Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

    Kütüphane Günleri’nde gündem: ‘Cumhuriyetin Düşünsel ve Siyasal Yaşamı’

    Nilüfer Belediyesi’nin Cumhuriyetin 100 yılı etkinlikleri kapsamında düzenlediği Kütüphane Günleri’nde yazar ve akademisyenler, ‘Cumhuriyetin Düşünsel ve Siyasal Yaşamı’nı anlattı.

    Nilüfer Belediyesi’nin Cumhuriyetin 100 yılı etkinlikleri kapsamında düzenlediği Kütüphane Günleri’nde

    Kütüphane Günleri’nde gündem: ‘Cumhuriyetin Düşünsel ve Siyasal Yaşamı’

    Nilüfer Belediyesi’nin Cumhuriyetin 100 yılı etkinlikleri kapsamında düzenlediği Kütüphane Günleri’nde yazar ve akademisyenler, ‘Cumhuriyetin Düşünsel ve Siyasal Yaşamı’nı anlattı.

    Nilüfer Belediyesi Kütüphane Müdürlüğü tarafından düzenlenen ‘Cumhuriyet ve…’

    temalı Kütüphane Günleri, atölye çalışmaları ve söyleşilerle devam ediyor. Akkılıç

    Kütüphanesi’nde yapılan söyleşide bu kez; ‘Cumhuriyetin Düşünsel ve Siyasal Yaşamı’ ele

    alındı. Yazar Emel Akal ve Tanıl Bora ile akademisyenler Fatmagül Berktay ve Mete Kaan

    Kaynar’ın konuşmacı olarak katıldığı söyleşiyi, Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem, eşi

    Zeynep Terzioğlu Erdem ve çok sayıda katılımcı izledi.

    Yazar Emel Akal’ın Cumhuriyetin kuruluş sürecinde Bolşevik etkisini ve bunun

    kazanımlarını anlattığı söyleşide, akademisyen Mete Kaan Kaynar da Cumhuriyet fikrinin

    oluşumu konusunda paylaşımlarda bulundu. Cumhuriyetin 1923’te ilan edildiğini anımsatan

    Kaynar, dünden bugüne gelinen bir süreç olmadığının altını çizdi. Bu sürecin Mustafa Kemal

    Atatürk’ün Anayasa değişikliği ile insanların öğrendiği zaman dilimi olmadığını belirten

    Kaynar, “29 Ekim 1923’teki meclis tutanaklarına baktığımızda Cumhuriyetin ilanının ilk

    görüşme maddesi olarak bile gündeme gelmediğini görürüz. Bu cumhuriyetin

    önemsizliğinden değildir. Birçok konu tartışılır. Yaklaşık 3 konu tartışılır. 4’üncü konu olarak

    Cumhuriyetin ilanı gündeme geldiğinde yaklaşık 4-5 kişi söz alır ve hemen hemen hepsi

    rejimin adının konması, yani çocuk zaten doğmuştur. 1920’de ‘Biz bunun adını şimdi

    koyuyoruz’ gibi sözlerle Cumhuriyetin kuruluşunun mecliste tartışıldığının altını çizmek

    gerekiyor” diye konuştu. Nutuk’un ardından Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Tek Adam’

    döneminin başladığını söyleyen Kaynar, bu süreci satranç oyununa benzeterek aktardı.

    Satrançta en işlevsiz taşlardan birisinin şah olduğunu anlatan Kaynar, “Dizildiği yer itibariyle

    oyunun ilk açılışında bile hareket etme imkanı yoktur. Hareket kabiliyeti piyondan hallicedir

    ama oyun şahın etrafında döner. Mustafa kemal’in tek adamlığını anlarken, bu şah örneği de

    önemlidir. Şahla oynanmaz, oyun şahın etrafında döner. Bu ince bir ayrıntıdır ve Mustafa

    Kemal’in tek adamlığını güzel de çizer” dedi.

    Cumhuriyeti kutlamak denildiğinde çoğu zaman devletin kutlandığını dile getiren

    Yazar Tanıl Bora ise, Türkiye’de Cumhuriyetçilik fikrinin, devletin bekası, milliyetçilik ve

    laisizm fikrine dayandığını ifade etti. Cumhuriyeti yurttaşlık olarak özetleyen Bora,

    “Yurttaşların belirleyici olduğu, ısrarla altını çiziyorum eşit ve siyasi olarak reşit kabul edilen

    yurttaş toplumunun siyasete yön verdiği bir ideal. Çok güçlü bir ideal bu. Cumhuriyetçilik ve

    demokrasinin birbirini denetlemesine hemhal olmasına gerçekten muhtacız. Cumhuriyetin

    100 yılında temel ihtiyaç bu gibi geliyor. Bunun formülü de demokratik Cumhuriyet”

    şeklinde konuştu.

    Akademisyen Fatmagül Berktay ise laiklik ve kadınlarından kazanımlarından bahsetti.

    Kadınların özgürleşmesinin bütün toplumsal hayatı dönüştürecek nitelikte olduğunu

    vurgulayan Berktay, bu yüzden ataerkil sistemin avantajlı öznesi ve bekçisi olan erkeklerin

    endişelendiğini kaydederek, “Şer’i bir toplumdan laik bir topluma geçilmesi tabi ki büyük bir

    alt üst oluş. Nitekim erken Cumhuriyet döneminde laikleşen kadınlara tango denirdi. Bugün

    de aynı kadınlara sürtük deniyor. Hepsinde kadınları zapturapt altına almak denetlemek

    amacıyla aynı endişe ve korkunun ifadesi, ‘Ya yoldan çıkarlarsa’. Bence son kertede

    Müslüman coğrafyada İslamcılar ile laikler arasındaki mücadele ahlaki davranışın sınırlarının

    kim tarafından belirleneceğine dayanacak” diye konuştu.

    Soru cevap kısmının ardından Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Remzi Çınar,

    konuşmacılara birer plaket verdi.‘Cumhuriyet ve…’ başlığı altında organize edilen Kütüphane

    Günleri Programı kapsamında Program Danışmanı Murat Sevinç de, öğrencilerle bir araya

    gelerek, ‘Anayasa ve Demokrasi’ konulu bir atölye çalışması gerçekleştirdi. Üçevler

    Kütüphanesi’ndeki organizasyona Özel 3 Mart Anadolu ve Fen Lisesi’den 25 öğrenci katıldı.

    Program sonunda Sevinç’e plaket, öğrencilere de katılım belgesi verildi.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı