<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>açısından | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/acisindan/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/acisindan</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Apr 2026 18:13:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>açısından | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/acisindan</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yapay zekâ diyetleri, diyabetliler açısından güvenli mi?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-diyetleri-diyabetliler-acisindan-guvenli-mi-625805</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 2026 18:13:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[açısından]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[diyabetliler]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[diyetleri]]></category>
		<category><![CDATA[düşük]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[karbonhidrat]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[protein]]></category>
		<category><![CDATA[tarafından]]></category>
		<category><![CDATA[Tip 2 Diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zekâ Uygulamaları]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=625805</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. M. Emel Alphan ve Beslenme ve Diyetetik Bölümü öğretim üyeleri tarafından yapılan bir çalışma, yapay zekâ uygulamaları tarafından diyabetliler için oluşturulan diyet listelerinin, Tip 2 diyabet için kılavuzlara dayalı referans diyetlerden sistematik sapmalar gösterdiğini ortaya koydu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-diyetleri-diyabetliler-acisindan-guvenli-mi-625805">Yapay zekâ diyetleri, diyabetliler açısından güvenli mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. M. Emel Alphan ve Beslenme ve Diyetetik Bölümü öğretim üyeleri tarafından yapılan bir çalışma, yapay zekâ uygulamaları tarafından diyabetliler için oluşturulan diyet listelerinin, Tip 2 diyabet için kılavuzlara dayalı referans diyetlerden sistematik sapmalar gösterdiğini ortaya koydu. Yapay zekâ uygulamalarının Tip 2 diyabetli bireyleri büyük ölçüde homojen bir grup olarak ele aldığını belirten Prof. Dr. M. Emel Alphan, yapay zekâ uygulamalarının önerdiği listelere göre proteinlerin fazla alınmasının nefropati oluşumuna neden olabileceği; karbonhidrat ve posanın düşük alınmasının da kan şekeri regülasyonunun sağlanmasında zorluk yaratma gibi risklere yol açabileceği uyarısında bulundu.  Prof. Dr. M. Emel Alphan, cinsiyet, yaş, vücut ağırlığı ve eşlik eden hastalıklar gibi klinik faktörlerin bireysel enerji ve protein gereksinimlerini önemli ölçüde etkileyebileceğine dikkat çekti.<br />İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. M. Emel Alphan ve Beslenme ve Diyetetik Bölümü öğretim üyeleri tarafından yapılan bir çalışmada, yapay zekâ uygulamaları tarafından oluşturulan diyet listelerinin diyabetliler açısından güvenilirliği araştırıldı. <br />Diyabet dünya çapında hızla artıyor<br />Araştırmaya ilişkin değerlendirmede bulunan Prof. Dr. M. Emel Alphan, diyabetin dünya çapında yarım milyardan fazla insanı etkileyen kronik metabolik bir hastalık olduğunu belirterek “Diyabetin bu hızlı artışı, diyabete eşlik eden hastalıkların, diyabete bağlı ölümlerin ve sağlık harcamalarının artmasına da neden olur. Tip 2 diyabetin artışının nedenleri arasında dünyada genel olarak yaşlı nüfusun artışı, fiziksel hareketsizlik ve sedanter yaşam tarzları, Batı diyeti olarak adlandırılan enerjisi yoğun ve besin öğeleri açısından fakir diyet modellerinin benimsenmesi gelir” dedi. <br />Tıbbi beslenme tedavisi, Tip 2 diyabet yönetiminin temel taşı<br />Tıbbi beslenme tedavisinin, Tip 2 diyabetin yönetiminin temel taşı olduğunu söyleyen Prof. Dr. M. Emel Alphan, “Tıbbi beslenme tedavisi, kan şekeri kontrolünün sağlanmasında, kardiyometabolik risk faktörlerinin azaltılmasında ve yaşam kalitesinin iyileştirilmesinde kritik bir rol oynar. Tıbbi beslenme tedavisinin de Tip 2 diyabetli bireylere diyabet alanında uzmanlaşmış bir diyetisyen tarafından verilmesi gerekir. Oysaki son zamanlarda Tip 2 diyabetli bireylerin beslenme planlamaları (diyetler) için yapay zekâ uygulamalarının kullanımının arttığını görüyoruz” dedi.  <br />Yapay zekanın önerdiği diyet planları ne kadar güvenli?<br />Bilgisayarı ve interneti olan herkesin yapay zekâ uygulamaları yolu ile beslenme planlarını oluşturmaya çalıştıklarını kaydeden Prof. Dr. M. Emel Alphan, fakat yapay zekâ uygulamaları tarafından oluşturulan diyet planlarının klinik güvenliği, nicel doğruluğu ve kılavuzlara uygunluğu konusunun oldukça belirsiz olduğunu söyledi.<br />6 ayrı yapay zekâ uygulamasının diyet planları ile karşılaştırıldı<br />Bu nedenlerle Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü öğretim üyeleri olarak bu çalışmayı gerçekleştirdiklerini kaydeden Prof. Dr. M. Emel Alphan, “Çalışmamızda Amerikan Diyabet Birliği, Avrupa Diyabet Birliği, Dünya Diyabet Birliği ve ulusal kılavuzlara uygun olarak bir diyabet diyetisyeni tarafından Tip 2 diyabetliler için tasarlanmış standart üç günlük 1800 kalorilik referans diyet planları, 6 ayrı yapay zekâ uygulamasının oluşturduğu diyet planları ile karşılaştırıldı” dedi.<br />Standart diyet planlarına göre sapmalar gözlendi<br />Prof. Dr. M. Emel Alphan, çalışmanın detaylarına ilişkin şunları söyledi:<br />“Yapay zekâ uygulamalarının diyet planları ile standart diyetin birbirleri ile uyumlu olup olmadığını belirlemek için bu diyet planlarının enerji, karbonhidrat, yağ ve posa değerleri istatistiksel olarak karşılaştırıldı. Kılavuzlara uyum ve klinik uygunluk, diyabet diyetisyenleri tarafından bağımsız olarak puanlandı. Yapay zekâ uygulamalarının hepsinin standart diyet planından sapmalar gösterdiği, toplam enerji, karbonhidrat ve posa miktarının daha düşük ve proteinin daha yüksek olduğu görüldü.<br />Karbonhidrat eksik, posa düşük hesaplandı<br />Referans diyete göre 6 yapay zekâ uygulaması, enerjiyi 200 ila 400 kalori düşük, bir yapay zekâ uygulaması ise yaklaşık 200 kalori fazla hesapladı. Karbonhidrat açısından bakıldığında ise yapay zekâ uygulamalarının hepsinin karbonhidratı 102 gram ila 75 gram eksik hesapladığı posanın da daha düşük miktarlarda hesaplandığı belirlendi. Protein açısından değerlendiğinde referans diyete göre ise 30 gram ila 10 gramlık yüksek değerler elde edildiği belirlendi.” <br />Hastanın bireysel özelliklerine dayalı uyarlamalar içermiyor<br />Bu çalışmanın, yapay zekâ uygulamalarının Tip 2 diyabet için kılavuzlara dayalı referans diyetlerden sistematik sapmalar gösteren diyet planları ürettiğini ortaya koyduğunu söyleyen Prof. Dr. M. Emel Alphan, “Çalışmamızda, yapay zekâ tarafından üretilen diyetlerin referans diyete göre özellikle enerji ve karbonhidrat miktarlarında düşük, proteinin ise bir miktar fazla olduğu tespit edilirken; hastaya bireysel özelliklere dayalı uyarlamaların içermediği belirlendi” dedi.<br />Önemli riskler oluşabilir<br />Prof. Dr. M. Emel Alphan, referans diyete göre belirlenen bu sapmalara bağlı olarak proteinlerin fazla alınmasının nefropati oluşumuna neden olabileceği gibi, karbonhidrat ve posanın düşük alınmasının da kan şekeri regülasyonunun sağlanmasında zorluk yaratabileceği uyarısında bulundu. <br />Yapay zekâ, destekleyici araçlar olarak kullanılabilir<br />Yapay zekâ uygulamalarının Tip 2 diyabetli bireyleri büyük ölçüde homojen bir grup olarak ele almış gibi göründüğünü, oysa cinsiyet, yaş, vücut ağırlığı ve eşlik eden hastalıklar gibi klinik faktörlerin bireysel enerji ve protein gereksinimlerini önemli ölçüde etkileyebileceğini belirten Prof. Dr. M. Emel Alphan, sözlerini şöyle tamamladı: <br />“Ayrıca standartlaştırılmış bir uyarı verildiğinde, yapay zekâ uygulamaları bireyselleştirmeyi desteklemek için ek bilgi talep etmedi ve kişiselleştirilmiş diyet önerileri sunmada başarısız oldu. Bu durumun bireyselleştirilmiş beslenme tedavisi ilkesiyle çeliştiği ve diyetisyen rehberliğinin Tip 2 diyabet yönetiminde esas olduğunu vurgulaması açısından çok önemlidir. Bununla birlikte, gelişen dijital ortamda, yapay zekâ uygulamalarının varlığının yadsınamayacağını ve diyabetin beslenme tedavisi kapsamında diyetisyenler tarafından destekleyici araçlar olarak kullanılabileceğini düşünüyoruz.”</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-diyetleri-diyabetliler-acisindan-guvenli-mi-625805">Yapay zekâ diyetleri, diyabetliler açısından güvenli mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnfluenza Açısından Risk Grubu Aşılanmalı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/influenza-acisindan-risk-grubu-asilanmali-613141</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Feb 2026 18:48:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[açısından]]></category>
