<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Açlık | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/aclik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/aclik</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 09 Apr 2026 09:53:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>Açlık | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/aclik</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Olumsuz duygular duygusal yeme bozukluğunu tetikliyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/olumsuz-duygular-duygusal-yeme-bozuklugunu-tetikliyor-626308</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Apr 2026 09:53:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Açlık]]></category>
		<category><![CDATA[aydın]]></category>
		<category><![CDATA[bozukluğunu]]></category>
		<category><![CDATA[duygular]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal]]></category>
		<category><![CDATA[Duygusal Yeme]]></category>
		<category><![CDATA[etme]]></category>
		<category><![CDATA[faktörler]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[kaygı]]></category>
		<category><![CDATA[olumsuz]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[stres]]></category>
		<category><![CDATA[tetikliyor]]></category>
		<category><![CDATA[yeme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=626308</guid>

					<description><![CDATA[<p>Olumsuz duyguların yeme davranışını değiştirebildiğini belirten uzmanlar, duygusal yeme bozukluğunun sonuçlardan biri olduğunu söylüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/olumsuz-duygular-duygusal-yeme-bozuklugunu-tetikliyor-626308">Olumsuz duygular duygusal yeme bozukluğunu tetikliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Olumsuz duyguların yeme davranışını değiştirebildiğini belirten uzmanlar, duygusal yeme bozukluğunun sonuçlardan biri olduğunu söylüyor.</strong></p>
<p><strong>Kişinin fiziksel açlıktan ziyade stres, yalnızlık, kaygı, öfke gibi olumsuz duygulara tepki olarak yemek yemesiyle ortaya çıktığını ifade eden Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Açlık sinyallerinden çok duygusal uyarıcılarla tetiklenir.” dedi. Psikolojik faktörler, sosyal faktörler ve öğrenilmiş davranış örüntülerinin duygusal yeme davranışının gelişiminde etkili olduğuna dikkat çeken Aydın, duygusal yemede temel kaygının kilo değil, duyguları yönetmek olduğunu vurguladı. Aydın ayrıca, açlık günlüğü tutmanın, bireyin yeme anındaki duygu-düşünce ilişkisini fark etmesine yardımcı olabildiğini aktardı.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Cumali Aydın, duygusal yeme davranışının tetikleyici faktörleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Duygusal yeme açlık sinyallerinden çok duygusal uyarıcılarla tetiklenir!</strong></p>
<p>Duygusal yeme bozukluğunun, kişinin fiziksel açlıktan ziyade stres, yalnızlık, kaygı, öfke gibi olumsuz duygulara tepki olarak yemek yemesiyle ortaya çıkan bir yeme davranışı olduğunu ifade eden Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Açlık sinyallerinden çok duygusal uyarıcılarla tetiklenir.” dedi.</p>
<p>Fiziksel açlığın yavaş geliştiğini aktaran Aydın, “Her türlü yiyecekle giderilebilir ve doyma hissiyle son bulur. Oysa duygusal açlık ani başlar, genellikle yüksek kalorili yiyeceklere yöneltir ve doyma hissine rağmen devam edebilir. Sınav öncesinde çikolata krizine giren bir öğrenci, aslında fizyolojik açlığını değil kaygı kaynaklı duygusal açlığını gidermeye çalışıyor olabilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Duygusal yemede kişi kilo kaygısını ikincil düzeyde yaşar!</strong></p>
<p>Duygusal yeme bozukluğunun klinik yeme bozukluklarından farklı olduğuna işaret eden Klinik Psikolog Cumali Aydın, şunları söyledi:</p>
<p>“Ruhsal bozukluklar arasında, anoreksiya nervoza veya bulimia nervoza gibi bağımsız bir tanı kategorisi olarak geçmez, daha çok yeme davranışını etkileyen bir eğilimdir. Klinik yeme bozukluklarında kilo, beden algısı ve davranış üzerinde ciddi bozulmalar olurken, duygusal yemede bireyin temel kaygısı kilo değil, duygularını regüle etmektir. Anoreksiyada kişi kilo almaktan yoğun korku duyar ve besin kısıtlamasına giderken, duygusal yemede kişi stresle başa çıkmak için aşırı yemek yer ama kilo kaygısını ikincil düzeyde yaşar.”</p>
<p><strong>Duygusal yeme davranışını tetikleyen farklı faktörler var!</strong></p>
<p>Duygusal yeme davranışının gelişiminde etkili olan faktörlere değinen Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Öz düzenleme becerilerinin zayıflığı, düşük benlik saygısı, kaygı bozuklukları gibi psikolojik faktörler; aile içinde yiyecekle ödüllendirilme, stresli yaşam olayları, sosyal destek eksikliği gibi sosyal faktörler ve öğrenilmiş davranış örüntüleri etkilidir.” dedi.</p>
<p>Çocuklukta ağladığında yiyecekle sakinleştirilen bir bireyin, yetişkinlikte de benzer bir baş etme biçimini sürdürebileceğine işaret eden Aydın, “Araştırmalar, duygusal yemenin özellikle ergenlik ve genç yetişkinlik döneminde daha yaygın görüldüğünü, çünkü bu dönemde kimlik gelişimi ve sosyal ilişkilerdeki stresin yoğun olduğunu göstermektedir.” bilgisini verdi.</p>
<p><strong>Açlık günlüğü, kişinin ne zaman ve hangi duygularla yemek yediğini anlamasına yardımcı olabilir!</strong></p>
<p>Duygusal yeme davranışını fark etmek için kişinin, yeme anındaki duygu-düşünce ilişkisini gözlemlemesi ve açlık sinyallerini ayırt etmesi gerektiğini vurgulayan Klinik Psikolog Cumali Aydın, şöyle devam etti:</p>
<p>“Günlük tutmak veya ‘açlık günlüğü’ oluşturmak, kişinin ne zaman ve hangi duygularla yemek yediğini anlamasına yardımcı olur. İşten geldikten sonra aslında tok olmasına rağmen stresten dolayı sürekli atıştıran biri, fiziksel açlık değil duygusal açlıkla hareket ettiğini fark edebilir. Ayrıca yeme sonrası suçluluk ve pişmanlık duygularının sık yaşanması da önemli bir ipucudur.”</p>
<p><strong>Sosyal medyadaki ‘mükemmel beden’ kültürü, duygusal yemeyi tetikleyebilir!</strong></p>
<p>Modern yaşamın hızlı temposunun, yoğun stres faktörleri ve sosyal medyanın ideal beden algısını sürekli dayatmasının, duygusal yeme davranışını güçlendiren unsurlar arasında olduğunu kaydeden Aydın, “Özellikle sosyal medyada karşılaştırma yapma eğilimi ve ‘mükemmel beden’ kültürü, bireylerde stres ve yetersizlik duygusu yaratırken, bu duygular duygusal yemeyi tetikleyebilir. Instagram’da fit yaşam içeriklerini sürekli gören bir genç, kendini yetersiz hissedip stresini atıştırarak gidermeye çalışabilir. Ayrıca modern yaşamın getirdiği hızlı hazır gıda erişimi, bu davranışı sürdüren bir kolaylaştırıcıdır.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Tedavide amaç, yeme davranışına yol açan duyguların fark edilmesi!</strong></p>
<p>Duygusal yeme tedavisinde bilişsel davranışçı terapinin en sık kullanılan ve en etkili yöntemlerden biri olduğunu dile getiren Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Çünkü bireyin yeme davranışına yol açan otomatik düşünceleri fark etmesine ve daha sağlıklı baş etme becerileri geliştirmesine yardımcı olur.” dedi.</p>
<p>Mindfulness temelli yaklaşımların da kişinin duygu ve bedensel sinyallerini fark etmesine, yeme davranışını bilinçli hale getirmesine katkı sağladığını aktaran Aydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Grup terapileri, destek grupları ve sağlıklı yaşam becerilerinin öğretilmesi de tedaviyi güçlendirir. Örneğin mindful eating uygulamalarıyla kişi, bir çikolatanın tadını gerçekten fark ederek yavaş yediğinde, aşırıya kaçmadan tatmin olmayı öğrenebilir.”</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/olumsuz-duygular-duygusal-yeme-bozuklugunu-tetikliyor-626308">Olumsuz duygular duygusal yeme bozukluğunu tetikliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Açlık Sınırı – Yoksulluk Sınırı Araştırması (Birleşik Kamu-İş)</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/aclik-siniri-yoksulluk-siniri-arastirmasi-birlesik-kamu-is-622553</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Mar 2026 10:19:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Açlık]]></category>
		<category><![CDATA[araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[birleşik]]></category>
		<category><![CDATA[kamu-i]]></category>
		<category><![CDATA[sınırı]]></category>
		<category><![CDATA[yoksulluk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622553</guid>

					<description><![CDATA[<p>Açlık sınırı...Birleşik Kamu-İş İl Başkanı Barış Düdü, Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu AR-GE birimi KAMU-AR'ın Açlık Yoksulluk Sınırı Araştırasını paylaştı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/aclik-siniri-yoksulluk-siniri-arastirmasi-birlesik-kamu-is-622553">Açlık Sınırı – Yoksulluk Sınırı Araştırması (Birleşik Kamu-İş)</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Açlık sınırı…Birleşik Kamu-İş İl Başkanı Barış Düdü, Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu AR-GE birimi KAMU-AR’ın Açlık Yoksulluk Sınırı Araştırasını paylaştı.</p>
<p>Açlık sınırı Mart’ta 1.856 lira daha artarak 36 bin lira sınırına yaklaşırken, yoksulluk sınırı da gıdayla birlikte diğer harcama gruplarında yaşanan yüksek fiyat artışlarının etkisiyle 107 bin liraya ulaştı. Hem Türkiye ekonomisine özgü sorunlar hem de İsrail ve ABD’nin İran’a saldırısıyla başlayan savaşın yol açtığı enerji fiyatlarındaki artışlar, alık ve yoksulluk sınırını gelecek aylarda çok daha yüksek oranlarda artıracak.</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/aclik-siniri-yoksulluk-siniri-arastirmasi-birlesik-kamu-is-0-aYiseWve.jpeg"/></p>
<p><b>Açlık sınırı önceki aya göre 1.856 lira arttı</b></p>
<p>Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Ar-Ge birimi KAMU-AR’ın dört kişilik bir ailenin, dengeli ve sağlıklı beslenebilmesi için gereken gıda harcamasının yanı sıra diğer ihtiyaçlarını da yoksunluk hissi çekmeden karşılayabilmesi için yapması gereken aylık harcamayı dikkate alarak hesapladığı açlık-yoksulluk sınırı araştırmasının Mart 2026 sonuçları açıklandı. Açlık sınırının önceki aya göre 1.856 lira arttığı martta gıda dışındaki ihtiyaçlar için yapılması gereken harcama ise 1 bin 153 liralık yükselişle 71 bin 7 liraya çıktı. İkisinin toplamından oluşan yoksulluk sınırı ise önceki aya göre 3 bin 9 lira artarak 106 bin 826 lira oldu. Açlık sınırı son bir yıllık dönemde 10 bin 94 lira, gıda dışındaki ihtiyaçlar için yapılması gereken harcama 18 bin 502 lira ve yoksulluk sınırı 28 bin 596 lira arttı.</p>
<p><b>Açlık sınırı asgari ücretin 7 bin 774 lira üzerine çıktı</b></p>
<p>Açlık sınırı bu yılbaşında 28 bin 75 liraya çıkarılan asgari ücretin 7 bin 744 lira, 20 bin lira olarak belirlenen en düşük emekli aylığının ise 15 bin 819 lira üzerine çıktı. Yıl başında yüzde 27 oranında zam yapılan asgari ücret, yüzde 18,6 oranında artırılan kamu çalışanlarının ücretleri, yüzde 12,19 oranında artırılan emekli aylıklarının satın alma gücünün büyük bir kısmı yılın ilk üç ayında eridi.</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/aclik-siniri-yoksulluk-siniri-arastirmasi-birlesik-kamu-is-1-lczj1UZ8.jpeg"/></p>
<p><b>Asgari ücretli bir hafta, emeklisi iki hafta aç!</b></p>
