Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

    EÜ Etnografya Müzesinin tarihi kurucuları tarafından anlatıldı

    Ege Üniversitesi Etnografya Müzesinde, Müze Söyleşileri etkinlikleri kapsamında “Etnografya Müzesi Koleksiyonu Oluşumu ve Kurulumu” söyleşisi düzenlendi. Söyleşiye, Ege Üniversitesi Etnografya Müzesi Kurucu Müdürü Dr. Cengiz Aydın, EÜ Devlet Müziği Konservatuarı Türk Halk Oyunları Bölümü emekli Öğr. Gör. Abdurrahim Karademir, Etnografya Müzesi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Dilek Maktal Canko, akademisyenler, konuya ilgi duyanlar ve öğrenciler katılım sağladı.

    Ege Üniversitesi Etnografya Müzesinde, Müze Söyleşileri etkinlikleri kapsamında “Etnografya Müzesi

    “Etnografya Müzesi Koleksiyonu Oluşumu ve Kurulumu” söyleşisi

    EÜ Etnografya Müzesinin tarihi kurucuları tarafından anlatıldı

    Ege Üniversitesi Etnografya Müzesinde, Müze

    Söyleşileri etkinlikleri kapsamında “Etnografya Müzesi Koleksiyonu Oluşumu

    ve Kurulumu” söyleşisi düzenlendi. Söyleşiye, Ege Üniversitesi Etnografya

    Müzesi Kurucu Müdürü Dr. Cengiz Aydın, EÜ Devlet Müziği Konservatuarı

    Türk Halk Oyunları Bölümü emekli Öğr. Gör. Abdurrahim Karademir,

    Etnografya Müzesi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Dilek Maktal Canko,

    akademisyenler, konuya ilgi duyanlar ve öğrenciler katılım sağladı.

    Köklü bir geçmişi olan müzede bayrağı devralmanın onurunu yaşadığını

    belirten Müze Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Dilek Maktal Canko “Bu, çok önemli bir

    bayrak ve bunun bilinciyle çalışıyoruz. Müzemiz, çok büyük emeklerle bu hale

    getirildi. Bugün, müzemizin kurucusu Cengiz Aydın hocamız ve Danışma

    Kurulu Üyemiz Abdurrahim Karademir hocamızdan müzemizin kuruluş

    hikâyesini dinleyecek olmak paha biçilemez bir mutluluk” diye konuştu.

    “Tarihe Saygı Ödülü almış bir bina”

    Etnografya Müzesi Kurucu Müdürü Dr. Cengiz Aydın, müzenin kuruluş

    süreci hakkında bilgi verdi. Dr. Aydın, “Bu projeyi sunmadan önce

    düşündüğümüz ilk isim ‘Festen Şapkaya’ idi daha sonra Anadolu ve Balkanlarda

    halk çalgıları, geleneksel giyim kuşam ve halk müziği, müze ve arşivi

    oluşturulması olarak değiştirip çalışmalara 2004 yılında başladık. Araştırma ve

    eser toplama süreci tamamlandığında müze binasının yapımına başlandı.

    Müzedeki eserleri Osmanlının sınırları içerisinde yer alan Balkanlardan

    topladık. Devlet Planlama Teşkilatı tarafından büyük bir bütçe ayrılarak

    gerçekleştirilmiş olan projemize müze statüsünü kazanma aşamasında Kültür

    Bakanlığı da destek oldu. Başta Abdurrahim hocamız ve onun araştırma

    deneyimlerinin büyük katkılarıyla önemli çalışmalar gerçekleştirdik. Bu bina,

    müze olmadan önce bir metre tabanı olan ve üst katı olmayan yıkık bir binaydı.

    Biz bugünkü haline getirmek için çok uğraştık. Aynı zamanda burası tarihe

    saygı ödülü almış bir bina” diye konuştu.

    “Müzemizi en önemli özelliği alanında önemli bir arşive de sahip olması”

    Müzenin kuruluş yıllarını anlatan emekli Öğr. Gör. Abdurrahim

    Karademir “Etnografya müzeleri tüm dünyada çok önemli bir yere sahip. Burası

    hem geleneksel çalgılar hem de geleneksel giysiler açısından çok zengin bir yer.

    Ama bu müzeyi Türkiye’deki diğer etnografya müzelerinin önüne geçiren

    özelliği konu ile ilgili arşivini de araştırmacıların kullanımına sunabiliyor 

    olması. Bu projenin başlıkları; halk çalgıları, halk oyunları, geleneksel giyim

    kuşam, halk müziği müze ve arşivinin oluşturulması şeklinde belirlendi.

    Yaklaşık 4 yıl süren proje boyunca bütün saha araştırmalarında sözü edilen

    başlıklarda yapılan görüşmelerin hepsi kamera kaydı ile belgelendi. Bu anlamda

    inanılmaz bir arşivimiz var. Bugün müzede sadece sahadan toplanan materyaller

    değil, bu arşiv de ilgilenenlerin kullanımına açık. Kuruluş aşamasında Cengiz

    hocamla çalışmalarımızı yürüttük. Araştırma çalışmalarında değişik kültürlerden

    insanlarla görüşüldü. EÜ Devlet Müziği Konservatuarı Türk Halk Oyunları

    Bölümündeki tüm hocalarımız da bu süreçte destek ve katılım sağladı. Biz ilk

    çalışmalarımızı Balkanlar üzerinden yaptık. Daha sonra Anadolu’yu ele aldık.

    Müzede sergilenen eserler, yöre çalışmalarımız esnasında gerek bağış yoluyla

    gerekse antikacılardan toplandı” dedi.

    Söyleşide ayrıca saha araştırmasında yapılan görüşmelerden örnek video

    ve fotoğraflar da izleyicilerle paylaşıldı. Konuşmacılara “Teşekkür Belgesi”

    takdim edilmesinin ardından katılımcılar müzeyi gezdi.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı