Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Diş Hekimi Kadrolarının Kamudaki Yetersizliği

Diş hekimi kadrolarının kamudaki yetersizliği ve toplum ağız ve diş sağlığının durumu hakkındaki araştırma yayınlandı.

Diş hekimi kadrolarının kamudaki yetersizliği ve toplum ağız ve diş

Diş Hekimleri Dayanışma Platformu tarafından yayınlanan rapor şöyle,

Türkiye’de hekim ve diş hekimine müracaat verilerine göre OECD  tablosundaki dengesizlik:  Türkiye’de söz konusu oran hekim müraacatı özelinde 2013 yılında 8,2 iken 2023/2024  döneminde 12,2’ye yükselmiş; bu artış yaklaşık %48’lik bir büyümeye işaret etmiştir.  Aynı dönemde OECD ortalaması 6,45’ten 6,51’e sınırlı bir artış göstermiştir. Bu durum,  Türkiye’nin ortalamanın yaklaşık iki katı düzeyinde bir hizmet kullanım yoğunluğuna  ulaştığını ortaya koymaktadır. 

Diş Hekimine Müracaatlar OECD’nin Çok Altında 

2013 yılında 0,5 olan kişi başı diş hekimine müracaat sayısının 2023/2024 döneminde yalnızca 0,7’ye yükselebildiği görülmektedir. On yıllık bu süreçte kaydedilen artışın son  derece sınırlı kalması, diş sağlığına yönelik hizmet talebinin durağanlaştığını ve sistemin bu  alanda beklenen ivmeyi yakalayamadığını göstermektedir. Bu devasa uçurum, Türkiye ile yüksek gelirli ekonomiler arasındaki “diş sağlığı hizmeti  kullanım açığının” kronikleştiğini kanıtlamaktadır. Mevcut müracaat oranlarının bu denli düşük kalması, ilerleyen dönemlerde daha karmaşık ve  yüksek maliyetli tedavi gereksinimlerini beraberinde getirecek bir “halk sağlığı riski” barındırmaktadır.  On yıllık projeksiyonda genel tıbbi başvurular %48 oranında rekor bir artış kaydederken, diş  hekimliği hizmetlerindeki artışın yalnızca 0,2 puanla sınırlı kalması, sistem içindeki gelişim  ivmesinin ağız ve diş sağlığı alanına aynı ölçüde yansımadığını kanıtlamaktadır.  

Sağlık Bakanlığı merkez teşkilatında diş hekimi personel sayısı yetersizliği 

Türkiye’de toplam 50.434 diş hekiminin aktif bir şekilde çeşitli kuruluşlarda görev  yapmasına karşın, Sağlık Bakanlığı Merkez Teşkilatı’nda çalışan 8100 personelden yalnızca  38 diş hekimi kendi mesleğini temsil etmektedir.  Bu durum; en önce toplum ağız ve diş sağlığının kalitesini etkilemekte, beraberinde ise diş  hekimlerinin haklarının savunulmasında büyük bir sorun yaratmaktadır.

Bölgesel Eşitsizlik  

Türkiye genelinde diş üniti dağılımı bölgeler arasında ciddi farklılıklar göstermektedir.  Özellikle İstanbul ve bazı büyük şehirlerde bir diş üniti başına düşen nüfus 10.000 kişiye kadar  çıkmaktadır. Bu durum randevu sürelerinin uzamasına ve hastaların tedaviye erişiminin  zorlaşmasına neden olmaktadır.

Kamu ve Özel Sektör Kapasitesi  

Türkiye’de toplam yaklaşık 43.000 diş üniti bulunmaktadır. Bunun yaklaşık 11.000’i Sağlık  Bakanlığına, 8.700’ü üniversitelere ve 23.000’den fazlası özel sektöre aittir. Bu dağılım, ağız  ve diş sağlığı hizmetlerinin önemli bir bölümünün özel sektörde sunulduğunu göstermektedir. 

Kamuda diş hekimliği randevu yoğunluğu 

 2024 yılının ilk 11 ayında diş hekimliği randevuları 22 milyonu aşarak en çok talep gören  branşlar arasında üst sıralarda yer almıştır. Buna rağmen kamu hastanelerindeki diş  hekimi sayısının sınırlı olması, randevu bulmayı zorlaştırmaktadır.  

Yüzde 90’ları Aşan Diş Çürüğü Oranları 

Türk Dişhekimleri Birliği 2025 117. yıl basın dosyasına göre diş çürüğü prevalansı tüm  yaş gruplarında oldukça yüksek seviyelerdedir. Özellikle çocukluk ve gençlik döneminde  oranlar %90’lara ulaşırken, ileri yaş grubunda bu oran %99’a kadar çıkmaktadır. 

Ağız ve Diş Sağlığı Yatırımlarının Genel Sağlık Yatırımları İçindeki Düşük  Payı 

Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı 2026 Kamu Yatırım Programı verilerine  göre, 2026 sonrası dönemde ağız ve diş sağlığı merkezleri (ADSM) için planlanan yatırım  tutarı yaklaşık 16 milyar TL seviyesinde kalırken, toplam hastane yatırımları 614 milyar  TL’ye ulaşmaktadır.  2026 yılı içinde tamamlanan projeler incelendiğinde ise yalnızca Osmaniye Kadirli ADSM  ve Devlet Hastanesi için 1,9 milyar TL harcama yapıldığı, aynı yıl genel sağlık yatırımlarının  toplamının ise 462 milyar TL olduğu görülmektedir.  Bu veriler, ağız ve diş sağlığı alanına yönelik kamu yatırımlarının, genel sağlık yatırımları  içerisindeki payının belirgin biçimde düşük kaldığını göstermektedir.

Atama takviminde diş hekimi ve uzman diş hekimi kadrolarındaki yetersizlik 

Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan 2026 yılı 1. dönem yeniden atama kadrosu  incelendiğinde, ağız ve diş sağlığı alanına ayrılan kadroların sınırlı düzeyde kaldığı  görülmektedir. Toplamda diş hekimi ve uzmanlık alanlarına dağıtılan kadroların, artan  hizmet talebini karşılamada yetersiz olduğu değerlendirilmektedir. Öte yandan, 2025 yılı Kasım ayında gerçekleştirilmesi gereken atama sürecinin  yapılmamış olması, mevcut insan kaynağı planlamasında aksamalara yol açmıştır.  2022 yılında Periodontoloji branşında 276 DUS kontenjanı açılmışken, 2026 yılı “Yeniden  ve İlk Defa Atama” döneminde bu branş için sadece 12 kadro verilmesi kamudaki uzman  ihtiyacını karşılamamaktadır. Öte yandan 2025 yılı ilk atama kurasına 11658 başvuruya karşılık genel ve uzman diş hekimi olarak toplam 465 kadro açılması her defasında artan  randevu ve istihdam talebini karşılayamayacağı açıktır.

Diş Hekimliğinde Artan Yurt Dışı Göçü 

TDB 2025 117. Yıl Basın Dosyasına göre; mesleki gelecek güvencesine ilişkin artan  kaygılar ve çalışma koşullarına dair belirsizlikler nedeniyle, yetişmiş diş hekimi insan  gücünün yurt dışına yöneliminin belirgin şekilde arttığını göstermektedir. Yurt dışında  mesleki faaliyet yürütebilmek için gerekli olan İyi Hal Belgesi başvuruları, 2014 yılında 23  iken 2023 yılında 365’e yükselmiştir. Dikkat çekici olan husus, başvuruların yalnızca yeni mezun diş hekimleriyle sınırlı  kalmaması; profesör, doçent ve uzman diş hekimlerini de kapsamasıdır. Bu tablo, yaşanan  sorunun yalnızca mesleğe yeni başlayanları değil, uzun yıllar eğitim ve deneyimle yetişmiş  nitelikli kadroları da etkilediğini; dolayısıyla ülkemiz ağız ve diş sağlığı hizmetlerinde ciddi  bir beyin göçü ve insan gücü kaybı riski oluşturduğunu ortaya koymaktadır. 

Atıl Alanların Diş Kliniğine Dönüştürülmesi 

Yeni ADSM binalarının yapım sürecinin 3–4 yılı bulduğu dikkate alındığında, mevcut devlet  hastanelerindeki atıl poliklinik alanlarının diş üniti altyapısına dönüştürülmesi hızlı ve  etkili bir çözüm olacaktır. Bu adım, hem MHRS randevu yoğunluğunu azaltacak hem de  atama bekleyen diş hekimleri için kısa sürede yeni istihdam alanı oluşturacaktır.

Şehir Hastanelerinde Diş Kliniği Eksikliği 

Türkiye’de bulunan 25 şehir hastanesinin yalnızca 7’sinde diş kliniği bulunması, mevcut  kamu altyapısının ağız ve diş sağlığı hizmetleri açısından yetersiz kullanıldığını  göstermektedir. Şehir hastanelerindeki uygun alanların diş kliniğine dönüştürülmesi,  özellikle büyükşehirlerde hizmet erişimini önemli ölçüde artıracaktır. 

Saha Altyapı ve Ekipman Eksiklikleri 

Sahadan gelen örnekler, hizmet sunumunda ciddi altyapı sorunları bulunduğunu  göstermektedir. Sinop Ayancık’ta bir diş ünitesinin üç yıl arızalı kalması ve Hakkâri  Çukurca’da sakşın ile periapikal röntgen gibi temel cihazların bulunmaması, hem hekimin  çalışma verimini düşürmekte hem de hastaların temel sağlık hizmetine erişimini  geciktirmektedir. 

Aile Diş Hekimliği, Koruyucu Sağlık Hizmetlerinin Devamsızlığı ve 10 Bin  Kadro Vaadi

Pilot uygulaması tamamlanan “Aile Diş Hekimliği” projesinin 81 ile teşmil edilmesi  sürecinin yavaşlaması, çocuklardaki %88’e varan çürük prevalansını (DMFT indeksi)  düşürme hedefinden uzaklaşılmasına neden olmaktadır. 2028 hedefleri doğrultusunda vaat  edilen 10 bin kadrolu atama takvimi ivedilikle hayata geçirilmelidir.2005 yılında Aile  Hekimliği sistemine geçişle sağlık ocaklarındaki diş ünitlerinin kaldırılması, koruyucu diş  hekimliğini işlevsiz bırakmıştır. Bugün Aile Sağlığı Merkezlerine (ASM) ağrı şikayetiyle  giden hastalar, sadece palyatif reçetelerle (antibiyotik/ağrı kesici) ADSM’lere  yönlendirilmekte; bu durum hem ilaç israfına hem de hastanelerdeki yığılmanın  derinleşmesine yol açmaktadır. Acil servislerdeki “diş ağrısı” yoğunluğu, birinci basamak  hizmetlerinin çöküşünün en somut göstergesidir. 

  • T.C. Sağlık Bakanlığı. Sağlık İstatistikleri Yıllığı 2024.  
  • OECD. OECD Health Data. 
  • Türk Dişhekimleri Birliği. 117. Yıl Dosyası (2025) 
  • T.C. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı. 2026 Yılı Kamu Yatırım Programı. • Türk Dişhekimleri Birliği. Diş Hekimliği Eğitimi ve İnsan Gücü Raporu (2024) • Yayın, E. & Alper, Y. (2023). Türkiye’de Aile Hekimliği Modeline Geçiş Süreci ve Sosyal Güvenlik  

Kurumu’nun Aile He-kimlerinin Sosyal Sigortalılık Statülerine İlişkin Uygulaması Hakkında Bir  Değerlendirme. Çalışma ve Toplum, 1(76), 121-158. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)