<p>Asgari ücret martta dört kişilik bir ailenin sadece 24 günlük beslenme giderini, yoksulluk sınırının ise yüzde 26’sını karşılayabiliyor. Ailede üç kişinin asgari ücretle çalışarak haneye getireceği gelir bile yoksulluk sınırının 22 bin 601 lira altında kalıyor. Diğer bir ifadeyle üç asgari ücret giren dört kişilik bir ailenin geliri yoksulluk sınırının bile oldukça altında seyrediyor. Bu yılbaşından itibaren 20 bin liraya çıkarılan en düşük emekli aylığı ise sadece 17 günlük beslenmeye yetiyor.</p>
<p><b>Memur yoksulluğa mahkum edildi</b></p>
<p>Yüzde 18,6 oranında zamlanarak bu yılın ilk yarısı için aile ve çocuk yardımı dahil 61 bin 890 liraya yükselen en düşük memur maaşı yoksulluk sınırının yüzde 57,7’sini, 67 bin 630 liraya yükselen ortalama memur maaşı ise yüzde 653’ünü karşılıyor. Yoksulluk sınırını karşılayabilmesi için en düşük memur maaşının en az yüzde 72,6, ortalama memur maaşının ise yüzde 58 oranında artırılması gerekiyor.</p>
<p><b>Açlık sınırı hesabı objektif</b></p>
<p>Türkiye genelinde de yaygın şube ağı bulunan ve en fazla alış-veriş yapılan marketlerden Ankara’da derlenen fiyatlara göre, dengeli beslenebilmek için et- balık- yumurtaya aylık olarak yapılması gereken harcanma Mart’ta 493 lira, son bir yılda ise 3 bin 12 lira artarak 10 bin 660 liraya yükseldi. Kuru bakliyat için yapılması gereken harcama önceki aya göre değişmedi ancak geçen yılın aynı ayına göre ise 191 liralık artışla 678 lira oldu.</p>
<p><b>Martta 3 lira azalarak 7 bin 288 liraya gerileyen süt, yoğurt ve peynir için yapılması gereken harcamada yıllık olarak ise 1.975 lira artış kaydedildi</b></p>
<p>Meyve için harcanması gereken tutar önceki aya göre 96 lira artarken, geçen yılın aynı ayına göre ise 706 lira artarak 3 bin 127 lira oldu. Sebze için yapılması gereken harcama ise önceki aya göre 1.254 lira artarak 5 bin 564 lira olarak gerçekleşti. Taze sebze harcaması geçen yılın aynı ayına göre ise 1.081 lira arttı.Ekmek, un ve makarna gibi ürünler için yapılması gereken harcama martta değişmedi ve 2 bin 747 lirada, pirinç ve bulgur harcamaları da 1.654 lirada kaldı. Yağ için yapılması gereken harcama ise 20 liralık yükselişle 837 liraya çıktı. Ekmek, un ve makarna için yapılan harcama bir yıl öncesine göre 624 lira, pirinç, bulgur harcaması 668 lira, yağ harcamaları da 239 lira artış kaydetti. Şeker, bal, pekmez, reçel harcaması önceki aya göre 4 lira yükselerek 2 bin 495 lira oldu. Aynı ailenin zeytin için yapması gereken harcama ise değişmeyerek 766 lirada kaldı. Şeker, bal, reçel harcamalarında son bir yılda 689 liralık, zeytin harcamalarında ise 185 liralık artış oldu. Yetişkin erkek için 2.800, kadın için 2.200, genç için 3.000 ve çocuk için de 1.600 kalori esas alınarak yapılan hesaplamaya göre mart ayı açlık sınırı yetişkin erkek için 10 bin 458 liraya, yetişkin kadın için 8 bin 210 liraya, çocuk için 5 bin 961 liraya ve genç için de 11 bin 190 liraya yükseldi.</p>
<p><b>Gıda dışı harcamalar ağır yük oluşturuyor</b></p>
<p>Yoksulluk sınırının belirlenmesinde gıda dışı ihtiyaçların fiyat değişimleri de esas alınarak yapılan araştırmaya göre, dört kişilik bir ailenin gıda dışındaki gereksinimlerini “insan onuruna yaraşır bir şekilde ve yoksunluk hissi çekmeden” karşılayabilmesi için aylık olarak yapması gereken harcama tutarı da martta 71 bin 7 liraya çıktı. Martta dört kişinin ortalama giyim ve ayakkabı harcamaları 5 bin 609 lira oldu. Barınma (kira dâhil) harcamaları ortalama 20 bin 586 liraya, ev eşyası harcamaları 7 bin 577 liraya yükseldi. Sağlık harcamaları 2 bin 994 liraya, ulaştırma harcamaları 16 bin 490 liraya çıktı. Bilgi ve iletişim harcamaları 3 bin 118 liraya, eğlence ve kültür harcamaları 1.988 liraya, eğitim harcamaları 2 bin 773 liraya yükseldi. Tatil-otel harcamaları 5 bin 442 liraya ve çeşitli mal ve hizmetlerle ilgili ilgili harcamalar 4 bin 430 liraya kadar çıktı.</p>
<p><b>Yoksulluk sınırı hızla artıyor gerileyen tek şey güven</b></p>
