Almanya’nın saygın edebiyat ödüllerinden Leipzig Kitap Ödülü’ne layık görülen Almanya Masalımız, Kafka Kitap tarafından ilk kez Türkçede. Roman, Türkiye’den Almanya’ya uzanan işçi göçünü bir ailenin üç kuşaklık hikâyesi üzerinden anlatıyor.
Almanya’daki Türkiyeli göçmenlerin yarım yüzyılı aşan hikâyesini şiirsel ve çok katmanlı bir anlatıyla ele alan Almanya Masalımız, Türkçede okurlarla buluşuyor. Şair, tiyatrocu ve yayınevi kurucusu Dinçer Güçyeter’in ilk romanı olan eser, bir ailenin üç kuşak boyunca süren yolculuğunu anlatırken, aynı zamanda “misafir işçilik” olarak adlandırılan tarihsel bir dönemin duygusal ve toplumsal haritasını çıkarıyor.
Almanya’da büyük yankı uyandıran ve Almanya’nın en saygın edebiyat ödüllerinden Leipzig Kitap Ödülü başta olmak üzere birçok ödüle layık görülen roman, Halil Özgen Asal çevirisiyle Kafka Kitap tarafından Türkçede yayımlandı. Almanca özgün adı Unser Deutschlandmärchen olan roman, yayımlandığı günden itibaren Avrupa’da büyük yankı uyandırdı ve farklı dillere çevrildi.
Misafir İşçilerin Görünmeyen Tarihi
Roman, Türkiye’den Almanya’ya uzanan göç hikâyesini üç kuşağın hafızası, annelerin anlatıları ve parçalı bir aile destanı üzerinden edebi bir anlatıya dönüştürüyor. Almanya Masalımız, Türkiye’den Almanya’ya uzanan göç hikâyesini yalnızca tarihsel bir olay olarak değil, kuşaklar arası bir hafıza ve kimlik meselesi olarak ele alıyor. Roman, Anadolu’da başlayan ve Almanya’daki fabrikalara, kahvehanelere, işçi mahallelerine uzanan bir yolculuk boyunca, üç kuşağın yaşamını iç içe geçmiş sesler aracılığıyla anlatıyor.
Anlatının merkezinde Fatma, onun annesi Hanife ve oğlu Dinçer bulunuyor. Her biri kendi sesiyle konuşan karakterler üzerinden; şarkılar, mektuplar, monologlar ve anılar aracılığıyla parçalı bir aile destanı kuruluyor. Bu çok sesli yapı, göçmen deneyiminin kırılgan ve çoğu zaman parçalanmış doğasını da yansıtıyor.
Romanın sayfalarında Anadolu köylerinin sert gerçekliği, göçün ilk yıllarındaki umut ve hayal kırıklıkları, fabrikalarda geçen uzun vardiyalar ve yeni bir dilde yaşam kurmanın zorlukları yan yana geliyor. Bir annenin oğluna dair beklentileri ile oğlun kendi hayatını kurma arzusu arasındaki gerilim, romanın en güçlü duygusal damarlarından birini oluşturuyor.
Dinçer Güçyeter’in şiirsel dili ve çok sesli anlatımıyla şekillenen Almanya Masalımız, göçmenlerin yalnızca ekonomik değil aynı zamanda kültürel ve duygusal bir yolculuk yaşadığını hatırlatan güçlü bir roman. Kitap, Türkiye’den Almanya’ya uzanan göçün kolektif hafızasını edebiyat aracılığıyla yeniden kuruyor.
Yazar Hakkında
1979 yılında Almanya’nın Nettetal kentinde doğan Dinçer Güçyeter, tiyatrocu, şair, yayınevi kurucusu ve yazardır. Kahvehaneci bir baba ve işçi bir annenin çocuğu olarak büyüyen Güçyeter, gençlik yıllarında sanayi sektöründe çalışmış, daha sonra edebiyata yönelmiştir.
2012 yılında şiir odaklı ELIF Yayınevi’ni kuran yazar, hem yayınevi çalışmaları hem de şiir kitaplarıyla Almanya’da dikkat çekmiştir. 2022 yılında Peter Huchel Ödülü’ne layık görülmüştür. Yazarın ilk romanı Almanya Masalımız (Unser Deutschlandmärchen) Almanya’da yayımlandıktan sonra büyük yankı uyandırdı ve ülkenin en saygın edebiyat ödüllerinden biri olan Leipzig Kitap Ödülü’nü kazandı.
Arka Kapak Yazısından
“Hâlâ kendi dilimi arıyorum, bulduklarımı da hurda niyetine yol kenarına bırakıp kendimi tekrar dışarı, sokaklara, gecelere atıyorum, yeniyi arıyorum… Bugün iki çocuk babasıyım, bir yayınevim var, kapı kollarını siliyorum, Walt Whitman gibi şiir satmaya çalışıyorum ve hep eksidekalıyorum. Ama bu benim seçimimdi, böyle yapmaya ben karar verdim ve bunun için başkalarından özür dilemeyi reddediyorum. Bu deliliğin arkasında durmak istiyorum çünkü eğer öyle yapmazsam bu hayat yolculuğu boyunca heybemde topladığım her şeye ihanet etmiş olurum.”
Gurbetin, emeğin, vazgeçişlerin, kendini bir yere ait hissedemeyenlerin ortak adıdır “misafir işçi”. Dilini bilmediğin büsbütün yabancı bir ülkede var olmaya değil, çalışmaya davet edilirsin. canını dişine takar, terinle kimliğini kazırsın buz gibi soğuk duvarlara. Ama ne uğruna? O güzel günler gerçekten gelecek mi, bilmezsin bile.
Almanya Masalımız, işte böyle bir dünyanın mahsulü; iç içe geçen seslerin yankılandığı çoksesli bir hikâye. Birden çok kuşağa ait kadınlar ve Almanya’da doğmuş bir oğul, geçmişin yükünü güçlü imgelerle örülmüş ortak bir dile taşırken monologlar, diyaloglar, rüyalar ve dualar birbirine karışıyor.
Güçyeter, hayatına yön veren iki kadının yaşamı üzerinden emekle yoğrulmuş bir dünyayı şiirsel diliyle görünür kılarken tarlaların buğusundan fabrikaların gürültüsüne, memleket hasretiyle geçen yıllardan kaybolan aidiyet duygusuna uzanan bir yaşama ayna tutuyor.
Almanya’nın en prestijli edebiyat ödüllerinden Leipzig Kitap Ödülü’ne layık görülen bu eser, iki ülke, iki dil ve iki dünya arasında bir köprü kuruyor.