		<category><![CDATA[aşılanmalı]]></category>
		<category><![CDATA[grubu]]></category>
		<category><![CDATA[nfluenza]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613141</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnfluenza açısından riskli gruplar aşılanmalı ! Bu açıklama Türk Toraks Derneği Solunum Sistemi Enfeksiyonları Çalışma Grubu Üyesi Uzm.Dr. Esra Temel'e ait. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/influenza-acisindan-risk-grubu-asilanmali-613141">İnfluenza Açısından Risk Grubu Aşılanmalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnfluenza açısından riskli gruplar aşılanmalı ! Bu açıklama Türk Toraks Derneği Solunum Sistemi Enfeksiyonları Çalışma Grubu Üyesi Uzm.Dr. Esra Temel’e ait.</p>
<p><span>Kış aylarının gelmesiyle birlikte hastalık sezonu da açıldı. Sağlık Bakanlığı’nın hastalık yayılımını izlemeye yönelik çalışmaları sonuçlarına göre Ekim 2025 – Ocak 2026 sezonunda aile hekimlerine başvuran bin 821 hastanın yaklaşık olarak yüzde 50’sinde viral üst solunum yolu enfeksiyonu etkeni saptanmış ve bunun çoğunu rhinovirüsün oluşturduğu görüldü.</span></p>
<p><b><b>RİSK GRUBUNDAKİLER SGK KAPSAMINDA AŞI OLABİLİR</b></b></p>
<p><span>Türk Toraks Derneği Solunum Sistemi Enfeksiyonları Çalışma Grubu Üyesi Uzm. Dr. Esra Temel influenza açısından riskli grupların, her eylül ile şubat ayı içerisinde, reçete edilen grip aşılarının Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılandığını belirtti. Dr. Temel riskli grupları ise şöyle sıraladı: </span></p>
<p><span>65 yaş ve üzerindeki kişiler ile yaşlı bakımevi ve huzurevinde kalan kişiler</span></p>
<p><span>5 yaş altı çocuklar </span></p>
<p><span>6 ay – 18 yaş arasında olup uzun süreli aspirin tedavisi alan çocuk ve gençler</span></p>
<p><span>Gebeler</span></p>
<p><span>Astım dahil kronik akciğer ve kalp-damar sistemi hastalığı olan erişkin ve çocuklar</span></p>
<p><span>Şeker hastalığı dahil herhangi bir kronik metabolik hastalığı, kronik böbrek yetmezliği, kan hastalığı veya bağışıklık sistemi baskılanmış olan erişkin ve çocuklar</span></p>
<p><span>Sağlık çalışanları</span></p>
<figure><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/02/influenza-acisindan-risk-grubu-asilanmali-0-XXqU2EPX.jpeg"/>Toraks derneği</figure>
<p><b><b>“HASTA OLANLAR KALABALIKTA MASKE TAKMALI”</b></b></p>
<p><span>Dr. Esra Temel, “Viral solunum yolu enfeksiyonları kimi bireylerde hafif semptomlarla geçebilirken özellikle ileri yaş, sistemik hastalıkları bulunan ve bağışıklık sistemi baskılanmış hastalarda hastane yatışı gerektirecek düzeyde ağır tablolarla seyredebilmektedir. Ani başlangıçlı öksürük, geçmeyen yüksek ateş, nefes darlığı, hırıltılı solunum, düşük tansiyon gibi durumlarda en yakın sağlık kurumuna başvurulması gerekmektedir. Bireysel korunma yöntemlerinin uygulanmasıyla birlikte risk gruplarında aşılanmanın artması mevsimsel grip ile mücadelede kilit noktalardır. Türk Toraks Derneği olarak halkımızı bu mücadeleye davet ediyoruz” diyerek alınması gereken bireysel önlemleri ise şöyle sıraladı: </span></p>
<p><span>Su ve sabun ile eller sık sık yıkanmalıdır. </span></p>
<p><span>Bulaşma yollarından olan ağız, burun ve gözlere kirli ellerle temas etmekten kaçınılmalıdır. </span></p>
<p><span>Yüzeyler sık sık temizlenmelidir. </span></p>
<p><span>Odalar havalandırılmalıdır.</span></p>
<p><span>Grip benzeri bir hastalık geçirildiğinde evde istirahat edilmelidir.</span></p>
<p><span>Hastayken, hastalığı bulaştırmamak için mümkün olduğunca diğer insanlarla temas sınırlandırılmalı, kalabalık bir ortama girmek zaruri ise maske kullanılmalıdır.</span></p>
<p><span>Hasta kişiler ile yakın temastan kaçınılmalı, çatal, kaşık ve havlu gibi ortak malzeme kullanımından sakınılmalıdır.</span></p>
<p><span>Aksırma ve öksürme esnasında burun ve ağız kağıt mendille kapatılmalı ve kullanılan kağıt mendil çöp kutusuna atılmalıdır.</span></p>
<p><b>PANDEMİ ÜZERİNDEN 5 YIL GEÇTİ ANCAK MİKROPLAR ARAMIZDA DOLAŞIYOR</b></p>
<p><span>Türk Toraks Derneği Merkez Yürütme Kurulu üyesi Doç. Dr. Dorina Esendağlı, “Yakın geçmişte mücadele ettiğimiz COVID-19 pandemisinin üzerinden tam 5 yıl geçti. Ancak daha önce de var olan ve halen solunum yolları ve akciğerlerde enfeksiyona yol açabilecek birçok mikrop aramızda dolaşmakta” dedi. Doç. Dr. Esendağlı, risk grubundakiler için aşılamanın önemine de dikkat çekti. </span></p>
<p><b><b>AİLE HEKİMİNE BAŞVURULARIN YÜZDE 80’İNDE VİRÜS SAPTANDI</b></b></p>
<p><span>2026 Ocak ayı ilk iki haftası verilerine göre ise aile hekimine başvuran 336 hastanın yaklaşık yüzde 80’inde etken saptandığını ve en sık İnfluenza A (H3N2) virüsü görüldüğünü belirten Doç. Dr. Esendağlı güncel verileri paylaştı: “Bunu İnfluenza A(H1N1) virüsü, İnfluenza B virüsü, Rhinovirus, coronavirus, Respiratuar Sinsityal Virüs yani RSV, SARS-CoV-2 virüsleri izlemektedir. Hastaların yaklaşık yüzde beşinde H3N2 virüsü ile RSV birlikteliği saptanmıştır. Bu verilerin dışında solunum yolu sürüntü örneği vermeyen hastaların veya bu örneklerin çalışılamadığı küçük merkezlerde de olası vakaların olduğu tahmin edilmektedir.”</span></p>
<p><b><b>OKULA GİDEN ÇOCUKLAR BULAŞI ARTIRIYOR</b></b></p>
<p><span>Doç. Dr. Dorina Esendağlı okul çağı çocuklarında bulaştırıcılığa dikkat çekerek şunları söyledi: “İnfluenza virüsü, en sık öksürme ve hapşırma ile ortama saçılan damlacıklar yoluyla insandan insana bulaşır. Bulaşa maruz kalan el ve diğer nesneler de hastalığın yayılmasında etkili olabilir. Çocuklarda etkenin yayılma hızı erişkinlere göre daha yüksektir. Okul öncesi ve okul çağı çocuklarda yayılma hızının yüksek olması hastalığın toplumda yayılmasında önemli faktörlerden biridir. Hastalığın bulaştırıcı olduğu dönem, belirtilerin başlangıcından önceki 24 saat ve sonraki beş günlük (çocuklarda yedi güne kadar) dönemdir. Bağışıklığı baskılanmış hastalarda bulaştırıcılık süresi normalden daha uzundur” (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı) </span></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/influenza-acisindan-risk-grubu-asilanmali-613141">İnfluenza Açısından Risk Grubu Aşılanmalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İstinye Üniversitesi&#8217;nden Üniversite–Sanayi İş Birliğinde Önemli Adım</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/istinye-universitesinden-universite-sanayi-is-birliginde-onemli-adim-601370</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Dec 2025 09:35:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[açısından]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[birliğinde]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomik]]></category>
		<category><![CDATA[İstinye Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[lansman]]></category>
		<category><![CDATA[Lisanslama]]></category>
		<category><![CDATA[nden]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[patent]]></category>
		<category><![CDATA[sanayi]]></category>
		<category><![CDATA[stinye]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=601370</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstinye Üniversitesi, üniversite–sanayi iş birliğini güçlendiren önemli bir adım atarak dijital dönüşüm, farmakoloji ve sağlık teknolojileri alanlarında geliştirdiği 6 patenti 5 farklı firmaya lisansladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/istinye-universitesinden-universite-sanayi-is-birliginde-onemli-adim-601370">İstinye Üniversitesi&#8217;nden Üniversite–Sanayi İş Birliğinde Önemli Adım</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İstinye Üniversitesi, üniversite–sanayi iş birliğini güçlendiren önemli bir adım atarak dijital dönüşüm, farmakoloji ve sağlık teknolojileri alanlarında geliştirdiği 6 patenti 5 farklı firmaya lisansladı. İlk patent lisanslamalarının tanıtıldığı lansman Vadi Yerleşkesi’nde gerçekleştirildi. Üniversite yönetimi, patent ticarileştirme ve sanayi iş birliklerini artırmaya yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.</strong></p>
<p>İstinye Üniversitesi, araştırma çıktılarının ekonomik değere dönüştürülmesi ve üniversite–sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi yolunda önemli bir başarıya imza attı. Dijital dönüşüm, farmakoloji ve sağlık teknolojileri alanlarında geliştirilen 6 patent, 5 farklı firmaya lisanslandı. İlk patent lisanslamalarının tanıtıldığı lansman, 19 Aralık’ta Vadi Yerleşkesi’nde gerçekleştirildi.</p>
<p><strong>“Ekonomik ve toplumsal kalkınma açısından stratejik bir öneme sahip”</strong></p>
<p>İstinye Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Muharrem Usta lansmanda yaptığı konuşmasında fikri mülkiyetin bilgi ekonomisindeki rolüne dikkat çekerek, şunları söyledi:</p>
<p>“Fikri mülkiyet, yalnızca akademik üretimin korunması değil, aynı zamanda sürdürülebilir değer üretiminin de temel unsurudur. Üniversitelerde üretilen bilginin ticarileşmesi, ekonomik ve toplumsal kalkınma açısından stratejik bir öneme sahiptir.”</p>
<p><strong>“Üniversite–sanayi iş birliğini stratejik bir öncelik olarak görüyoruz”</strong></p>
<p>Lansmanın açılış konuşmasını yapan İstinye Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş, üniversite–sanayi iş birliğinin stratejik bir öncelik olduğuna dikkat çekerek, “İstinye Üniversitesi olarak üniversite–sanayi iş birliğini stratejik bir öncelik olarak görüyoruz. Gerçekleştirilen bu ilk patent lisanslamaları, üniversitemizin yükselen akademik ve araştırma çizgisinin önemli bir göstergesidir. Üretilen bilginin sahada karşılık bulması, üniversitemizin araştırma misyonunu güçlendiren temel unsurlardan biridir” dedi.</p>
<p><strong>“En önemli çalışmalardan biri”</strong></p>
<p>Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bestami Özkaya ise üniversitenin gelişen patent portföyüne ve ticarileşme vizyonuna değinerek şöyle konuştu:</p>
<p>“Üniversitemizin patent portföyü, son dönemde hem nitelik hem de etki açısından önemli bir gelişim göstermektedir. Bu lisanslama faaliyeti, İstinye Üniversitesi’nde bugüne kadar gerçekleştirilen en önemli çalışmalardan biridir ve araştırma çıktılarının ekonomik değere dönüşmesi açısından kritik bir dönüm noktasıdır.”</p>
<p><strong>“Üniversitelerde üretilen bilginin katma değere dönüşmesi önemli”</strong></p>
<p>Lansmana katılan Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. M. Zeki Durak ise Türkiye’nin sınai mülkiyet alanında son yıllarda elde ettiği ulusal ve uluslararası başarılara değindi. Prof. Dr. Durak, patentlerin ticarileşme sürecinin ve sınai mülkiyet haklarının ekonomik değer üretmedeki kritik rolüne vurgu yaparak, üniversitelerde üretilen bilginin etkin ticarileşme mekanizmalarıyla katma değere dönüşmesinin ülke ekonomisi ve inovasyon ekosistemi açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi.</p>
<p>İstinye Üniversitesi, başta dijital dönüşüm, farmakoloji ve sağlık teknolojileri olmak üzere stratejik alanlarda geliştirdiği araştırma çıktılarının sanayi ile buluşmasını desteklemeye ve patent ticarileştirme faaliyetlerini artırmaya yönelik çalışmalarını önümüzdeki dönemde de sürdürmeyi hedefliyor. Gerçekleşen lisanslamalar, üniversitenin inovasyon, girişimcilik ve etki odaklı araştırma yaklaşımının somut bir göstergesi olarak öne çıkıyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/istinye-universitesinden-universite-sanayi-is-birliginde-onemli-adim-601370">İstinye Üniversitesi&#8217;nden Üniversite–Sanayi İş Birliğinde Önemli Adım</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doğal alanı bozulan kemirgenler, yerleşim yerlerine yöneliyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dogal-alani-bozulan-kemirgenler-yerlesim-yerlerine-yoneliyor-595367</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 29 Nov 2025 07:35:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[açısından]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[alanı]]></category>
		<category><![CDATA[bozulan]]></category>
		<category><![CDATA[çöp]]></category>
		<category><![CDATA[doğal]]></category>
		<category><![CDATA[durum]]></category>
		<category><![CDATA[ekoloji]]></category>
		<category><![CDATA[haşere]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan]]></category>
		<category><![CDATA[kemirgen]]></category>
		<category><![CDATA[kemirgenler]]></category>
		<category><![CDATA[Popülasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[sokak]]></category>
		<category><![CDATA[yerlerine]]></category>
		<category><![CDATA[yerleşim]]></category>
		<category><![CDATA[yöneliyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=595367</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, İstanbul Valiliği’nin kamusal alanlarda köpeklerin kontrolsüz beslenmelerini yasaklayan genelgesini değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dogal-alani-bozulan-kemirgenler-yerlesim-yerlerine-yoneliyor-595367">Doğal alanı bozulan kemirgenler, yerleşim yerlerine yöneliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, İstanbul Valiliği’nin kamusal alanlarda köpeklerin kontrolsüz beslenmelerini yasaklayan genelgesini değerlendirdi.</p>
<p><strong>Tek yönlü bir yasaklama yerine, bütüncül bir yaklaşım gerekiyor</strong></p>
<p>Sokak hayvanlarına yönelik besleme yasaklarının, toplum sağlığı, hayvan refahı ve kentsel ekoloji açısından çok boyutlu sonuçlar doğuran düzenlemeler olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, “Bu nedenle tek yönlü bir yasaklama yerine, bilimsel verilere dayanan bütüncül bir yaklaşım gerekmektedir. Bilimsel araştırmalar, düzenli beslenemeyen hayvanlarda stres hormonlarının yükseldiğini, agresyonun arttığını<strong> </strong>ve<strong> </strong>hastalık riskinin çoğaldığını göstermektedir. Bu durum, toplum açısından daha tehlikeli sonuçlara yol açabilir.” dedi.</p>
<p><strong>Besleme yasağı popülasyonu azaltmaz</strong></p>
<p>Sokak hayvanlarının bulundukları alanı koruma ve bu alanı dış tehditlere karşı savunma eğiliminde olduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, “Sokak köpeklerinde bu davranış, alan düzeninin korunması, yabancı sürülerin girişinin engellenmesi ve ekolojik dengenin sürdürülmesi açısından önemli bir rol oynar. Popülasyonun ani şekilde aç bırakılıp alandan uzaklaştırılması; yeni grupların alana girmesine (boş alan etkisi), popülasyon döngüsünün kontrolsüz şekilde devam etmesine<br /> yol açar. Bu nedenle besleme yasağı popülasyonu azaltmaz, aksine dengesiz ve öngörülemez hale getirir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Sokak köpekleri yeni besin kaynakları arayacak</strong></p>
<p>Besleme noktalarının tamamen yasaklanmasının, hayvanların yeni besin kaynakları aramak için çöp konteynerlerine yönelmesine<strong>, </strong>trafik riskinin artmasına<strong>,</strong> insanlarla kontrolsüz karşılaşmaların çoğalmasına<strong> </strong>neden olacağını da ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, “Bu da sokak hayvanı–insan temasını azaltmak yerine artırarak, halk sağlığı açısından etkili bir çözüm sunmamaktadır.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Kemirgen ve haşerelerin artmasının nedenleri neler?</strong></p>
<p>Sokaklarda kemirgen (fare, sıçan)<strong> </strong>ve<strong> </strong>haşere (hamam böceği, sinek, kene vb.) popülasyonunun artmasının, şehir ekolojisi ve halk sağlığı açısından çok iyi bilinen ve bilimsel olarak açıklanmış bir durum olduğunu da söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, “Artışın temel nedenleri arasında yaşam alanlarının bozulması, inşaat faaliyetleri, altyapı kazıları, ağaçlık ve yeşil alanların azalması bulunmaktadır. Doğal alanı bozulan kemirgen ve böcekler, besin ve barınak bulmak için yerleşim alanlarına yönelir. Düzensiz ilaçlama, yanlış kimyasal kullanımı, sadece bazı bölgelerin ilaçlanması, açıkta bırakılan çöpler, düzenli toplanmayan organik atıklar ve kapaksız veya kırık çöp kutuları haşere popülasyonunun kontrolsüz şekilde bir bölgede azalırken diğer bölgede artmasına neden olabilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Popülasyonu yok etmek değil, sağlıklı şekilde yönetmek gerekir</strong></p>
<p>Besleme yasakları sonucu sokak hayvanı sayısında azalma olacağının öngörüldüğüne işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, şöyle devam etti:</p>
<p>“Bu durum gerçekleştiğinde ortaya çıkabilecek durumlardan birisi zoonotik hastalık riskinin artması diğeri ise ekolojik boşluk etkisinin ortaya çıkmasıdır. Şehirlerde kedilerin popülasyonunun azalması kemirgen ve haşere sayısını katlanarak artırır. Bu da zoonotik hastalıkların yayılma riskini ciddi şekilde artırır. Sokak köpekleri kemirgenlerle rekabet eder, çöplük ve açık alanlarda fare popülasyonunu baskılar. Bu durum; Leptospiroz, hantavirüs gibi kemirgen kaynaklı zoonozları azaltabilir. Köpeklerin tamamen ortadan kaldırılması fare ve çöpteki haşerelerin artırmasına neden olur (ekolojik boşluk etkisi). Popülasyonu yok etmek değil, sağlıklı şekilde yönetmek çevresel riskleri minimize eder.”</p>
<p><strong>Bütün hayvanlar eşit doğar!</strong></p>
<p>Toplumun her bireyinin, hayvanların korunmasına ilişkin kanuni yükümlülüklere uygun davranmakla yükümlü olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, “Bütün hayvanlar eşit doğar ve yaşamak herkes kadar onların da hakkıdır. Bu hak kanunla korunur, vicdanla güçlenir.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dogal-alani-bozulan-kemirgenler-yerlesim-yerlerine-yoneliyor-595367">Doğal alanı bozulan kemirgenler, yerleşim yerlerine yöneliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Otellerde yapılan ilaçlamalar sağlık açısından büyük riskler taşıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/otellerde-yapilan-ilaclamalar-saglik-acisindan-buyuk-riskler-tasiyor-592418</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Nov 2025 08:13:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[açısından]]></category>
		<category><![CDATA[alanlar]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[doç]]></category>
		<category><![CDATA[ilaçlama]]></category>
		<category><![CDATA[ilaçlamalar]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[oteller]]></category>
		<category><![CDATA[otellerde]]></category>
		<category><![CDATA[riskler]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[uygulama]]></category>
		<category><![CDATA[yapılan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=592418</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümü Öğretim Üyesi, ARGE ve Yenilikçi Politikalar Direktörü Doç. Dr. Müge Ensari Özay, haşerelerle mücadelenin doğru şekilde yapılmaması durumunda ciddi sağlık risklerinin ortaya çıkabileceğine dikkat çekti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/otellerde-yapilan-ilaclamalar-saglik-acisindan-buyuk-riskler-tasiyor-592418">Otellerde yapılan ilaçlamalar sağlık açısından büyük riskler taşıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümü Öğretim Üyesi, ARGE ve Yenilikçi Politikalar Direktörü Doç. Dr. Müge Ensari Özay, haşerelerle mücadelenin doğru şekilde yapılmaması durumunda ciddi sağlık risklerinin ortaya çıkabileceğine dikkat çekti.</p>
<p><strong>Oteller haşere ve kemirgenlerin üremesi için ideal ortamlar oluşturuyor…</strong></p>
<p>Otellerin, yoğun insan sirkülasyonunun olduğu, gıda servisinin yapıldığı ve farklı iklim koşullarında sürekli kullanılan alanlar olduğunu bunun da haşere ve kemirgenlerin üremesi için ideal ortamları beraberinde getirdiğini kaydeden Doç. Dr. Müge Ensari Özay, “Hamamböceği, tahtakurusu, kemirgen, sinek ve sivrisinek gibi zararlılar yalnızca konforu bozmakla kalmaz; salmonella, escherichia coli, leptospiroz, hantavirüs ve alerjen partiküller gibi halk sağlığını tehdit eden riskleri taşır. Bu nedenle ilaçlama uygulamaları hem gıda güvenliğini hem misafir sağlığını hem de işletmenin yasal yükümlülüklerini korumak için kritik öneme sahiptir. Doğru pestisit kontrol stratejileri, otelleri biyolojik bulaşlardan ve hijyen skandallarından koruyarak işletmenin sürdürülebilirliğini doğrudan etkiler.” dedi.</p>
<p><strong>Pestisitler kontrollü kullanılmadığında akut ve kronik sağlık riskleri doğurabiliyor</strong></p>
<p>“Otellerde yapılan ilaçlamalar sağlık açısından büyük riskler taşır.” diyen Doç. Dr. Müge Ensari Özay, şöyle devam etti:</p>
<p>“Pestisitler kontrollü kullanılmadığında akut ve kronik sağlık riskleri doğurabilir. Akut etkiler arasında solunum yolu irritasyonu, göz-kulak-burun yanması, baş ağrısı, mide bulantısı, ciltte kızarıklık veya nörolojik belirtiler bulunur. Kronik maruziyetlerde ise endokrin sistem bozuklukları, bazı kanser türleri, nörotoksik etkiler ve üreme sağlığı üzerinde olumsuz sonuçlar literatürde yer almaktadır. Özellikle kapalı alanlarda yapılan sisleme, fumigasyon veya yüksek hacimli uygulamalar sonrası yüzeylerde pestisit kalıntısı kalabilir ve bu kalıntılar çocuklar, yaşlılar, hamileler ve astım hastaları için daha ciddi riskler yaratır. Yanlış doz, etiket dışı kullanım ve yetersiz havalandırma zehirlenme riskini artıran başlıca faktörlerdir.”</p>