<p>Dört kişilik bir ailenin insan onuruna yaraşır şekilde yoksunluk hissi duymadan yaşayabilmesi için yapması gereken gıda ile gıda dışı harcamaların toplam tutarını gösteren yoksulluk sınırı ise Mart 2026 itibariyle 106 bin 826 liraya tırmandı. Yoksulluk sınırında martta 3 bin 9 liralık, yılın ilk üç aylık döneminde 11 bin 913 liralık ve son bir yıllık dönemde ise 28 bin 596 liralık artış olduğu bildirildi. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/aclik-siniri-yoksulluk-siniri-arastirmasi-birlesik-kamu-is-622553">Açlık Sınırı – Yoksulluk Sınırı Araştırması (Birleşik Kamu-İş)</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzun açlık kas kaybı riskini artırabilir!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uzun-aclik-kas-kaybi-riskini-artirabilir-616682</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Feb 2026 11:39:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Açlık]]></category>
		<category><![CDATA[artırabilir]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[iftarda]]></category>
		<category><![CDATA[kaş]]></category>
		<category><![CDATA[kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[mide]]></category>
		<category><![CDATA[protein]]></category>
		<category><![CDATA[riskini]]></category>
		<category><![CDATA[sahur]]></category>
		<category><![CDATA[uzun]]></category>
		<category><![CDATA[yeterli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=616682</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğr. Gör. Hatice Nurseda Hatunoğlu, sahura kalkmanın önemi konusunu değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzun-aclik-kas-kaybi-riskini-artirabilir-616682">Uzun açlık kas kaybı riskini artırabilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğr. Gör. Hatice Nurseda Hatunoğlu, sahura kalkmanın önemi konusunu değerlendirdi.</p>
<p><strong>Sahur uzun açlığa vücudu hazırlayan temel öğün</strong></p>
<p>Sahurun, gün boyu sürecek uzun açlık dönemine vücudu hazırlayan temel öğün olduğunu vurgulayan Öğr. Gör. Hatice Nurseda Hatunoğlu, “Sahurda alınan protein, posa, sağlıklı yağlar ve yeterli sıvı; kan şekerinin daha dengeli seyretmesine yardımcı olur. Bu sayede gün içinde ani açlık krizleri, halsizlik, baş dönmesi ve dikkat dağınıklığı daha az görülür. Dedi.</p>
<p><strong>Sahura kalkılmadığında açlık süresi ciddi şekilde uzar</strong></p>
<p>Sahura kalkmadan oruç tutmanın vücut üzerindeki etkilerine değinen Öğr. Gör. Hatice Nurseda Hatunoğlu, “Sahura kalkılmadığında açlık süresi ciddi şekilde uzar. Bu durum kan şekerinde ani düşmelere, gün içinde çabuk yorulmaya ve konsantrasyon kaybına yol açabilir. Uzun süreli açlık özellikle çalışan bireylerde performans düşüklüğüne neden olabilir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Yeterli protein alınmazsa kas kaybı riski artar</strong></p>
<p>Sahurun metabolizma üzerindeki etkisini de değerlendiren Öğr. Gör. Hatice Nurseda Hatunoğlu, “Sahur yapılmadığında açlık süresi uzar ve vücut, enerji ihtiyacını karşılamak için protein yıkımını artırabilir. Bu durum, özellikle yeterli protein alınmadığında kas kaybı riskini yükseltir. Sahurda protein içeren besinlerin yer alması, kas dokusunun korunmasına ve metabolizmanın gün boyunca daha dengeli çalışmasına katkı sağlar.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Sadece iftarda su içmek yeterli değil</strong></p>
<p>Sıvı tüketiminin önemine de değinen Hatunoğlu, “Sadece iftarda su içmek, vücudun gün boyu kaybettiği sıvıyı telafi etmek için çoğu zaman yeterli olmaz. Sahurda su tüketmek, gün içinde susuzluğa bağlı baş ağrısı ve halsizlik gibi sorunların önüne geçilmesine yardımcı olur.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Doğru planlanan sahur mideyi korur</strong></p>
