila-uzatti-371135">İnci Akü, Japon Teknolojili Ağır Vasıta Ürünlerinin Garanti Süresini 2 Yıla Uzattı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dünyanın enerji uzmanı İnci Akü, yük taşımacılığı yapan ağır vasıta ticari araçlarda kullanılan Formul A Taurus Heavy Duty, Maxim A Gorilla Heavy Duty ve EFB Pantera Heavy Duty serilerinin mevcut 1 yıllık garanti süresini 2 yıla uzattı.  </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Akü sektörünün öncü şirketi İnci GS Yuasa’nın lokomotif markası İnci Akü, tüketici odaklı yaklaşımı ile müşterilerinin ihtiyaçlarını karşılayacak uygulamalar sunmaya devam ediyor. İnci Akü, üstün Japon teknolojisi ile geliştirilen İnci Akü Formul A Taurus Heavy Duty, İnci Akü Maxim A Gorilla Heavy Duty ve İnci Akü EFB Pantera Heavy Duty büyük akü serilerinin garanti sürelerini 2 yıla uzattı. </p>
<p> </p>
<p>İnci GS Yuasa Kurumsal İletişim ve Pazarlama Müdürü Gökçe Yılancıoğlu Tellici, yenilikçi ürünleri ile sektöre dinamizm katmaktan memnun olduklarını belirterek “Sunduğumuz tüm ürünlerde teknoloji ve inovasyonu odağımızda tutarken müşterilerimizin beklentilerini önceliğimize alıyoruz. İnci Akü olarak; Formul A Taurus Heavy Duty, Maxim A Gorilla Heavy Duty ve EFB Pantera Heavy Duty ürünlerimizi tasarlarken sürücülerin yüksek elektrik tüketicileri ve ilave donanımlara sahip de ağır vasıta araçlarda uzun çevrim ömrü ve zorlu yol şartlarında çalışan araçlarda yüksek titreşim direnci gibi aküden beklentilerini karşılamaya özen gösterdik. EVR (Extra Vibration Resistant) teknolojisine sahip yüksek performanslı akülerimizle, tüketicilerimizin güvenli bir yolculuk yapmalarını desteklemeyi amaçlıyoruz.  Bu kapsamda, ürünlerimizin 1 yıl olan garanti sürelerini 2 yıla uzattık. İnci GS Yuasa olarak bu uygulamamız ile hem tüketicilerimizin memnuniyetini sürdürmeyi hem de ağır vasıta araç segmentindeki kalitemizin ve iddiamızın altını çizmeyi hedefliyoruz.” dedi.</p>
<p> </p>
<p>İnci Akü <strong>Formul A Taurus Heavy Duty,</strong> 2 kata kadar daha uzun ömrü* ve 10 kata kadar daha uzun süre titreşim direnci* ile en zorlu koşullara meydan okuyarak yolun başından sonuna kadar yüksek dayanıklılık vadediyor. Ağır vasıta araçların kesintisiz performans göstermesi için gereken enerjinin üretilmesini sağlayan ve maksimum gücün EVR teknolojisi ile buluştuğu <strong>Maxim A Gorilla,</strong> 2,5 kata kadar daha uzun ömrü* ile yoğun şehir trafiğinde dağıtım, taşıma ve ulaşım sağlayan araçlar için yolun başından sonuna kadar yüksek performans gösteriyor. Start-stop ve yüksek elektriksel donanıma sahip uzun yol araçları için özel olarak geliştirilen <strong>Pantera Heavy Duty, </strong>2,5 kata kadar daha uzun ömrü* ve 60 kata kadar daha uzun süre titreşim direnci* ile ağır vasıta araç sürücülerine yolun başından sonuna kadar üstün performans ve güç sunuyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/inci-aku-japon-teknolojili-agir-vasita-urunlerinin-garanti-suresini-2-yila-uzatti-371135">İnci Akü, Japon Teknolojili Ağır Vasıta Ürünlerinin Garanti Süresini 2 Yıla Uzattı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şansal Büyüka &#8220;Jorge Jesus&#8217;un kırmızı kart görmesi bana göre ağır bir karar oldu&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sansal-buyuka-jorge-jesusun-kirmizi-kart-gormesi-bana-gore-agir-bir-karar-oldu-359732</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Mar 2023 15:40:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[ağır]]></category>
		<category><![CDATA[bana]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[büyüka]]></category>
		<category><![CDATA[göre]]></category>
		<category><![CDATA[görmesi]]></category>
		<category><![CDATA[jesusun]]></category>
		<category><![CDATA[jorge]]></category>
		<category><![CDATA[karar]]></category>
		<category><![CDATA[kart]]></category>
		<category><![CDATA[kırmızı]]></category>
		<category><![CDATA[oldu]]></category>
		<category><![CDATA[şansal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=359732</guid>