<p><strong>Otel ilaçlamasında İSG açısından dikkat edilmesi gereken kurallar!</strong></p>
<p>Otellerde ilaçlama yapılırken İSG açısından dikkat edilmesi gereken temel kurallar bulunduğuna işaret eden Doç. Dr. Müge Ensari Özay, “Türkiye’de 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’na göre işveren, çalışanlarını kimyasal risklere karşı bilgilendirmek, uygun kişisel koruyucu donanım (maske, gözlük, eldiven, tulum) sağlamak ve güvenlik bilgi formlarını (SDS/MSDS) erişilebilir kılmak zorundadır. Uygulama sırasında yalnızca eğitimli ve yetki belgesine sahip personel çalışmalı, kapalı alanlarda havalandırma sağlanmalı ve alanda yetkisiz kişilerin bulunmasına izin verilmemelidir. Ayrıca risk değerlendirmesi yapılmalı, kullanılan kimyasalların etiket talimatlarına uyulmalı ve tekrar giriş süreleri kayıt altına alınmalıdır.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Tamamı ruhsatlandırılmış ürünler olmak zorunda!</strong></p>
<p>Türkiye’de otellerde ilaçlama ile ilgili yasal düzenlemeler çerçevesinde<strong> </strong>otellerde kullanılan pestisitlerin tamamının, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış halk sağlığı amaçlı ürünler olmak zorunda olduğunu anlatan Doç. Dr. Müge Ensari Özay,  “Halk Sağlığı Alanında Haşere ile Mücadele Usul ve Esasları” ve “Biyosidal Ürünler Yönetmeliği” nin hangi ürünlerin, hangi dozlarda, hangi alanlarda kullanılabileceğini düzenlediğini söyledi ve “Uygulamayı yapan firmaların sorumlu müdür bulundurması, uygulayıcılarının yetki belgesine sahip olması ve yapılan işlemlerin kayıt altına alınması zorunludur. Ayrıca 6331 sayılı İSG Kanunu, kimyasalların kullanımı sırasında işverenin eğitim, bilgilendirme ve koruma yükümlülüklerini belirler. Bu çerçevede oteller hem sağlık hem de mevzuat uyumunu sağlamakla yükümlüdür.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Uyarı notu bırakılmalı, uygulama saatleri önceden duyurulmalı!</strong></p>
<p>İlaçlama hizmeti veren firmaların denetiminin, İl ve İlçe Sağlık Müdürlükleri ile Tarım ve Orman Bakanlığı birimleri tarafından yapıldığını da dile getiren Doç. Dr. Müge Ensari Özay, şöyle devam etti:</p>
<p>“Ancak sıklık, illere, turizm yoğunluğuna ve şikâyet bildirimlerine göre değişkenlik gösterebilir. Firmaların ruhsat geçerliliği, kullanılan ürünlerin etiket ve ruhsat uygunluğu, uygulayıcı sertifikaları ve kayıt tutma süreçleri düzenli olarak kontrol edilir. Oteller ilaçlama süreçlerinde personel bilgilendirmesi yasal bir zorunluluktur. 6331 sayılı kanun gereği çalışanların maruz kalabileceği kimyasallar hakkında bilgilendirilmesi, eğitim verilmesi ve gerekli koruma ekipmanının sağlanması gerekir. Misafir bilgilendirmesi ise mevzuatta açık bir zorunluluk olarak yer almasa da uluslararası iyi uygulamalarda oda kapısına uyarı notu bırakılması, uygulama saatlerinin önceden duyurulması veya kapatma sürelerinin misafirlere bildirilmesi önerilir.” </p>
<p><strong>En koruyucu yaklaşım 24 saatlik bekleme ve güçlü havalandırma</strong></p>
<p>İlaçlamadan sonra odalar veya ortak alanların kullanım süresinin, kullanılan ürünün türüne ve uygulama metoduna göre değiştiğini de ifade eden Doç. Dr. Müge Ensari Özay, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Etiket talimatlarında belirtilen ‘tekrar giriş (re-entry)” süresi temel referanstır; bazı yüzey spreylerinde 1–2 saatlik havalandırma yeterliyken sisleme veya fumigasyon gibi yoğun uygulamalarda süre 12–24 saati aşabilir. Oda veya ortak alan tekrar kullanılmadan önce mutlaka havalandırılmalı, temas yüzeyleri temizlenmeli ve gıda hazırlama alanlarında ekstra hijyen sağlanmalıdır. Etiket talimatı net değilse, en koruyucu yaklaşım 24 saatlik bekleme ve güçlü havalandırmadır.” </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/otellerde-yapilan-ilaclamalar-saglik-acisindan-buyuk-riskler-tasiyor-592418">Otellerde yapılan ilaçlamalar sağlık açısından büyük riskler taşıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