<p>Sahurun mideyi yorduğu yönündeki inanışa da açıklık getiren Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğr. Gör. Hatice Nurseda Hatunoğlu, “Doğru planlanmış bir sahur mideyi yormaz, aksine korur. Yağlı, baharatlı ve aşırı tuzlu besinlerden kaçınıldığında sahur mide asidinin dengelenmesine yardımcı olur. Hafif ama besleyici bir sahur, mideyi uzun açlığa karşı daha dayanıklı hale getirir.” dedi.</p>
<p><strong>Sahura kalkamayanlar ne yapmalı?</strong></p>
<p>Sahura kalkamayan kişilerin iftarda daha bilinçli bir beslenme planı uygulaması gerektiğini vurgulayan Hatunoğlu, “Sahura kalkamayan kişilerin iftarda daha dikkatli olması gerekir. İftar çok hızlı yapılmamalı, önce su ve/veya az miktarda bir çorba ile başlanmalıdır. Ana yemekte protein, sebze ve kompleks karbonhidratlara yer verilmelidir. İftardan birkaç saat sonra ise küçük bir ara öğün planlaması yapılabilir. Bu ara öğün, yeterli ve dengeli olursa sahurun eksikliğini telafi etmede yardımcı olabilir.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzun-aclik-kas-kaybi-riskini-artirabilir-616682">Uzun açlık kas kaybı riskini artırabilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzun süreli açlık ve susuzluk Epilepsi hastalarını etkileyebilir!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uzun-sureli-aclik-ve-susuzluk-epilepsi-hastalarini-etkileyebilir-615676</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Feb 2026 09:53:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Açlık]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[Dr. Celal Şalçini]]></category>
		<category><![CDATA[epilepsi]]></category>
		<category><![CDATA[etkileyebilir]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarını]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[nöbet]]></category>
		<category><![CDATA[oruç]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[süreli]]></category>
		<category><![CDATA[susuzluk]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>
		<category><![CDATA[uzun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=615676</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, epilepsi hastalarının Ramazan ayında oruç tutarken karşılaşabileceği riskler hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzun-sureli-aclik-ve-susuzluk-epilepsi-hastalarini-etkileyebilir-615676">Uzun süreli açlık ve susuzluk Epilepsi hastalarını etkileyebilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, epilepsi hastalarının Ramazan ayında oruç tutarken karşılaşabileceği riskler hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Uzun süreli açlık ve susuzluk, beynin çalışma düzenini etkileyebilir!</strong></p>
<p>Uzun süreli açlık ve susuzluğun, vücudumuzun hassas dengesini değiştirerek beynin çalışma düzenini etkileyebileceğini ifade eden Dr. Celal Şalçini, “Özellikle kan şekerinin düşmesi (hipoglisemi) ve vücudun susuz kalması (dehidratasyon), sinir hücrelerinin elektriksel dengesini bozarak ‘nöbet eşiği’ dediğimiz koruyucu sınırı aşağı çeker.” dedi.</p>
<p>Dr. Şalçini, bu durumun, normalde nöbet geçirmeyen veya nöbetleri kontrol altında olan bir hastada, beynin elektriksel fırtınalara daha açık hale gelmesine ve beklenmedik nöbetlerin tetiklenmesine neden olabileceğine vurgu yaptı. </p>
<p><strong>İlaç saatlerinin kaydırılması, nöbet riskini artırabilir!</strong></p>
<p>Epilepsi tedavisinde en kritik kuralın, ilaçların kandaki seviyesini sabit tutmak olduğunu aktaran Dr. Celal Şalçini, “İlaçların sahur ve iftar saatlerine göre (örneğin 12 saat arayla alınması gereken ilacın 16-17 saatlik boşluklarla alınması) kaydırılması, kandaki ilaç düzeyinin tehlikeli seviyelere düşmesine yol açabilir. Bu ‘ilaçsız’ kalan sürede beynin koruma kalkanı zayıflar ve tek bir doz aksatması veya geciktirilmesi bile aylar süren nöbetsiz dönemin bozulmasına, hatta hastaneye yatış gerektiren şiddetli nöbetlere sebebiyet verebilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Her epilepsi hastası oruç için uygun değil!</strong></p>