					<description><![CDATA[<p>Duayen gazeteci Şansal Büyüka, D-Smart’da Skorer TV’ muhabiri Nergis Aşkın’ın sorularını yanıtladı. “Şansal Büyüka ile Dobra Dobra” programında Şansal Büyüka özetle şunları söyledi:</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sansal-buyuka-jorge-jesusun-kirmizi-kart-gormesi-bana-gore-agir-bir-karar-oldu-359732">Şansal Büyüka &#8220;Jorge Jesus&#8217;un kırmızı kart görmesi bana göre ağır bir karar oldu&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Duayen gazeteci Şansal Büyüka, D-Smart’da  Skorer TV’ muhabiri  Nergis Aşkın’ın  sorularını yanıtladı. “Şansal Büyüka ile Dobra Dobra” programında   Şansal Büyüka özetle şunları söyledi:</p>
<p>“26.Haftanın en önemli maçı Konyaspor – Galatasaray karşılaşmasıydı. 9 Haftadır kazanamayan son 5 haftadır da gol dahi atamayan Konyaspor’un, 14 haftadır puan kaybetmeyen Galatasaray’ı yenmesi bana göre haftanın olayıydı.</p>
<p>Konyaspor – Galatasaray maçının iki tane kırılma anı var. Birincisi, oyunun başında Ahmet Oğuz’un, Dubois’e yaptığı hareketden sonra mutalaka bir kırmızı kart gerekiyordu. Neredeyse 80 dakika 10 kişi kalmış bir Konyaspor, Galatasaray’ı yenebilir miydi? Bana göre yenemezdi. İkinci kırılma anı ise Galatasaray savunmasının geniş alanda oynaması. Rakibine çok fazla boş alan bırakınca, Konyaspor’lu oyunculara top sürme imkanı sağlandı. Mertens ile Torreira’nın eksikliği burada çok hissedildi. Mertens oynamadığı zaman Galatasaray iki vites geriye düşüyor.</p>
<p>Okan Buruk, 1-0 öndeyken defansif anlamda dar alana geçip, savunmanın önünü kapatması gerekirdi. Nelsson yok, Abdülkerim ise eski takımına karşı deplasmanda ilk defa oynaması psikolojisini etkileyebilir. Konyaspor da bu eksiklikleri iyi kullandı ve maçı kazandı.</p>
<p>14 Maç sıradışı bir seriydi. Ancak Galatasaray’ın bu kadro kalitesiyle düşüşe geçeceğin düşünmüyorum. Sezon başında kötü oynamasına rağmen, kaliteli ayaklarıyla sonuca ulaşmıştı.</p>
<p>Jorge Jesus’un, Fenerbahçe’yi kafasında bitirmesine gerek yok. Zaten sözleşmesi 1 yıllık ve mayıs ayında bitiyor. Ancak sezon başındaki isteğinin olmadığı da çok açık. Sezon başında hakemleri koruyan, kollayan Jesus gitti, Türkiye’deki sert futboldan dolayı adamın kimyası da bozuldu. Onu da kendimize benzettik. Giderse niye gitti demem açıkcası. Jesus’un kırmızı kart görmesi bana göre ağır bir karar oldu.</p>
<p>Alanyaspor’un golüne nizami çizgi çekip golünü veriyorsanız, Fenerbahçe’nin golünde bunu yapamayıp, golü de vermeyip görüntülerle, çizgileri insanları tatmin edemiyorsanız ortada bir kuşku yaratıyorsunuz. Bu kez de kulüpler açıklama yapıyor ve bize operasyon çekiliyor diyorlar.</p>
<p>Fenerbahçe’de arka arkaya 2 deplasmanda yaşanan puan kayıpları, Fenerbahçe’yi şampiyonluk yarışında kafa olarak bitirdi.</p>
<p>Altay Bayındır Türkiye’nin en önemli bir iki kalecisinden biri. Sözleşmesinin uzatılması bana göre çok doğru bir karar. Hep yediği gollere bakıyorlar ama kurtardıklarını görmüyorlar. Sevilla maçlarında Fenerbahçe’ye çok yazık oldu. Fenerbahçe büyük bir kulüp ve büyük takımlarda büyük oyuncular oynar. Bunu hatırlamaları gerekiyor. Fenerbahçe’nin daha kaliteli transferlere ihtiyacı var.</p>
<p>Beşiktaş sezona Şenol Güneş ile başlasaydı her şey daha farklı olurdu. Aboubakar ve Redmond’ın attığı goller, sezonun en iyi golleri arasına girecektir. İşte golcü dediğin Aboubakar gibi olur.</p>
<p>Trabzonspor kulübünün borcu çok fazla ve transferleri tutmadı. Ama her ne olursa olsun bu kadar fazla bir düşüş olmaması gerekiyordu. Sezona bir yılgınlıkla, bıkkınlıkla başladılar o yüzden bu sonucu doğal karşılıyorum. Fatih Tekke Trabzonspor’un yeni teknik direktörü olursa hayır demem. Onda o parıltıyı görüyorum. Ancak Türkiye’de hocalığın yapılacağı en zor yer neresi diye sorarsanız, ben Trabzonspor derim.</p>
<p>Lale Orta’nın yayıncı kuruluşa müdahalesini skandal buluyorum. Deniz Çoban ve Bülent Yıldırım o müdahaleyi kabul etmemişler. Deniz Çoban ile konuştuğumda, VAR odasından gelen görüntüye de bakacağım diyor, gene kırmızı kart gene kırmızı kart. Bizim fikrimiz değişmez dedi. Bu kadar titiz olmak istiyorsanız, bu titizliği hakemlerinizi yetiştirirken gösterin. TFF, MHK herkes yanlış yolda.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sansal-buyuka-jorge-jesusun-kirmizi-kart-gormesi-bana-gore-agir-bir-karar-oldu-359732">Şansal Büyüka &#8220;Jorge Jesus&#8217;un kırmızı kart görmesi bana göre ağır bir karar oldu&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