<p>Epilepsi hastaları için uykunun, en az ilaçlar kadar hayati bir tedavi bileşeni olduğuna dikkat çeken Dr. Celal Şalçini, “Sahura kalkmak için uykunun bölünmesi, geç yatılması veya sabah erken uyanılması ‘uyku yoksunluğu’ yaratarak beyin hücrelerinin aşırı duyarlı hale gelmesine neden olur.” dedi.</p>
<p>Birçok epilepsi türünde uykusuzluğun, nöbeti tetikleyen en güçlü faktör olduğunun altını çizen Dr. Şalçini, şöyle devam etti:</p>
<p>“Bu nedenle ramazan ayındaki düzensiz uyku rutini, nöbet sıklığının artması konusunda ciddi bir risk taşır. Her epilepsi hastası oruç için uygun değildir. Özellikle ilaçlara rağmen nöbetleri devam eden ‘dirençli epilepsi’ hastaları, gün içinde birden fazla veya üçten fazla ilaç kullanmak zorunda olanlar, nöbetleri uykusuzlukla tetiklenenler ve çocukluk/yaşlılık dönemindeki hastalar için oruç tutmak önerilmez. Ayrıca nöbetleri kontrol altında olsa bile, hayati risk taşıyan ağır nöbet geçmişi olan kişilerin bu kararı doktorlarına danışmadan almamaları hayati önem taşır.”</p>
<p><strong>En ufak nöbet belirtisinde oruç bırakılmalı ve doktora başvurulmalı!</strong></p>
<p>Eğer nöbetler uzun süredir tam kontrol altındaysa, tek tip ilaç kullanılıyorsa ve doktor onayı varsa güvenli oruç tutmanın mümkün olabileceğini ifade eden Dr. Celal Şalçini, “Bu süreçte iftar ile sahur arasında bol sıvı tüketilmeli, ilaçlar doktorun önerdiği yeni zaman dilimlerine harfiyen uyularak alınmalı ve en önemlisi gün içindeki uyku kaybını telafi edecek dinlenme süreleri oluşturulmalı. Ancak oruç tutarken en ufak bir nöbet veya nöbet habercisi (aura) hissedilirse, sağlığı riske atmamak adına oruca hemen ara verilmeli ve durum doktora bildirilmeli.” uyarısını yaparak sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzun-sureli-aclik-ve-susuzluk-epilepsi-hastalarini-etkileyebilir-615676">Uzun süreli açlık ve susuzluk Epilepsi hastalarını etkileyebilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aralıklı oruç vücudu bakım moduna sokuyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/aralikli-oruc-vucudu-bakim-moduna-sokuyor-594608</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Nov 2025 23:24:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Açlık]]></category>
		<category><![CDATA[aralıklı]]></category>
		<category><![CDATA[bakım]]></category>
		<category><![CDATA[moduna]]></category>
		<category><![CDATA[oruç]]></category>
		<category><![CDATA[şeker]]></category>
		<category><![CDATA[sokuyor]]></category>
		<category><![CDATA[süreç]]></category>
		<category><![CDATA[vücudu]]></category>
		<category><![CDATA[vücudun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594608</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son dönemde yaşam tarzı trendleri arasında hızla öne çıkan aralıklı oruç, geniş bir kitle tarafından ilgiyle takip edilirken beraberinde pek çok soru işaretini de getiriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/aralikli-oruc-vucudu-bakim-moduna-sokuyor-594608">Aralıklı oruç vücudu bakım moduna sokuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Son dönemde yaşam tarzı trendleri arasında hızla öne çıkan aralıklı oruç, geniş bir kitle tarafından ilgiyle takip edilirken beraberinde pek çok soru işaretini de getiriyor. Bu yöntem, yalnızca popüler bir kilo verme yaklaşımı olmasının ötesinde vücudun enerji kullanım biçimini değiştiren önemli biyolojik süreçleri de harekete geçiriyor. Yaklaşık 12 saatlik açlık sonrası vücudun önce şeker depolarını tükettiğini, ardından yağ yakmaya geçtiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi&#8217;nden Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Esat Erdem Türemen, “Bu süreçte ‘keton’ adı verilen ve yağ asitlerinin oksidasyonundan oluşan doğal bir yakıt ortaya çıkıyor. Keton cisimcikleri beynin alternatif enerji kaynağı olduğu için birçok kişi bu esnada kendini zihinsel olarak daha berrak hissedebiliyor” açıklamasında bulundu.</strong></p>
<p>Aralıklı orucun tıbbi faydalarına değinen Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi&#8217;nden Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Esat Erdem Türemen, “Açlık süresi uzadıkça insülin duyarlılığı artıyor yani hücreler şekeri daha etkin kullanmaya başlıyor. Bu da glukoz seviyelerinin düşmesine yardımcı oluyor. Ayrıca diyabet riski azalabiliyor, trigliserid ve LDL kolesterol değerlerinde iyileşme görülebiliyor, karaciğer yağlanma riski düşüyor. En dikkat çekici noktalardan biri de hücrelerin kendi kendini temizlediği otofaji sürecini başlatması. Bu süreçte vücut hasarlı proteinleri parçalayıp geri dönüştürüyor. Yani aralıklı oruç, vücudun kriz moduna değil, tam tersine bir bakım moduna geçmesini sağlıyor” dedi.</p>
<p><strong>Hücreler adeta hurdalarından arınıyor</strong></p>
<p>16 saatlik açlık ve 8 saatlik beslenme aralığından oluşan 16/8 modelinin özellikle çalışan bireylerin günlük rutinine en kolay uyum sağlayan aralıklı oruç yöntemi olduğunu belirten Uzm. Dr. Türemen, “Açlık süresi 16 saate yaklaştığında hücreler enerji azalmasını bir uyarı olarak algılıyor ve otofaji adı verilen doğal onarım süreci başlıyor. Otofaji, hücrenin hasarlı proteinleri ve işlevini yitirmiş yapıları parçalayıp geri dönüştürdüğü bir iç temizlik mekanizması. Bu dönemde anabolik sinyaller azalır, vücut büyüme modundan onarım moduna geçer. Hayvan çalışmalarında otofajinin Alzheimer, Parkinson, diyabet ve yaşlanma süreçleri üzerinde olumlu etkiler gösterdiği; insanlarda ise insülin direncinin azalması ve mitokondri fonksiyonlarının iyileşmesiyle ilişkili olduğu ortaya konmuştur” diye konuştu.</p>
<p>Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi&#8217;nden Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Esat Erdem Türemen, aralıklı oruçla ilgili yanlış bilinen noktaları şöyle sıraladı:</p>
<p><strong>Aralıklı oruç sadece kilo vermek içindir</strong></p>
<p>Aralıklı oruçta esas değişim vücudun açlıkla birlikte enerji kullanımını yenilemesi ve hücrelerin kendini onarmaya başlamasıdır yani etkisi yalnızca kilo kaybıyla sınırlı değildir.</p>
<p><strong>Açlık vücuda zarar verir</strong></p>
<p>Aralıklı oruç yönteminde kişi günlük ihtiyaç duyduğu vitamin ve mineralleri aldığında açlık bir kriz değil, kontrollü bir onarım sürecidir.</p>
<p><strong>Aralıklı oruç herkes için uygundur</strong></p>
<p>Hamileler, kronik hastalığı olanlar ve düzenli ilaç kullananlar aralıklı oruca başlamadan önce mutlaka doktora danışmalıdır.</p>
<p><strong>Aralıklı oruçta sıvı alımı da durdurulur</strong></p>
<p>Aralıklı oruç yalnızca yeme düzenini sınırlar, su tüketimi bu dönemde devam etmesi gereken temel bir ihtiyaçtır. Gün içinde yeterli su içmek vücudun dengede kalmasına yardımcı olur ayrıca şekersiz çay ile kahve de tüketilebilir.</p>
<p><strong>Yeme saatinde sınırsız yemek serbesttir</strong></p>
<p>Bu yaygın bir yanılgı olsa da beslenmenin içeriği ve ölçüsü her zaman önemlidir. Dengesiz veya aşırı kalorili beslenmek aralıklı orucun etkilerini azaltır.</p>
<p><strong>Aralıklı oruç kan şekerini aşırı düşürür</strong></p>
<p>Aralıklı oruç diyetini uygulayan sağlıklı bireylerde kan şekeri kontrollü şekilde düşer. Risk daha çok diyabet hastaları içindir ve onlar için süreç mutlaka doktor kontrolünde ilerlemelidir.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/aralikli-oruc-vucudu-bakim-moduna-sokuyor-594608">Aralıklı oruç vücudu bakım moduna sokuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
